Category Archives: Bilim ve Teknoloji

Twitter’a yaş sınırı geliyor

Twitter, 13 yaşın altındaki kullanıcılarının erişimini engelleme kararı aldı. Daha önce benzer bir adımı WhatsApa da atmıştı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 06. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ikro blog devi Twitter, 13 yaşın altındaki kullanıcıların erişimini engelleme kararı aldı. Daha önce benzer bir adımı WhatsApa da atmıştı. Twitter, 13 yaşın altındaki kullanıcılarının erişimini engelleme kararı aldı. Twitter, bütün engellemelerin kullanıcıların doğum tarihlerini kayıt olurken ya da sonrasında eklediğine bakılmaksızın yapıldığını açıkladı.

Twitter, engelli kullanıcılara gönderdiği mesajda, “Bir Twitter hesabı açabilmeniz için en az 13 yaşında olmanız gerekir. Siz bu şartları sağlayamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Twitter kullanıcılarının her zaman 13 yaşında veya daha büyük olmasını şart koşarken, yeni Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) 13 yaşın altındaki internet kullanıcıları için daha fazla koruma sağlıyor.

Yeni düzenlemelerle Twitter, bir kullanıcının sitede 13 yaşın altındayken yayınladığı içeriği yasal olarak saklayamıyor. Twitter, kullanıcıların 13 yaşından önce veya sonra yayınladığı içeriği ayıramayacağını belirterek, 13 yaş altındaki kullanıcıları engelliyor.
WhatsApa da benzer bir adım atmıştı

Sosyal medya devi Facebook’un bünyesinde bulunan WhatsApa da benzer bir nedenden dolayı 13 yaşından küçük kullanıcılarının platforma erişimini engellemeye başlamıştı.

LED ışıklandırmalar meme ve prostat kanseri riskini artırıyor

Exeter Üniversitesi’nde yapılan araştırma sonucunda, LED ışıklandırmaların meme ve prostat kanseri riskini arttırdığı belirtidi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 29. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

xeter Üniversitesi’nde yapılan araştırma sonucunda, LED ışıklandırmaların meme ve prostat kanseri riskini arttırdığı belirtidi. İspanya’da 2 bin kadar prostat ve meme kanseri hastasıyla yapılan araştırmanın sonuçları, ABD merkezli Environmental Health Perspective Dergisi’nde yayımlandı.

Makaleye göre, kanser riskini artıran mavi LED ışıkları sadece telefon ve tabletlerle sınırlı değil. Sokaklarda ışıklandırılan billboard’lar da hastalar üzerinde benzer etkiler yaratıyor. Sokaklardaki yapay ışıklandırmalar, prostat kanseri riskini bu ışıklara maruz kalmayanlara nazaran 1.5-2 kat artırıyor. Evlerdeki mavi LED’lerde bu risk 2.8 kat.

Gazete Habertürk’te yer alan habere göre; araştırma ekibinden Nörolog Kristen Knutson, “Özellikle kırmızı ve yeşil renklerdeki ışıklandırma zararlı. Mavi LED ışıkları, beyindeki melatonin hormonunun salgılanmasını olumsuz yönde etkiliyor. Bu da hormon odaklı kanser hastalıklarının gelişmesinde etkili olabilir” dedi.

WhatsApp, AB’de yaş sınırını 16’ya yükseltti

Dünyanın en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, Avrupa Birliği’ndeki (AB) kullancıları için yaş sınırını yukarıya çekiyor. 25 Mayıs’tan itibaren kullanıcılar, WhatsApp’ı kullanmak için 16 yaşından büyük olduklarını doğrulamak zorundalar. Ancak kullanıcıların doğru bilgileri verdiğinin kontrolünün nasıl yapılacağı net değil.

––––––––––––––––––––––––––– 25. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ünyanın en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, Avrupa Birliği’ndeki (AB) kullancıları için yaş sınırını yukarıya çekiyor. 25 Mayıs’tan itibaren kullanıcılar, WhatsApp’ı kullanmak için 16 yaşından büyük olduklarını doğrulamak zorundalar. Ancak kullanıcıların doğru bilgileri verdiğinin kontrolünün nasıl yapılacağı net değil.

Sputnik’te yer alan habere göre, Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp gelecek ay devreye sokacağı yeni veri gizliliği kuralları çerçevesinde AB’deki kullanıcılar için geçerli olmak üzere asgari yaş sınırını 13’ten 16’ya yükseltti.

1 buçuk milyardan fazla kullancısı olduğu belirtilen WhatsApp, birlik ülkelerindeki kullanıcılardan önümüzdeki birkaç hafta içinde uygulamaya giriş yaptıklarında, yeni hizmet şartnamesini ve güncellenmiş gizlilik sözleşmesini kabul ederlerken yaşlarını da onaylamalarını isteyecek.

Ancak şirketin kullancıların bildirdiği yaş bilgilerini nasıl kontrol edeceği ya da kontrol edip etmeyeceği netlik kazanmış değil. AB dışındaki bölgelerde, WhatsApp’ı kullanmanın en düşük yaşı 13 olarak kalmaya devam edecek.

WHATSAPP KULLANICILARA HAKLARINDA TUTULAN VERİLERİ İNDİRME İMKANI VERECEK

WhatsApp, yaş sınırını artırmanın ötesinde bazı başka değişiklikler de yaptı. Bunların arasında kullanıcılara şirketin kendileri hakkında sakladığı verilerinin kopyasını indirme imkanının sunulması da bulunuyor.

Bu bilgiler arasında kullanılan cihazın modeli, telefondaki kişiler ve gruplar ile engellenmiş numaralar da yer alıyor.

FACEBOOK 13-15 YAŞ ARALIĞINDAKİLER İÇİN VELİ YA DA VASİLERİNİN İZİNLERİNİ İSTİYOR

Ayrı bir veri politikasına sahip olan Facebook ise Avrupa Birliği Veri Koruması Genel Regülasyonu’na uymak için 13 ile 15 yaş arasındaki kullancılarından, velilerinin ya da bir vasilerinin onlara platform üzerinde paylaşım yapabileceklerine dair izin vermelerini istiyor.

Aksi takdirde sosyal medya platformunun kendileri için tamamıyla kişiselleşmiş versiyonunu göremeyecekleri uyarısında bulunuyor.

‘GELECEKTE DİĞER FACEBOOK ŞİRKETLERİ İLE DAHA YAKINDAN ÇALIŞMAK İSTİYORUZ’

2009’da kurulan Whatsapp uçtan uca şifrelenmiş mesajlaşma sistemi ve Facebook ile daha fazla veri paylaşma planları nedeniyle bazı Avrupa ülkelerinin tepkisini çekmişti.

Whatsapp daha önce kullanıcıya yönelik daha etkili reklamlar sağlanması amacıyla Facebook’a kullancıların telefon numaralarını ve diğer bilgilerini vereceğini açıklamış ancak bu değişiklik Avrupalı regülatörler tarafından engellenmişti.

Avrupa’dan gelen tepkiler sonrası bu değişikliği askıya alan WhatsApp yeni duyurusunda ise hala belli bir seviyede veri paylaşmak istediğini açıkladı.

Şirketin açıklamasında “Geçmişte de açıkladığımız gibi gelecekte diğer Facebook şirketleri ile daha yakından çalışmak istiyoruz ve sizi geliştirdiğimiz planlardan haberdar edeceğiz” dendi.

Facebook, 80 milyondan fazla kullanıcının kişisel bilgilerinin siyasi danışmanlık şirketi Cambridge Analytica’nın eline geçmesinin ardından dünya genelinde regülatörlerin ve kanun yapıcıların incelemesine maruz kalmıştı.

Avrupa Birliği Veri Koruması Genel Regülasyonu şirketleri, kullanıcılardan gelen kişisel verileri silme gibi talepleri yerine getirmeye zorunlu kılıyor.

Google çalışanları: Savaş işinde olmamalıyız, Pentagon ile işbirliği bitmeli

Katil robotların insanlığı yok edebileceği günlerin yaklaşıp yaklaşmadığının tartışıldığı bir dönemden geçerken teknoloji devi Google’un çalışanları ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile işbirliğine karşı ‘ayaklandı’.

––––––––––––––––––––––––––– 06. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

atil robotların insanlığı yok edebileceği günlerin yaklaşıp yaklaşmadığının tartışıldığı bir dönemden geçerken teknoloji devi Google’un çalışanları ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile işbirliğine karşı ‘ayaklandı’.

 

Sputnik’te yer alan habere göre, Google’ın içinde üst düzey mühendislerinin de olduğu 3100’den fazla çalışanı, ABD’nin insansız hava araçlarıyla (İHA’lar) düzenlediği operasyonlarda kullanılabilecek yazılım geliştirmeyi reddettiklerine dair bir mektuba imza attı.

Google CEO’su Sundar Pichai’a gönderilen mektupta, çalışanlar, şirketin, Pentagon’un İHA’larla ilgili ‘Project Maven’ isimli yapay zeka projesinde yer almaya son vermesini talep etti.

‘ÖLÜME YOL AÇMAMIZ KABUL EDİLEMEZ’

‘Project Maven’ın Google’ın şirket değerleriyle çeliştiği söyleyen çalışanlar, “Amerikan hükümetine askeri keşif teknolojisi geliştirmenin ölümcül sonuçları olabilir ve bu kabul edilemez bir şey” diyerek şu vurguyu yaptı:

“Google’ın savaş işinde olmaması gerektiğine inanıyoruz. Google ne kendisinin ne de sözleşmeli ekiplerinin asla ve asla savaş teknolojisi inşa etmeyeceğini beyan eden net bir politika oluşturmalı, yayımlamalı ve uygulamalı.”

 

‘MARKA DEĞERİMİZ BİTER’

CEO’ya, yapay zekanın taraf tutup silah haline geleceğine dair korkuların arttığı dönemde Google’un zaten kamuoyunun güvenini korumakta zorlandığı, üstüne bu projenin Google markasına ve yetenek için rekabet etme becerisine onarılmaz hasarlar vereceği uyarısı yapıldı.

BÜYÜK VERİ VE MAKİNELERİN ÖĞRENMESİ, PENTAGON’UM EMRİNE AMADE OLACAK

Nisan 2017’de kurulan ‘Project Maven’, İHA’ların çektiği görüntüleri analiz edecek, görüntülerdeki cisimleri tanımlayacak bir yapay zeka yazılımı geliştirilmesine yönelik gözüküyor. Ancak ‘İşlevler Arası Algoritma Savaş Ekibi’ diye de bilinen proje, Pentagon’un büyük verinin işlenmesi ve makinelerin öğrenmesi sürecine entegrasyonunu da öngörüyor.

GOOGLE’DEN SAVUNMA AÇIKLAMASI

Çalışanlarının mektubunun New York Times gazetesine sızması üzerine Google bir açıklama yayımladı. Mektuba değinmeyen açıklamada ”Makinelerin öğrenmesi sürecinin askeri amaçlı kullanılması doğal olarak geçerli endişelere yol açmaktadır. Şirket bu önemli konuyla ilgilş geniş çaplı bir tartışmayı aktif biçimde yürütüyor” denildi. Ancak ‘Project Maven’da Google’un üstlendiği rolün ‘saldırgan olmayan amaçlar dahilinde’ olduğu savunuldu.

Google’ın ana şirketi Alphabet’in yönetim kurulunda yer alan Diane Greene daha önce bu proje kapsamında bir silah geliştirilmeyeceğini ve bu teknolojinin İHA uçurulmasında kullanılmayacağını söylemişti.

OECD: Robotların eline korkulandan daha az iş geçecek

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) yayımladığı son raporunda ileride robotların eline korkulandan daha az işin geçeceğini açıkladı.

––––––––––––––––––––––––––– 02. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ECD yayımladığı son raporunda korkulandan daha az işin ileride robotların eline geçeceğini açıkladı. Araştırmanın yapıldığı OECD üyesi 32 ülkede işlerin sadece yüzde 14’ünün tamamen otomasyona dayalı olması dolayısıyla gelecekte robotların eline geçme riski taşıdığı aktarıldı.

Bu da 66 milyon kişinin işsiz kalması anlamına geliyor.

Daha önce Oxford Üniversitesi’nden iki araştırmacı Carl Frey ve Michael Osborne, sadece ABD’de yüzde 47 oranında işin gelecekte robotların eline geçme riski taşıdığını belirtmişti.

OECD’ye göre hesaplamalarında oranın daha düşük çıkmasının nedeni aynı titri taşıyan çalışanların görevlerinin yere göre farklılık göstermesi.

Bu farklılığın sorunun anlaşılması açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Rapor aynı zamanda yeni teknolojilerle beraber icra edilen mesleklerin de değişim göstereceğini ifade etti.

‘Kitlesel işsizlik olmayacak’

BBC’nin haberine göre, OECD, birçok işin karmaşık sosyal ilişkiler, yaratıcılık, derin akıl yürütme ve düzenli olmayan bir ortamda fiziksel aktivite gerektirmesinden ötürü makineleşmesinin zor olacağını öngörüyor.

OECD’nin istihdam ve sosyal ilişkiler direktörü olan Stefano Scarpetta, büyük bir fabrikada çalışan araba tamircisi ile bağımsız bir atölyede çalışan araba tamircisi arasındaki farka vurgu yaparak ikincisinin tamamen makineleşmesinin zor olacağını ancak işinin bir kısmının değişebileceğini söylüyor.

Scarpetta’ya göre teknoloji yüzünden kitlesel bir işsizliğin ortaya çıkacağını söylemek abartılı.

Scarpetta, asıl tehlikenin yüksek maaşlar ödenen işler ile görece daha az para ödenen ve ilginç olmayan işler arasında kutuplaşmanın artacak olması.

Otomasyonun asıl tehlikesinin kalifiye olmayan pozisyonlar üzerinde yoğunlaştığını söyleyen Scarpetta, bazı insanların beceri sıralamasında daha da aşağı düşebileceğini söylüyor.

İngilizce konuşan ülkeler, İskandinav ülkeleri ve Hollanda otomasyondan en az etkilenecek ülkeler olarak görülürken Almanya, Japonya, güney ve doğu Avrupa risk altındaki ülkeler olarak tanımlanıyor.Bunun sebebi ise bu ülkelerde sanayinin gelişmiş olmasına değil, benzer işlerin farklı bilişsel ve sosyal yetenek seviyesinde gerçekleşmesi.Daha az eğitim gerektiren gıda hazırlığı ve temizlik gibi alanlar ile madencilik, inşaat ve sanayi sektörlerinde çalışan işçilerin makineleşmeden en çok etkileneceği belirtiliyor.

Facebook’ta “veri ve gizlilik kontrollerine” erişim kolaylaşıyor

Facebook, insanların platformdaki gizlilikleri üzerinde daha fazla kontrol olanağı sağlamalarını kolaylaştıracak bir dizi yeniliği hayata geçirmeye başladığını açıkladı.

––––––––––––––––––––––––––– 28. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ark Zuckerberg geçen hafta platformun geleceği ile ilgili atılacak bazı önemli adımları duyurmuştu. Bu adımların önemli bir parçası olarak Facebook, insanların gizlilikleri üzerinde daha çok kontrol olanağı sağlamalarını kolaylaştıracak yeniliklerini duyurdu. Yapılan güncellemelerle insanların Facebook’un veri ve gizlilik kontrolü ayar ve araçlarına erişmeleri çok daha kolay hale gelecek.

Facebook Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada duyurulan yeniliklerden bazıları şöyle:

“Daha kolay bulunabilir ve kullanılabilir kontroller:

Mobil cihazlardaki ayarlar menüsü baştan sona yenilendi. 20 farklı ekrana yayılmış ayarlar yerine artık bunların hepsi tek bir yerden erişilebilir hale geldi. Buna ek olarak, hangi bilgilerin uygulamalarla paylaşılıp paylaşılamayacağının net olarak anlaşılabilmesi için, güncel olmayan ayarlar da temizlendi.

“Yeni ‘Gizlilik Kısayolları’ menüsü: Gizlilik Kısayolları menüsü, verilerinizi daha kolay kontrol etmenize ve kontrollerin nasıl çalıştığına dair açıklayıcı bilgilere ulaşabilmenize olanak sağlıyor. Artık bu deneyim daha görsel, net ve kolay bulunabilir hale geldi. Bu menü sayesinde:

Hesabınızı kolayca daha güvenli hale getirebilirsiniz:

Hesabınıza iki faktörlü doğrulama gibi daha fazla koruma katmanı ekleyebilirsiniz. İki faktörlü doğrulamayı etkin hale getirdiğinizde, biri tanımadığınız bir cihazdan hesabınıza erişmeye çalıştığında sizden bu kişinin siz olduğunu teyit etmeniz istenir.

Kişisel bilgilerinizi kontrol edebilirsiniz:

Ne paylaştığınıza bakabilir ve isterseniz silebilirsiniz. Buna paylaştığınız ya da ifade bıraktığınız içerikler, gönderdiğiniz arkadaşlık istekleri ve Facebook’ta yaptığınız aramalar da dâhildir.

Paylaşımlarınızı ve kişisel bilgilerinizi kimlerin gördüğünü yönetebilirsiniz: Facebook’ta paylaştıklarınızın sahibi sizsiniz ve paylaşımlarınızı ya da kişisel bilgilerinizi kimlerin gördüğü gibi konuları kolaylıkla yönetebilirsiniz.

“Facebook verilerinizi bulmak, indirmek ve silmek için araçlar:

Yeni “Bilgilerinize Erişin” aracı ile artık paylaşımlarınıza, bıraktığınız ifadelere, yaptığınız arama ve yorumlara güvenli bir biçimde erişebilecek ve onları yönetebileceksiniz.

“Haber kaynağınızdaki ya da profilinizdeki bir paylaşımı ya da bilgiyi silmek için de bu aracı kullanılabileceksiniz. Buna ek olarak Facebook ile paylaştığınız verileri (yüklediğiniz fotoğraflar, hesabınıza eklediğiniz kişiler, zaman tünelinizdeki gönderiler vb. gibi) indirmek ve hatta başka bir servise taşımak da çok daha kolay hale gelecek.”

Facebook, insanların platformdaki gizlilikleri üzerinde daha fazla kontrol imkânı sağlamalarını kolaylaştıracak bir dizi yeniliği hayata geçirmeye başladığını açıkladı

 

Verilerinizi nasıl topladığını ve kullandığını size detaylı ama kolay anlaşılır bir dille anlatmanın da kendi sorumluluğunda olduğunu belirten Facebook, önümüzdeki haftalarda Facebook’un hizmet koşullarında yapacağı ve insanlara olan bağlılığını içeren güncellemeler sunacak.

Aynı zamanda Facebook, veri politikalarını da güncelleyerek hangi verileri topladığını ve onları nasıl kullandığını da daha açık ve anlaşılır hale getirecek. Şirketten yapılan açıklamada bu güncellemeler şeffaflık için olacağı – verileri toplamak, kullanmak ya da paylaşmak adına yeni haklar kazanmak için olmadığı vurgulandı.

Önümüzdeki haftalarda Facebook, Mark Zuckerberg’in açıkladığı diğer konularda da daha fazla yenilik ve güncellemeyi duyuracak.

(DHA)

Instagram eski haline dönüyor

Algoritmalarını değiştirme kararı alan Instagram, kullanıcılara daha çok yeni paylaşım göstermeye hazırlanıyor.

––––––––––––––––––––––––––– 23. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

016 yılından bu yana kronolojik haber akışını kullanmayan Instagram, kullanıcılara hangi paylaşımları ne sırayla göstereceğini belirlemek için bir hayli karmaşık bir algoritma geliştirmişti. Birçok kullanıcı kronolojik listelemeye geri dönülmesini istese de, sosyal ağ böyle bir planları olmadığını açıklamıştı.

Instagram bugün yaptığı bir açıklamayla, kronolojik içerik akışını geri getirmeyeceğini ancak artık kullanıcılara daha fazla yeni içerik göstereceğini ve kullanıcıları sık sık akışın tepesine geri döndürmeyi bırakacağını açıkladı:

“Bu değişikliklerle akışınız daha taze hissettirecek ve aynı zamanda umursadığınız anları kaçırmayacaksınız.”

Artık daha çok yeni içerik gösterecek olan Instagram uygulaması, kullanıcılar yeni içeriklerin bir bölümünü gördükten sonra otomatik olarak akışı güncelliyor ve kullanıcıları en tepeye geri döndürüyordu.

Artık bu özellik devre dışı bırakılacak ve akışın yeni içeriklerle güncellenmesini isteyenlerin “Yeni Paylaşımlar” tuşuna basması yeterli olacak

Instagram’ın Üründen Sorumlu Başkan Yardımcısı Kevin Weil, “Geri bildirimleriniz doğrultusunda uygulamaya girdiğinizde karşınıza ilk olarak yeni paylaşımlar çıkacak.” dedi.

Facebook yüz tanıma özelliğini kullanıma soktu

Facebook fotoğraflardaki güvenliği artırmak amacıyla yüz tanıma özelliğini Türkiye’de kullanıma sundu. Yeni özellik sayesinde sahte profiller ve izinsiz paylaşılan fotoğraflar, çok daha kolay kontrol edilebilecek.

––––––––––––––––––––––––––– 26. 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

acebook fotoğraflardaki güvenliği artırmak amacıyla yüz tanıma özelliğini Türkiye’de kullanıma sundu. Yeni özellik sayesinde sahte profiller ve izinsiz paylaşılan fotoğraflar, çok daha kolay kontrol edilebilecek.

 

Facebook yüz tanıma özelliği nedir?

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Facebook, istenmeyen fotoğraflarda etiketlenmenizi engelleyecek bir özelliği devreye aldı. Devreye alınan özellik sayesinde fotoğraf önerilerinde çıkmanız engellenebiliyor. Geçtiğimiz aralık ayında duyurulan özellik, fotoğrafınızı kullanan sahte hesaplardan sizleri koruyor.

Sizin bir fotoğrafınızı alıp profil resmi yapan ya da paylaşan kişilerden anında haberdar olabiliyorsunuz. Facebook’un gizlilik esasları bölümünde yer alan özelliğini, tek tıkla aktif edebilir veya kapatabilirsiniz.

Facebook yüz tanıma özelliği nasıl aktifleştirilir?

Yüz tanıma özelliği, varsayılan olarak açık geliyor. Eğer özelliği kapatmak isterseniz, ‘Ayarlar’ kısmından ‘Gizlilik Ayarları’na gitmeniz gerekiyor. ‘Gizlilik Ayarları’ bölümünde özelliği tek tıkla açıp kapatabiliyorsunuz.

Google servisleri çalışmıyor!

Bugün saat 15 sularında Google’ın ve Snapchat’in birden çok servisine ulaşılamaz hale geldi. Kullanıcıların dikkatli olmasına fayda var. İki firma cephesinden de herhangi bir açıklama gelmezken, akıllara büyük bir siber saldırı olması ihtimali geldi. Öte yandan sorunun nedeni sadece teknik aksaklıklar da olabilir. Önümüzdeki dakikalarda olay netleşecektir.

––––––––––––––––––––––––––– 17. 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

oogle’ın pek çok servisine şu an erişim sorunları yaşanıyor. Sorun, Google tarafından sunulan neredeyse tüm hizmetleri kapsıyor. Youtube ve Google mail hesaplarına erişim problemleri ise en çok yaşanan sorun olarak göze çarpıyor.

Bugün saat 15 itibariyle endişe verici dakikalar yaşanmaya başladı. Google’ın pek çok hizmeti ve Snapchat’e aynı erişim sağlanamıyor. Pek çok kullanıcı şu sıralar Play Store, YouTube, Drive, Translate gibi hizmetlere ulaşmakta sıkıntı çektiğini belirtiyor. Arama motorunda ise herhangi bir erişim sorunu yok. Servislere erişmeye çalışan kullanıcılar genellikle internet bağlantısı sorunu veya server kaynaklı bir sorun uyarısıyla karşılaşıyorlar.

Youtube, Play Store, Drive ve Analytics de dahil olmak üzere, şirketin pek çok hizmetinde erişim sorunları yaşanıyor. Şu an ülkemizde baş gösteren sorunun dünya genelinde mi yoksa ülkemiz özelinde mi olduğu ise bilinmiyor.

Google servislerine erişim sorunu!

Bir süredir Youtube, Play Store, Adwords ve Analytics hizmetlerine erişim sorunu yaşanıyor. Bazı servisler 502 hatası verirken, bazı servisler sayfa yüklemesi yapamıyor

Youtube erişim sorunu!

Sorun, Amerikan teknoloji devinin arama hizmetinde şu an için gözlenmiyor. Ancak, Youtube başta olmak üzere çoğu serviste erişim sorunları yaşanıyor. Servisler, bazen kısa süreliğine kullanılabilir olsa da çoğunlukla hizmet veremez durumdalar.

Türkiye kaynaklı bir sorun olabilir

Kısa süre önce baş gösteren sorunun kaynağı hakkında henüz hiçbir bilgi yok. Ancak, VPN ile servislere erişmeye çalışan editörlerimiz, daha sağlıklı bağlantı kurduklarını belirttiler.

Güncelleme: Erişim sorunu birkaç dakika içinde çözülmüş gibi gözüküyor. Resmi bir açıklama ise hala gelmedi.

Genler ölümden sonra faal olmaya devam ediyor

Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekibin kadavralar üzerinde yaptıkları incelemeler, bazı genlerin ölümden sonra daha faal hale geldiğini ortaya koydu.

––––––––––––––––––––––––––– 14 . 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ir kişi öldükten sonra bile hücreler faaliyette bulunmaya devam ediyor.Buna ilişkin çalışma, ‘Nature Communications’ dergisindeki bilimsel bir makalede yer aldı. Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekibin kadavralar üzerinde yaptıkları incelemeler, bazı genlerin ölümden sonra daha faal hale geldiğini ortaya koydu.Ekip, bilimsel çalışmalara katkı sağlamanın yanı sıra bu buluşun adli tıp incelemelerinde kullanılacak bir yöntem haline gelmesini umuyor.

Gen faaliyetlerinin anlaşılması, tek bir hücrenin, dokunun ya da organın hastalıkta ya da sağlıkta nasıl işlediğini anlamak için önemli.

Genler, hücrelerimizdeki DNA’larda kilit altında.

Bunlar devrede olduklarında, DNA’dan hücredeki bir molekül olan RNA’ya genetik bilginin aktarımı gerçekleşiyor.

Bazı RNA’lar doğrudan hücredeki süreci kontrol ediyor. Ancak çoğu, DNA’da saklı bulunan genetik bilginin, protein yapısına aktarılmasında kalıplık görevi yapıyor.

Bilim insanları hücrelerimizde ne olup bittiğini anlamak istediklerinde RNA transkriptlerini ölçerler. Bu analize Transkriptomik denir.

Örnek toplamanın zorlukları

Ancak böyle bir çalışma için örnek toplamak kolay değil. Kan alımı kolay, ama yaşayan birinin kolunu koparmak ya da kalbine veya karaciğerine iğne saplamak pek mümkün değil. Bu yüzden bilim insanları kadavralardan alınmış doku ve organlar üzerinde incelemeler yapıyor.

Bu incelemeler vücudun nasıl çalıştığına ilişkin anlayışımızı arttırsa da, bu örneklerin yaşam sırasında meydana gelenleri doğru aktarıp aktarmadığı net değil.

Diğer bir sorun şu ki, örnekler ölümün gerçekleşmesinden hemen sonra nadiren toplanabiliyor.

Bunun yerine cesetler, otopsi ve bilimsel inceleme için saklanıyor ve bu geçen sürenin etkisi bilinmiyor.

Barcelona Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden biyolog Roderic Guigó ve ekibini de bu çalışmaların ölümün hemen ardından gerçekleşmemesi düşündürüyor.

“Bir kişinin ölümüyle birlikte, genlerin faaliyetlerinde bozulma olmasını beklersiniz” diyor.

Ve bu bozulma, Transkriptomik verilerin düzgün bir şekilde yorumlanmasını etkileyebilir.

Ölümden sonra geçen zaman

Bunu engellemek için ekip, bir sonraki mesajcı RNA (mRNA) numunelerini ölümden sonraki 24 saat içinde topladı, bazı hastalar ölmeden önce onlardan kan örnekleri aldı.

Profesör Guigó, bulgularının şaşırtıcı olduğunu söylüyor.

“Bir kişinin ölümüne hücreler tepkime gösteriyor. Bazı genlerin faaliyete geçtiğini gördük, bu da ölümden bir süre sonra transkripsiyonda (DNA’yı oluşturan nükleotit dizisinin RNA tarafından bir RNA dizisi olarak kopyalanması süreci) hâlâ faaliyet olduğunu gösteriyor.

Genlerin faal kalmaya devam etmesinin nedeni tam olarak bilinmiyor.

Bu çalışmalar ileride adli tıpta da hayati bir önem taşıyabilir, ancak öncelikle çalışmaların ileri seviyeye taşınması gerekiyor.

BBC Türkçe