Anket şirketlerine neden güvenilmiyor: Batı’daki tekniklerle Türkiye’yi anlamak zor

 

Anket şirketlerine neden güvenilmiyor: Batı’daki tekniklerle Türkiye’yi anlamak zor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler yaklaşırken anket sonuçlarına ilişkin kamuoyunda yaşanan tartışmalar büyüyor. Türkiye gibi kutuplaşmış ülkelerde Batı’daki anket tekniklerinin yetersiz kalabildiğini savunan Prof. Dr. Murat Güvenç, anket şirketlerinin belli partilerle yan yana anılmasının güven kaybettirdiğini belirtti.

––––––––––––––––––––––––––––– 03. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

aklaşan yerel seçimler öncesinde özellikle Ankara Büyükşehir Belediyesi için yayımlanan anket sonuçları gündeme damga vurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Anketlere güvenim kalmadı” derken AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal “Sahadaki veri fikir vermiyor” yorumunu yaptı. Anket şirketleri bir kez daha tartışmaların odağına yerleşti.

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Güvenç seçim anketlerine ilişkin Euronews Türkçeye konuştu.

‘Siyahla beyazın ortalaması gri değil’

Batı’da kullanılan anket tekniklerinin Türkiye gibi çok kutuplu toplumlarda yetersiz kalabileceğini belirten Prof. Dr. Güvenç, “Siyahla beyazın ortalamasını alıp gri diyoruz ama gri ne siyahı temsil ediyor ne de beyazı. Türkiye gibi kutuplaşmış seçmen tabanlarında seçim araştırmaları daha başka tekniklerle yapılmalı” ifadelerini kullandı.

Söz konusu sorunun en somut örneği, anketlerde kararsız olduğunu söyleyen ya da sandığa gitmeyeceğini ifade eden seçmenin diğer partilere dağıtılması işleminde görülebiliyor.

Araştırmacılara göre “kararsız” ya da sandığa gitmeyeceğini ifade eden seçmenin belli oranlarda partilere dağıtılması sonuçları yanıltabiliyor. Örneğin Kadir Has Üniversitesi’nde yapılan araştırmada AKP tabanı arasında sandığa gitmeyeceğini ifade edenlerin oranı çok düşükken bu oran sosyal demokrat ya da ulusalcı tabanda çok yükseliyor. Bu kategorideki seçmenin partilerin anketteki oy oranlarına göre dağıtılması, iktidar partisini olduğundan yüksek, muhalefeti ise olduğundan düşük gösterebiliyor.

‘Manipülasyon yoktur diyemeyiz ama…’

Prof. Dr. Murat Güvenç’e göre seçim anketlerinde manipülasyon tezleri genellikle seçim gidişatından hoşnut olmayan partilerce gündeme getiriliyor. Öte yandan anketlerde hiç manipülasyon olmadığını söylemek de çok zor.

Örneğin anketlerin çoğunun verdiği sonuçlar hata payı içerisinde alt ve üst sınırlar arasında dengelenirken bir anket şirketinin bu sınırların çok üstünde ya da çok altında sonuç vermesi Prof. Dr. Murat Güvenç’e göre şüphe uyandırıyor:

“Bazı seçimlerde anket şirketlerinin yüzde 85’i 49-51,5 arasında sonuç bulurken bir arkadaşımız çıkıp yüzde 57 diyor. İşte bu olmaz. Hata payının çok dışında bir önerme yapıyor. Eğer haklıysa o zaman bütün diğerleri manipüle ediliyor demektir. Ama görüyoruz ki çoğu kez o en yüksek rakamı söyleyen şirketlerde istatistiki hata payıyla izah edilemeyen kaymalar var.”

Toplumdaki kutuplaşmanın anket şirketlerine de yansıdığını belirten Prof. Dr. Murat Güvenç, adı bazı partilerle anılan anket şirketlerinin güven kaybettiğini belirtiyor.

Seçim anketlerinde sonuçlarla ilgili soru işareti uyandıran bir diğer konu ise anketlerin doğası gereği beyan üzerinden yapılıyor olması. Uzmanlar anketlerde kimsenin “kaybeden ata oynadığını” beyan etmek istemediğine işaret ediyor.

Şüpheler sokakta da karşılık buluyor

Euronews Türkçe, İstanbul’da vatandaşlara mikrofon uzatarak anket sonuçlarına ne kadar güvendiklerini sordu. Vatandaşın görüşü uzmanların işaret ettiği şüphelerin sokakta da karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.

Anketlerin doğru yapıldığı durumda isabetli sonuçlar bulunabileceğini savunanların yanı sıra sonuçlarda manipülasyon yapılabileceğini ifade edenler de mevcut. Bazı vatandaşlar “algı operasyonu” yapılabileceğini ifade ederken bazıları ise anketi yapan kurumlara göre kanaat oluşturduklarını belirtiyor.

Anketlerde insanların gerçek görüşlerini ifade etmekten korktuklarını söyleyen vatandaşlar ise bu nedenle sonuçların güvenilir olmadığı görüşünde.

Anket şirketlerinden birinde çalıştığını ve insanlarla yüz yüze görüşmeler yaptığını ifade eden bir kişi ise anket dolduran seçmenlerin tepkilerini şu şekilde anlatıyor: “Fişlenmekten korktukları için yalan cevaplar veriyorlar. Anket bittikten sonra da ‘Ben zaten öyle düşünmüyordum ama öyle bilsinler diye söyledim’ diyen çok oluyor.”