Author Archives: admin

THY reklam filmi Süper Bowl finalinde yayınlandı

Türk Hava Yolları’nın yeni reklam yüzü Hollywood starı Morgan Freeman ile çektiği reklam filmi, Amerika’da 51. kez düzenlenen Super Bowl finalinin devre arasında yayınlandı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 02. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

 

tlanta Falcons ile New England Patriots arasında oynanan finali yaklaşık 188.5 milyon sporseverin izlediği belirtiliyor. Yayıncı kuruluşun 45 saniyelik bir reklam filmi için 5 milyon dolar talep ettiği final karşılaşmasında, THY geçen yıl da “Batman&Superman” reklam kampanyasıyla yer almıştı. Dev final 170 ülkede canlı yayınlandı. Ünlü oyuncu reklam filmi için THY ile 1 milyon 250 bin Euro’ya anlaşmıştı.

Hollywood starı Morgan Freeman, Türk Hava Yolları, uçağının içinde çekilen filmin içinde şunları söylüyor:

“Kimilerimiz keşfedilmenin peşine düşer, heyecanla yola çıkarlar. Dünyaları buluşturup farklılıklardan keyif alırlar. Eğer siz de bizim gibi bu muhteşem gezegeni daha çok keşfetmek istiyorsanız, size eşlik etmeye hazırız. Şimdi. Dünya daha büyük. Keşfet”

REKLAM ÇEKİMLERİNİ ÜNLÜ YÖNETMEN MATTİHAS ZENTNER YAPTI

Geçtiğimiz yıl oldukça ses getiren “Batman v Superman” reklam kampanyasını ilk olarak, dünya genelinde 800 milyon kişinin takip ettiği Super Bowl’da izleyiciyle buluşturan Türk Hava Yolları’nın reklam filminin çekimlerinin yönetmenliğini, çok sayıda küresel markanın tanıtım projesinde imzası bulunan ünlü yönetmen Matthias Zentner yaptı. Son altı yıldır “Avrupa’nın En İyi Havayolu Şirketi” seçilen THY’nin reklam filminin çekimleri, geçtiğimiz ay Los Angeles’ta tamamlandı. Çekim etabı 10 saat süren ve toplamda 101 kişinin görev aldığı filmin, birçok uluslararası medya aracı üzerinden 4 kıtada, 16 TV kanalında aynı anda yayına alınması planlanıyor.

AYCI: YENİLİKLERİN PEŞİNDEYİZ

Konuyla ilgili THY Basın Müşavirliği’nden açıklama yapıldı. Oscar ödüllü Amerikalı aktör, yönetmen, seslendirme sanatçısı ve aynı zamanda pilot olan Morgan Freeman’la imzalanan anlaşmayla ilgili görüş bildiren Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı şunları söyledi:

“Global büyüme stratejimiz doğrultusunda bu yıl da hız kesmeden yeni hatlar açmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin küresel marka elçisi olarak bayrak taşıyıcımızın ve keza ülkemizin global imajına katkı sağlamak bizim için en önemli motivasyon. Bu bağlamda, Morgan Freeman ile yaptığımız anlaşma, küresel marka değerimize ve bilinirliğimize sağladığı katkı açısından büyük önem taşıyor. Bugüne kadar dünyaca ünlü isimlerle gerçekleştirdiğimiz reklam kampanyalarının geri dönüşlerinden oldukça memnunuz. Yeniliklerin peşindeyiz ve elbette ki hep daha iyiyi hedefliyoruz. Şimdiden büyük ses getirdiğini gördüğümüz Morgan Freeman’lı yeni reklam kampanyamızın, marka algımıza önemli ölçüde katkı sağlayacağına inanıyorum.”

MORGEN FREEMAN: THY, ALANINDA ÖNCÜ BİR PROFİL

Böylesine prestijli bir marka ile işbirliği yapmanın onur verici olduğunu ifade eden Morgan Freeman da “Lisanslı bir pilot olarak uçmaya özel bir merakım var, bu nedenle bu projenin içerisinde olmak benim için son derece keyifli bir deneyim oldu. Yolcularına sunduğu benzersiz hizmet anlayışı sayesinde süreklilikle ödüle lâyık görülen, aynı zamanda inanılmaz lezzetli uçak içi ve özel yolcu salonu ikramlarına sahip Türk Hava Yolları, alanında öncü bir profil. Dünyanın en çok ülkesine uçan ve bu denli prestijli bir havayolu şirketiyle çalışmak, benim için büyük bir onur” dedi.

Türk Hava Yolları’nın geçtiğimiz yılın en fazla izlenen filmlerinden “Batman v Superman: Dawn of Justice” sponsorluğu kapsamında Ben Affleck, Henry Cavill ve Jesse Eisenberg gibi dünyaca ünlü isimlerin oynadığı reklam filmi yine ilk kez Super Bowl’da yayınlanmıştı. Bayrak taşıyıcı markanın bugüne kadarki reklam filmlerinde ise Kevin Costner, Lionel Messi, Kobe Bryant, Didier Drogba ve Caroline Wozniacki oynamıştı.

Ünlü aktör Morgan Freeman ile gerçekleştirilen reklam kampanyası, Türk Hava Yolları’nın faaliyet gösterdiği 120 ülkede gösterimde olacak. Kampanya Twitter üzerinden #itstime hashtagi ile takip edilebilecek olup, Youtube kanalından https://www.youtube.com/watch?v=p_gv6fRejLM web linki aracılığıyla da izlenebilecek.

Mahkeme, Barbaros Şansal hakkında düzenlenen iddianameyi reddetti

Ünlü modacı Barbaros Şansal hakkında düzenlenen iddianameyi İstanbul 43. Asliye ceza mahkemesi kesin ve inandırıcı delil yok gerekçesiyle reddetti. Kararı Şansal’ın avukatı Efkan Bolaç sosyal medya hesabından duyurdu.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 02. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

osyal medya paylaşımları nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti(KKTC)’den sınırdışı edildikten sonra gözaltına alınan ve nöbetçi hakimlikçe tutuklanan ünlü modacı Barbaros Şansal hakkında, geçen Cuma günü “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçundan 3 yıla kadar hapis cezasıyla hazırlanan iddianame İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade edildi.

CMK 170 KAPSAMINDA İADE EDİLDİ

Mahkeme, tutuklu şüpheli Şansal hakkında hazırlanan iddianamenin, eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle, kamu davası açma görevlerini düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesi kapsamında, iadesine karar verdi.

ŞÜPHELİ PAYLAŞIMI KENDİSİNİN YAPMADIĞINI SAVUNDU

İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin iade gerekçesinde, şüphelinin bazı twitlerinin kendinin attığını kabul ederken bazılarını ise reddettiği hatırlatıldı.

SUÇA KONU TWEET İSTANBUL’DAN ATILDI

İade gerekçesinde, dosyaya sunulan ekran çıktılarında ikinci paylaşımın gönderim yerinin İstanbul/Türkiye olarak görüldüğü, şüphelinin ise paylaşımın yapıldığı tarihte Kıbrıs’ta olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı belirtilerek, “Bu halde Kıbrıs’ta bulunan bir kişinin İstanbul gönderimli bir tweet atıp atamayacağına ilişkin araştırmanın suçun sübutuna ilişkin mutlak delil niteliğinde bulunduğu” kaydedildi.

“VİDEO PAYLAŞIMI SORUŞTURMASI KARIŞIKLIĞA NEDEN OLACAĞI İÇİN…”

Mahkeme iade gerekçesinde ayrıca, yargılamanın konusunu, sevk maddelerinin değil, iddianamedeki anlatımın oluşturduğunu belirterek, şüphelinin “Türk Milletini alenen aşağılama” suçu ile ilgili yapılan soruşturmaya esas ifadelerinin de iddianamede yer aldığı, bu durumun yargılamanın konusunu belirlemede karışıklığa neden olacağı kanaatine varılarak, iddianamenin iadesine karar verildiği belirtildi.

TWEETLER DELİL GÖSTERİLMİŞTİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Savcısı Umut Tepe tarafından hazırlanan iddianamede, Şansal’ın, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istenmiş, atılan tweetler iddianame de delil olarak yer almıştı. DHA

Astana’da 3’lü mekanizma toplantısı ‘başarılı’ sonuçlandı

Kazakistan’ın başkenti Astana’da 23-24 Ocak’ta gerçekleşen görüşmelerin ardından Rusya, Türkiye ve İran, iki hafta sonra yeniden bir araya geldi. 3 ülkeden uzmanlar, ilk görüşmelerde üzerinde mutabık kalınan ateşkeste istenen noktaya gelinip gelinmediğini tartıştı. Birleşmiş Milletler, toplantının ‘başarıyla’ tamamlandığını duyurdu.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 02. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

azakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Rusya, Türkiye ve İran’dan uzmanlar Astana’da bir araya geldi. Birleşmiş Milletler bir gün içinde tamamlanan görüşmeler için ‘başarılı geçti’ açıklamasında bulundu.

Astana’da iki hafta önce yapılan ilk görüşmelerde ülke genelinde bir ateşkes üzerinde mutabakata varılmıştı. Bugün başlayan görüşmelerde bu ateşkeste varılan nokta ele alındı.

Ateşkes IŞİD ve Nusra Cephesi’ni kapsamıyor.

İlk görüşmeler sonrasında yayınlanan ortak bildirgede ateşkesi denetlemek üzere Rusya, Türkiye ve İran’ın üçlü mekanizma kurmasına karar verilmişti.

IŞİD ve Nusra’ya karşı ortak mücadele edileceği, bunların silahlı muhaliflerden ayrılmasının sağlanacağı belirtilmiş, “Bundan sonraki süreçte BMGK kararı bağlamında müzakerelerin başlaması ve bu sürecin kolaylaştırılması son derece önemli olacaktır” denilmişti.

Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Görüşmelere ilk kez Ürdün’den temsilcilerin de katılması bekleniyor” diye konuştu.

Rusya’nın anayasa önerisine ret

Astana’da ikinci tur öncesinde Suriyeli muhalifler Ankara’da Türk ve Rus yetkililerle bir araya geldi. Toplantının ardından Al Jazeera’ye konuşan bir Türk yetkili, Cumartesi günü son bulan Ankara toplantılarında Türk ve muhalif tarafların Rusya’nın önerdiği anayasa teklifini ele almayı reddettiklerini söyledi.

Türk kaynak, “Geleceğin Suriyesinde uygulanacak idari sistemi şimdiden masaya yatırmak, yeni anayasayı, öz yönetimi ya da federalizmi tartışmak, tek taraflı hareket etmek isteyenlerin amaçlarına hizmet edebilir” değerlendirmesini yaptı.

Al Jazeera’nin edindiği bilgilere göre, silahlı muhalif grupların temsilcileri, toplantıda Rusya’dan ateşkesin garantörü olarak rejimin ve milislerinin anlaşmaya bağlılığını da sağlamasını istendi.

Muhalifler, ateşkesin fiilen ve kapsamlı bir şekilde uygulanmadığı sürece 20 Şubat’ta yapılması ön görülen Cenevre görüşmelerine de gitmeyeceklerini ifade etti.

Tahran’da Rusya-İran toplantısı

Bugünkü Astana toplantıları öncesinde bir diğer buluşma da İran’da gerçekleşti. İran Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şamhani, Tahran’da Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentyev ile bir araya geldi.

Şamhani, ‘IŞİD, Nusra Cephesi ve bağlantılı gruplar Suriye’de olduğu müddetçe ve bazı bölge ülkelerinin bu gruplara destek verdiği sürece ülkede siyasi bir çözümün gerçekleşmeyeceğini’ söyledi.

Şamhani, İran’ın Suriye’de siyasi çözüm konusunda kararlı olduğunu iddia etti, ancak silah bırakmayı reddeden gruplara karşı askeri çözümün etkili olacağını söyledi.

İran medyası, Lavrentyev’in Suriye’de rejim, İran ve Rusya arasındaki askeri işbirliğinin devam edeceğini ve siyasi müzakere çabasının çözüme yanaşmayan ‘terörist’ gruplara karşı mücadeleyi etkilemeyeceğini söylediğini aktardı.

İŞTE SONUÇ BİLDİRGESİNİN TAM METNİ 

Suriye’de iç savaşı sona erdirme yolunda atılan adımlardan biri olan Astana Zirvesi sonrası yapılan ortak açıklamanın tam metni…

İran, Rusya, Türkiye Tarafından 23-24 Ocak 2017 Tarihlerinde Astana’da Yapılan Suriye Konusundaki Uluslararası Toplantı Hakkında Yapılan Ortak Açıklama:

İran İslam Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin heyetleri, Dışişleri Bakanlarının Moskova’da 20 Aralık 2016 tarihinde yaptıkları Ortak Açıklamaya ve 2336 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak,

Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti ile silahlı muhalif gruplar arasında görüşmelerin 23-24 Ocak 2017 tarihlerinde Astana’da başlamasını desteklediklerini,

BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi’nin yukarıda bahsekonu görüşmelere katılımını ve kolaylaştırılıcığını memnuniyetle karşıladıklarını,

BM Güvenlik Konseyi’nce teyit edildiği şekilde, çok etnili, çok dinli, mezhepsel olmayan, demokratik bir devlet olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne taahhütlerini yinelediklerini,

Suriye ihtilafına askeri bir çözüm olmayacağına ve ihtilafın sadece 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının tamamının uygulanması temelindeki bir siyasi süreçle çözülebileceğine dair inançlarını belirttiklerini,

Somut adımlar atmak ve taraflar üzerindeki nüfuzlarını kullanmak suretiyle 29 Aralık 2016’da imzalanan düzenlemeleri müteakip tesis edilen ve 2336 (2016) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla desteklenen ateşkes rejimini güçlendirmeye, ihlallerin asgariye indirilmesine katkıda bulunmaya, şiddeti azaltmaya, güven artırmaya, 2165 (2014) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak insani erişiminin hızlı ve sorunsuz şekilde önünün açılmasını ve Suriye’de sivillerin korunması ve serbest dolaşımını sağlamaya çalışacaklarını,

Ateşkesin izlenmesi ve ateşkese tam riayetin temin edilmesi, tahriklerin önlenmesi ve ateşkesin tüm modalitelerinin belirlenmesi amacıyla üçlü bir mekanizma tesis etmeyi kararlaştırdıklarını,

IŞİD/DEAŞ ve El Nusra’yla ortak mücadele etmek ve askeri muhalif grupları bunlardan ayırmak konusunda kararlılıklarını yinelediklerini,

Müzakere sürecinin 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak yeniden başlatılması için çabaların artırılmasına acil ihtiyaç bulunduğuna olan inançlarını bildirdiklerini,

Astana’da yapılan Suriye konusundaki Uluslararası Toplantının, hükümet ile muhalefet arasında, 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı uyarınca doğrudan diyalog için etkili bir platform teşkil ettiğini vurguladıklarını,

Hükümet ile muhalefet arasında BM’nin gözetiminde 8 Şubat 2017 tarihi itibariyle Cenevre’de başlatılması öngörülen müteakip turuna silahlı muhalif grupların katılma arzusunu desteklediklerini,

Uluslararası toplumun tüm mensuplarına, 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararında mutabık kalınan tüm adımların derhal atılmasını teminen siyasi süreci destekleme çağrısında bulunduklarını,

​​​2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanması yolundaki küresel çabalara katkıda bulunmak amacıyla, Suriyelilerin öncülüğünde, Suriyelilerin sahipliğinde ve BM’nin kolaylaştırıcılığındaki siyasi sürecin belirli hususlarına ilişkin olarak Astana platformunda aktif işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını,

Suriye konusundaki Uluslararası Toplantıya Astana’da evsahipliği yaptıkları için Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’e ve genel olarak Kazak tarafına şükranlarını ifade ettiklerini bildirirler.
Kaynak:Al Jazeera

 

THY, Türk Telekom, Halkbank’ın hisseleri, turistik bölgelerde bulunan Hazine arazisi de Varlık Fonu’na devredildi

Türk Hava Yolları, Halkbankası ve Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinin Hazine’deki hisseleri de Türkiye Varlık Fonu’na devredildi. Buna göre THY’nin yüzde 49.12’si, Halkbank’ın yüzde 51.11’i, Türk Telekom’un ise yüzde 6,68 Varlık Fonu’na devredildi. Varlık Fonu’na milyonlarca lira değerinde turistik bölgelerde bulunan Hazine arazisi de aktarıldı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 02. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye Varlık Fonu’nun portföyünde yer alan şirketlerin sayısı artıyor. Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT ve Borsa İstanbul’un yarı sıra Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Ananonim Şirketi, ETİ Maden ve Çaykur da Varlık Fonu’na devredildi.

Varlık Fonu’na milyonlarca lira değerinde turistik bölgelerde bulunan Hazine arazisi de aktarıldı. Buna göre Antalya’nın Aksu, Kemerağzı, Kemer, Çamyuva, Kiriş, Beldibi, Manavgat, Çolaklı, Ilıca, Sorgun, Bahçelievler, Kemerağzı mahallelerindeki onlarca dönüm alan Hazine’den alınarak Varlık Fonu’na devredildi.

Dün de Bakanlar Kurulunca, bazı şirket hisseleri Türkiye Varlık Fonuna aktarılmıştı.

Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Türkiye Petrolleri AO (TPAO), Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ (PTT), Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ’nin (TÜRKSAT) sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamı, Türk Telekomünikasyon AŞ’nin yüzde 6,68 oranındaki Hazineye ait hissesi ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (Çaykur) Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Özelleştirme İdaresi ve Hazine Müsteşarlığı tarafından Merkezi Yönetim Kurulu AŞ Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

“Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Türk Hava Yolları A.O.’nun %49.12 ve Türkiye Halkbankası A.Ş.’nin %51.11 oranındaki hisselerinin özelleştirme kapsam ve programından çıkartılarak gerekli izinlerin alınmasına müteakip Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 19.08.2016 tarih ve 6741 sayılı Kanun uyarınca Türkiye Varlık Fonu’na devrine karar verilmiştir.”

“Bakanlar Kurulu’nca, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinin Hazine Müsteşarlığına ait %6.68 (B Grubu %4.999660429, D Grubu %1.680339571) oranındaki hisselerinin Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 19.08.2016 tarih ve 6741 sayılı Kanun uyarınca Türkiye Varlık Fonu’na devrine karar verilmiştir.”

Değerli araziler Varlık Fonu’na devredildi

Varlık Fonu’na milyonlarca lira değerinde turistik bölgelerde bulunan Hazine arazisi de aktarıldı. Buna göre Antalya’nın Aksu, Kemerağzı, Kemer, Çamyuva, Kiriş, Beldibi, Manavgat, Çolaklı, Ilıca, Sorgun, Bahçelievler, Kemerağzı mahallelerindeki onlarca dönüm alan Hazine’den alınarak Varlık Fonu’na devredildi.

Aydın’da ise Didim, Gevrek, Kuşadası, Hacıfeyzullah, Türkmen mahallesindeki Hazine taşınmazları Varlık Fonu’a geçti. İstanbul Bakırköy’deki 22 dönümlük bir arazi Varlık Fonu’na geçerken İzmir’in Menderes, Gümüldür, Özdere, Selçuk mahallelerindeki pek çok arazi Varlık Fonu’na geçti. Bodrum’da 8 dönümlük alan ile Isparta ve Kayseri’de 39 dönüm alan Varlık Fonu’a geçti.

”Erdoğan, anayasa değişikliğini geri gönderebilir”

Hürriyet gazetesi yazarı Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasa değişikliğinin en çok tartışılan bir iki maddesini Meclis’e geri gönderip, ortamı yumuşatma, evet cephesini genişletme hamlesi yapma ihtimali bulunduğunun konuşulduğunu yazdı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 06.02. 2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

 

ürriyet gazetesi yazarı Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasa değişikliğinin en çok tartışılan bir iki maddesini Meclis’e geri gönderip, ortamı yumuşatma, evet cephesini genişletme hamlesi yapma ihtimali bulunduğunun konuşulduğunu yazdı.

Hürriyet gazetesi yazarı Murat Yetkin, bugünkü köşesinde Meclis’ten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a geçmesi 12 gün süren, 4 gündür de Cumhurbaşkanlığı’nda bekletilen anayasa değişikliği teklifiyle ilgili kulislerde konuşulan bilgileri paylaştı.

Yetkin, “Düşük de olsa, Erdoğan’ın anayasa değişikliğinin en çok tartışılan bir iki maddesini Meclis’e geri gönderip, ortamı yumuşatma, evet cephesini genişletme hamlesi yapma ihtimali bulunduğu konuşuluyor. Bu maddeler arasında Meclis’i fesih yetkisi, yüksek yargı atamaları, Meclis’i by-pass edecek nitelikte kararname çıkarma yetkisi ve 18 yaşa seçilme hakkı gibi maddelerin de bulunabileceği ifade ediliyor” diye yazdı.

Hürriyet gazetesi yazarı Murat Yetkin’in yazısının ilgili bölümü şöyle:

Durmadan anket yaptırmanın yanı sıra, Erdoğan’ın şu sıralar toplumun değişik kesimlerinden isimlerle görüşüp anayasa değişikliği konusunda danışmanlarının, bakanların kendisine söylemediği, söylemekten çekindiği konuları dinlediği, not aldığı pek bilinmiyor.

Düşük de olsa, Erdoğan’ın anayasa değişikliğinin en çok tartışılan bir iki maddesini Meclis’e geri gönderip, ortamı yumuşatma, evet cephesini genişletme hamlesi yapma ihtimali bulunduğu konuşuluyor. Bu maddeler arasında Meclis’i fesih yetkisi, yüksek yargı atamaları, Meclis’i by-pass edecek nitelikte kararname çıkarma yetkisi ve 18 yaşa seçilme hakkı gibi maddelerin de bulunabileceği ifade ediliyor.

Her şey evet için; çünkü artık iş cumhurbaşkanı yetkilerinden çıkıp neredeyse Cumhurbaşkanı Erdoğan için güven oylamasına dönüşmek üzere.

Tabii bir yandan da evet çıktığında yapılacakların hazırlıkları devam ediyor.

İki önemli adım var: Kabine değişikliği ve AK Parti Genel Kurulu.

Öyle anlaşılıyor ki, referandumun sonucu ne olursa olsun, bu ikisi de kaçınılmaz olabilir.

“Evet” çıkarsa, zaten bir olağanüstü genel kurulla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden genel başkan seçilmesi gündeme gelecek.

“Evet” çıkarsa, zaten MHP takviyeli bir AK Parti iktidarının kabinesi ufukta görünüyor.

“Hayır” çıkarsa, zaten birilerinin bunun hesabını vermesi gerekecek, değil mi?

Tahmin edin bakalım kim olacak o birileri…

Ziraat Bankası, PTT, BOTAŞ ve bazı kamu şirketleri Varlık Fonuna devredildi

Ziraat Bankası’nın da aralarında bulunduğu bazı kamu şirketleri Varlık Fonuna devredildi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 05.02.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

Son yayınlanan 9756 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye göre, birçok kamu kuruluşunun hazineye ait hisseleri Türkiye Varlık Fonuna devredildi. Hazineye ait hisseleri Türkiye Varlık Fonuna aktarılan kuruluşlar şunlar: Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul Anonim Şirketi, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi, Eti Maden ve Çaykur.

BAŞBAKANLIK’TAN AÇIKLAMA

Başbakanlıktan, Hazine uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisselerin Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Varlık Fonu’na devredildiği bildirildi.

Başbakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Varlık Fonu’na devredilen söz konusu şirketlerin mevcut yönetimleri ve işletme politikaları ile iş planlarının, yatırım ve büyüme stratejilerine uygun olarak devam edeceği, uluslararası finans kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili paydaşlarla sağlanan işbirliğinin sürdürüleceği belirtildi.

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETECEK

Açıklamada, Türkiye Varlık Fonu’nun söz konusu şirketleri, Bakanlar Kurulunca onaylanacak Stratejik Yatırım Planı çerçevesinde yöneteceği kaydedildi.

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİ KURULMUŞTU

Başbakanlığa bağlı, ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştu.

Hacked By Not Matter who am i

i am white Hat Hacker please update your wordpress

Rize’de ‘Lazboard’ yarışları nefes kesti

Rize’nin İkizdere İlçesi’nde Kaçkar Dağları’nın eteğindeki Meşeköy’de, yörenin eski adıyla düzenlenen 10’uncu Petran Kayak Şenliği’nde, ‘Lazboard’ adı verilen tahtalarla yarış yapıldı. Çekişmeli geçen yarışlarda aynı anda dik yamaçtan ‘Lazboard’la kayanların bazıları çarpıştı, bazıları da takla atarak düştü. Köylüler arasındaki tek kadın yarışmacı 60 yaşındaki Ayşe Kurt’da da ilgi odağı oldu.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 05.02.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ize’nin İkizdere İlçesi’nde Kaçkar Dağları’nın eteğindeki Meşeköy’de, yörenin eski adıyla düzenlenen 10’uncu Petran Kayak Şenliği’nde, ‘Lazboard’ adı verilen tahtalarla yarış yapıldı. Çekişmeli geçen yarışlarda aynı anda dik yamaçtan ‘Lazboard’la kayanların bazıları çarpıştı, bazıları da takla atarak düştü. Köylüler arasındaki tek kadın yarışmacı 60 yaşındaki Ayşe Kurt’da da ilgi odağı oldu.

Kaçkar Dağları’nda 10 yıl önce helikopterli kayak sporu Heliski’nin başlamasıyla profesyonel kayakçılara özenen Meşeköy sakinleri de dedelerinin karda kaydığı tahtaları yeniden ortaya çıkardı. Snowboard sporundan esinlenerek ‘Lazboard’ adını verdikleri tahtalarla kayak yapan köylüler, her yıl düzenledikleri şenliklerle ilginç etkinliği sürdürüyor.

Bu yıl 10’uncusu düzenlenen şenliğe Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Ak Parti Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, Ak Parti Rize İl Başkanı Muhammed Avcı, İkizdere Belediye Başkanı Hasan Köseoğlu, Rize Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu ile çeşitli dağcılık kulübü sporcuları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

MİNAREDE SELFİE

Şenliğe katılan bir grup kadın da Meşeköy Camisi minaresine çıkarak çevredeki doğal güzelliği seyretti. Bu sırada kadınlar minarede selfie yaptı. Kayak şenliklerini Tayland’dan gelen bir kadın sporcu da ilgiyle izledi.

Köyde Petranboard’la 50 yıldır kaydığını anlatan 65 yaşındaki Yaşar Havuz, “Köyde bununla ulaşım sağlardık. Şimdi eğlencesine kayıyoruz” dedi. Hızır Havuz ise, köydeki Petranboard eğlencesinin 200 yıllık geçmişi olduğunu anlattı.

BİTİŞE TAKLA ATARAK ULAŞTI

Yörede ‘Lazboard’ adı verilen, köylülerin ise ‘Petranboard’ olarak adlandırdığı tahtalarla dik yamaçlarda kayak yapan köylüler nefes kesti. Şenliklerde köylülerin katılımı ile kayak yarışları gerçekleştirildi. 30 dolayında kayakçının aynı anda dik yamaçtan ‘Lazboard’la çıkışı sırasında bazıları çarpıştı, bazıları da dengesini kaybederek düştü.

Bitiş noktasına takla atarak ulaşan Ahmet Kurt, yarışlarda birinci oldu. Bu heyecanı yaşamak gerektiğini anlatan Kurt, “Çocukluğumdan bu yana kayarım. Dik yamaçta 100 kilometre hıza ulaşabiliyorum. Çok zevkli” dedi.

KADIN KAYAKÇI İLGİ ODAĞI OLDU

Bu arada, köylüler arasında yarışlara katılan 60 yaşındaki Ayşe Kahraman, başka kadın katılımcı olmadığı için birinci seçildi. Kayak gösterisi yapan Ayşe Kahraman, çocukluğundan beri Petranboardla kaydığını belirterek, “Hiçbir tehlikesi yok. Bununla çok güzel kayılıyor. Herkese tavsiye ediyorum. Öğrenmesi de çok kolay” diye konuştu.

Yarışlarda dereceye girenlere televizyon, ısıtıcı ve el feneri hediye edildi.

Nükleer enerji ve yerli otomobilde tren kaçtı mı?

Türkiye’nin yatırımları, döviz kurundaki ani değişimler, vergilerin azaltılması, konut alımında 20 yıl vade imkanı… Ekonomide yaşanan sıcak gelişmeler Türkiye gündeminin de en önemli maddeleri haline geldi. Hakan Çelik ile hafta sonu, bu kritik dönemi Sabancı Üniversitesi Finans Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş ile masaya yatırdı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 05.02.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

 

osyal medya üzerinde de büyük ilgi gören programda eğitim sisteminden, beyin göçüne, yerli otomobil konusundan, nükleer enerji santrallerine kadar, Türkiye’de ekonomiyi doğrudan etkileyen konular ele alındı..

 

Prof. Dr. Özgür Demirtaş nükleer santral konusuna çok farklı bir yönden yaklaşarak, Türkiye’nin enerji alanında hangi yönde ilerlemesi gerektiğini açıkladı. Yerli otomobil konusunu da değerlendiren Prof. Dr. Demirtaş, 20 yıl vade ile konut almanın “fırsat” olup olmadığına da yanıt verdi.

 

‘2023’te ‘ilk 10 hesabı’ yapanların matematiğinde problem var’

Prof.Dr. Özgür Demirtaş, Hakan Çelik’in 2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisine girilebilme ihtimalini sorması üzerine “Bu ihtimali olabilir olarak görenlerin matematiksel problemi vardır.” dedi. Demirtaş ilk 10 ekonomi için yapılması gerekenleri de anlattı.

CNN

Kılıçdaroğlu: Bu parti meselesi değildir, bu bir Türkiye meselesidir. Mesele vatan, demokrasi, bayrak meselesidir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Değişiklik Kanunu’na ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Demokrasi oylanacak. Olayı A partisi, B partisi meselesi sakın kimse getirmesin. Bu iş parti meselesi değil. Birlikte yaşama meselesi. Vatan, bayrak, demokrasi meselesi. Bu işin sağı solu yok. Sağcısı, solcusu, Atatürkçüsü, milliyetçisi, ülkücüsü, mütedeyyini, dindar vatandaşı hepimizin sorumluluğu var” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 05.02.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

emal Kılıçdaroğlu, Anayasa Değişiklik Kanunu’na ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Demokrasi oylanacak. Olayı A partisi, B partisi meselesi sakın kimse getirmesin. Bu iş parti meselesi değil. Birlikte yaşama meselesi. Vatan, bayrak, demokrasi meselesi. Bu işin sağı solu yok. Sağcısı, solcusu, Atatürkçüsü, milliyetçisi, ülkücüsü, mütedeyyini, dindar vatandaşı hepimizin sorumluluğu var” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Yenimahalle İlçesi’ndeki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen il ve ilçe başkanları ortak toplantısına katıldı. Toplantının açılışında hitap eden Kılıçdaroğlu, ‘cumhurbaşkanlığı sistemi’ni içeren Anayasa Değişiklik Kanunu’na yönelik eleştirilerde bulundu.

Anayasa değişikliği için yapılacak referandumda, demokrasinin oylanacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Önümüzde bir referandum var. Bu referandum, bir siyasi partinin seçimi değildir. Siyasi partiler seçime girmiyor. Heyecanınızı anlıyorum; ama heyecanı akılla kontrol edeceğiz. Ne söylediğimizi, nasıl söylediğimizi çok iyi kontrol edeceğiz. Demokrasi oylanacak. Hepimizin sorumluluğu var. Sadece CHP’lilerin değil, bütün siyasi partilerin sorumluluğu var. Çünkü hepimiz bu topraklarda yaşıyoruz. Birlikte yaşamak istiyoruz. Düşüncelerimiz, görüşlerimiz, partilerimiz, inançlarımız, kimliklerimiz, yaşam tarzlarımız farklı olabilir; ama bir memlekette huzur içinde, kardeşçe yaşamak istiyoruz. O nedenle bu referandumun çok ama çok önemli bir değeri vardır. O nedenle heyecanımızı akılla dengeleyeceğiz. Nerede, ne konuştuğumuzu, nasıl konuştuğumuzu çok iyi bileceğiz” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANININ TARAFSIZLIĞI, DEVLETİN SİGORTASIDIR”

Cumhurbaşkanının, devletin garantisi olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyuldu, bunu sokaktaki vatandaşımıza çok iyi anlatmak zorundayız. Bilgiyle, birikimle anlatmak zorundayız. Sen eve diyorsun, ben hayır diyorum; diye bir kavga asla olmamalı. Her insanın görüşüne değer vermeliyiz. O nedenle sorumluluğumuz fazladır. Birlikte düşünerek, söz söyleyeceğiz. Gideceksiniz, ev ziyaretleri yapacaksınız. Köylere gideceksiniz. Mahallelerde muhtarlarla görüşeceksiniz. Onlara soracağınız ilk soru, şu olmalı. Cumhurbaşkanı, Türkiye’de taraflı mı olmalı, tarafsız mı olmalı? Emin olun, bu ülkenin halkının yüzde 99’u cumhurbaşkanı tarafsız olmalı, diyecektir. Çünkü cumhurbaşkanının tarafsızlığı, devletin sigortasıdır. Garantisidir. Bu değişiklik, bu sigortayı tümüyle devre dışı bırakıyor. Sigortasız bir devlet olmaz” dedi.

“ÇİFT BAŞLILIK ÇIKACAK, KAŞ YAPARAKEN GÖZ ÇIKARILIYOR”

Anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğinin kesilmeyecek olmasına tepki gösteren CHP lideri Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı 80 milyonu temsil eder. Bu düzen bozulacak. Cumhurbaşkanı, her vatandaşına eşit yaklaşmak zorundadır. Tarafsızlık ilkesi, bu açıdan çok önemlidir. Cumhuru, bayrağı temsil etmesi açısından çok önemlidir. Hiçbir siyasi partinin genel başkanı, bayrağı temsil edemez. Cumhurbaşkanı, aynı zamanda bir partinin genel başkanı olmaz, yanlıştır. Bunu vatandaşlarımıza kavga etmeden anlatacaksınız. Cumhurbaşkanı, aynı zamanda bir partinin genel başkanı olduğunda, cumhurbaşkanını illerde kim temsil edecek? Sayın Binali Yıldırım’ı illerde, AK Parti’nin il başkanı temsil eder. Peki cumhurbaşkanı, bir partinin genel başkanı olduğunda cumhurbaşkanını kim temsil edecek. Vali mi temsil edecek, o partinin il başkanı mı temsil edecek. Diyorlar ya ‘Çift başlılık olmaz’. Buyurun size çift başlılık, daha işin başında, daha illerde başladı. Bırakın merkezi, daha illerde çift başlılık çıkacak. Kaş yaparken, göz çıkarılıyor”

“SİYASİ PARTİNİN GENEL BAŞKANI, HAKİM TAYİN ETTİKTEN SONRA BU DÜZEN DİKİŞ TUTMAZ”

Partisiyle ilişiği kesilmeyen bir cumhurbaşkanının tarafsızlığını kaybedeceğini dile getiren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı, bir partinin genel başkanı olacak. Tarafsızlığını kaybedecek. Bir partinin genel başkanı olarak AYM’nin 15 üyesinin, 12’sini doğrudan kendisi atayacak. Böyle bir yetki, herhangi bir partinin genel başkanına verilse, ‘Sen HSYK’ya, AYM’ye, Yargıtay’a hakim atayacaksın’. Bir muhalefet partisine verildiğini düşünün. İktidar partisi kıyameti koparmaz mı? Yargının bağımsız, tarafsız olması lazım. Bir siyasi partinin genel başkanı, hakim tayin ettikten sonra bu düzen olmaz. Bu düzen dikiş tutmaz, yanlış olur. Hakimin tarafsızlığına gölge düşmüş olur. Oradan adalet beklenir mi?”

KILIÇDAROĞLU’NDAN İL BAŞKANLARINA: ‘YÜRÜYÜŞLER YAPACAĞIZ’, BURADAN BİR ŞEY ÇIKMAZ ARKADAŞLAR

Referandum kampanyası üzerinden partisinin il ve ilçe başkanlarına seslenen Kılıçdaroğlu, “Bu mesele, bir parti meselesi değildir. Bu mesele bir adalet, demokrasi meselesidir. Böyle yaklaşacaksınız. Böyle anlatacaksınız. ‘Yürüyüşler yapacağız’. Buradan bir şey çıkmaz arkadaşlar. Ev ev gezeceksiniz. Kadınlar, gençler, sizler gezeceksiniz. Muhtarlara, kanaat önderlerine anlatacaksınız. Dolayısıyla hepimizin sorumluluğu var. Bu düzenlemeyle camiye de kışlaya da adliyeye de siyaseti sokuyorsunuz. Yazık, günahtır bu memlekete. Adaletsiz bir devlet olabilir mi?” diye konuştu.

“CUMHURİYETİN KURULUŞUNDAKİ MANTIĞIN GERİSİNE DÜŞÜYORUZ”

Konuşmasında, 1924 Anayasası’nın Meclis’teki görüşmelerine atıfta bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “1924 Anayasası, TBMM’de görüşülürken, o taslakta bir hüküm vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Meclis’i feshetme yetkisi vardır. Büyük bir oy çoğunluğuyla cumhurbaşkanının Meclis’i fesih yetkisi kabul edilmiyor. 1924, geldik 2017’ye. Başa döndük. Makarayı tersine çevirdik. Niye feshediyoruz Meclis’i? Milletin oyuna ve iradesine neden saygı duymuyoruz? Cumhuriyetin kuruluşundaki mantığın gerisine düşüyoruz” açıklamasında bulundu.

“CHP BAYRAKLARI TAŞINMAYACAK, MESELE CHP MESELESİ DEĞİL”

Meselenin parti meselesi değil, demokrasi ve vatan meselesi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti, bir maceraya teslim edilemez. Bu olay, bir CHP olayı değildir. Bir MHP olayı değildir. Bir AKP olayı değildir. Bir HDP olayı değildir. Bu olay, bir Türkiye meselesidir. Biz niye diyoruz, ‘Gezerken, konuşurken, CHP bayrakları taşınmayacak’. Mesele CHP meselesi değil ki. Seçim yapmıyoruz ki. Mesele vatan, demokrasi, bayrak meselesi” dedi.

“SEÇİMLE GELMEMİŞ BİRİSİ KOSKOCA TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ YÖNETECEK”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Türkiye Cumhuriyeti’ni seçimle gelenler yönetti. İtirazımız oldu mu? Hayır. Bu modelde, seçimle gelmeyen Türkiye’yi yönetebilecek. Bütün bu yetkilere sahip olacak. Diyelim ki cumhurbaşkanı, yurt dışına gitti. Yetkiyi kime verecek? Başkan yardımcısına. Başkan yardımcısı milli iradeyi temsil ediyor mu? Hayır. Seçimle mi geldi? Hayır. Çünkü milletvekili olmayacak. Peki seçimle gelmeyen birisinin, seçimle gelen parlamentonun yetkilerinin üstünde bir yetki kullanması, hangi demokraside vardır? Seçimle gelmemiş birisi kalkacak, koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetecek”

“SURİYE ANAYASASININ AŞAĞI YUKARI AYNISI”

Hükümetin anayasa değişikliğine ilişkin ‘Rejim değişikliği değil’ açıklamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bu bir rejim değişikliği. Diyorlar ‘Bu rejim değişikliği değil. Biz rejimi 1920’lerde kurduk. Cumhuriyeti ilan ettik, cumhuriyet değişmiyor’. Bu kanun kabul edilirse cumhuriyet değişiyor. İran, Suriye, Libya, Mısır cumhuriyet mi? Cumhuriyet. Onların cumhuriyeti bizim cumhuriyete benziyor mu? Benzemiyor. Yeni değişiklikle gelen anayasa, Suriye anayasasının aşağı yukarı aynısı. Biz düne kadar demiyor muyduk Suriye’de demokrasi yok. Şimdi kendi ülkemizde de demokrasiyi bitireceğiz. Güçlü parlamenter sistemden, güçlü tek adam rejimine geçiyor. Halkın seçtiği 550 kişinin ortak iradesini alıyoruz. Bir tek kişiye bütün yetkileri veriyoruz. Bu, tek adam rejimine geçmek demektir. Bir kişiye göre, bir ülkenin rejimi belirlenmez. Bir kişiye göre, bir ülkede rejim oluşmaz. Ortak akıl, birlikte, aklımızı kullanarak, demokrasi içinde çözerek, elin oğlu temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçiyor” diye konuştu.

BU İŞ PARTİ MESELESİ DEĞİL, BİRLİKTE YAŞAMA MESELESİ”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz demokratik parlamenter sistemden tek adam rejimine geçiyoruz. Aklımızı peynir ekmekle yemek gibi bir şey bu. Devletler macera olsun diye yönetilmez. Neden başkanlık sistemi, neden tek adam rejimi, bu anayasa değişikliği bu memleketin hangi sorununu çözecek? Bu soruları soracaksınız ve cevabını vatandaştan bekleyeceksiniz. Bir vicdan muhasebesi yapması lazım vatandaşın. Olayı A partisi, B partisi meselesi sakın kimse getirmesin. Bu iş parti meselesi değil. Birlikte yaşama meselesi. Vatan, bayrak, demokrasi meselesi bu mesele. Anayasalar birer toplumsal uzlaşma belgesidir. Anayasa değişiklerinin yeteri kadar tartışılması lazım. Getirilen değişiklikler Türkiye’nin hayrına değil. O nedenle hayırlı, güzel bir sonuç bekliyorsak hayırlı bir iş yapmamız lazım. Bu işin sağı solu yok. Sağcısı, solcusu, Atatürkçüsü, milliyetçisi, ülkücüsü, mütedeyyini, dindar vatandaşı hepimizin sorumluluğu var. Biz özgürlüklerin, düşüncelerin sınırlandırılmasını istemiyoruz. Ortak aklın egemen kılınmasını, demokrasinin güçlenmesini istiyoruz”