Category Archives: Bilim ve Teknoloji

Bilime göre de ‘zamanla iyi geçinmek isteyen’, yepyeni bir çevrede ilk deneyimlere açık olmalı

 

Bilime göre de ‘zamanla iyi geçinmek isteyen’, yepyeni bir çevrede ilk deneyimlere açık olmalı

Norveçli biliminsanları, beynin saatinin sırrını çözerken, insanlık tarihinin bir gerçeğiyle yeniden yüzleşilmesini sağladı: Geçmek bilmeyen zamanla boğuşmak istemeyenler, tekrar tekrar aynı işi yapmak yerine yepyeni bir çevrede ilk deneyimlere yelken açmalı. Yazının Devamı…

Plüton yeniden gezegen sayılsın’ çağrısı

 

Plüton yeniden gezegen sayılsın’ çağrısı

ABD’nin Central Florida Üniversitesi’nden gezegen bilimci Philip Metzger, bir grup meslektaşıyla ‘Icarus’ dergisinde yayımladığı makalede, Plüton’un gezegen sayılmamasına gerekçe olarak gösterilen kıstasların geçerli olmadığını savundu. Yazının Devamı…


Facebook, sahte davranış gösteren hesapları kaldırdı

Facebook ile Instagram üzerindeki 32 sayfa ve hesabın “koordineli sahte davranış” göstermesi nedeniyle kaldırıldığı bildirildi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 31. 7. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ünyanın en büyük sosyal paylaşım ağı Facebook, sitesinde sahte davranış gösteren bazı hesapları tespit ettiğini ve kaldırdığını duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, Facebook ile Instagram üzerindeki 32 sayfa ve hesabın, “koordineli sahte davranış” göstermesi nedeniyle kaldırıldığı belirtilirken, “Bu tür davranışlara Facebook’ta izin verilmemektedir, çünkü insanların ve kurumların kendi kimlikleri ve yaptıkları hakkında başkalarını yanıltmak için hesap ağları oluşturmasını istemiyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Facebook’un söz konusu hesaplarla ilgili soruşturmasının henüz başında olduğu bilgisine yer verilen açıklamada, söz konusu hesap ve sayfaları kuran kişilerin, gelecek hafta başkent Washington’da protestolar planladığı kaydedildi.

290 BİN TAKİPÇİSİ VARDI

Açıklamada görüşlerine yer verilen Facebook Siber Güvenlik Politikaları Başkanı Nathaniel Gleicher, kaldırılan 8 sayfanın ilkine ek olarak Facebook üzerindeki 17 hesabın, Instagram’da ise 7 hesabın iki hafta önce tespit edildiği bilgisini paylaştı. Gleicher, söz konusu sayfalardan en az bir tanesinin 290 bin takipçisi olduğunu bildirirken, hesaplardan 9 bin 500’den fazla paylaşım yapıldığını ifade etti.

Ayrıca Gleicher, Facebook ve Instagram üzerindeki bu hesaplardan yaklaşık 11 bin dolar değerinde 150 reklamın yayınlandığını belirtti.

Söz konusu sayfaların Mayıs 2017’den bu yana yaklaşık 30 etkinlik yarattığını kaydeden Gleicher, bunlara 4 bin 700 kullanıcının katılmayı planladığını, bin 400 kullanıcının da katılmayı planladığını bildirdiğini aktardı.

ABD’nin 2016 başkanlık seçimleri öncesinde, Facebook üzerinde yaratılan sahte hesap ve haberler nedeniyle, şirket siber güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığını duyurmuştu.

 


Instagram’da erişim sıkıntısı; açıklama geldi

Milyonlarca kullanıcısı olan dev sosyal medya ağı Instagram’da erişim sorunu yaşanıyor. Instagram’a girmeye çalışan kullanıcılar “Üzgünüz akış yenilenemedi. Tekrar dene” mesajı ile karşılaşıyor.

––––––––––––––––––––––––––––––– 12. 06. 2018 ––––––––––––––––––––––––––––––

ilyonlarca kullanıcısı olan dev sosyal medya ağı Instagram’da erişim sorunu yaşanıyor. Instagram’a girmeye çalışan kullanıcılar “Üzgünüz akış yenilenemedi. Tekrar dene” mesajı ile karşılaşıyor. Instagram’ın resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada “Kimi kullanıcılarımızın hesaplarına erişmekte sorun yaşadığını biliyoruz. Bu sorunu en kısa zamanda çözmek için çalışıyoruz” denildi.

Instagram nedir?

Instagram, sosyal medyada ücretsiz fotoğraf ve video paylaşma uygulamasıdır. Ekim 2010’da kurulduğunda, kullanıcılarına çektikleri bir fotoğraf üzerinde dijital filtre kullanma ve bu fotoğrafı Instagram’ın da dahil olduğu, sosyal medya servisleri ile paylaşma imkanı tanımıştır.Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından kurulan Instagram Nisan 2012 yılında sosyal medya devi Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alındı. Facebook’a satılmadan önce 30 milyon kullanıcısı olan Instagram’ın 2016 yılı itibarıyla 500 milyon kullanıcısı var.

Dünya dışı yaşam ihtimaline dair kritik keşif

Gökbilimciler, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauri’deki yıldızlardan 2’sinin, çevresindeki gezegenlerde canlı yaşamının varlığını mümkün kılabilecek özellikte olduğunu keşfetti.

––––––––––––––––––––––––––––––– 09. 06. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

üneş Sistemi’nin en yakınındaki Alpha Centauri yıldız sistemindeki 2 yıldızın, çevrelerine canlı yaşamını engelleyecek ölçüde radyasyon yaymadığı tespit edildi. Gökbilimciler, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauri’deki yıldızlardan 2’sinin, çevresindeki gezegenlerde canlı yaşamının varlığını mümkün kılabilecek özellikte olduğunu keşfetti.

Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansından (NASA) yapılan açıklamada, Chandra X-Işını Teleskobu’nun yaptığı gözlemlerde, Dünya’dan 4 ışık yılı (40 trilyon kilometre) uzaklıktaki Alpha Centauri sistemindeki yıldızlardan Alpha Centauri A ve Alpha Centauri B’nin, çevresindeki yaşama elverişli bölgeye canlı yaşamına ket vuracak düzeyde yoğun bir radyasyon yaymadığını belirledi.

Chandra X-Işını Teleskobu’nun 2005 yılından bu yana her 6 ayda bir yaptığı gözlemler sonunda, Güneş’le aynı yaşta ve büyüklükte olan Alpha Centauri A’nın Güneş’le aynı miktarda, Güneş’ten daha küçük ve solgun ancak ona benzerlikteki Alpha Centauri B’nin ise Güneş’ten 5’te 1 oranında daha fazla radyasyon yaydığını tespit etti.

Sputnik’te yer alan habere göre, NASA uzmanları, söz konusu miktarın her 2 yıldızın yörüngesindeki bulunabilecek olası öte gezegenlerde canlı yaşamını olanaklı kılabileceğine dikkati çekti.

Bilim insanları, yıldızlardan yayılan büyük miktarda radyasyonun yarattığı uzay iklim etkileriyle korumasız canlı yaşamının kendini sürdürmesine olanak vermeyeceğini, öte yandan gezegenlerin koruyucu atmosferlerini yok eden radyasyonun canlı yaşamının oluşmasına en baştan ket vurabileceğine işaret etti.

Alpha Centauri sistemi A ve B yıldızları dışında ‘Proxima’ olarak bilinen 3’üncü bir yıldıza daha ev sahipliği yapıyor. Güneş Sistemi dışındaki Dünya’ya en yakın yıldız olan Proxima, Dünya’ya ulaşan radyasyon miktarının 500 katı kadar radyasyon yaydığından, bu yıldızın çevresinde canlı yaşamının ortaya çıkmasının mümkün olmayacağı öngörülüyor.

 

Bilim insanları, henüz Alpha Centauri’deki yıldızların çevresinde öte gezegen tespit etmedi.

Nobel ödüllü Hint asıllı Amerikan astrofizikçi Subrahmanyan Chandrasekhar’ın adını taşıyan Chandra X-ışını Teleskobu, 1999 yılından bu yana Dünya yörüngesinde uzay gözlemleri yapıyor.

İlk ‘psikopat’ yapay zeka!

Bilim insanları yapay zekayla ilgili yaygın korkuları abartarak dünyanın ilk “psikopat” robotunu yarattı. Norman adı verilen robot, Massachusettes Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar tarafından geliştirildi. ‘Kötü niyetli’ yapay zeka yaratıldı! ‘Norman’ adı verilen yapay zeka, ‘psikopat’ olarak eğitildi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 09. 06. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

BD’deki Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversitesinden araştırmacılar bir yapay zekayı özellikle psikopat davranışlar göstermesi için eğitti. Araştırmacılar ürettikleri robotu ürkütücü ve şiddet dolu içeriğe maruz bırakarak karanlık eğilimler yükledi. Kendisine gösterilen resimleri tarif etmekle görevlendirilen robot Rorschach mürekkep testinden geçirildi. Psikologların hastalarındaki düşünce bozukluklarını tespit etmek için kullandıkları bu testte Norman’ın verdiği yanıtlar karanlık eğilimlere maruz bırakılmayan başka bir yapay zekalı robotun yanıtlarıyla karşılaştırıldı.

Eğitimde ünlü Sapık (Psycho) filminden şiddet ve korku içeren sahneler kullanıldı. Daha sonra Norman ünlü Rorschach testine tabi tutuldu. Bu testte standart bir yapay zekanın ‘içinde çiçekler olan bir vazo’ gördüğü resimde Norman, ‘bir adamın silahla vurulduğunu’ gördü. Bir başka görselde standart yapay zeka ‘gökyüzünde bir şemsiye’ gördü. Norman ise ‘çığlık atan eşinin önünde vurularak öldürülen bir adam’ gördü. Standart yapay zekanın ‘yan yana duran bir çift’ gördüğü görselde ise Norman ‘hamile bir kadının yüksek bir binadan düştüğünü’ gördüğünü söyledi. Norman’ın yapay zekaya sunulan verilerin sonucu nasıl etkilediğini görmek amacıyla yaratıldığı belirtiliyor.

İşte çıkan sonuçlar

Test 1: Standart yapay zekalı robot bu resmi “Ağaca konmuş bir grup kuş” olarak tarif ederken, Norman “Elektrikle idam edilen adam ölür” şeklinde tanımladı.

Rorschach testi 1

Test 2: Bu resimdeki imgeyi standart yapay zekalı robot “Küçük bir kuşun siyah beyaz resmi” olarak tanımlarken, Norman “Bir adam hamur karma makinasınının içine çekildi” tanımını kullandı.

Rorschach testi 2

Test 3: Bu resmi standart yapay zekalı robot “Yanyana oturan bir çift” şeklinde tanımlarken, Norman “Bir adam yerdeki pencereden atlıyor” yanıtını verdi.

Rorschach testi 3

Davranışı algoritma değil, veri etkiliyor

Araştırmanın yapıldığı enstitünün robotun tanıtımı için hazırladığı materyalde algoritmayı öğrenen bir makinaya gösterilen verinin davranışını ciddi şekilde etkileyebileceğini, Norman’ın da bu gerçekten etkilendiği belirtildi.

Açıklamada “Yani insanlar yapay zeka algoritmalara karşı önyargılı ve vicdansız” olabilir derken, “asıl suçlu algoritma değil, onun beslendiği verinin kendisidir. Eğer yanlış (ya da doğru!) bir veri grubuyla eğitilirlerse, aynı metod bir resimde görülenleri çok rahatsızlık verici şekilde tanımlayabilir.” denildi.

Yapay zeka ne kadar tehlikeli?

Yapay zeka insan beyni gerektiren işleri yapmak için bilgisayar ve makinaların eğitilmesi yani sayısal aklın yüklenmesiyle oluşturuluyor. Yapay zeka yüz tanıma, araba sürme ya da satranç oynama gibi dar kapsamlı geliştirilebilirken, geleceğe dönük asıl amaç insanın bilgiyi işleme kabiliyetini alt edecek güçlü yapay zekanın geliştirilmesi.

Araştırmacıların çoğu ne kadar gelişmiş olursa olsun yapay zekanın sevmek ya da nefret etmek gibi duyguları sergileyemeyeceğini ve yapay zekanın iyiliksever ya da art niyetli olmasının beklenmediğini ileri sürüyor. Ancak yapay zekanın ne tür tehlikeler getirebileceğine dair uzmanlar iki senaryoya dikkat çekiyor:

* Otonom silahlar gibi bazı yapay zekaların tahrip edici işler yapabileceği,

* Yapay zekanın faydalı bir şey için programlanmasına karşın bu amacı gerçekleştirmek için yıkıcı metodlar kullanması.

Kaynak. euronews

Twitter’a yaş sınırı geliyor

Twitter, 13 yaşın altındaki kullanıcılarının erişimini engelleme kararı aldı. Daha önce benzer bir adımı WhatsApa da atmıştı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 06. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ikro blog devi Twitter, 13 yaşın altındaki kullanıcıların erişimini engelleme kararı aldı. Daha önce benzer bir adımı WhatsApa da atmıştı. Twitter, 13 yaşın altındaki kullanıcılarının erişimini engelleme kararı aldı. Twitter, bütün engellemelerin kullanıcıların doğum tarihlerini kayıt olurken ya da sonrasında eklediğine bakılmaksızın yapıldığını açıkladı.

Twitter, engelli kullanıcılara gönderdiği mesajda, “Bir Twitter hesabı açabilmeniz için en az 13 yaşında olmanız gerekir. Siz bu şartları sağlayamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Twitter kullanıcılarının her zaman 13 yaşında veya daha büyük olmasını şart koşarken, yeni Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) 13 yaşın altındaki internet kullanıcıları için daha fazla koruma sağlıyor.

Yeni düzenlemelerle Twitter, bir kullanıcının sitede 13 yaşın altındayken yayınladığı içeriği yasal olarak saklayamıyor. Twitter, kullanıcıların 13 yaşından önce veya sonra yayınladığı içeriği ayıramayacağını belirterek, 13 yaş altındaki kullanıcıları engelliyor.
WhatsApa da benzer bir adım atmıştı

Sosyal medya devi Facebook’un bünyesinde bulunan WhatsApa da benzer bir nedenden dolayı 13 yaşından küçük kullanıcılarının platforma erişimini engellemeye başlamıştı.

LED ışıklandırmalar meme ve prostat kanseri riskini artırıyor

Exeter Üniversitesi’nde yapılan araştırma sonucunda, LED ışıklandırmaların meme ve prostat kanseri riskini arttırdığı belirtidi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 29. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

xeter Üniversitesi’nde yapılan araştırma sonucunda, LED ışıklandırmaların meme ve prostat kanseri riskini arttırdığı belirtidi. İspanya’da 2 bin kadar prostat ve meme kanseri hastasıyla yapılan araştırmanın sonuçları, ABD merkezli Environmental Health Perspective Dergisi’nde yayımlandı.

Makaleye göre, kanser riskini artıran mavi LED ışıkları sadece telefon ve tabletlerle sınırlı değil. Sokaklarda ışıklandırılan billboard’lar da hastalar üzerinde benzer etkiler yaratıyor. Sokaklardaki yapay ışıklandırmalar, prostat kanseri riskini bu ışıklara maruz kalmayanlara nazaran 1.5-2 kat artırıyor. Evlerdeki mavi LED’lerde bu risk 2.8 kat.

Gazete Habertürk’te yer alan habere göre; araştırma ekibinden Nörolog Kristen Knutson, “Özellikle kırmızı ve yeşil renklerdeki ışıklandırma zararlı. Mavi LED ışıkları, beyindeki melatonin hormonunun salgılanmasını olumsuz yönde etkiliyor. Bu da hormon odaklı kanser hastalıklarının gelişmesinde etkili olabilir” dedi.

WhatsApp, AB’de yaş sınırını 16’ya yükseltti

Dünyanın en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, Avrupa Birliği’ndeki (AB) kullancıları için yaş sınırını yukarıya çekiyor. 25 Mayıs’tan itibaren kullanıcılar, WhatsApp’ı kullanmak için 16 yaşından büyük olduklarını doğrulamak zorundalar. Ancak kullanıcıların doğru bilgileri verdiğinin kontrolünün nasıl yapılacağı net değil.

––––––––––––––––––––––––––– 25. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ünyanın en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, Avrupa Birliği’ndeki (AB) kullancıları için yaş sınırını yukarıya çekiyor. 25 Mayıs’tan itibaren kullanıcılar, WhatsApp’ı kullanmak için 16 yaşından büyük olduklarını doğrulamak zorundalar. Ancak kullanıcıların doğru bilgileri verdiğinin kontrolünün nasıl yapılacağı net değil.

Sputnik’te yer alan habere göre, Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp gelecek ay devreye sokacağı yeni veri gizliliği kuralları çerçevesinde AB’deki kullanıcılar için geçerli olmak üzere asgari yaş sınırını 13’ten 16’ya yükseltti.

1 buçuk milyardan fazla kullancısı olduğu belirtilen WhatsApp, birlik ülkelerindeki kullanıcılardan önümüzdeki birkaç hafta içinde uygulamaya giriş yaptıklarında, yeni hizmet şartnamesini ve güncellenmiş gizlilik sözleşmesini kabul ederlerken yaşlarını da onaylamalarını isteyecek.

Ancak şirketin kullancıların bildirdiği yaş bilgilerini nasıl kontrol edeceği ya da kontrol edip etmeyeceği netlik kazanmış değil. AB dışındaki bölgelerde, WhatsApp’ı kullanmanın en düşük yaşı 13 olarak kalmaya devam edecek.

WHATSAPP KULLANICILARA HAKLARINDA TUTULAN VERİLERİ İNDİRME İMKANI VERECEK

WhatsApp, yaş sınırını artırmanın ötesinde bazı başka değişiklikler de yaptı. Bunların arasında kullanıcılara şirketin kendileri hakkında sakladığı verilerinin kopyasını indirme imkanının sunulması da bulunuyor.

Bu bilgiler arasında kullanılan cihazın modeli, telefondaki kişiler ve gruplar ile engellenmiş numaralar da yer alıyor.

FACEBOOK 13-15 YAŞ ARALIĞINDAKİLER İÇİN VELİ YA DA VASİLERİNİN İZİNLERİNİ İSTİYOR

Ayrı bir veri politikasına sahip olan Facebook ise Avrupa Birliği Veri Koruması Genel Regülasyonu’na uymak için 13 ile 15 yaş arasındaki kullancılarından, velilerinin ya da bir vasilerinin onlara platform üzerinde paylaşım yapabileceklerine dair izin vermelerini istiyor.

Aksi takdirde sosyal medya platformunun kendileri için tamamıyla kişiselleşmiş versiyonunu göremeyecekleri uyarısında bulunuyor.

‘GELECEKTE DİĞER FACEBOOK ŞİRKETLERİ İLE DAHA YAKINDAN ÇALIŞMAK İSTİYORUZ’

2009’da kurulan Whatsapp uçtan uca şifrelenmiş mesajlaşma sistemi ve Facebook ile daha fazla veri paylaşma planları nedeniyle bazı Avrupa ülkelerinin tepkisini çekmişti.

Whatsapp daha önce kullanıcıya yönelik daha etkili reklamlar sağlanması amacıyla Facebook’a kullancıların telefon numaralarını ve diğer bilgilerini vereceğini açıklamış ancak bu değişiklik Avrupalı regülatörler tarafından engellenmişti.

Avrupa’dan gelen tepkiler sonrası bu değişikliği askıya alan WhatsApp yeni duyurusunda ise hala belli bir seviyede veri paylaşmak istediğini açıkladı.

Şirketin açıklamasında “Geçmişte de açıkladığımız gibi gelecekte diğer Facebook şirketleri ile daha yakından çalışmak istiyoruz ve sizi geliştirdiğimiz planlardan haberdar edeceğiz” dendi.

Facebook, 80 milyondan fazla kullanıcının kişisel bilgilerinin siyasi danışmanlık şirketi Cambridge Analytica’nın eline geçmesinin ardından dünya genelinde regülatörlerin ve kanun yapıcıların incelemesine maruz kalmıştı.

Avrupa Birliği Veri Koruması Genel Regülasyonu şirketleri, kullanıcılardan gelen kişisel verileri silme gibi talepleri yerine getirmeye zorunlu kılıyor.

Google çalışanları: Savaş işinde olmamalıyız, Pentagon ile işbirliği bitmeli

Katil robotların insanlığı yok edebileceği günlerin yaklaşıp yaklaşmadığının tartışıldığı bir dönemden geçerken teknoloji devi Google’un çalışanları ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile işbirliğine karşı ‘ayaklandı’.

––––––––––––––––––––––––––– 06. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

atil robotların insanlığı yok edebileceği günlerin yaklaşıp yaklaşmadığının tartışıldığı bir dönemden geçerken teknoloji devi Google’un çalışanları ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile işbirliğine karşı ‘ayaklandı’.

 

Sputnik’te yer alan habere göre, Google’ın içinde üst düzey mühendislerinin de olduğu 3100’den fazla çalışanı, ABD’nin insansız hava araçlarıyla (İHA’lar) düzenlediği operasyonlarda kullanılabilecek yazılım geliştirmeyi reddettiklerine dair bir mektuba imza attı.

Google CEO’su Sundar Pichai’a gönderilen mektupta, çalışanlar, şirketin, Pentagon’un İHA’larla ilgili ‘Project Maven’ isimli yapay zeka projesinde yer almaya son vermesini talep etti.

‘ÖLÜME YOL AÇMAMIZ KABUL EDİLEMEZ’

‘Project Maven’ın Google’ın şirket değerleriyle çeliştiği söyleyen çalışanlar, “Amerikan hükümetine askeri keşif teknolojisi geliştirmenin ölümcül sonuçları olabilir ve bu kabul edilemez bir şey” diyerek şu vurguyu yaptı:

“Google’ın savaş işinde olmaması gerektiğine inanıyoruz. Google ne kendisinin ne de sözleşmeli ekiplerinin asla ve asla savaş teknolojisi inşa etmeyeceğini beyan eden net bir politika oluşturmalı, yayımlamalı ve uygulamalı.”

 

‘MARKA DEĞERİMİZ BİTER’

CEO’ya, yapay zekanın taraf tutup silah haline geleceğine dair korkuların arttığı dönemde Google’un zaten kamuoyunun güvenini korumakta zorlandığı, üstüne bu projenin Google markasına ve yetenek için rekabet etme becerisine onarılmaz hasarlar vereceği uyarısı yapıldı.

BÜYÜK VERİ VE MAKİNELERİN ÖĞRENMESİ, PENTAGON’UM EMRİNE AMADE OLACAK

Nisan 2017’de kurulan ‘Project Maven’, İHA’ların çektiği görüntüleri analiz edecek, görüntülerdeki cisimleri tanımlayacak bir yapay zeka yazılımı geliştirilmesine yönelik gözüküyor. Ancak ‘İşlevler Arası Algoritma Savaş Ekibi’ diye de bilinen proje, Pentagon’un büyük verinin işlenmesi ve makinelerin öğrenmesi sürecine entegrasyonunu da öngörüyor.

GOOGLE’DEN SAVUNMA AÇIKLAMASI

Çalışanlarının mektubunun New York Times gazetesine sızması üzerine Google bir açıklama yayımladı. Mektuba değinmeyen açıklamada ”Makinelerin öğrenmesi sürecinin askeri amaçlı kullanılması doğal olarak geçerli endişelere yol açmaktadır. Şirket bu önemli konuyla ilgilş geniş çaplı bir tartışmayı aktif biçimde yürütüyor” denildi. Ancak ‘Project Maven’da Google’un üstlendiği rolün ‘saldırgan olmayan amaçlar dahilinde’ olduğu savunuldu.

Google’ın ana şirketi Alphabet’in yönetim kurulunda yer alan Diane Greene daha önce bu proje kapsamında bir silah geliştirilmeyeceğini ve bu teknolojinin İHA uçurulmasında kullanılmayacağını söylemişti.