Ataol Behramoğlu’nun şiirleri tiyatro sahnesinde: Bebeklerin Ulusu Yok

Ataol Behramoğlu’nun şiirleri tiyatro sahnesinde: Bebeklerin Ulusu Yok

Ataol Behramoğlu’nun aynı isimli şiir kitabı ekseninde uyarlanan, ‘Bebeklerin Ulusu Yok’ tiyatro oyunu 16 Ocak’ta Cihangir Tatavla Sahne’de ve 18 Ocak’ta Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde seyirci ile buluşuyor. Tiyatro Nil tarafından sahnelenen oyunun yönetmenliğini Özgürefe Yeşilpınar üstleniyor.

––––––––––––––––––––––––––––– 13. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

taol Behramoğlu’nun şiirlerinden hareketle sahnelenen “Bebeklerin Ulusu Yok” adlı oyun yarın izleyiciyle buluşuyor. Oyun savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, çaresizliğe karşı umudu savunuyor. Oyunun yönetmenliğini Özgürefe Özyeşilpınar üstleniyor. Yeşilpınar oyunu hakkında,   ‘Bebeklerin Ulusu Yok’… Dünyanın en masum, en saf ve en temiz varlıklarıdır bebekler ve insanoğlunun yarattığı vahşet ortamının en mağdur kimlikleridir.” diyor.

Gamze Durmuş, Nihan Ekitöz ve Özgürefe Yeşilpınar’ın sahnede oynadığı oyunun tanıtım metni şöyle:

Ataol Behramoğlu’nun ‘Bebeklerin Ulusu Yok’ isimli şiir kitabı ekseninde uyarlanan ve savaşın acımasızlığını gözler önüne seren, şairin bugün hâlâ gerçekliğimize dokunan şiirlerinden oluşan bir kolaj gibi düşünülse de müzikli, şarkılı, içinde melodramatik öğeler barındıran interaktif bir oyundur. Şair şiirlerinde, savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, çaresizliğe karşı umudu savunan evrensel bir söz söylemektedir; biz de bu sözü yer yer şiirle, yer yer şarkıyla, kısaca sanatın evrensel diliyle, yeryüzüne barış hâkim oluncaya dek oynayıp dillendireceğiz.

 

Savaşın acımasızlığını ve özellikle çocuklar üzerinde yarattığı olumsuzlukları etkileyici bir dille anlatan oyun, şiirlerden oluşuyor ancak bir şiir dinletisi değil. Oyunda toplumun değişik kesimlerinden birçok karakterin dilinden, savaş ve barış kavramları ve bu kavramların yarattığı etkiler ve etkileşimler anlatılıyor. Yani özetle ev kadınından, bilim adamına; sinema yıldızından, minibüs şoförüne kadar farklı birçok karakterin gözünden savaş kavramı sorgulanıyor. Daha sonra interaktif bölümle oyunu seyreden seyircilerin yer yer tebessüm ederken düşünmek durumunda kaldıklarını paylaşmaları ile daha da zenginleşen oyunda savaşa karşı barış, ölüme karşı yaşam ve çaresizliğe karşı umut anlatılıyor. Umudun, inancın, birlik ve beraberliğin gücüne bir kez daha dikkat çekilirken, ne denli önemli olduğunun altı çiziliyor.

Tüm dünyada, insanların sonsuz savunucusu olduğu barış ve çocuklar ‘Bebeklerin Ulusu Yok’ oyunuyla bizlere belki de göremediğimiz gerçekleri göstererek çocuk ve bebekleri barışla kucaklamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Şairin de söylediği gibi ‘Bebeklerin Ulusu Yok…’ Dünyanın en masum, en saf ve en temiz varlıklarıdır bebekler ve İnsanoğlunun yarattığı vahşet ortamının en mağdur kimlikleridir.

Oyun künyesi:

Projenin Adı: Bebeklerin Ulusu Yok

Süre: Tek Perde (60 Dk)

Yazan: Ataol Behramoğlu

Oyunlaştıran-Yöneten: Özgürefe Özyeşilpınar

Müzik Direktörü: Melih Taşcı

Koreograf: Pınar Ataer

Işık Tasarım: Kemal Yiğitcan

Dekor Tasarım: Cenan Bal

Kostüm Tasarım: Selda Özkanlı

Butafor: Bahri İridağ

Efekt Tasarım: Emre Altaç

Müzik-Efekt Uygulama: Göktuğ Alemdar

Işık Uygulama: Soner Göleli

Stüdyo Kayıt: Alp Yenier’s Studıo

Afiş Tasarım: Başar Ataman

Fotoğraflar: Bekir Yeşiltaş

Dış Sesler:

‘Kara Bir Rüzgâr’ Şiirini Seslendiren Orhan Alkaya

‘Ölüm Ve Kurmayları’ Şiirini Seslendiren Aslı Öngören

‘Karton Tabutlar’ Şiirinin Haber Spotu Gülgün Feyman

Oynayanlar:

Gamze Durmuş / Nihan Ekitöz

Özgürefe Özyeşilpınar

Yönetmen Yardımcısı:

Aliye Sarı