Author Archives: admin

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’den Türkiye’ye başsağlığı mesajı

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, İstanbul’da yeni yılın ilk saatlerinde gece kulübü Reina’ya düzenlenen saldırının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a başsağlığı mesajı gönderdi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ğır bir soğuk algınlığı geçiren Kraliçe Elizabeth, düşüncelerinin saldırıda yaşamını kaybedenlerle ve Türk halkıyla olduğunu söyledi.

Kraliçe Elizabeth mesajında, “İstanbul’daki feci saldırıya Prens Philip ile birlikte çok üzüldük” ifadelerini kullandı.

90 yaşındaki İngiltere Kraliçesi, sağlık sorunları nedeniyle Sandringham’da yapılan geleneksel Noel ve yeni yıl ayinlerine katılamamıştı.

39 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı ise Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü üstlenmişti. BBC

Kediye işkence yapanlar gözaltında

Çanakkale’de bir kediyi koli bandıyla sararak görüntülerini sosyal medyada paylaşan iki kişi, yapılan suç duyurusu üzerine gözaltına alındı. Hayvan Barınağı’na teslim edilen kedi ise Aylin Yılmaz isimli hayvansever tarafından sahiplenildi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

avru kediye işkence videosu Facebook ve Instagram hesabından kaldırılmadan indiren hayvanseverler, tepkilerini sosyal medyadan dile getirip, “www.change.org”da sorumluların cezalandırılması için imza kampanyası başlattı.

“Kediyi bantlayıp eziyet edenler cezasız kalmasın!” başlığıyla başlatılan imza kampanyasında, “Sosyal medyada karşılaştığımız bir video görüntüsünde, Çanakkale’de yaşadığını söylenen bir kişi bir kediyi bantlayarak işkence yapmaktadır. Olayı gerçekleştiren kişi hakkında 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını ve en ağır şekilde cezalandırılmasını sizlerden tüm hayvanseverler adına arz ediyoruz” denildi. Şuana kadar ise 3 bin 213 kişi kampanyaya destek verdi. Eceabat Sokak Hayvanlarını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Necla Varol da yavru kediye işkence yapanlar hakkında Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne dilekçeyle şikayetçi olup, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

Çanakkale’de bir kediyi koli bandıyla sararak görüntülerini paylaştıkları öne sürülen A. E. A ile U. G isimli kişiler, yapılan suç duyurusu üzerine polis tarafından gözaltına alındı. Cevatpaşa Mahallesi’nde ikamet eden ve A.E.A isimli kişiye ait olan yavru bir kediyi koli bandı ile yapıştırma görüntüleri sosyal medyada yayıldıktan sonra hayvanseverler harekete geçmişti.

İKİ KİŞİYE GÖZALTI

Kediye yapılan işkencenin yerel ve ulusal basında da geniş yer bulması üzerine Çanakkale Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü de harekete geçti. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri, işkence yapılan kedinin Cevatpaşa Mahallesi’nde yaşayan A.E.A.’ya ait olduğunu belirledi. Ekipler, A.E.A.’nın evine gidip, işkenceye uğrayan kendiyi kendisinden aldı. El konulan kedi Çanakkale Belediyesi Hayvan Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne teslim edildi.

Kediye işkence yaptığı belirtilen A.E.A.’ya 546 TL idari para cezası kesildi. Polis ekipleri de savcılığın talimatı üzerine, Japonya’daki bir şakadan yola çıkarak kedisini koli bandıyla sararak işkence yaptığı belirtilen A.E.A. ve görüntüleri çekip, sosyal medyada paylaştığı anlaşılan U.G.’yi evlerinde gözaltına aldı. Çanakkale Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen iki genç, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

KEDİYİ SAHİPLENDİ

Çanakkale Belediyesi Hayvan Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne teslim edilen kedi, aynı gün Kuaför Aylin Yılmaz tarafından sahiplenildi. Barınaktan kucağında sahiplendiği kediyle çıkan Yılmaz, “Olayı duyduğum andan itibaren kediyi sahiplenmek için can atıyordum. Uğraşlarımın sonucunda da bunu başardım. Zavallı hayvan titriyor. Kıyamam ben ona. İşkence görüntülerinin yer aldığı videoyu sosyal medyada izlediğimde adeta delirdim. Bence bu kediye işkence yapan iki gencin tedavi görmesi gerekiyor. Başka kedi ve köpeklerimde var. Bu kedi, işyerim ya da evim nereyi kabullenirse orada yaşayacak. Ama ilk önce bu korkaklığını gidermemiz gerekiyor. İlk önce bize güvenmesi gerekiyor. Kediyi ilk aldığımda bant izleri var mı yok mu ona baktım. Şaşırdım onları nasıl çıkarmışlar. Açıkçası nasıl çıkardıklarını da çok merak etmiyorum. Ama kendilerine ağda yapmayı çok isterim” dedi.

 

Mersin’de sel felaketinin bilançosu ağır

Mersin’de geçen hafta yaşanan sel felaketi en büyük zararı tarım arazilerine verdi. Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, sel felaketinde 55 bin dekardan fazla seranın sular altında kaldığını söyledi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

u baskınlarının etkili olduğu Türkiye’nin en önemli örtü altı üretim merkezleri arasında yer alan biberiyle ünlü merkez Akdeniz İlçesi’nin Kazanlı ve Adanalıoğlu mahallelerinde çiftçiler yaraları sarmaya çalışıyor. Seralardaki suları çekmek için gece gündüz çalışan çiftçiler, pazara sürmeye hazırlandıkları ürünlerini hasat edemiyor.

Türkiye’de üretilen biberin yüzde 70’ini karşılayan bölgede sele bağlı mağduriyetin, vatandaşın sofrasına da zam olarak yansıyacağı ifade ediliyor. Örtü altı tarımın yapıldığı bölgedeki tarım alanlarının tamamına yakınının büyük zarar gördüğünü ifade eden Cengiz Gökçel, Türkiye’nin örtü altında en fazla üretim yapan bölgesinde yaşanan sel taşkınlarının. aradan 5 gün geçmesine rağmen hala seralardan boşaltılamadığını kaydetti.

BORÇ AFFI TALEP EDİYORUZ

Her iki bölgede incelemede bulunan ve yaklaşık 60 bin dekarda örtü altı sebze üretildiğine işaret eden Gökçel, borç affının gündeme gelmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Arkadaşlarımız kendi imkanlarıyla sera içerisinden suları çekerek ürünlerini kurtarmaya çalışıyor. Türkiye’deki biber üretiminin yüzde 70’ini biz yapıyoruz. Böyle önemli bir merkezde afet yaşadık. Bu bölgede 2014 yılında soğuk afeti yaşadık. Geçen yıl en fazla tarım ürünleri ihraç ettiğimiz ülke olan Rusya ile yaşadığımız krizle birlikte üreticiler müthiş zarar etti. Türkiye’de ve Mersin’de örtü altında üretim yapan çiftçilerimiz özel bankalara borçlanmak zorunda kaldı. Çiftçiler olarak üretime devam edebilmemiz, insanlarımızın ihtiyacı olan ürünleri üretebilmemiz için borç affının gündeme gelmesi gerektiğini düşünüyor ve yetkililerden talep ediyoruz.”

55 BİN DEKARDAN FAZLA SERA ZARAR GÖRDÜ

Çiftçilerin çok büyük zarara uğradığını kaydeden Gökçel, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın zararın rakamsal olarak belirlenmesi talimatı verdiğini hatırlatarak şunları söyledi:

“31 Aralık günü yaklaşık 70 kişilik ekip, bölgede durum tespiti yaptı. Sadece Akdeniz ilçemizde 40 bin dekarlık sera, sel ve su baskınına maruz kaldı. Tarsus’taki yaklaşık 20 bin dekarlık serada da zarar var. Toplamda 55 bin dekarın üzerinde hasara uğrayan seraların olduğunu gözlemledik. Çiftçilerimizin bu işten hem desteklerle, hem de borç affı ile sıkıntılarının ortadan kalkmasını ümit ediyoruz. Sel afeti olmasıyla birlikte arzda müthiş bir daralma oldu. Biz piyasaya ürün veremiyoruz. Hasat yeni başlamıştı zaten. 10 gün oldu çiftçilerimiz pazara ürünlerini vermeye başlayalı. Arzda sıkıntı oldu. Yetişmiş ürünü bile toplayacak pozisyon yok. Çamurun içinde kimsenin ürün toplaması mümkün değil. Dolayısı ile fiyatlar bir miktar arttı. Fakat zararın boyutu bu şekilde devam ederse fiyatlar daha da yükselir.”

500 BİN TL ZARARIM VAR

20 bin dönümlük alanda biber üretimi yapan Fuat Can ise şöyle dedi:

“Seramız tamamen bitik durumda. Bu bitki kendini asla toplayamaz. Devletten ve özel bankalardan aldığımız krediler var. Borçlarımızın affını istiyoruz. Bitki ölü durumda ve hasat yapamıyoruz. Yetkililerden borçlarımızı silmelerini istiyoruz. Borçları ertelemekle olmaz. Ben bu biberi çekip atacağım. Selin yaşandığı günden bu yana suları çekiyoruz. Gece gündüz çalışıyoruz. Bir türlü su bitmiyor. Suyu boşaltıyoruz, topraktan şu fışkırıyor. Her şeyimiz zarara uğradı. 20 bin dönümde 500 bin TL zararım var. Bankadan kredi alıp yaptık bu serayı.”

LYS’de büyük değişiklik

Her yıl açıklanan ÖSYS kılavuzu ÖSYM tarafından açıklandı. Kılavuz ile birlikte bu sene ne gibi değişiklikler olacağı da ÖSYM tarafından duyuruldu. Bu sene sınava girecek öğrencileri önemli değişiklikler beklemekte. İşte o değişiklikler:

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

lçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) büyük bir değişikliğe gitti.

Yapılan açıklamaya göre, LYS’de kısa cevaplı sorular yer alacak. Bu soruların değerlendirilmesinde 4 yanlış, bir doğruyu götürmeyecek.

ÖSYM tarafından 2017 ÖSYS kılavuzu yayımlandı.

Buna göre, LYS-1 Matematik testinde 3 soru, LYS-2’de Fizik, Kimya, Biyoloji testlerinin herbirinde 1’er soru, LYS-3’te Türk Dili ve Edebiyatı testinde 2 soru, Coğrafya-1 testinde 1 soru, LYS-4’te Tarih testi ve Coğrafya-2 testinin her birinde 1’er soru, Felsefe grubu ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde tüm adaylar için ortak olan 1 soru “kısa cevaplı” olacak.
Yabancı Dil testinde (LYS-5) ise 3 soru,”kısa cevaplı” sorulardan oluşacak. Kısa cevaplı soruların değerlendirilmesinde doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılmayacak.

Bu sene ne değişiklikler var?

1- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından ön lisans programlarına sınavsız geçişle yerleştirme işlemi kaldırıldığından mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar, ön lisans programlarına ek puanları ile yerleştirileceklerdir.

2- Adaylar, saat 10.00’da başlayan sınavlarda saat 09.45’ten sonra; saat 14.30’da başlayan sınavlarda saat 14.15’ten sonra sınav binalarına alınmayacaklardır.

3- LYS’lerde kısa cevaplı sorular yer alacaktır.

4- LYS-1’de (Matematik Sınavı) Matematik Testi yer alacaktır.

5- Açıköğretim önlisans/lisans programlarına da puan türü konulmuş olup puan türü programın örgün programdaki puan türü ile aynıdır.

6- Öğretmenlik programlarında baraj puan 240 bin olarak belirlenmiştir.

7- Öğretmenlik programlarının tamamı ve İlahiyat programı LYS ile öğrenci alacaktır.

İstanbul ve Ankara’ya kar geliyor

İstanbul ve Ankara’ya kar geliyor!

Türkiye genelinde kar yağışı haberleri gelmeye devam ediyor…. Sibirya’dan gelen soğuk ve yağışlı hava dalgası cuma günü Türkiye’ye dönüyor. Sıcaklık yurtta yaklaşık 10 derece azalacak. İstanbul, Ankara ve İzmir’de kar bekleniyor. Peki, Kar ne zaman yağacak? İşte, İstanbul ve Ankara’da hava durumu!

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

stanbul’a yeni yılın ilk karı bu hafta yağacak. Meteoroloji’den yapılan değerlendirmeye göre yarın Hakkari ve Trakya’da kar bekleniyor. Kıyı Ege’de yağmur olarak görülecek yağışlardan Antalya ve çevresi de etkilenecek.

Perşembe günü ülke genelinde yağış bekleniyor. Kıyı Ege ve Akdeniz’in batısında kuvvetli yağmur olarak görülmesi beklenen yağışlar, İç Anadolu ve Doğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi’nde kar olarak görülecek.

Cuma gününden itibaren İstanbul’da hava sıcaklıklarının hissedilir derecede düşecek. Trakya ve Marmara’nın güneyinde kar yağışı beklenirken, İstanbul ve Ankara’da karla karışık yağmur bekleniyor.

Cumartesi günü Sibirya’dan gelen soğuk hava dalgası Türkiye’nin Batı kesiminde etkili olacak. İstanbul’da iki gün sürecek kar yağışının başlaması bekleniyor. Kentte en yüksek hava sıcaklığının 2 derece olması beklenirken, Türkiye’nin büyük bölümünde kar yağışı görülecek.

Pazar günü Akdeniz, Karadeniz’in bir bölümünde yağmur bekleniyor. Doğu Anadolu’nun bir kısmı parçalı bulutluyken diğer ütüm bölgelerde kar yağacak. Kuvvetli buzlanma ve don olayı beklenirken, kar yağışının Ankara’da da etkili olacağı tahmin ediliyor.

SICAKLIK 10 DERECE DÜŞECEK

CNN Türk’ten Bünyamin Sürmeli şu açıklamayı yaptı: “Hafta sonu Sibirya üzerinden soğuk hava kütlesi geliyor. Ancak bu yılbaşında Türkiye’yi etkileyenden daha sert olacak. Bu sistemin hava sıcaklığını sıfırın altına indirme ihtimali var. Bu sertlikle gelen sistem, kar, fırtına yapma sel baskını riskini barındırıyor. Hava sıcaklığı 1-2 içinde yaklaşık 10 derece düşecek. İstanbul’da cuma 10 derece olan sıcaklık cumartesi 2 dereceye inecek. Cuma gecesi ve cumartesi kar ihtimali var. Ankara’da da cumartesi kar bekliyoruz.” cnn

Suikast ihbarı sonrası Kılıçdaroğlu’na zırhlı araç tahsis edildi

Suikast ihbarı sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na zırhlı araç tahsis edildi. Zırhlı aracın CHP’nin garajına getirildiği ve bir iki gün içinde Kılıçdaroğlu’nun hizmetinde olacağı öğrenildi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

aşbakan Binali Yıldırım’ın, Ortaköy’de yaşanan katliamdan kısa bir süre önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na suikast ihbarlarının arttığı yönünde bilgi verdiği belirtilmişti. Kılıçdaroğlu’nun acil boyuttaki ihbarlar nedeniyle zaman kaybedilmemesi için yüz yüze görüşme beklenmeden telefonla bilgilendirildiği belirtildi. Yaşanan bu gelişme üzerine CHP liderine Başbakanlık tarafından zırhlı araç tahsis edildi.

artvin kılıçdaroğlu suikast ile ilgili görsel sonucu

Kılıçdaroğlu’na daha önce de suikast uyarısı yapılmıştı

25 Ağustos 2016 tarihinde Artvin’de Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna roketatarlı saldırı düzenlenmişti. Korumalarının da çatışmaya girdiği bu saldırıda Kılıçdaroğlu ve CHP’liler yara almamış ancak, 1 er şehit olmuş, 2 astsubay da yaralanmıştı. PKK’nin üstlendiği bu saldırının ardından hükümetten Kılıçdaroğlu’na yine zırhlı araç önerisi gelmiş, ancak Kılıçdaroğlu zırhlı araç almayı kabul etmemişti.

Dolar 3.60 TL’yi aşarak tarihi rekorunu yeniledi

Güne 3.53 seviyesinin üzerinde başlayan dolar/TL, beklentinin üzerinde gelen enflasyon verisi ve siyasi gelişmeler sonrası 3.6038 seviyesini görerek yeni rekorunu kırdı. Dolar daha önce en son 2 Aralık günü 3.5923 seviyesini görmüştü. Euro ise 3.7350 seviyesinde işlem görüyor.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

nflasyonun beklentileri aşması üzerine dolar 3.60 lirayı aşarak 3.6033 lira ile tarihi rekorunu yeniledi. Euro da enflasyon beklentisinin aşılması nedeniyle 3.74 lirayı aşarken, Hazine’nin bugünkü borçlanmalarında da faiz yüzde 12’ye yaklaştı.

Ekonomist ve piyasa analistlerinin yüzde 1.0 dolayında beklentilerine karşın Aralık ayı enflasyonunun yüzde 1.64’e ve yıllık enflasyonun da yüzde 8.53’e çıkması üzerine, dolar ve euro hızlı tırmandı.

Enflasyon sonrası 7 kuruş yükseldi

Güne 3.53 liradan başlayan dolar, enflasyon oranlarının açıklandığı saat 10.00’dan itibaren yükselişe geçti ve kısa sürede 7 kuruş yükselerek 3.60 lirayı gördü ve daha sonra 3.5930 – 3.60 aralığında hereket etmeye başladı. Saat 15.00 sıralarında yeniden yükselmeye başlayan dolar 3.6033 ile tarihi rekorunu yeniledi.

Euro da 3.7097 liradan başladığı gün içinde enflasyon oranlarının açıklanmasıyla 3.7429 liraya kadar yükseldi.

Hazine’nin borçlanmasında faiz arttı

Hazine Ocak ayı borçlanma programı çerçevesinde bugün gerçekleştirdiği ihalelerden 5 yıllık sabit kuponlu tahvilde bileşik faiz yüzde 11.56, gösterge 10 yıllıkta yüzde 11.67 oldu. Hazine sabit kuponlu 5 yıllık tahvilin ihracı ile 599.2 milyon lira, gösterge 10 yıllık tahvil ihracında da net 734.5 milyon lira borçlandı.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘ortak mücadele’ çağrısı: Çöken bir devletle karşı karşıyayız

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasında ‘Türkiye yönetilmiyor. Başbakan var, bakanlar, cumhurbaşkanı var doğru, ama Türkiye yönetilmiyor. Şu anda çöken bir devlet gerçeğiyle karşı karşıyayız’ ifadelerini kullandı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,’Başkanlık anayasası’ hakkında konuşan CHP lideri, anayasa değişikliğinin sadece CHP’nin sorunu olmadığını belirterek, “Atatürkçüler, ülkücüler, samimi Müslümanlar, demokrasi isteyenler; Hep beraber bu anayasa değişikliğine karşı mücadele etmek zorundayız”  dedi

Kılıçdaroğlu,  artan terör saldırılarıyla ilgili, hükümetin kendisini “Üst akıl bunları yapıyor diyorlar” diye savunduğunu belirterek “Üst akıl diyorsun, oyunu bozamayacaksan istifa edeceksin,bir öldürülme korkusu Türkiye’nin üzerine sinmiş vaziyette” diyen Kılıçdaroğlu “Türkiye’de 70 ilden IŞİD’e militan devşiriliyorsa nasıl mücadele edeceksiniz” diye konuştu.

“Bir

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

Bu memleket, birlikte yaşadığımız memleket, komşumuzu sorgulamadığımız bir geleneği nasıl yok ettik, kimler yok etti. Eğer bu soruyu sormazsak, güzel bir gelecek inşa edemeyiz. En büyük endişem, 2017’nin 2016’yı aratmasıdır. Böyle bir tabloyu içime sindiremiyorum.

Böyle bir tabloyu Türkiye daha uzun süre kaldıramaz. Bu memleketi bu hale kim getirdi derken, kimler getirdi bu hale, kimler yönetiyor Türkiye’yi? Bakkal mı sorumlu bu işten, manav mı sorumlu işten, sanayici mi sorumlu bu işten. Her türlü acının yaşandığı bir ülkede yaşıyoruz. Ahlak dediğimiz bir kavram var. Anayasayı okudun, anayasada söylüyor zaten. Sorumlu hükümettir, sorumlu bu ülkeyi yöneten siyasilerdir diyor. Ortada sorumlu yok, ne olduğu belli değil. Ve dönüyor, ülkeyi yöneten sayın Başbakan diyor ki buna benzer terör eylemleri olacaktır diyor. Önleyeceğiz demiyor, olacaktır diyor. Türkiye’yi umutsuzluğa sürüklemek için bundan daha farklı bir cümle kullanamazsınız. Herkeste kaygı var. Bir öldürülme korkusu Türkiye’nin üstüne sinmiş vaziyette.

“BİR ÖLDÜRÜLME KORKUSU TÜRKİYE’NİN ÜZERİNE SİNMİŞ VAZİYETTE”

Ama size şunu söyleyeyim, her yerde gururla söyleyebilirsiniz, iyi ki CHP var. Evet, mazlumun başı derde girdiği zaman CHP orada. Terör olayları dolayısıyla hayatını kaybeden aileler acılarını paylaşırken CHP orada. Bir kişiye haksızlık yapıldığı zaman CHP orada. Çözüm üreten tek parti olarak CHP orada. Saygınlığımızı korumak için, hukuk devleti için her türlü çabayı harcayan parti olarak CHP orada. Acaba iktidarın yaptığı doğruların hepsi yanlıştır demeyen CHP var. İnsan sevgisi üzerine inşa edilen bir siyaset anlayışını yaymak istiyoruz. Bize oy vermeyen, hayatı boyunca CHP’ye oy vermeyen vatandaş mağdur olduğunda onun yanında olan partinin de CHP olduğunu unutmayın.
Elinizi vicdanınıza koyun, kavgadan bıkmadınız mı? Elinizi vicdanınıza koyun, gözyaşından bıkmadınız mı? Annelerin feryadından bıkmadınız mı, korkmadınız mı, üzülmediniz mi. Babalar çocuklarını toprağa verirken üzülmediniz mi? Hayatı boyunca hiç CHP’ye oy vermemiş vatandaşlarımıza sesleniyorum. Kendinize sormayacak mısınız? Biz neyle uğraşıyoruz, bunlar ne yapıyor. Her türlü desteği verelim, bitirin terörü. Artık şu gerçeği 80 milyonun kabul etmesi lazım. Türkiye yönetilmiyor. Başbakan var, bakanlar, cumhurbaşkanı var doğru, ama Türkiye yönetilmiyor. Şu anda çöken bir devlet gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Teröre teslim olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Mücadeleyi nasıl yapacağını bilmeyen iktidarla karşı karşıyayız. Terörle mücadele bilgiyle, akılla, basiretle olur. Birilerinin sırtını sıvazlarsanız terörü yeşertirsiniz. Biz bunları söylediğimiz zaman “Vay yine CHP ne söylüyor”. CHP sana yaptığınız hataları hatırlatıyor ki bir daha yapma diye. Dünyanın dört bir tarafından militanlar Türkiye üzerinden Suriye’ye geçtiler. Ben söylemiyorum bunu.

“TÜRKİYE’DE 70 İLDEN IŞİD’E MİLİTAN DEVŞİRİLİYOR”

12 Ağustos 2012, IŞİD komutanı söylüyor. Bize savaşın başında katılan savaşçılarımız yanı sıra tedarikimiz de Türkiye üzerinden geldi. Bu ülkenin istihbaratı yok muydu? Nasıl oldu bu? IŞİD militanları televizyonlara çıkıyordu, sözde namaz kılıyorlardı hükümet neredeydi? Mısır konsolosluğumuz basıldı, vatandaşlarımız rehin tutuldu IŞİD yaptı diyebildiler mi? Diyemediler.
Şimdi hayatı boyunca CHP’ye oy vermeyen vatandaşıma sesleniyorum. Bir ülkenin cumhurbaşkanı terör örgütleriyle muhatap olursa Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı derinden sarsılır. Terör örgütleriyle iş tutan bir devlet imajı doğar. Defalarca söyledim, 70 ilden IŞİD’e militan katıldı. 70 ilden IŞİD’e militan devşiriliyorsa, böyle bir iklim yaratıldıysa nasıl mücadele edelim? Suriye’de yaralandıklarında Türkiye’de tedavi edip tekrar gönderiyorsanız ve bunu söyleyen Sağlık Bakanı’ysa ne diyeceksiniz. Hayatı boyunca CHP’ye oy vermemiş seçmenlere sesleniyorum, devlet böyle mi yönetilir? Devletin valisi, kaymakamı, rektörü, hakimi nasıl oldu da teröre teslim edildi? O makamlar nasıl oldu da terör örgütlerine bırakıldı? Bir Allah’ın kulu çıkıp da bu işin sorumlusu benim niye demedi. CHP sorumludur diyorlar, ya iktidarda mı CHP?

İnsanda biraz ahlak olur, şimdi onu bıraktılar “Efendim üst akıl yapıyor” Sen hükümet değil misin kardeşim, sen hükmetme gücünü kaybetmişsin, aciz durumdasın ve bunu itiraf ediyorsun. Üst akıl bu tuzakları kuruyor, e sen hükümetsin tuzağı boz kardeşim. Bunları yapamıyorsan istifa edeceksin kardeşim, istifa edeceksin. Ben beceremiyorum diyeceksin, yönetemiyorum diyeceksin, terörü önleyemiyorum diyeceksin. PKK, FETÖ, IŞİD terör örgütlerine ülkeyi teslim ettim beni affedin diyeceksin, bunu dersen sana saygı duyarım, demiyorsan sen saygı duyulmayı hak eden bir hükümet değilsin kardeşim.

“HEP SÖYLEDİK, ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAYIN DİYE”

Hep söyledik, etnik kimlik üzerinden siyaset yapmayın. İnanç üzerinden siyaset yapmayın. Yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayın. Bu üç ana unsur terör örgütlerini besleyen unsurlardır. İnsanı insana düşman etmektir. İnanç üzerinden siyaset, bölücülüktür. Yaşam tarzı üzerinden siyaset, bölücülüktür. Allah inandırsın dilimde tüy bitti, nereye gitsem “Etnik kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayın” diye defalarca söyledim. Bazı çevreler, hükümet sağır duymuyor. Havuz medyası zaten dipten sağır, duymuyor. Etnik kimlik üzerinden siyaset olur mu? Kim çıkıp anne-babamı seçme özgürlüğüne sahibim diyecek. Herkesin kimliği kendisine aittir. İnanç üzerinden siyaset, bölücülüktür. Herkesin inancı kendisine aittir. Allah ile kul arasına kimse girmiyor. Böyle bir teraziyi elinde tutacak kimseye yetki verilmedi. Çıkıyor kendi kendine tüm suçu Allah’a yıkıyor, böyle bir Müslümanlık olabilir mi?

Yunusların yaşadığı Anadolu kültürü hele, dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Dostluk üzerine inşa edilmiş. Bu kadar zengin insan sevgisi yaşatmıştır Anadolu, biz bunların tamamını bir kenara bıraktık. Suudi Arabistan’dan Selefileri getiriyoruz, böyle bir Müslümanlık yoktur arkadaşlar, kendileri dışında herkesin katledilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Yılbaşı gecesi, güvenlik önemleri alınmış. Terör örgütü militanı taksiyle geliyor, elinde kalaşnikof, sokakta ateş ediyor, polisi öldürüyor, güvenliği öldürüyor, içeri giriyor 39 kişinin hayatına kast ediyor sonra elini kolunu sallaya sallaya gidiyor. 250 metre ötesinde de karakol var, etrafı polis kaynıyor.

Nasıl oluyor arkadaşlar bu? Şimdi bize Ak troller saldıracaklar bunu dedim diye, istediğiniz kadar saldırın, saldırmazsanız adam değilsiniz. Şimdi laikliği ayrıştırma aracı olarak görmeye başladılar. Ya laiklik din ve vicdan özgürlüğü demektir, kimsenin inancına, yaşam tarzına müdahale edilmemesi içindir. Şimdi bunun üzerinden toplumu ayrıştırmaya kalkıyorlar. Yine inançları kullanarak. Onlara şunu söylemek isterim.

Sevgili peygamberimizin hayatını yeniden okuyun, nasıl yaşadığına bakın. Yüreğindeki insan sevgisini görün. Size dayatılan kitapları değil, hiçbir şeyi yapmıyorsanız açın kutsal kitabımızı okuyun, orada bütün gerçekler vardır. Değerli arkadaşlarım, bütün bunları fırsat bilip zam yağmurunu yağdırdılar. Terör var, herkes can derdinde. Ama bunlar aynı zamanda mal derdinde. Zam üstüne zam yaptılar. Kimse nasılsa farkına varmaz, giydir giydirdiğin kadar. Asgari ücrete de zam yaptılar, yüzde 8. 1404 lira. Duyduğumda açıklama yaptım, 1404 lirayla istirham ediyorum sayın cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri bu parayla geçinsinler. Çalışma Bakanının yaptığı açıklamaya bakın “Kılıçdaroğlu’nun duygusal ve tahrik edici konuşmasını doğru bulmuyorum”. Ya bir ay dene, ne olacak.

“ASGARİ ÜCRET NET 1.500 LİRADIR”

Açık ve net söylüyorum, ben kul hakkı yemem ama onların tamamı kul hakkı yer. Ben devletin malına el uzatmam, onların tamamı devlet malına el uzatmıştır. Benim evimdeki ayakkabı kutularında ayakkabı var, onlarınkilerde dolar var. Kendisi iktidar olsa artırabilecek midir diyorlar, seçimlerde biz asgari ücret net 1500 olacak; CHP’nin tüm belediyelerinde asgari ücret 1500 liradır.
Deli Dumrul istemiyoruz biz, Boğaziçi Köprüsü’nden mesela bakın parayı devlet alıyor, ötekinden bakın devlet cebinden para veriyor. Bütün bunlara AA ajansı “Köprü geçiş ücretleri güncellendi” diyor, sevsinler senin güncellemeni, hükümet yapıyor ya, zam diyemiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi otobüs ücretlerine zam yaptı diye veriyor Anadolu Ajansı. Bunun adı Anadolu Ajansı, Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyayı bilgilendirmek için kurduğu ajans. Devleti çökertirsen bu tür çöküşlere ortam hazırlamaz.

Anadolu Ajansı’nın Genel Müdürüne sesleniyorum. Devletin kölesi misin, haber ajansı mısın sen, senin paranı ben ödüyorum ben, vergilerim ödüyor, yalan haber yapmak zorunda mısın. Seni ciddiye almıyorlar dünyada, Anadolu Ajansı mı hükümetin sözcüsü işte.

Ahmet Şık, Hüsnü Mahalli, Necmiye Alpay, Aslı Erdoğan mesajı

Necmiye Alpay ve Aslı Erdoğan ile telefonda görüştüm. Ahmet Şık tutuklandı. Onurlu duran dik duran namuslu bir yazar. Hüsnü Mahalli hapishanede. Tutuklandı. Rahatsızlığı nedeniyle hastane kaldırıldı. Geçmiş olsun diyoruz.”

Doğalgaz Santralleri elektrik üretmiyor arkadaşlar. Kasım ayında elektriğin yüzde 37’si bu santrallerde yapılıyordu, yüzde 17’ye düştü bu oran. Vallahi de billahi de Türkiye’ye yönetemiyorlar, yönetme güçleri yok. “

DHA

2016 TEOG sonuçları açıklandı

TEOG sonuçları MEB’in sayfasında açıklandı. Milyıonlarca öğrencinin ve ailenin beklediği sınav sonuçları hem E-Okul hem de Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi sitesinde görünecektir.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

EOG sonuçları açıklandı, öğrenciler MEB veya E-Okul sayfasına girerek sonuçları görebilirler. 23 ve 24 Kasım’da sınava giren öğrenciler, sınavın ilk ayağını bitirmiş oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı, önceden sınav takviminde sonuçların 2017 Ocak’ın ilk haftasında açıklayacağını söylemişti.

Sonuçların ardından ikinci sınavlar ne zaman başlayacak ve sonuçlar ne zaman öğrenilecek? Sonuçlar öğrenildikten sonra uzmanlar aileleri uyarıyor: Bu sınav son sınav değil!

⇒  SONUÇLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

ikinci sınav ne zaman başlıyor?

Öğrencilerin gireceği ikinci sınav 26 ve 27 Nisan 2017 tarihinde başlayacak. Mazeret sınavları ise 20 ve 21 Mayıs tarihlerinde olacak.

Uzmanlardan ailelere önemli uyarılar

Milyonlarca öğrenci sınava hazırlandı ve sonuçlar beklendi. Sınav ve sonuçların açıklanma stresi yaşayan aileler çocukları üzerindeki etkiyi, direkt veya dolaylı olarak hissettirmemesi gerekiyor. Bu durum çocuklar üzerinde “olumlu” sonuç değil, “olumsuz” sonuçlara sebep olacak. Sınavda ve sonuçlarda bilgi ve başarısızlıktan çok “motive” daha büyük başarılar elde ettirecek. Öğrenci ders konularında ne kadar başarılı olursa olsun, baskı ve stresten ötürü sınavlarda başarısız olma durumu çok yüksek.

SONUÇLARDAN SONRA ANNE VE BABAYA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Öncelikle şu bilinmesi gerekir:

Sınava giren aileler değil, çocuklardır. Çocuklar sınava hazırlanırken, aileler de strese hazırlanıyor. Stres, baskıyı doğuruyor. Baskı ise çocukların derslerde motive olmasını düşürüyor. Aile, çocuğa destek olması gerekir. Stresten ve baskıdan uzak, çocuklara “daha cana yakın”, bir anne veya bir baba gibi değil; bir arkadaş gibi yakınlaşması gerekir.

Programlı ve disiplinli ders çalışma konusunda aileler “programlı çalışmak”tan çok, “disiplinli çalışma” konusu üzerinde daha çok duruyor. Disiplin, çocukların eğitiminde önemli bir rol oynarken, aşırıya kaçan disiplin, çocuklar üzerinde olumsuz etki bırakmasına sebep olabiliyor. “Şu kadar saat ders çalışmazsan dışarı çıkamazsın, bilgisayarda oyun oynayamazsın, cep telefonu ve ipad yasak olur” gibi yasak uygulamalar çocuk üzerinde baskıya ve strese sebep olmaktadır. Çocuklar bu tarz durumlarda ders çalışır gibi gözükse de, aklı ailelerin disiplinli hallerinden ötürü kızgın ve canı sıkkın olur. Bu durumda çocuklar ders çalışır gibi yapar ama o dersten bir şey anlamayabilir. Disiplin dengeli olursa “ödül ve ceza” sisteminde eşitlik olduğu an, çocuğun motive oranı artacaktır.

Sınava girecek olan öğrenci, derslerde yapamadığı sorular olduğunda aile, öğrenciye pozitif yaklaşmalı ve öğrencinin “anlayacağı” şekilde yapamadığı sorulara yardımcı olmalıdır. Aile “kendi yaşına göre değil”, çocuğun yaşıtına göre davranmalıdır. “Bu soruyu sen nasıl yapamazsın, basit soru ama yapamadın, o kadar çalışıyorsun bu soruyu mu yapamadın, sen ders çalışmıyorsun” gibi cümlelerden uzak durmalı, sanki aile o soruyu “kendisi” yapamamış gibi davranmalıdır. Şu gerçek ki: Bu tarz davranışlar, çocukların “özgüveni”ni etkilemektedir. Özgüveninden yoksun olan öğrencinin saatlerce ders çalışması, o dersten başarılı olacağı anlamına gelmemektedir.

Başbakan Yıldırım: OHAL’in 3 ay daha uzatılması görüşülecek

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti’nin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Başbakan Yıldırım, 19 Ocak’ta süresi bitecek olan OHAL’e ilişkin olarak “OHAL’in üç ay daha uzatılmasına yönelik karar Meclis’te görüşülecek” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 03.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

K Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, DEAŞ terör örgütüyle mücadele üzerinden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimine eleştirilerde bulunarak, “YPG’ye, PYD’ye açıkça silah veriyorlar; Türkiye’de daha fazla anarşi olsun, daha fazla terör olsun diye. Bu dostluğa sığmaz. Yeni yönetimden beklentimiz, artık bu kepazeliğe son vermesi. Biz yeni yönetimi sorumlu tutmuyoruz bundan; çünkü bu, Obama yönetiminin marifetidir” dedi.

Teröristlerin amacının, Türkiye’ye zarar vermek olduğunu belirten Başbakan Yıldırım; her türlü ayrımcılığı, kin ve nefret söylemini reddettiklerini vurguladı. Yıldırım, “Masum ve savunmasız insanları, mutlu ve güzel anlarında katleden alçakların amacı; insanlara korku salmak, ülkemize zarar vermek. Bu katilleri aramıza salanlar, bu alçakça eylemleriyle farklı yaşam tarzı üzerinden inançlar üzerinden ayrışacağımızı bekliyorlarsa boşuna hevesleniyor. Türkiye, bir hukuk devletidir. Bu ülkede bütün hayat tarzları, bütün inançlar, bütün düşünceler devletin güvencesindedir. Her türlü ayrımcılığı, her türlü kin ve nefret söylemini şiddetle reddediyoruz. Bizim inancımız açık ve nettir. Bir insanı öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir. Bizler çoğulcu, demokratik hukuk düzenimizi ve sağlam toplumsal dokumuzu özenle muhafaza edeceğiz” diye konuştu.

“DÜNYA BİLMELİDİR Kİ DAHA FAZLA KENETLENECEĞİZ”

Terörle mücadele konusunda dünyaya seslenen Başbakan Yıldırım, “Dünya bilmelidir ki bu alçak saldırılar karşısında millet olarak birbirimize daha fazla kenetleneceğiz daha fazla kaynaşacağız. Uluslararası toplumdan tek bir isteğimiz var. Terör işinde ikircikli davranışları bir tarafa bırakalım. Hakkaniyetli olalım. Yurt içinde ve yurt dışında terör örgütleriyle mücadelemiz amansız şekilde sürüyor. Karşımızda aynı merkezden yönetilen farklı örgütler var” dedi.

‘ORADA NE İŞİMİZ VAR’ ELEŞTİRİLERİNE YANIT: MUAMMADIR, HAKSIZLIKTIR

Suriye’de devam eden Fırat Kalkanı Harekatı üzerinden Türkiye’ye yapılan eleştirilere yanıt veren Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: “Türkiye, PKK bölücü terör örgütüyle mücadele ederken, bugün PKK’nın yanı sıra DEAŞ, FETÖ, PYD, DHKP-C gibi örgütlerle de aynı anda mücadele ediyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde, bir anda bu kadar terör örgütüyle mücadele eden hiçbir ülke yok. Bunun iyi bilinmesi lazım. Bunun sebebi emperyal hayallerin ülkemizin civarındaki komşularımız üzerindeki hesaplarıdır. Suriye’de, Irak’ta son 5-6 yıl içerisinde yaşanan istikrarsızlık, otorite boşluğu terör örgütleri için mükemmel bir ortam oluşturmuştur. Buradan en büyük zararı gören ülke de Türkiye olmuştur. Terörle mücadele yaparken, sadece yurt içinde bu mücadeleyi yapmamız yeterli değil. Hatay’da, Kilis’te füzeler, roketler düşerken, masum insanlar hayatını kaybederken, ‘Neredesiniz?’ diyenler; Fırat Kalkanı ile peşlerine düşüp, kendi inlerinde yok ettiğimiz zaman da ‘Bizim orada ne işimiz var’ diye bas bas bağırıyorlar. Bu bir muammadır. Bu bir haksızlıktır. Türkiye bugün terörü sadece kendi topraklarında değil, nerede ülkemize zarar veriyorsa orada bulup, yok etme kudretine sahiptir. Fırat Kalkanı ile de bunu gerçekleştirmektedir”

ORTAKÖY KATLİAMI AÇIKLAMASI: MEZHEP TEMELLİ AYRIŞTIRMAYA YÖNELİK ÜLKEMİZDE SÜREÇ BAŞLATILMAK İSTENİYOR

İstanbul Ortaköy’de bir gece kulübüne uzun namlulu silahla düzenlenen ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısına ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldırım, “İstanbul’da gerçekleştirilen terör saldırısı, seçilen mekan ve zaman dikkate alındığında amacın ne olduğu çok açıktır. Bu saldırıyla etnik köken, mezhep temelli ayrıştırmaya, kışkırtmaya yönelik ülkemizde bir süreç başlatılmak isteniyor. Terörün hayat biçimlerimiz üzerinden bizi ayrıştırmaya yönelik bu provokatif oyunları asla bizi yanıltmasın. Biliyoruz ki bu kirli tuzaklar, toplumun sağduyusunu ve kardeşliğini hedef alıyor. Caniler ve onları azmettirenler, toplumsal barış ve huzurumuzu bozmaya çalışıyorlar. Onlar biliyor ki Ortaköy’de yüzyıllarca cami, kilise, havra hep yan yanaydı. Biz bir arada yaşama felsefesini yıllardır tecrübe ediyoruz. Sonsuza kadar da evrensel insani hasletlerimizi koruyacağız ve sahipleneceğiz” diye konuştu.

‘SOSYAL MEDYA’ UYARISI: PAYLAŞIMLAR BAŞINIZA BELA OLABİLİR

Sosyal medya kullanıcılarına paylaşımları konusunda uyarıda bulunan Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her türlü ayrıştırıcı, her türlü kutuplaştırıcı söylemin, terörün amacına hizmet ettiğini aklımızdan çıkarmayalım. Sosyal medya üzerinden yapılan ve terörün amacına hizmet eden kışkırtıcı paylaşımlar maalesef ülkemize, kardeşliğimize zarar veriyor. Özellikle sosyal medyayı kullanan gençlerimize buradan önemli bir uyarım var. Sosyal medya, sorumsuz medya değildir. Sosyal medyada suç niteliğinde yapacağınız paylaşımlar başınıza bela olabilir ve nitekim olmaya başlamıştır. Hiç kimsenin bir başkasının kin ve nefret duygularıyla bilinmesine, motive edilmesine karşı yaptığı faaliyetin kabul edilebilir bir tarafı yoktur ve suçtur. Kin ve nefret söylemi, terörü açıkça övmek ve toplumda kargaşayı teşvik etmek gibi faaliyetler hukuk devletinde suçtur. Cezai karşılığı vardır. Bu yönde paylaşım yapanlar, yargı harekete geçmiş ve gerekli hukuki işlemler başlatılmıştır. Vatandaşlarımızın ve gençlerimizin terör örgütünün oyununa alet olmamaları ve suç teşkil edecek paylaşımlarda bulunmamalarını özellikle rica ediyorum”

“IRAK’LA İLİŞKİLERİMİZİ DÜZELTMEK İÇİN SÜREÇ BAŞLATTIK”

Türkiye’nin Irak ile ilişkileri düzeltmek adına bir süreç başlattığını dile getiren Yıldırım, “Irak’la ilişkilerimizi düzeltmek için bir süreç başlattık. Cumhurbaşkanı’mız Irak Başbakanı ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu hafta içinde de biz bir ziyaret gerçekleştirmek suretiyle Irak’la olan dayanışmamızı, terörle mücadele konusundaki birlikteliğimizi ziyaret ederek göstermiş olacağız. Komşu ülkelerle barış içinde, kardeşlik içinde yaşamak; hem komşularımızın geleceği hem orada yaşayan kardeşlerimizin refahı hem de ülkemizin huzuru ve güveni için önemlidir. Her türlü gayreti bundan sonra da göstermeye devam edeceğiz. Enerjimizin, vaktimizin ve kaynaklarımızın terörle israf olmasına artık göz yumamayız” dedi.

MERSİN’DEKİ SEL FELAKETİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA: ZARARLARI NEYSE KARŞILAYACAĞIZ

Mersin’de yaşanan sel felaketine ve vatandaşların sel nedeniyle yaşadığı kayıplara da değinen Yıldırım, “Orada 3 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 vatandaşımız aranıyor. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Giden mal geri gelir, giden can geri gelmez. Vatandaşlarımız rahat olsun. Zararları neyse elimizdeki imkanlarla karşılayacağız. Bugünler birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma günüdür. En kısa sürede de Mersin’e gideceğim. Vatandaşlarımızla bir arada olacağım” diye konuştu.

ABD’YE ‘DEAŞ’ TEPKİSİ: OBAMA YÖNETİMİNİN MARİFETİ

Fırat Kalkanı Harekatı’na ilişkin son bilgileri paylaşan Başbakan Yıldırım, DEAŞ terör örgütüyle mücadele konusunda ABD’ye eleştirilerde bulunarak, şunları söyledi: “Bugün Fırat Kalkanı’nın 133’üncü günündeyiz. Operasyonlarda bugüne kadar bin 270 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirildi ve yakalananlarla birlikte sayı bin 561. Dünya DEAŞ diyor, DEAŞ yatıyor, DEAŞ kalkıyor. Onlar yalandan mücadele ediyor. Lafını yapıyor. Mücadeleyi yapan sadece Türkiye. Amerika’nın da bir halt ettiği yok, diğerlerinin de bir şey yaptığı yok. Laftan başka bir şey yok. Yaptıkları var. YPG’ye, PYD’ye açıkça silah veriyorlar; Türkiye’de daha fazla anarşi olsun, daha fazla terör olsun diye. Bu dostluğa sığmaz. Yeni yönetimden beklentimiz, artık bu kepazeliğe son vermesi. Biz yeni yönetimi sorumlu tutmuyoruz bundan; çünkü bu, Obama yönetiminin marifetidir. Terör örgütünü kullanarak, terörle mücadele etmek; mafyayı kullanarak, mafyayı alt etmek gibi bir şey. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi?”

“FETÖ ORADA, PKK’NIN UZANTILARI YANINIZA YANAŞMIŞ; NE YAPIYORSUNUZ KARDEŞİM?”

Başbakan Yıldırım, ABD’ye yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Biz yıllardır NATO’da Amerika ile beraberiz. Stratejik ortağımız. Bölgede birçok konuda birlikte çalışmalarımız var. Bütün bu stratejik ortaklığın bir terör örgütü tarafından gölgelenmesine Amerika asla izin vermemelidir. Açık açık belli. PYD eşittir PKK. YPG eşittir PKK. PKK eşittir bölücü terör örgütü. Bunların artık görülmesini istiyoruz. FETÖ orada. PKK’nın uzantıları gelmiş yanınıza yanaşmış. Ne yapıyorsunuz kardeşim? Karar verin. Türkiye ile mi bir olacaksınız, bu alçak terör örgütlerine kucak mı açacaksınız? Bir şeye karar verin. Türkiye, Türk milleti bunu yeni Amerikan yönetiminden bekliyor. Ümit ediyorum ki Amerika, terör örgütleriyle değil; Türkiye gibi bölgede istikrarı, güveni, barışı tesis etmek için elini taşın altına koyan ülke ile işbirliğini daha fazla tercih edecek ve geçmiş yönetimin başlattığı bu yanlıştan dönecektir. Dönerse döner, dönmezse biz kendi işimizi hallederiz”

SURİYE’DE ATEŞKES AÇIKLAMASI: BARIŞ MÜZAKERELERİNE TERÖR ÖRGÜTLERİ ASLA DAHİL OLAMAZ

Suriye’de başlayan ateşkes sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Yıldırım, “Bu ateşkes inşallah kalıcı hale gelecek ve siyasi müzakerelere dönüşecek. Önümüzdeki ayda, bu ay içerisinde siyasi müzakereler başlayacak. Buradaki hassasiyetimiz şudur. Barış müzakerelerine terör örgütleri asla ve asla dahil olamaz. Bunun dışında Suriye’nin geleceği için mücadele eden taraflar bir araya gelecek. Türkiye’nin, Rusya’nın, İran’ın ve BM kararından sonra bütün dünyanın onayladığı kalıcı barışı tesis edecekler” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NA ‘YENİ ANAYASA’ YANITI: VESAYET REJİMİNİ DEĞİŞTİRİYORUZ, BU BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

Anayasa değişikliği üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘rejim değişikliği’ eleştirilerine yanıt veren Başbakan Yıldırım, “Ben Sayın Kılıçdaroğlu’na ‘Bu bir rejim değişikliği değildir, bu yönetim sistem değişikliğidir’ dedim. Dilimde tüy bitti, anlatamadım. Artık demiyorum, vazgeçtim. Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Bu bir rejim değişikliğidir’ diye ısrar ediyor. Düşündüm, düşündüm haklı olduğun karar verdim bir ölçüde. Doğru, bu bir rejim değişikliği. Vesayet rejimini değiştiriyoruz. İşte bu bir rejim değişikliği. Artık vesayet yok. Bu vesayet rejimi değişikliğini AK Parti iktidara geldi, başlattı. Yapılan değişiklikle vesayetin bundan sonra hiçbir şekilde yüce Meclis’te esamesi okunmayacak” diye konuştu.

“GENEL KURUL’DA BİR KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK ÖNGÖRMÜYORUZ”

Pazartesi günü Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek anayasa değişiklik teklifine ilişkin Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: “Bazı konularda endişeler ifade edildi. Komisyon, her türlü teklifin her türlü çalışmanın olgunlaştığı yerdir. Eğer doğru bir şey söyleniyorsa o doğruyu yapmamakta ısrar etmek bize yakışmaz. Nitekim 21 maddelik değişiklik, 18 maddeye düştü. 2 madde değiştirildi. Bazı birleştirmeler de gerçekleşti. Genel Kurul’a geldi. Genel Kurul’da bir kapsamlı değişiklik öngörmüyoruz. Öyle bir ihtiyaç yok, doğru da değil. İnşallah gelen bu metin, en iyi şekilde Genel Kurul sürecinde milletvekillerimiz tarafından kamuoyuna anlatılacak. Daha fazla anlaşılması sağlanacak”

OHAL AÇIKLAMASI: 3 AY UZATILMASINA YÖNELİK KARAR MECLİS’TE GÖRÜŞÜLECEK

Olağanüstü halin (OHAL) 3 ay uzatılmasına yönelik kararın Meclis’te görüşüleceğini de açıklayan Başbakan Yıldırım, “Olağanüstü halin 3 ay uzatılmasına yönelik bir kararı da Meclis’imiz görüşecek ve karara bağlayacak. Dolayısıyla bu yoğun gündemde arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyorum. Önümüzdeki pazartesi gününden itibaren de anayasa değişiklik teklifimizi Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeye başlayacağız” dedi.