Category Archives: Ekonomi

Türkiye’de kayıtlı 2 milyon 751 bin işsiz var

Ağustos sonu itibariyle İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 200 bin kişi artarak 2 milyon 751 bin kişiye yükseldi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 14. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye İş Kurumu (İŞKUR), Ağustos 2018 verilerini açıkladı. Verilere göre, ağustos ayında 92 bin 284 kişi işe yerleştirilirken, kayıtlı işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 200 bin kişi artarak 2 milyon 751 bin kişi oldu. Kayıtlı işsizlerin yüzde 48’i erkek, yüzde 52’si kadın, yüzde 34’ü ise 15-24 yaş grubunda yer aldı. Ağustos Ayında işe yerleşen 92 bin 284 kişinin yüzde 64’ü erkek, yüzde 36’sı kadınlardan oluşuyor.

2018 yılının ilk 8 ayında ise yüzde 66’sı erkek yüzde 34’ü kadın olmak üzere 762 bin 933 kişi işe yerleşti. İşe yerleşen sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.4 oranında artış gösterdi.

Diğer taraftan ağustos ayında 186 bin 886 kişilik açık iş alındı. Ocak-ağustos döneminde alınan açık iş sayısı ise 1 milyon 691 bin 331 oldu. Açık işlerin yüzde 99.4’ü özel sektörden alındı.

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı! İşte doların ik tepkisi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Kurulu Politikası, bugünkü toplantısında aldığı kararları açıkladı. Politika faizi 6.25 puan artışla yüzde 24’e yükseldi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 13. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

 

ürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Kurulu Politikası, bugünkü toplantısında aldığı kararları açıkladı. Politika faizi olan bir hafta vadeli repo faizi yüzde 17.75’ten yüzde 24’e yükseltti. Böylece faizde 625 baz puan artış yapılmış oldu. 

Bu arada Dolar/TL  PPK kararının ardından 6.41’den 6.01’e kadar geriledi. 

PPK sonrası yapılan açıklama şöyle:

“Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyette dengelenme eğiliminin belirginleştiğine işaret etmektedir. Dış talep gücünü korumakla birlikte iç talepteki yavaşlama hızlanmaktadır.

Yakın dönemde enflasyon görünümüne ilişkin gelişmeler fiyat istikrarı açısından önemli risklere işaret etmiştir. Döviz kurundaki hareketlerin de etkisiyle fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiği dikkat çekmektedir. İç talep koşullarındaki zayıflamaya rağmen fiyatlama davranışlarında gözlenen bozulma enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirilmesine karar vermiştir.

İlave sıkılaştırma masada

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Merkez Bankası geçen hafta yaptığı açıklamada Eylül ayı toplantısında parasal duruşun yeniden şekillendirileceğini bildirmişti. 

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.”

KARAR SONRASI DOLAR DÜŞTÜ

Karar sonrası dolar, 6,05 seviyesine doğru iniş yaptı.

Güne yatay seyirle başlayan dolar/TL, gün içerisinde en yüksek 6,5523’i görmüştü.

Avro/TL ise 7,03’e düştü.

Avro/TL ise en yüksek 7,6289’ten işlem görmüştü.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’den”Kadına, ilk doğumda sigorta” teklifi

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, kadınların ilk doğum yaptıkları tarihin, otomatik olarak 1 günlük sigortalı sayılması için kanun teklifi verdi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 12. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

HP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, kadınların ilk doğum yaptıkları tarihin, otomatik olarak 1 günlük sigortalı sayılması için kanun teklifi verdi. Tekin’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na geçici bir madde ekliyor. Teklifle kadınların, ilk doğum yaptığı tarihte otomatik olarak 1 günlük sigortalı sayılması sağlanıyor.

Teklife göre, 18 yaşından önce doğum yapanlarda ise 18 yaş baz alınacak. Kuruma yazılı olarak başvuranların sigorta girişleri yapılmış sayılacak.

Teklifin gerekçesinde, Türkiye’de genel olarak kadınların erkeklerden daha az istihdamda yer aldığı belirtildi.

Erkeklerin askerlik borçlanması yaparken hiçbir şarta tabi tutulmadığı, kadınların ise doğum borçlanması yapabilmesi için mutlaka doğumdan önce sigortalı olmaları gerektiği, aksi takdirde kaç doğum olursa olsun borçlanma hakkından mahrum kaldığı anımsatıldı.

Gerekçede, “Kadınların ilk doğum yaptıkları tarihin, sanki çalışmışlar gibi otomatik olarak 1 günlük sigortalı sayılmaları durumunda, kadınların doğum borçlanması sorunu çözülerek, tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi kadınlara çalışma hayatında cumhuriyet tarihinin en önemli haklarından birinin verilmesi sağlanmış olacaktır.” ifadesi kullanıldı.

Fitch, 4 Türk bankasının notunu indirdi

Fitch, Ratings, Anadolubank ve Fibabanka’nın uzun vadeli kredi notlarını BB-‘dan B+&la, Şekerbank’ın kredi notunu B+’dan B’ye ve Odeabank’ın notunu BB-‘den B’ye indirdi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 11. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

Fitch, Anadolubank, Fibabanka, Şekerbank ve Odeabank’ın notlarını düşürdü. Fitch, Ratings, Anadolubank ve Fibabanka’nın uzun vadeli kredi notlarını BB-‘dan B+&la, Şekerbank’ın kredi notunu B+’dan B’ye ve Odeabank’ın notunu BB-‘den B’ye indirdi.

Fitch bu bankaların Yaşayabilirlik Notlarını da düşürürken, notları olası bir indirim için izlemeden çıkardı, görünümlerini ‘negatif’ olarak belirledi.

Fitch, not indiriminin son dönemde piyasa oynaklığı döneminde bankaların performanslarına, varlık kalitelerine, likidite ve fonlama profillerine yönelik artan riski yansıttığını, ekonomide sert bir iniş yaşanması ve yatırımcı güveninde kötüleşme riskini de hesaba kattıklarını vurguladı.

Kaynak: Dünya

Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu Başkanı: Yüzde 30 ile yüzde 40 arasında zam lazım

Türki̇ye Ekmek Üreti̇ci̇leri̇ Federasyonu Başkanı Murat Kavuncu “Ekmeğe, son girdilerle birlikte yüzde 30 ile yüzde 40 arasında zam yapılması gerekmektedir” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 08. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ürki̇ye Ekmek Üreti̇ci̇leri̇ Federasyonu Başkanı Murat Kavuncu “Ekmeğe, son girdilerle birlikte yüzde 30 ile yüzde 40 arasında zam yapılması gerekmektedir” dedi.

Kavuncu, CK Farabi Hotel’de Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu Yönetim Kurulu, 7 bölge başkanı ve 81 il temsilcisiyle son günlerde ekmek ve un konusunda yaşanan tartışmaları değerlendirdi.

Ardından basın toplantısı düzenleyen Kavuncu, üretici olarak hedeflerinin halka kaliteli ekmek sunmak olduğunu söyledi.

Son günlerde ekmek ve un konusunda sektörle alakası olmayan herkesin değerlendirmede bulunduğunu belirten Kavuncu, şöyle konuştu: “Sektörde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Biz ekmeğe zam beklerken una, elektriğe, tuza, mazota zam geldi. Bu zamlar karşısında üreticilerin ayakta kalması imkansızlaşmıştır. Bu zamlar düşmeyeceğine göre, ekmeğe son girdilerle birlikte yüzde 30 ile yüzde 40 arasında zam yapılması gerekmektedir.”

Kavuncu, ekmek fiyatlarına zam yapılmaması durumunda fırıncıların üretimine ara vermek zorunda kalacağını savunarak, bir an önce tedbir alınması gerektiğini kaydetti.

Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak daima hükümetin, devletin ve milletin yanında olduklarını vurgulayan Kavuncu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gece gündüz demeden, tatil nedir bilmeden çalışan fırıncılar dürüst, ilkeli çalışmaya devam edecektir. Bizler her zaman ekmeğimizin derdinde olmuşuzdur. Olayları hiç kimse farklı yerlere çekmesin, ekmeği siyasi yöne yönlendirmesin. Bu süreçte Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu olarak milli duruş sergiliyoruz. Zam yapılmadığı takdirde bu milli duruşta küçük işletmeler kapanma noktasına gelir, büyük işletmeler ayakta kalır.”

Kaynak: Dunya.com

Okul servisi ücretlerine zam: : İşte il il zam oranları

Türkiye genelinde 2018-2019 eğitim-öğretim yılında uygulanacak okul servisi ücretleri belirlendi. Okul servisi ücretleri İstanbul’da yüzde 12, Ankara’da yüzde 13, İzmir’de yüzde 29 arttı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye genelinde 2018-2019 eğitim-öğretim yılında uygulanacak okul servisi ücretleri tespit edildi. İstanbul’daki okul servis ücretlerinde yüzde 12 artış yapılırken, Ankara’da yüzde 13, İzmir’de yüzde 29 zam yapıldı. Edinilen bilgiye göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezinin (UKOME) 6 Eylül’deki toplantısında gündeme gelen öğrenci servis ücretlerinin fiyat tarifesi belli oldu.

İstanbul’da, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okul servisi ücretlerinde yüzde 12 artış yapıldı.

Geçen yıl aylık 190 lira olan 0-1 kilometrelerdeki servis ücreti bu yıl 215 liraya çıkarıldı. Aylık 210 lira olan 1-3 kilometrelerdeki ücret 235 liraya, 230 lira olan 3-5 kilometrelerdeki ücret 255 liraya, 235 lira olan 5-7 kilometrelerdeki ücret 265 liraya, 250 lira olan 7-9 kilometrelerdeki ücret 280 liraya, 295 lira olan 9-11 kilometrelerdeki ücret 330 liraya, 340 lira olan 11-13 kilometrelerdeki ücret 380 liraya, 360 lira olan 13-15 kilometrelerdeki ücret 400 liraya, 385 lira olan 15-17 kilometrelerdeki ücret 430 liraya, 410 lira olan 17-19 kilometrelerdeki ücret 455 liraya, 435 lira olan 19-21 kilometrelerdeki ücret 485 liraya, 455 lira olan 21-23 kilometrelerdeki ücret 505 liraya, 475 lira olan 23-25 kilometrelerdeki ücret 525 liraya yükseltildi.

İstanbul’da 25 kilometreyi aşan her kilometre için geçen yıl aylık 4,07 lira olan ücret, bu yıl 4,5 lira olarak uygulanacak.

Ankara ve İzmir’deki servis ücretleri

Ankara Servis Aracı İşletmecileri Odası Başkanı Halil İbrahim Seyfi de başkentte 2018-2019 eğitim-öğretim yılı için okul servis ücretlerinde ortalama yüzde 13 artış yapıldığını bildirdi.

Seyfi, şunları kaydetti:

“Yıllık bin 611 lira olan 0-3 kilometrelerdeki servis ücreti bu yıl bin 818 liraya, bin 764 lira olan 3-6 kilometrelerdeki ücret bin 989 liraya, 6-10 kilometrelerdeki ücret 2 bin 61 liradan 2 bin 340 liraya, 10-15 kilometrelerdeki ücret 2 bin 412 liradan 2 bin 718 liraya yükseltildi. 15 kilometreyi aşan her kilometre için alınacak ücret, yüzde 14,8 zamla 47 liradan 54 liraya çıkarıldı.”

Rehber zorunlu servislerde yüzde 10 ilave ücret

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı da okul servis ücretlerine akaryakıt, araç fiyatları ve araç bakım masraflarındaki artışlar nedeniyle ortalama yüzde 29 zam yapıldığını ifade etti.

Yıllık bin 395 lira olan 0-3 kilometrelerdeki ücretin bin 800 liraya çıkarıldığını belirten Bostancı, bin 710 lira olan 3-6 kilometrelerde ücretin 2 bin 205 liraya, 6-10 kilometrelerde bin 800 liradan 2 bin 340 liraya, 10-20 kilometrelerde 2 bin 565 liradan 3 bin 330 liraya yükseltildiğini söyledi.

Bostancı, 20-25 kilometre için 3 bin 735 lira, 25-30 kilometre için 4 bin 95 lira, 30-35 kilometre için 4 bin 275 lira ve 35-40 kilometre için 4 bin 545 lira alınacağını vurgulayarak, 40 kilometreyi aşan her kilometreye 1 lira ekleneceğini dile getirdi.

Hasan Basri Bostancı, rehber personel bulundurulması zorunlu servislerde fiyatlara yüzde 10 ilave edileceğini kaydetti.

Anaokulu ve özel okullar için servis ücretlerinin ise mesafeye göre aylık 240 lira ile 540 lira arasında değiştiğine işaret eden Bostancı, bölgede bazı özel okul servislerinin fiyatlarının belirlenen fiyatın çok üzerinde olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Bostancı, velilerin İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezince belirlenen fiyatların üzerinde ödeme yapmamalarını isteyerek, fiyat tarifesinin odalarına ait web sitesinde yayımlandığını bildirdi.

Hem devlet hem de özel okullarda uygulanacak fiyatların dışında farklı bir isim altında herhangi bir ücret talep edilmesi halinde veliler, 153 numaralı Beyaz Masa’ya şikayette bulunabilecek.

Kaynak: AA

Ekmek Üreticileri Federasyonu: Ekmek fiyatı 2 TL olmalı

Un fiyatlarına yapılan zammın ardından açıklama yapan Ekmek Üreticileri Federasyonu Genel Başkanı Murat Kavuncu, “Yapılan zamların ardından fırıncıların giderlerini karşılayabilmesi için ekmek fiyatının 2 TL olması lazımdır” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

n fiyatlarına yapılan zammın ardından açıklama yapan Ekmek Üreticileri Federasyonu Genel Başkanı Kavuncu, “Fırıncıların giderlerini karşılayabilmesi için ekmek fiyatının 2 TL olması lazım” dedi. Türkiye Ekmek Üreticileri Federasyonu Genel Başkanı Murat Kavuncu, doğalgaz, mazot, elektrik ve una yapılan zamların ardından fırıncıların zor duruma düştüğünü söyledi.

 

250 gram ekmeğin maliyetinin 1 TL 75 kuruşa yükseldiğini belirten Kavuncu, ekmek fiyatının 2 TL olması gerektiğini ifade etti.
Yeniçağ‘ın aktardığı habere göre Kavuncu, şöyle konuştu

“Un fiyatlarının bu şekilde yüksek bir artış sergilemesinden dolayı ekmeğimize zam gelmesi şart oldu. Şu anda 250 gram ekmeğin maliyeti 1 TL 75 kuruşa mal etmiş oluyoruz. Yüzde 10 da iskonto olduğu zaman fırıncının ayakta kalması için, fırıncının kirasını ödeyebilmesi için, fırıncının işçilerin parasını ödeyebilmesi için; doğalgaza, mazota, elektriğe ve ekmeğin ana maddesi olan una da zam gelmesinden dolayı ekmeğin 2 TL olması lazım. Un fiyatlarının artmasının ardından piyasada büyük bir un sıkıntısı var.”

 

 

Temizlik ürünleri fiyatlarında artış

Türk Lirası’ndaki rekor değer kaybı, ithal ürünlerde zamları beraberinde getiriyor. Bu ürünler arasında bulaşık-çamaşır deterjanı, arapsabunu, çamaşır suyu ve yüzey temizleyiciler bulunuyor. Son üç ayda fiyatı en çok artan ürün ise yüzde 36 ile arapsabunu oldu.

––––––––––––––––––––––––––––––– 07. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ürk Lirası’ndaki rekor değer kaybı, ithal ürünlerde zamları beraberinde getiriyor. Bu ürünler arasında bulaşık-çamaşır deterjanı, arapsabunu, çamaşır suyu ve yüzey temizleyiciler bulunuyor. Son üç ayda fiyatı en çok artan ürün ise yüzde 36 ile arapsabunu oldu.

Hürriyet Ceyhun Kuburlu’nun haberine göre, yaz ayları boyunca, özellikle haziran-eylül döneminde en çok dikkat çeken fiyat artışlarının başında temizlik ürünleri ve tuvalet kağıdı geldi.

Çamaşır suyu, bulaşık ve çamaşır deterjanı, arapsabunu ve yüzey temizleyiciler bu ürünler arasında yer aldı. Tuvalet kağıdı da artış da öne çıkan ürünlerden.

Türkiye’de çok yaygın bir marketin verilerine göre haziran-eylül döneminde temizlik ürünlerinde en çok fiyatı artan ürün arapsabunu oldu. 1 Haziran-6 Eylül tarihleri arasında arapsabununun fiyatı yüzde 36 arttı. İkinci sırada yüzde 16’lık artışla çamaşır deterjanı, 3’üncü sırada ise 14.6’lık artışla bulaşık deterjanı yer alıyor.

“Aynı ürün marketlerde çok farklı fiyatlara satılıyor”

Üreticiler, “Deterjanın hammaddesi Türkiye’de üretiliyor. Ancak buradaki üretici de ithalat yapıyor ve bu hammadeyi dövizle satıyor” derken, vatandaş ise “Aynı ürün marketlerde çok farklı fiyatlara satılıyor. Ürünler arasındaki fark ise 12 TL’ye kadar çıkıyor” dedi.

Türkiye’de yaygın marketin fiyatlarından yola çıkarak yapılan araştırmaya göre arapsabununun fiyatı 1 Haziran’da 7.90 TL iken, 1 Temmuz’da 8.25 TL’ye 6 Eylül’de ise 10.75 TL’ye çıktı.

Fiyat artışı yüzde 36’ya ulaştı. 1.5 kg’lık bir çamaşır deterjanının 1 Haziran’da 12.90 TL olan fiyatı ise 11 Ağustos’ta 14.95 TL’ye yükseldi. 30’lu bulaşık tabletinin fiyatı da aynı dönemde 23.95 TL’den 27.45 TL’ye çıktı Piyasada en çok satılan ürünlerden olan 24’lü bir tuvalet kağıdının fiyatı 1 Haziran-6 Eylül arasında yüzde 16 artışla 36.90 TL’den 42.90 TL’ye yükseldi.

Ankara’da simide zam

Ankara’da yaklaşık 2 yıldır 1,25 lira olan 100 gram simidin liste fiyatı 1,50 liraya çıkarıldı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

nkara Pideciler Simitçiler ve Çörekçiler Esnaf Odası Başkanı Ahmet Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, simit üreticilerinin ham madde fiyatlarındaki artışa dayanamadığını söyledi.

Susamın kilogram fiyatının geçen yıla göre yüzde 125 artarak 19 liraya yükseldiğini aktaran Yalçın, un, doğalgaz, elektrik, kira ve personel giderlerinde de artış olduğunu ifade etti. Yalçın, “Bu şartlar altında esnafımızın daha fazla mağdur olmaması adına, üzülerek söylüyorum, Ankara simidine zam yapmak mecburiyetinde kaldık. Ankara halkından üzülerek yaptığımız bu zamdan dolayı esnafımız adına özür dileriz. Gelinen noktada elimizden bir şey gelmemektedir.” diye konuştu.

Yalçın, gramajı düşük simitleri daha uygun fiyattan piyasaya sürmemeleri konusunda esnafı uyardı.

AA

Elektrik ve doğalgazda zamlar devam edecek mi?

Elektrikte 1 Ağustos’ta yapılan zamların 30 Eylül’e kadar geçerli olması beklenirken, 1 Eylül’de yeni zamlı tarifeler yürürlüğe girdi. Yeni tarifeyle birlikte, yılın başından bu yana elektrik fiyatları yüzde 33 ila 45,5 oranında arttı. Uzmanlar, döviz kuru artışların önümüzdeki dönemde elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yeni zamları gündeme getireceğini söylüyor. Merkez Bankası, Eylül ayında enerji fiyatlarındaki artışın devam edeceğini duyurdu.

––––––––––––––––––––––––––––––– 06. 9. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

lektrikte 1 Ağustos’ta yapılan zamların 30 Eylül’e kadar geçerli olması beklenirken, 1 Eylül’de yeni zamlı tarifeler yürürlüğe girdi.Yeni tarifeyle birlikte, yılın başından bu yana elektrik fiyatları yüzde 33 ila 45,5 oranında arttı. Uzmanlar, döviz kuru artışların önümüzdeki dönemde elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yeni zamları gündeme getireceğini söylüyor.

Ayrıca Merkez Bankası yaptığı açıklamada, Eylül ayında enerji fiyatlarındaki artışın devam edeceğini duyurdu. Merkez Bankası’nın ‘enerji fiyatları artacak’ açıklamasını sorduğumuz EPDK, konuyla ilgili sorularımıza yanıt vermedi. Yazılı olarak ulaştığımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise, haberin yayımlanmasına dek geçen sürede sorularımızı yanıtsız bıraktı.

‘Zamlar ötelendi, piyasa sübvanse edildi’

Son zamlar öncesinde elektrik fiyatlarında yapılan artış 2016 yılının ilk çeyreğindeydi.

Toplam elektrik üretimi içinde doğalgaza dayalı elektrik üreten santrallerin payının yüzde 40’lar seviyesinde olmasına rağmen, döviz kurundaki dalgalanmadan etkilenen doğalgaz fiyatları tedarikçi şirketlere yansıtılmadı ve 2018 Ağustos’a dek elektrik satış tarifesinde değişiklik yapılmadı.

BBC Türkçe’ye konuşan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İpek, artan girdilere rağmen zamların yansıtılmadığını ve elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerine kamu eliyle yapılan toptan satışlarda uygulanan fiyat indirimleri ile dönemsel fiyat artışlarının önüne geçilmeye çalışıldığını söylüyor.

Fakat İpek gelinen noktada tüm tüketici grupları için zam uygulandığını ve zamların artık ‘önlemez hale geldiğini’ ifade ediyor:

“Bir süredir artışlar kısmen yansıtılıyordu. Bu zamana dek artışın kısmen yansıtılmasını tabii ki doğru bulmuyoruz ama yansıtılsın demek de başka bir haksızlık konusu. Bir sürü yanlış politikanın sonucunda oluşmuş bu yükü, elektrik sektörüne yükleyerek bu işten çıkılamaz.”

İpek, kamunun bir süre daha piyasayı sübvanse etmeye devam edeceğini ama Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle bunun sürdürebilir olmayacağını söylüyor.

Fakat yine de Türkiye 2018’in ilk altı ayında, elektrik üretiminin yaklaşık 4’te birini yenilebilir enerji kaynaklarından sağlayabildi.

Makina Mühendisleri Odası, yenilenebilir kaynaklara ağırlık verilmesi ile doğal gazın elektrik üretimindeki payının önce yüzde 40’lara, sonra yüzde 30’lara ve sonuç olarak yüzde 25’lere düşürülebileceğini savunuyor.

BBC Türkçe’ye konuşan enerji Uzmanı Necdet Pamir, Türkiye’nin toplam enerji gereksiniminin yüzde 60’ının doğalgaz ve petrolle karşıladığını ve ülkenin bu kaynakların tamamen dışa bağımlı olduğunu hatırlatıyor.

Petrol ve doğalgaz ithalatının ABD Doları ile yapıldığını söyleyen Pamir, hem petrol fiyatının arttığını hem de TL’deki değer kaybının enerji fiyatlarını artırdığını belirtiyor:

“Türkiye 2002 yılında toplam enerjide yüzde 67 dışa bağımlıydı. Yıllar içinde toplam enerjide dışa bağımlılığımız yüzde 76’ya yükseldi. Bir yandan Dolar artıyor, bir yandan dışa bağımlılık azalmıyor, bunun bedelini de tüketici ödüyor.”

‘İhtiyacın üzerinde kurulu kapasite var’

TMMOB, ithal kaynağa dayalı elektrik üretim politikalarını terk edip yenilenebilir kaynaklara yönelmeden, elektrik fiyatlarında düşüş yaşanmayacağını söylüyor.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Enerji Dairesi Başkanı Oğuz Türkyılmaz, 2018 Mart’tan bu yana artan grafiğe rağmen, “Yenilenebilir kaynaklara ciddi bir yönelim söz konusu değil” diyor.

Türkyılmaz ayrıca, firmalara verilen ‘satın alma’ garantileriyle kapasite fazlasının yaratıldığını ve bunun paçal maliyeti artırdığını anlatıyor:

“2010’lu yıllarda elektrik üretim yatırımlarında artış gerçekleşti ve bugün itibarıyla ihtiyacın üzerinde kurulu kapasite bulunuyor. Lisans verilen projelerde aşırı bir yığılma söz konusu olduğu ve bunun da kapasite fazlası yarattığı kesin.”

“Örneğin yüksek kapasiteli bir hidrolik santrale, talebin üstünde alım garantisi veriliyor ve onun yarattığı mali yükü de devlet ve tüketiciler yükleniyor.”

‘Kamu zararı pahasına, özel sektör destekleniyor’

Türkiye’de doğalgaz tüketiminin içinde ilk sırada yüzde 41,9’luk payla elektrik enerjisi üretimi yer alıyor. Bunu yüzde 25’lik paylarla konut ve sanayi sektörleri izliyor.

Doğalgazın yüzde 99’dan fazlasını ithal eden Türkiye’de 2017 yılında doğalgaz ithalatı, 2016 yılına kıyasla yüzde 19 oranında arttı.

2016 – 2018 döneminde Dolar/TL kurunun yüzde 60’ın üzerinde yükselmesine rağmen, Ağustos 2018’e kadar elektrik üretimi için temin edilen doğalgaz sübvanse edildi.

Türkyılmaz, doğalgaz ile elektrik üreten santrallere gazın maliyet rakamlarının altında verildiğini ve ‘kamu zararı pahasına yatırımcı özel şirketlerin’ desteklendiğini söylüyor.

“Şirketlere verilen desteklerin yarattığı kamu zararın karşılığını yurttaşlar vergileriyle ödüyor. Fiyatlar sadece düşük gelir grupları için sübvanse edilmeli. Konutların tükettiği elektrik dörtte birdir. Halk burada çok küçük bir birimi oluşturuyor ama esas desteği doğalgaz ile elektrik üreten büyük şirketler alıyor.”

TMMOB’a göre, elektrik üretimi amaçlı kullanılan doğalgazın fiyatlarındaki son artışlardan sonra bazı santrallerin üretimi durdurması, bazılarının da sökülüp başka ülkelere satılması söz konusu olabilir.

Devre dışı kalabilecek doğalgaz çevrim santrallerinin üretemediği elektriğin alternatif kaynaklarla ikame edilmemesi durumunda ise elektrik fiyatlarında bir yükseliş oluşabilir.

İpek, 1 Eylül’de yapılan zamlara rağmen Merkez Bankası’nın ‘enerji fiyatlarında artış sürecek’ açıklamasının ise, ‘işin boyutlarının çok ciddi olduğunun göstergesi’ olduğunu ifade ediyor.

Elektrik üretiminde ithal kaynak bağımlılığı

Türkiye’nin elektrik üretiminde ithal kaynaklara olan bağımlılığı uzun yıllardır tartışma yaratan konular arasında yer alıyor.

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), özellikle 1990’lı yılların ortasından itibaren Türkiye’nin, birincil kaynakta yüksek oranda ithalata dayalı bir üretim yapısına döndüğünü söylüyor.

TMMOB konuyla ilgili hazırladığı ‘Elektrik ve Doğal Gaz Fiyatlarına Yapılan Son Zamların Analizi’ raporunda, elektrik üretiminde ithal kaynaklara bağımlılıkta en yüksek seviye olan yüzde 62,6 oranına 2014 yılı sonunda ulaşıldığı bilgisini paylaşıyor.

Doğalgaz ile elektrik üretimi yapan bir santralde birim maliyet içindeki yakıt maliyeti ise yaklaşık yüzde 80-90 oranında.

Bu nedenle uzmanlar, özellikle döviz kurlarındaki değişimler sonucunda doğalgaza gelen zamların elektrik üretimi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi işaret ediyor.

Öte yandan Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, 2018 yılı ilk altı aylık elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklara yönelimin arttığı görülüyor.

Fundanur Öztürk / BBC Türkçe

 

BBC footer