Author Archives: admin

Özgür Özel: Kılıçdaroğlu’na karşı aday olmayı asla düşünmem

CHP’li Özgür Özel, “CHP yerine, Hayır’ı bir arada tutacak modelleri tartışmalıyız” diyerek, 2019 seçimleri için ortay aday önerisini anlattı. Özel, Kılıçdaroğlu’na karşı aday olup olmayacağı sorusunu da yanıtladı. Özel, “Kılıçdaroğlu’nun aday olduğu hiçbir yerde karşısında aday olmayı asla düşünmem” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 08. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

HP’li Özgür Özel, “CHP yerine, Hayır’ı bir arada tutacak modelleri tartışmalıyız” diyerek, 2019 seçimleri için ortay aday önerisini anlattı. Özel, Kılıçdaroğlu’na karşı aday olup olmayacağı sorusunu da yanıtladı. Özel, “Kılıçdaroğlu’nun aday olduğu hiçbir yerde karşısında aday olmayı asla düşünmem” dedi.

Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş‘a konuşan Özel’in röportajından bir bölüm şöyle:

-Fikri Sağlar’a ihraç talebinin dile getirilmesi aşırı olmadı mı?

Ben Fikri Sağlar’ın Birgün gazetesinde yazdıklarından, söylediklerinden, yaptığı eleştirilere karşı, en üst düzeyde demokratik olgunluk gösterildiğini ve gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Herhalde Fikri Sağlar meselesinde, demecini Akşam gazetesinden okumak ve gazeteye özel bir beyanat verilmiş olması önemli bir sorun oldu. O gazetede son bir aydır partiyle ilgili hakaretleri, iftiraları okuduk. O mecranın seçilmesi gerçekten Fikri Sağlar’ın geçmişiyle de CHP bilinci ile de bağdaşan bir iş değil. Fikri Bey, manşete çekilen cümleleri söylemediğini de söylemiş.‘Niye Akşam gazetesine konuşuluyor, neden bu tip manşete yol veriliyor’ deniliyor. Ama ne olursa olsun ihraç ağır bir yaptırım.

– Yine de referandum akşamı Kılıçdaroğlu’nun yapacağı konuşma ile hayır oylarına yeterince sahip çıkılmadığı gibi bir algı oluştu.

CHP, hayıra sahip çıkmak için elinden gelen her şeyi yaptı ve yapmaya devam ediyor. Liderler böyle zor zamanlarda bazı tercihlerde bulunurlar. Kılıçdaroğlu kendini düşünüp, sokaktaki gençleri, çocukları, üyeleri, Türkiye’nin tüm gençlerini düşünmeyen bir tavır içinde olabilirdi. Bugün, o geçe Kılıçdaroğlu büyük bir yanlış yaptı mı diye tartışıyor olabilirdik. Kılıçdaroğlu aslında bu alacağı tepkileri bile bile kendisini değil, Türkiye’yi ve gençleri düşünen bir adım attı. Kılıçdaroğlu’ndan duyacağımız çok sert tonda ve çok farklı çağrışımlar yaratan bir konuşma belki Kılıçdaroğlu’nun kendisine eleştiren çevrelerden çok ciddi bir kredi getirebilirdi ama sonuçları ne olurdu? Liderler kendi iç dünyalarda böyle kritik gecelerde farklı muhakemeler yaparlar ve karar verirler. O karar bazen kendilerine bir bedel de ödetir. Ben o gece Kemal Bey’in kendisine kazanç sağlayacak bir şey yapmak yerine o gecenin bir son değil başlangıç olduğunun bilincinde ve kendini de riske ederek atmış olduğu önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. O gece partinin tüm kurmaylarına da söylediği şuydu: ‘Ben bu gece sadece bu seçimdeki haksızlıklara değinerek bırakacağım bu meşruiyet tartışmasını yarından itibaren hep beraber en üst düzeyde seslendirmeye devam edeceğiz.’ O gece ben onun gözlerinden deneyimli siyaset adamı, deneyimli bir bürokrat ve bir baba olarak herkesin çocuğunun sağ salim evine gitmesini düşündüğünü okudum.

KILIÇDAROĞLU’NA KARŞI ADAY OLMAYI ASLA DÜŞÜNMEM

– Siz genel başkanlığa aday olacak mısınız?

Kılıçdaroğlu’nun aday olduğu hiçbir yerde karşısında aday olmayı asla düşünmem. Ayrıca üstlendiğim görev açısından da uygun olmaz. Grup başkanvekilleri grup başkanı adına mecliste konuşan, onu orada temsil eden kişilerdir. Hatasıyla, sevabıyla genel başkanın ortaya koyduğu performansın bire bir ortağıdır. O yüzden bırakın karşınsa aday olmayı, Kılıçdaroğlu’nun yönetimi ile ilgili bir eleştiri varsa o eleştirinin muhataplarından biri olarak kendimi de görürüm.

– Selin Sayek Böke’nin istifasından sonra gözler size çevrildi.

-Selin birlikte çalışmaktan çok keyif aldığımız, parti ve ülke açısından önemli bir değer. Kamuoyunda çok karşılığı olan bir yüz. Bir süredir yaşanan bazı olaylardan sonra rahatsızlığını dile getiriyordu ama istifası hepimiz için sürpriz oldu. Engel olma fırsatını tanımadan gerçekleştiği için de çok üzgünüm. Bugün partinin yüzde 49’u bir arada tutmasının birinci şartının yüzde 49’u doğru analiz etmek olduğunu düşünüyorum. Yüzde 49’u kaybetmemenin yolu da daha ilk günlerden onları üzmemek, sebebi, gerekçesi ne olursa olsun, kamuoyuna yansıyan parti içindeki her tartışma bu açıdan kötü olmaktadır. Bugün yapmamız gereken önümüzdeki seçimi referanduma dönüştürecek sistematiği geliştirmek. Bu sistematiğin ilk adımları parti içinde hızla netleştikten sonra hayırın bileşenleri ile birlikte yöntemi konuşmak..

ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNERİSİ…

-Erdoğan’ın getirmek istediği rejim ile parlamenter sisteme sahip çıkanlar siyasi pat durumunda şu anda. Bu iş Tayyip Erdoğan açısından bütünlemeye kaldı. Benim partinin yetkili kurullarında dile getirdiğim formül şu: Bizim hayıra karşı tek ve en önemli sorumluluğumuz bu seçimi 16 Nisan’a karşı, rejim değişikliği referandumu haline getirip bu işin bir kez daha oylanmasını sağlamak olacaktır. Çünkü yüzde 49 hayır çıktığını varsaysak bile anayasal sistemin yüzde 1 farkla değiştirilmesi kabul edilebilir bir şey değil. Çok ciddi bir meşruiyet krizi var. Bu kriz ilk gece başladı. Bunu sürdürmek ve bunu 2 yılın sonunda halka en azından bir kez daha sormak gerekiyor.

ORTAK ADAY FORMÜLÜ…

Bunun yolu ne?

-Hayır diyenlerin birbirleri ile iletişimlerini artırarak sürdürmesi gerekiyor. Kemal Bey zaten tüm hayır bileşenlerini ziyaret edeceğini söyledi. Bunu sürdürüp hayırın basit bir çatı protokolünü yapmamız gerekiyor. Bu, iki sonuç üretecek. Birincisi, ortak aday. Adayımız, Cumhuriyetin, demokrasinin yeniden inşası ya da parlamenter rejimin restorasyon hükümetinin geçici başkanı, tarafsız bir cumhurbaşkanı olacak. Bunun için bir isimde anlaşmamız gerekiyor. İkincisi de, parlamenter sistemi güçlendirerek geri getirecek Anayasa değişiklik paketi önerisinin, bileşendeki bütün partilerin seçim vaatlerinin ilk maddesi olması gerekiyor.

Bu, hayır cephesini zayıflatacak bir formül değil mi? Tayyip Erdoğan gibi karizmatik bir adayın karşısında ortak aday bu programla seçim kazanabilir mi?

Zamanı hoyrat kullanmamak gerekiyor. Çünkü bir erken seçim riski de var. Hazır hayırın başarısı bu kadar yüksek ve bu başarının arkasında olan herkesin duyguları bu kadar sıcak iken hızla iletişime geçmek gerekiyor. Hayırın bileşenlerinin ülkeyi hem 82 Anayasası’nın olumsuzlarından kurtaracak hem parlamenter sistemi yeniden getirecek yeni bir Anayasa’da birleşmesi gerekiyor. Üzerinde uzlaşacağımız metnin şöyle olması gerekiyor: Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimi aynı gün yapılacak. Liderler milletvekili adayı olmalı. Çünkü parlamenter sistemden umutlarını kesmediklerini göstermeliler. Bu yüzden bir metinle çıkacağız insanların karşısına: Tek adam rejimi Tayyip Erdoğan başkan seçildiği gün başlar. Biz seçimde kendi partilerimize oy istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise ortak adaya oy verilmesini istiyoruz. Bu adayın başkan yardımcıları da seçime girerken ilan edilecek. Bu aday seçildiği günün ertesi günü bir restorasyon kabinesi kuracak.

– Yardımcılar parti liderleri mi olacak?

Hayır, liderler milletvekili olacaklar ama onların önerdiği kişiler geçiş döneminin Cumhurbaşkanı yardımcıları olacak. İsimler konuşulabilir. Geçiş döneminin bakanları da partilerin onaylarıyla geçiş döneminin hükümetini oluşturacak. Ortak adayın seçilmesi halinde, yapılacak ilk iş parlamentoya ortak anayasa değişikliği önerisinin verilmesi olacak

Banksy bu kez Brexit’e gönderme yaptı

Ünlü sokak sanatçısı Banksy, İngiltere seçimleri öncesi Brexit sürecini işleyen son eserini Kent şehrinde bir binaya resmetti.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 08. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ünyaca ünlü gizemli sokak sanatçısı Banksy, İngiltere’nin Kent şehrinde yeni resmiyle tekrar ortaya çıktı. Kimliğini açıklamayan ve protest eserleriyle dünya çapında ses getiren sokak sanatçısı Banksy, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecini konu edinen yeni bir resimle ortaya çıktı. Sanatçı, İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent şehrinde, otoyol üzerindeki bir bina duvarına Brexit sürecini çizdi.

Avrupa Birliği bayrağında yer alan yıldızlardan birini söken işçiyi gösteren duvar resminin, Banksy’e ait olduğu sanatçının Instagram hesabında yapılan paylaşımlarla doğrulandı.

KİM OLDUĞU BİLİNMİYOR

Bugüne kadar kimliğini açıklamayan Banksy, özellikle politik içeriği olan duvar resimleri ile biliniyor.

Ünlü İngiliz sanatçının son duvar resmi de, Avrupa Birliği’nden ayrılma tartışmalarının gölgesinde gidilen İngiltere seçimlerine bir gönderme olarak yorumlandı.

Banksy, daha önce de Filistin ve mülteci sorunu için duvar resimleri çizmişti.

BBC

 

Denizli’de cezaevinde isyan çıktı!..

Denizli’nin Bozkurt ilçesindeki Açık Kadın Cezaevi’nde isyan çıktı.  Denizli Valisi Ahmet Altıparmak, Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu ve Çocuk Eğitimevi Müdürlüğünde kalan çocuk hükümlülerle infaz koruma memurları arasında tartışma çıktığını, güvenlik güçlerinin olayı kontrol altına aldığını söyledi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

enizli’nin Bozkurt İlçesi’ndeki Açık Kadın Cezaevi’nde olaylar çıktı. Çok sayıda yaralı olduğu bildirildi. Denizli Valisi Ahmet Altıparmak yaptığı ilk açıklamada “Çocuk hükümlülerle infaz koruma memurları arasında tartışma çıktığını” bildirdi. 

Vali Altıparmak yaptığı açıklamada, Açık Ceza İnfaz Kurumunda 15-18 yaş arasındaki 12 kız çocuk hükümlünün bulunduğu bölümde çocuklarla infaz koruma memurları arasında tartışma çıktığını belirtti. 

Çocukların sağlık durumunda bir sorun olmadığını, 7 hükümlünün yine de tedbir amaçlı sağlık kontrolünden geçirildiğini ifade eden Altıparmak, “Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu ve Çocuk Eğitimevi Müdürlüğünde kalan çocuk hükümlülerle infaz koruma memurları arasında tartışma çıktı. Olay güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alındı. Cezaevinde durum normale döndü. Herhangi bir sorun yok.” dedi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Hırsızlıktan hükümlü 5 kız çocuğunun infaz koruma memurlarıyla tartışması sonucu çıkan olaya ilişkin Çardak Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Ceza İnfaz Kurumu psikoloğu da olaya ilişkin Bozkurt ilçesine gönderildi.

Fransa’nın en genç lideri Emmanuel Macron kim?

Gençliği, hırsı ve aldığı halk desteğiyle dikkat çeken Emmanuel Macron, Fransa’daki tüm ana akım siyasi partilerin adaylarını geride bırakarak, ülkenin en genç cumhurbaşkanı seçildi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

urduğu siyasi oluşum “En Marche”ın (Yürüyüş) adına yakışır bir şekilde Macron da sürekli “hareket halinde olan” bir siyasetçi olarak biliniyor. Ancak 39 yaşındaki siyasetçi, adaylığıyla hem hükümetinde görev yaptığı Sosyalist Parti’nin temsil ettiği sol cephenin hem de muhafazakâr sağın tepkisini çekti.

Merkez siyaseti temsil eden Macron, Nisan 2016’da seçim kampanyasını başlatarak bağımsız aday oldu. O dönem yola çıkış amacını sadece sağcıları ve solcuları değil, “Fransa halkını birleştirmek” olarak açıklamıştı.

Eski bir yatırım bankacısı olan Macron, önce Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ekonomi danışmanlığını yürüttü, ardından 2014’te ekonomi bakanı oldu.

Dikkatleri ilk olarak ‘Macron Yasası’ ile çekti

Bu nedenle merkez sağdaki Cumhuriyetçiler Partisi’nin adayı olmak için yarışan ancak adaylığı François Fillon’a kaybeden eski başbakan Alain Juppe, Macron’un bağımsız aday olarak sosyalist cumhurbaşkanı François Hollande’ı “sırtından bıçakladığını” söylemişti.

Kabineye ilk girdiği dönemlerde fazla göze batmayan eski bakan, daha sonra dükkanların pazar günleri de açık kalmasını sağlayan ve ekonominin bazı sektörlerindeki düzenlemeleri kaldıran tartışmalı “Macron Yasası” ile dikkatleri üzerine çekti.

Düzenlenen protesto eylemleri ve partinin daha sol kanadından gelen itirazlara rağmen dönemin başbakanı Manuel Valls’in desteğiyle bu tasarı yasalaştı. Macron, BBC’nin HARDtalk programına konuk olduğunda sosyalist muhaliflerin sayısının oldukça düşük olduğunu söyledi.

Ekonomik büyümeyi artırmayı hedefleyen bir dizi iş dünyası yanlısı politika önerilerinden dolayı Fransa’da iş insanları tarafından taze kan olarak görülen Macron, dijital alandaki yeni girişimlere ve uzun mesafeli otobüs pazarına verdiği destekle biliniyor.

Fransız iş dünyası tarafından ekonomiye yeni bir soluk getirmesi beklenen siyasetçi, yaptıkları işte uzmanlaşmak isteyen gençler için yeterli olmadığı gerekçesiyle haftalık 35 saat olan çalışma süresini artırmayı vaat ediyor.

Sıra dışı bir aşk hikayesi

Fransa’nın kuzeyindeki Amiens kentinde dünyaya gelen Macron, ülkenin en disiplinli ve en prestijli okulları arasında gösterilen Paris’teki Henri-IV’te eğitim gördü. Daha sonra yine ülkenin elit tabakasının gittiği ENA kolejinde eğitimine devam etti ve önce felsefe eğitimi aldı,daha sonra ise 2008 yılında Rothschild & Cie bankasında finans kariyerine adım attı.

Hollande ile yolları ilk kez 2006 yılında kesişti. Her ne kadar Macron o dönem merkez sağa yakın durduğunu söylese de Sosyalistlerle kendini evinde hissettiğini belirtiyor.

Macron, bugüne kadar hiç milletvekilliği yapmadı.

Eskiden Fransızca öğretmenliğini yapan, kendinden 24 yaş büyük Brigitte Trogneux ile 2007 yılında yaptığı evlilik ise şaşkınlık yarattı. Trogneux, Paris Match dergisine verdiği mülakatta, “Henüz 17 yaşındayken Emmanuel bana ‘Ne yaparsan yap, bir gün seninle evleneceğim!’ demişti” diye konuştu.

İkilinin ilişkilerinin Macron 16, Trogneux da 40 yaşındayken yanaktan verilen bir öpücükle başladığı söyleniyor.

Fransız gazeteci Anne Fulda, ikiliyle ilgili yazdığı kitabında ikilinin ilişkileri başladığında Macron’un 17 yaşına girmek üzere olduğunu, Trogneux’nun da hala evli olduğunu belirtiyor.

Ailesi Trogneux ile ilişkisine karşı çıktı

Hatta Trogneux’nun üç çocuğundan birisinin Macron’un sınıf arkadaşı olduğu ve en büyük oğlu Laurence’ın da Macron’dan iki yaş büyük olduğu ifade ediliyor.

Fulda’nın kitabında yer alan iddialara göre, ikili arasındaki ilişkiye dair dedikoduların yoğunlaşmasının ardından Macron’un ailesi devreye girerek çocuklarını bu ilişkiden uzaklaştırmaya çalıştı. O dönem, Trogneux ile bir görüşme yapıldı. Ancak Fransızca öğretmeni, gözyaşları içinde ilişkisinden vazgeçmeyi reddetti.

Bunun üzerine, Macronlar oğullarını Paris’teki Henri-IV Lisesi’ne yatılı okumaya gönderdi. Ancak bu dönemde Macron’un sık sık kaçarak, Trogneux ile gizli gizli buluşmaya devam ettiği öne sürülüyor.

2006 yılında ise Brigitte Trogneux çekişmeli bir davanın sonunda kocasından boşandı ve bir yıl sonra Emmanuel Macron ile dünya evine girdi. Evlendiklerinde Macron 29, Trogneux ise 54 yaşındaydı.
Trogneux’nun Macron’un siyasi kariyerinde önemli rol oynadığı ve genç cumhurbaşkanının kariyeri boyunca tüm kararlarını eşine danışarak aldığı iddia ediliyor.

Adaylığından sonra kabinede rolü değişti

Emmanuel Macron’un siyasi kariyeri, Hollande’ın kanatları altında sürerken daha sonradan Yürüyüş hareketini kurmasıyla değişti. Macron’un Nisan 2016’da hareketi kurmasından sonra hükümetteki rolü giderek tuhaf bir hal almaya başladı.

Yeni siyasi oluşumuyla ilgili yaptığı ilk mitingin ardından başbakana sadakatiyle ilgili soru işaretleri doğarken, Hollande da Macron’u görevden almakla tehdit etti. Hollande, “Kurallara uymazsan, burada işin yok” dedi.

İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) sendikasının Haziran ayındaki protesto gösterisinde, bir sendika üyesine, “Bir takım elbise satın almanın en iyi yolu çalışmaktır” diyen Macron’a “defolması” söylenmiş ve üzerine yumurta atılmıştı.

Ağustos ayına gelindiğinde ise “mücadelesinde yeni bir adım atmak ve hükümetin parçası olmaya uygun olmayan bir proje geliştirmek” istediğini söyleyerek istifa etti.

Hangi görüşleri temsil ediyor?

Yürüyüş hareketinin şu anda 100 bini aşkın kayıtlı destekçisi bulunuyor ve Macron da zamanını başkanlık için kampanya yaparak geçiriyor.

Seçim programında, Fransa’da şu anda 35 saat olan haftalık çalışma süresini daha genç kesimler için kaldırma planları yer alıyor.

Le Nouvel Observateur’a yaptığı açıklamada bu planını, “Gençken, 35 saat hiçbir şeye yetmez. Daha fazla çalışmak ve işi öğrenmek istersiniz” sözleriyle savundu.

50’li yaşlardaki çalışanlara ise haftalık çalışma saatlerini azaltma seçeneğinin sunulmasını öneriyor.
Adaylığını açıkladığı konuşmasında, korunmaya ihtiyacı olanları korumayı bırakmış, felçli bir sistem istemediğini ilan etmişti.

Ortaya attığı görüşler, Macron’u “kopyala-yapıştır Tony Blair” olarak nitelendiren Fransız solu tarafından ciddiye alınmıyor.

Bununla birlikte, Macron kendisini solcu olarak tanımlıyor ancak bu solu “gerçeklerin farkında olan ve bu ülke için reform isteyen” bir siyasi yapı olarak tanımlıyor.

Macron’un diğer seçim vaatleri

Emmanuel Macron, Mart ayının başında seçim programını açıkladı. Bu programda yer alan diğer vaatler arasında Kasım 2015’teki Paris saldırıları sonrası yürürlüğe sokulan olağanüstü hal uygulamasının “değerlendirilmesi” yer alıyor.

Macron’a göre, terörle mücadelede mevcut güvenlik önlemlerinin daha verimli hale getirilmesi önemli rol oynuyor. Genç siyasetçi de Le Pen gibi 10 bin yeni polis memuru alımı yapılacağını söylüyor.
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin (AB) en güçlü destekçileri arasında yer alıyor. Bununla birlikte, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada AB’nin kendisini yenilemesi gerektiğini, aksi halde kısa sürede ‘Frexit’ ihtimaliyle yüz yüze gelebileceğini söyledi.

Yine de, Fransa seçimleri ve Macron’un zaferi, İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı (AB) ve Avrupa’da aşırı sağın yükselişi nedeniyle zor dönemden geçen AB’nin geleceği için büyük önem taşıyor.

BBC

Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

Fransa’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu tamamlandı. Macron 65.1 ile Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı oldu.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

lkede cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oy verme işlemi bitti. Fransız televizyonlarının projeksiyonlarına göre oyların en az yüzde 65’ini alan merkezdeki “En Marche” (Yürüyüş) hareketinin lideri Emmanuel Macron seçimin galibi oldu.

Seçimlerin ikinci turunda rahat bir zafere ulaşan merkez aday, Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen’e sandıkta fark attı. İlk tahminlere göre oyların yüzde 65’ini alan Emmanuel Macron cumhurbaşkanı seçildi.

Fransa’da bugün gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde merkez aday Emmanuel Macron cumhurbaşkanı seçildi. Seçimlerin ilk turu 23 Nisan’da en çok oyu alan diğer aday aşırı sağ Ulusal Cephe’den Marine Le Pen’e karşı yarışan Macron, bugünkü ikinci turda rahat bir zafere ulaştı. İlk tahminlere göre, Macron oyların yüzde 65’ini aldı.

Sandıkların büyük kent merkezlerinde 20:00’da kapanmasının ardından açıklanan sonuçlara göre kendisini merkezde ve ekonomi politikalarını liberal olarak konumlandıran Macron önümüzdeki beş sene boyunca Fransa’yı yönetecek.

Seçimlere katılım oranı yüzde 65 civarında kaldı. İlk turda ise bu oran yüzde 79 civarındaydı. Her iki adayın ilk tur seçimlerinde aldıkları toplam oyun yüzde 45’i geçmemesi ve sol eğilimli seçmenin bu turda sandığa gitmemesi bu turdaki katılım oranındaki düşüşe işaret ediyor.

Yeni Cumhurbaşkanı Macron’un ilerleyen saatlerde Paris’in sembolik mekanlarından Louvre Müzesi’nde zafer konuşması yapması bekleniyor. Halka sesleniş için düzenek oluşturulan iç avlusunda gündüz saatlerinde şüpheli bir paket üzerine boşaltılmış, daha sonra seçimi takip eden konuklara tekrar açılmıştı.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Macron seçim kampanyası ekibi, yeni cumhurbaşkanı ile Le Pen’in “dostane” bir telefon görüşmesi yaptıklarını belirtti.

Le Pen’den açıklama

Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından açıklama yapan Le Pen, yenilgiyi kabul etti. Ulusal Cephe teşkilatından yapılan açıklamada ise aşırı sağcı adayın başarısını “emsalsiz” olarak değerlendirdi.
Yeni dönem

Yakın dönemin en fazla tartışma yaratan seçim süreçlerinden birinin yaşandığı ülkede sonuçlar hem Fransa için, hem de küresel çapta büyük öneme sahip.

Dünyanın en büyük altıncı ekonomisi, Avrupa Birliği ile NATO’nun kurucu üyelerinden birisi olan Fransa ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde daimi sandalyesi olan beş ülkeden birisi.

Seçim kampanyası boyunca hem AB’ye, hem NATO üyeliğine karşı çıkan Le Pen’in aksine, Macron kendisini küreselci olarak tanımlıyor AB’ye destek veriyor.

Son dönemde özellikle küreselleşme ve kurulu uluslararası düzen karşıtı akımların etkisiyle AB üyeliğinden ayrılma kararı veren Birleşik Krallık’tan ve ABD Başkanı seçilen Donald Trump’tan sonra

Fransa halkının Macron kararı, popülist trendin ülkede şimdilik önlendiğini gösteriyor.
Ancak Macron’un cumhurbaşkanı seçilmesi Fransızların Macron’u gönülden tercih ettikleri anlamına gelmiyor. Reuters haber ajansına göre yeni cumhurbaşkanına oy veren seçmenin yüzde 60’ı Le Pen’i durdurmak için sandığa gitti.

İlklerin yaşandığı seçim

François Hollande yönetiminde ekonomi bakanı olarak görev yapan Macron’un ismi bundan yaklaşık üç sene öncesine kadar duyulmamıştı. Seçilmesiyle birlikte 39 yaşında ülkenin en genç cumhurbaşkanı unvanını da aldı.

Fransa’nın şu andaki yönetim sisteminin tesis edildiği 1958’den bu yana geleneksel partilerden hiçbir adayın ikinci tura kalamadığı bu oylama aynı zamanda bir ilk.

Seçilmesi durumunda kapsamlı reform paketleri açıklayacağı vaadinde bulunan Macron’un özellikle Fransa’daki istihdam piyasasında ve ekonomi politikalarında geniş çaplı değişiklikler yapması bekleniyor.
Deutsche Welle Türkçe

Dev derbi berabere bitti

Spor Toto Süper Lig’in 30. haftasında Vodafone Arena’da oynanan derbide Beşiktaş ile Fenerbahçe 1-1 berabere kaldı. Fenerbahçe’ye beraberliği getiren golü 90+5. dakikada Marcelo kendi kalesine attı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

por Toto Süper Lig’in 30. haftasında Vodafone Arena’da oynanan derbide Beşiktaş ile Fenerbahçe 1-1 berabere kaldı.Bu beraberliğin ardından puanını 65’e yükselten siyah-beyazlılar, en yakın takipçisi Başakşehir ile arasındaki puan farkını 2’ye yükseltti. Fenerbahçe ise 57 puanda kalarak Şampiyonlar Ligi yarışındaki umutlarını mucizelere bıraktı.

Karşılaşma boyunca üstün bir oyun sergileyen Beşiktaş, 45+1. dakikada Aboubakar’ın attığı golle öne geçti. Fenerbahçe, 90+4. dakikada Marcelo’nun kendi kalesine attığı golle siyah-beyazlılara ağır bir darbe indirdi. Ligin bitimine 4 hafta kala Beşiktaş, önemli bir yara daha aldı.

Vodafone Arena’da oynanan mücadelede Siyah-beyazlıların golünü 45. dakikada Vincent Aboubakar kaydederken, Fenerbahçe’nin golünü 90+4. dakikada kendi kalesine Marcelo attı. Fenerbahçe’de Skrtel 88. ve Josef de Souza da 90+2. dakikada kırmızı kart gördü.

Beşiktaşlı futbolcu Talisca, Fenerbahçeli kaleci Volkan Demirel’e maç içinde orta parmak hareketi yaptı.

Sarı-lacivertli kaleci, Talisca’nın yaptığı bu hareket sonrası çok sinirlendi. Edinilen bilgiye göre 2. yarıya çıkarken körükte Volkan, Talisca’ya “Neden böyle yapıyorsun? Amacın ne bu hareketi bana yaparken?” diye sordu, Talisca ise cevap vermeyerek arkadaşlarının arkasında kaldı.

FENERBAHÇE 9 KİŞİ

Bu arada Fenerbahçeli Martin Skrtel 88. dakikada, Josef de Souza ise 90+2. dakikada ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

Lider Beşiktaş bu beraberlikle puanını 65’e yükseltirken, Fenerbahçe 57 puana çıkardı.

Stat: Vodafone Arena

Hakemler: Fırat Aydınus, Serkan Ok, Aleks Taşçıoğlu

BEŞİKTAŞ: Fabri, Gökhan Gönül, Marcelo, Atınç, Adriano, Tolgay (Dk. 77 Necip), Oğuzhan, Quaresma, Talisca (Dk. 89 Gökhan İnler), Babel, Aboubakar (Dk. 72 Cenk Tosun)

FENERBAHÇE: Volkan, İsmail (Dk. 46 Ozan Tufan), Kjaer, Skrtel, Hasan Ali, Neustadter (Dk. 46 Salih Uçan), Josef de Souza, Alper Lens, Sow, Robin van Persie (Dk. 74 Emenike)

SARI KARTLAR: Dk. 29 Volkan Demirel, Dk. 61 Salih Uçan, Dk. 81 Martin Skrtel, Dk. 90 Emenike, Dk. 90 Josef de Souza (Fenerbahçe), Dk. 65 Tolgay Arslan (Beşiktaş)

KIRMIZI KART: Dk. 88 Martin Skrtel, 90+2 Josef de Souza (Fenerbahçe)

GOLLER: Dk. 45 Vincent Aboubakar (Beşiktaş), 90+4 Marcelo (k.k) (Fenerbahçe)

Ali Koç, Vodafone Arena’da derbiyi izledi

Spor Toto Süper Lig’in 30. haftasında Beşiktaş, Vodafone Arena’da Fenerbahçe’yi konuk etti. Sarı lacivertli kulüpteki ‘İlk genel kurulda başkanlığa adayım’ diyen Ali Koç sürpriz bir şekilde Vodafone Arena’daki yerini aldı

FATİH TERİM DE DERBİDE

Spor Toto Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası’nda son dönemde oynanan maçları kaçırmayan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Beşiktaş – Fenerbahçe derbisinde de tribündeki yerini aldı. Terim, zorlu karşılaşmayı Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ve Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi’yle birlikte izledi. Bu arada Fenerbahçeli işadamı Ali Koç ile Beşiktaşlı işadamı Hasan Arat maçı aynı locada izledi.

BEŞİKTAŞ, BAŞAKŞEHİR VE FENERBAHÇE’NİN KALAN MAÇLARI

Beşiktaş, gelecek hafta Bursaspor’a konuk olacak. Ardından Kasımpaşa’yı sahasında ağırlayacak olan Beşiktaş, Gaziantepspor deplasmanında sezonun sondan ikinci haftasına girecek. Siyah beyazlılar, evindeki Osmanlıspor maçı ile sezonu bitirecek.

Başakşehir’in kalan maçları ise sırasıyla içeride Gençlerbirliği, deplasmanda Trabzonspor, tekrar içeride Adanaspor ve son hafta Kayserispor ile…

Fenerbahçe ise önümüzdeki hafta Antalyaspor’u sahasında ağırlayacak. 32. haftada Ankara’da Gençlerbirliği ile karşılaşacak olan sarı lacivertliler, Kadıköy’deki Trabzonspor maçı ile sezonun son iç saha maçına çıkacak. Fenerbahçe, Adanaspor maçıyla birlikte 2016/17 sezonunun son lig maçını oynayacak.

CHP’den Fikri Sağlar kararı

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar partiden ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildi.Disiplin kuruluna sevk edilme kararının 38’e karşı 19 oyla alındığı öğrenildi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’ni (PM) CHP Genel Merkezi’ndeki İsmail Cem Salonu’nda topladı. Toplantıda CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar’ı ihraç talebiyle disipline sevk etti.

CHP Parti Meclisi (PM) Sağlar’ın Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevkini görüşmek üzere 13.30’da toplanmıştı. CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan toplantıya Sağlar ve parti sözcülüğünden istifa eden Selin Sayek Böke de katıldı.

Ne olmuştu?

Fikri Sağlar geçtiğimiz günlerde Akşam gazetesine konuşmuş, Kılıçdaroğlu’nun partide ‘tek adam’ olduğunu şu sözlerle savunmuştu:

“Kılıçdaroğlu referandum kampanyasında ‘tek adama karşıyız’ propagandası yaptı ama kendisi tek adam oldu! Bu şuna benziyor; kadına şiddete karşı çıkıyorsun. Eylemler yapıyorsun ama eve gidip karını dövüyorsun.”

CHP’li Sağlar ayrıca olağanüstü kongreye gidilmesini istemişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise yaptığı açıklamada partide olağanüstü kurultay isteyenlere rest çekerek “Parti içi kavgaya asla izin vermeyeceğiz. Kavga edenleri gerekirse kapının önüne koyacağız” demişti.

CHP liderinin bu açıklaması ile Fikri Sağlar’ı işaret ettiği yorumları yapılmıştı. Daha sonra CHP MYK, Fikri Sağlar hakkında disiplin soruşturması başlatılmasını talep etmişti.

 

Erguvan: İstanbul’da Bir Mevsimin Adı

Şehrin en renkli şöleni başladı. Boğaz pembelere bürünüyor. Her yıl Boğaz sırtlarında bu aylarda açan ve bulunduğu çok kısa sürede Boğazı bir mücevher gibi süsleyen Erguvan Ağaçları açmaya başladı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 05. 05. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

isan sonunu mor mevsime dönüştüren Erguvan ağacı baklagiller familyasından 10 metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken bir ağaçtır. Tohumu bol olan bu ağaç uzun saplı çiçekleri ile çok dekoratiftir. Anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya’dır. Türkiye’de Ege ve Marmara Bölgesinde yayılış yapar. Erguvan yapraklanmadan önce Nisan sonu, mayıs başı yalnızca bir kaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar.

Boğazın simgesi haline gelen bu ağaç için mevsiminde Boğazda geziler tertip edilir. Ama bazen Marmara bölgesinde ıssız bir yoldan geçerken kayaların arasından fışkırmış bir Erguvan ağacı görebilirsiniz. İşte o an bu görüntü. Sizi birden içinde bulunduğunuz kara ruh halinden alıp mutluluğa doğru koşturur. Kayalar arasında tesadüfen yetişmiş o garip Erguvan, Boğazdaki asil, azametli cinslerinin yanında daha mütevazidir.

Erguvan ağacı, edebiyatın da gözdesidir

Örneğin Refik Halit erguvanı, Boğaziçi yamaçlarında, güneş çekildikten sonra batı tarafından kopup yere inmiş ve ince fidanlara sarılmış değirmi bulutlara benzetir. Işıklı ve renkli bir buğu gibi, kısa bir zaman sonra eriyip boşlukta kaybolacaktır.

Adalet Ağaoğlu “Bahar Fısıltıları”nda şöyle yazıyor

‘Marmara’da boğazın sularında gün batımlarının ayak izleri hâlâ erguvandır. Şeker penbeliklerinden portakal kızıllıklarına alacalanan renk cümbüşü bir zamanlar bu kıyıların yoğun yeşilliğine uzaklarda kat kat açılan sabahın sisine vurup durmuş mor alacası da erguvan şenliğiyle tanımlanır!”

Bir başka erguvan sevdalısı da Türk edebiyatının en büyük ustalarından olan Ahmet Hamdi Tanpınar’dır

“Gülden sonra bayramı yapılacak çiçek varsa o da erguvandır” diyen Tanpınar “Beş Şehir”adlı kitabında baharı şöyle cümleleştirir. “O, şehirlerimizin ufkunda her bahar bir Dionyssos rüyası gibi sarhoş ve renkli doğar. Dünyanın tekrar değiştiğini, tabiatın ağır uykusundan uyandığını haber vermek ister gibi zengin, cümbüşü israfıyla her tarafı donatır, bahar şarkısını söyler. İstanbul surlarının üstünde çok eski bir sabah ezanının oracığa takılmış kırık parçasına benzeyen küçük bir caminin, Manavkadı Camii’nin yıkık duvarları arasında tek başına fırlamış bir erguvan ağacı vardır ki, bana gösterdikleri günden beri her bahar bir kerecik ziyaretine gider, bu şehrin sabahlarında toplanmış hissini veren mahmur bakışlı kandilleri seyrederdim. Harap ve bakımsız mazi yadigarları ve etrafında uyuyan ölüler arasında bu erguvan ağacı benim için ezeli bir ebedi arzunun, daima yenileşen hayat akışının bir timsalidir ve manzaraya hakim yumuşak duruşundan bu fazlasıyla hissedilir…”

Edip Cansever de erguvanın coşkusunu en iyi hisseden şairlerimizden.

“..Sevginin çoğul oğlu
Senin ülkende yalnız bütün özlemler
Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, çoşku
Bayrağındaki bir tek çiçekli dalla
Orda uçsuz bucaksız
Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu.”

Dikkat: İki hafta süreniz var!

Sözün özü; şimdi erguvan vaktidir. Korular, sırtlar, mavimsi pembe çiçeklerle ya boyanmış ya da boyanmak üzeredir. Bu renk cümbüşünün keyfine varmanın tam vaktidir. Erguvan mevsimini kaçırmadan Boğaza gidelim ve Erguvanları izleyelim. Bir dahaki yıl aynı zamana kadar o görüntüyü hafızamıza hapsedelim. Ama belli mi olur belki Erguvan yolda, bir sokak arasında bile karşınıza çıkabilir Boğaz’a gitmeden…

Acele edelim. Bir sabah kayboluverirler çünkü

Kısacık bir zamandır erguvan mevsimi. Bu yıl bu mevsimi kaçırmayalım. Sırrını keşfetmek için Anadolu Hisarında, Beykoz’da, Kandilli’de bir erguvan gölgesi bulalım kendimize. Acele edelim. Bir sabah kayboluverirler çünkü.

İşte bu muhteşem uyanışa katılmak için Bebek’ten Beykoz’a adım adım İstanbul’un en iyi 12 erguvan noktası…

Fenerbahçe Parkı

Muhteşem bir Marmara Denizi ve Boğaz manzarası sunan Fenerbahçe Parkı laleleri ve erguvan ağaçlarını seyretmekten keyif alanlar için bir vaha. Parkta yabani çiçekler için de bir bahçe ayrılmış, burada genellikle çimlerle kaplanmış alanlarda gelincikler, peygamberçiçekleri ve daha birçok narin çiçeğin hep birlikte çizdiği rengârenk tabloyu görmek mümkün.

Gülhane Parkı

Topkapı Sarayı’nın has bahçelerinden biri olan Gülhane Parkı, temiz hava, ağaç gölgesi ve rengârenk çiçek özlemini gidermek isteyenlerin koştuğu bir yer.Burada güzel manzaralı çay bahçeleri bulunuyor. Çevrenizde rengarenk bir tablo oluşturan erguvan dalları, çiçekler, yuva yapan balıkçıl ve muhabbetkuşları var. Erguvanları görmek için hazır buraya kadar gelmişken geçen yıllarda açılan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni gezmeyi de ihmal etmeyin.

Büyük Çamlıca ve Küçükçamlıca

262 metre yüksekliğindeki Büyük Çamlıca ve Küçükçamlıca geniş bir alanda erguvan görmeye olanak tanıyor. Büyükçamlıca Tepesi’nde Osmanlı tarzında bir kahve, restoran ve piknik yapabileceğiniz yerler var. Küçükçamlıca’dan baktığınızda ise sol tarafta Prens Adaları’na kadar uzanan bölgeyi, Fenerbahçe ve Haydarpaşa’yı, sağda ise Sarayburnu’nu görebilirsiniz.

Kuzguncuk Fethi Ahmet Paşa Korusu

Kuzguncuk’ta ana yolun hemen üst kısmında yer alan Fethi Ahmet Paşa Korusu’na Üsküdar’dan kolayca ulaşabilirsiniz. Koru bir zamanlar önünde bulunan ve aynı adı taşıyan yalının arka bahçesiymiş. Koruda olduğu gibi yalının bahçesinde de muhteşem erguvanlar var.

Anadoluhisarı TEMA – Vehbi Koç Doğal Kültür Merkezi

TEMA Vakfı’na ait Anadoluhisarı tepelerine kurulmuş Doğal Kültür Merkezi birçok çiçekli bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Ortaya çıkan görüntüler ise insanın aklını başından alacak güzellikte. Hele erguvan mevsiminde giderseniz olağanüstü manzara daha da keyifli hale geliyor.

Kanlıca Mihrabad Korusu

Anadolu yakasının en yeşil yerlerinden birindesiniz. Kanlıca’nın yukarısında, yürüyüş yolları olan bu park size çay ve nargile içebileceğiniz, aynı zamanda Boğaz ve her iki köprüyü içine alan manzarayı görebileceğiniz hoş bir mekân sunuyor. Manzaranın tadını çıkarıp çay keyfinizi tamamladıktan sonra erguvanların arasından gezine gezine aşağı inebilirsiniz.

Bebek Türkan Sabancı Parkı

Burası, küçük ama hoş bir park. Erguvanlardan biri Bebek Camii ile sarmaş dolaş ve her baharda daha da bir çiçeklenip yeşilleniyor. İstanbul’un en sıradışı evlerinden olan Yılanlı Yalı’nın önündeki erguvan ağacına da mutlaka uğrayın.

Beşiktaş Abbasağa Parkı

Barbaros Bulvarı’ndan yukarı doğru çıkarken sol kolda kalan yamaçta bulunuyor. Park, Beşiktaş Çarşısı’nda dolaştıktan sonra erguvanları görmek için kısa bir mola verebileceğiniz bir yer.

Yıldız Parkı

Ağaçlı bir tepede yer alan park aynı zamanda şehirden kaçmak için ideal bir sığınak. Park, hiçbir şey yapmadan günü geçirebileceğiniz, erguvanların seyrine kendinizi kaptırabileceğiniz mükemmel bir mekân. Üstelik içeri girmenin bir bedeli de yok.

Beykoz Korusu

Paşabahçe ve Beykoz arasındaki yoğun ağaçlık bu alan Abraham Paşa Korusu olarak da biliniyor. Burada erguvanlar Boğaz manzarasını daha da muhteşem hale getiriyor. Daha çok erguvan görmek için yolunuzu Beykoz Korusu’nun biraz ilerisindeki Yuşa Tepesi’ne de düşürmeniz gerekir.

Aşiyan, Rumelihisarı

Boğaziçi’nde, Rumelihisarı sırtlarında başınızı nefes kesici manzaradan kaldırdığınızda Tevfik Fikret’in imzasını taşıyan ‘Aşiyan’ yani ‘Kuş Yuvası’ köşkünü göreceksiniz. Üç katlı bu binanın dışarısı erguvana boyanmış ve arkası ise Boğaz’ın olağanüstü manzarasına bakıyor.

Emirgan Parkı

Her sene yüz binlerce lalenin ekildiği park, çiçek açan erguvan ağaçlarının keyfini sürmeye gidenlerin gözde mekânı. Park bu günlerde laleler ve erguvan ağaçlarıyla rengârenk.

Neriman Türkoğlu- Yeryüzü Tanığı

YSK protestoları devam ediyor

Türkiye’de çeşitli kentlerde başlayan ve 16 Nisan’daki referandumda mühürsüz oyların geçerli sayılmasına yönelik Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararını protesto edenlerin katıldığı gösteriler dördüncü gününe girdi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 19. 04. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye’de çeşitli kentlerde başlayan ve 16 Nisan’daki referandumda mühürsüz oyların geçerli sayılmasına yönelik Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararını protesto edenlerin katıldığı gösteriler dördüncü gününe girdi. Türkiye genelinde birçok ilde düzenlenen protestolarda “Hayır, bitmedi” sloganları atılıyor.

İstanbul’un çeşitli ilçelerde bu akşam da, henüz resmi olarak açıklanmayan referandum sonuçlarını protesto eylemleri yapıldı. Ülke genelinde referandumla ilgili yapılan bazı protestolar şöyle:

İSTANBUL…

BAKIRKÖY ÖZGÜRLÜK MEYDANI

Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda saat 19.30’da toplanan yaklaşık 200 kişilik bir grup, refrandum sonuçlarını protesto etti. Kalabalık, ellerinde tencere ve tavalarla yürüyüşe geçti. ‘Hayır biz kazandık’ pankartı taşıyan grup, ‘Her yer hayır, her yer direniş’ diye slogan attı. Kalabalık, yaklaşık bir saat boyunca ara sokaklardan sloganlar atıp yürüyüş yaparak tekrar Özgürlük Meydanı’na geldi. Grubun yürüyüşü sırasında bazı kişiler, balkondan tencere ve tavaları birbirine vurarak kalabalığa destek verdi. Eylem olaysız bir şekilde sona erdi.

KADIKÖY’DE AYNI YERDE TOPLANDILAR

Yüzlerce kişi dün toplandıkları Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası binası önünde buluştu. Pankart açan grup, ‘Hayır kabul etmiyoruz’, ‘Hayır bitmedi mücadeleye devam’, ‘Hayır bitmedi, daha yeni başlıyor’, sloganları eşliğinde yürüyüşe geçti. Ara sokaklarda yürüyen gruba balkonlara çıkan bazı kişiler, tencere ve tavalar ile ses çıkartarak destek verdi. Fenerbahçe’deki İlçe Seçim Kurulu önüne kadar kadar yürüyen grup, burada basın açıklaması yaptı. Eylem sırasında polis yoğun güvenlik önlemi alırken grup, açıklamanın ardından olaysız dağıldı.

BEŞİKTAŞ KARTAL MEYDANI’NDA YİNE TOPLANDILAR

Bir grup, bu akşam yine saat 19.30’da Beşiktaş Kartal Meydanı’nda buluştu. Kalabalık grup, ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz’, ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’, ‘Beşiktaş uyuma hıyırına sahip çık’ sloganları atarak yürüdü. Ara sokaklarda yaklaşık 2 saat yürüyen gruba, balkonlara çıkan bazı kişiler, tencere ve tava ile ses çıkararak destek verdi. Grup, tekrar Beşiktaş Kartal Meydanı’na geldikten sonra olaysız dağıldı.

AVCILAR’DA BU AKŞAM DA YÜRÜDÜLER

Avcılar’da toplanan yaklaşık 100 kişilik grup da, henüz resmi sonuçları açıklanmayan referandum sonuçlarını bu akşam da protesto etti.

Trafiğe kapalı Marmara Caddesi’nde bir araya gelen grup, ‘Hayır bitmedi daha yeni başlıyor’ yazılı pankart taşırken ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam’, ‘Hayır bitmedi mücadeleye devam’ sloganları atarak düdük çaldı. Zaman zaman alkışlı protesto yapan grup, Belediye Havuz Meydanı önüne kadar yürüyerek eylemlerini bir süre daha devam ettirdi.

KARTAL KARTALLI KAZIM MEYDANI

Kartal’da,Kartallı Kazım Meydanında referandum sonuçlarını ve YSK’yi protesto etmek için bir araya gelen bini aşkın kişi Kartal Meydanına yürüdü. Yürüyüş boyunca kitle ‘hayır bitmedi daha yeni başlıyor’, ‘bu daha başlangıç mücadeleye devam’ sloganları atarak YSK’yi ve başkanlık sistemini protesto etti.

ESKİŞEHİR

Eskişehir’de Adalar Migros önünde bir araya gelen Eskişehir Hayır Platformu üyeleri şaibeli referandum sonuçlarını protesto etti.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in de katıldığı basın açıklamasında Eskişehir Hayır Platformu adına basın metnini Kristal-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Erdal Akyazı okudu. Referandum sürecinde yaşananların tarihe not olarak düşüleceğini kaydeden Akyazı; demokrasi, hukuk diyenleri vicdanların affetmeyeceğini belirtti.

ADANA
Adana’da Baraj Yolu Gençlik Meydanı’nda bir araya gelen yurttaşlar YSK kararlarını protesto etti.
Adana’da referandum sonuçlarını ve YSK’yı protesto eden vatandaşlar Baraj Yolu Gençlik Meydanı’nda bir araya geldi. “Hayır daha başlangıç daha yeni başlıyor”, “Adana hayırına sahip çık”, “Hırsız, yandaş YSK” sloganları ile tepkilerini gösteren vatandaşlar, referandumun iptal edilmesini istedi.

Kendilerinin hayır çalışmasını kendi imkanlarla yaptıklarını dile getiren vatandaşlar devlet imkanları ile yapılan ‘Evet’e emekçilerin onay vermediğini söylediler.

ANTALYA

Antalya’da, Yüksek Seçim Kurulu’nun referandumda mühürsüz zarf ve oy pusulalarını geçerli saymasına ilişkin kararı protesto edildi.

Antalya sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, 16 Nisan’da gerçekleştirilen referandumda YSK’nın mühürsüz pusula ve zarfları geçerli saymasına ilişkin kararını Attalos Heykeli önünde protesto etti.

MERSİN

Mersin’de vatandaşlar YSK’nin mühürsüz pusulaları geçerli saymasını ve başkanlık sistemini protesto etmek için Özgür Çocuk parkında bir araya geldi.
CHP Mersin gençlik il başkanı Ethem Güzel, YSK’in bu saibeli karardan biran önce vazgeçemeyen çağırdı.

Mersin Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy, hayır için çalıştıklarını ve kazandıklarını bu kazanımı kimseye bırakmayacaklarını belirtti.

AYDIN

YSK’nın açıkladığı referandum sonuçlarını dün Kent Meydanında protesto eden yurttaşlar, bugün de tepkilerini alana çıkarak sürdürdüler. “Hayır bitmedi daha yeni başlıyor”, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”, “Zafer direnen emekçinin olacak” “Hükümet istifa” sloganlarıyla açıklanan referandum sonuçlarına tepkisini ifade etti.

BODRUM

Muğla’nın Bodrum ilçesinde, bir araya gelen yurttaşlar YSK kararlarını protesto etti.Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde, bir araya gelen vatandaşlar tencere tava çalarak YSK’nın mühürsüz oy pusulalarını geçerli saymasına tepki gösterdi.

Bodrum Belediye Meydanı’nda saat 19.00’da toplanan vatandaşlar, tencere tava çalarak YSK’yı protesto etti. Vatandaşlara CHP İlçe Başkanı Recai Seymen de destek verdi. İzmir ve 10. Yıl Marşı’nı okuyan eylemciler, ‘Hayır bitmedi, daha yeni başlıyor’, ‘Evet devletin hayır milletin’, ‘YSK darbesine hayır’, ‘Her yer hayır, her yer direniş’ sloganları attı. Herhangi bir açıklama yapmayan grup, bir süre oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı. DHA

CHP’li İnce’den YSK tepkisi: Kimse kazandığımız seçimi yok sayıp, boyun eğmemizi bekleyemez!

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, YSK’nın yapılan itirazları reddetmesiyle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. İnce, 16 Nisan’da yapılan ve Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mühürsüz oy ve zarf kararı yüzünden tartışılan referandum sonuçlarına ilişkin olarak “Kimse bizden haklı olduğumuz ve kazandığımız bir seçimi yok sayıp, oldubittiye boyun eğmemizi bekleyemez” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 19. 04. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

nce, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 16 Nisan gecesi söylediği “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözlerini de sert bir dille eleştirerek bu sözün “oynanan oyunu her türlü yönüyle ortaya çıkardığını” ifade etti. YSK’nın ret kararına sosyal medya hesabından tepki gösteren CHP’li İnce, ”YSK’nın bu kararı Türkiye’de seçimlerin bir daha adil biçimde yapılamayacağının kanıtıdır.” ifadelerini kullandı.

”Bu milletin hayır iradesine darbedir!”

Dünyanın hiçbir yerinde yargıç cübbesi giyen birinin böyle bir kararı veremeyeceğini kaydeden İnce, ” 9- 16 Nisan’da gerçekleşen sözde anayasa değişikliği adı altında milletin hayır iradesine darbedir.” dedi.

”Kanunun ilgili maddesi okuma yazması olan ama iradesi ipotek altına alınmamış her insanın anlayabileceği kadar açıktır.’ diyen İnce, ”Yaşanan bu süreçlerin mimarının “atı alan Üsküdar’ı geçmiştir” gibi bir söylemde bulunması, oynanan oyunu her yönüyle ortaya çıkarmıştır.” dedi.

İnce’nin Twitter hesabında paylaştığı mesajlar şöyle:

Oy verme ve sayım işlemi devam ederken YSK’nın mühürsüz oy pusulası ve zarflara ilişkin aldığı karar hukuksuzdur, tam kanunsuzluktur.

Kanunun açık emrine rağmen mühürsüz oy pusulası ve zarfları geçerli sayılması sonuçları bakımında kurulmak istenen rejimin somut örneğidir

YSK’nın bu kararı Türkiye’de seçimlerin bir daha adil biçimde yapılamayacağının kanıtıdır.

Tam hukuksuzluğun hukuk sayılabileceği örneği muz cumhuriyetlerinde dahi zor rastlanacak bir durumdur…

YSK’nın kararı hiçbir koşulda kabul edilemez. Bu karara örnek verilen kararlar ise oy verme ve sayım esnasında alınmadığı için farklıdır.

Çünkü kanunun ilgili maddesi okuma yazması olan ama iradesi ipotek altına alınmamış her insanın anlayabileceği kadar açıktır.

Kanun maddesi tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıkken dünyanın hiçbir yerinde yargıç cübbesi giyen birine böyle bir karar aldırılamaz!

Yaşanan bu süreçlerin mimarının “atı alan Üsküdar’ı geçmiştir” gibi bir söylemde bulunması, oynanan oyunu her yönüyle ortaya çıkarmıştır.

16 Nisan’da gerçekleşen sözde anayasa değişikliği adı altında milletin hayır iradesine darbedir.

Milletimiz darbelere nasıl cevap verileceğini gayet iyi bilmektedir.

Bundan sonra yapılması gereken demokrasi mücadelesine sımsıkı sarılmak ve bu darbeyi savuşturana kadar kesintisiz mücadele etmektir.

Kimse bizden haklı olduğumuz ve kazandığımız bir seçimi yok sayıp, oldubittiye boyun eğmemizi bekleyemez.

Gerçek ortadadır…Halkımızın iradesi sandıkta bu anayasayı reddetmiştir. Bizde yapılanları reddediyoruz.