Category Archives: Ekonomi

UBER kullanıcısı 10 günde 5 kat arttı

Taksi-UBER gerginliği UBER’e yaradı. UBER’in telefona indirilme sayısı 10 günde 5’e katlanıp 24 bin 500 oldu. 9 Ekim 2017’de taksicilerin yaptığı UBER protestosu sonrasında da yine telefonlarına bu yazılımı yükleyenlerin sayısında hatırı sayılır bir artış oldu.

––––––––––––––––––––––––––– 21. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

rafikte UBER sürücülerine saldırıyla başlayan kriz, İstanbul Taksiciler Odası Başkanı Eyüp Aksu’nun açıklamalarıyla tırmandı. Bu kavga taksi piyasasına ise plaka fiyatlarının düşüşü olarak yansıdı.

 

Habertürk‘ten Esra Boğazlıyan’ın haberine göre krizden önce 1 milyon 680.000 TL olan plaka değeri, 4 gün içinde 100.000 lira düştü. Son rakamlar ise plaka fiyatlarının 1 milyon 500.000 liraya gerilediğini gösteriyor.

Sarı taksi-Uber kavgası devam ederken son rakamlar, bu krizin Uber’e yaradığını gösteriyor. Uber’in Türkiye verilerine göre gerginlik başlamadan bir gün önce yani 6 Mart’ta Uber’in iOS ve Android telefonlara indirilme rakamı 5000’ken, trafikte saldırı olaylarının başladığı 7 Mart’tan itibaren indirilme rakamları hızla arttı.

 

 

7 Mart’ta 7 bin, 8 Mart’ta 8500, 9 Mart’ta 12.000, 10 Mart’ta 14.000, 11 Mart’ta 16.000, 12 Mart’ta 15.000, 13 Mart’ta 22.000 ve 14 Mart’ta 24.500’e çıktı. Yani son 10 günlük sürede Uber kullanıcılarının sayısı 5 kat arttı. Uber’in verileri incelendiğinde sadece mart ayında değil, 9 Ekim 2017’de taksicilerin yaptığı Uber protestosu sonrasında da yine telefonlarına bu yazılımı yükleyenlerin sayısında hatırı sayılır bir artış oldu.

Euroda yeni rekor 4.8709 lira, dolar 3.95 liranın üzerinde!

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta vereceği faiz kararı öncesinde gücünü koruyan dolar, yeni haftada 3.95 lirayı aşarken, euro 4.8709 lira ile yeni tarihi rekor düzeye tırmandı.

––––––––––––––––––––––––––– 20. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

BD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta vereceği faiz kararı öncesinde gücünü koruyan dolar, yeni haftada 3.95 lirayı aşarken, euro 4.8709 lira ile yeni tarihi rekor düzeye tırmandı. Küresel piyasalarda günün erken saatlerinde 4.87 lirayı aşan euro daha sonra 4.86 – 4.87 lira aralığına çekildi.

Piyasalarda dün 3.9503 liraya kadar yükseldikten sonra yeni günün ilk işlemlerinde 3.94 – 3.95 lira aralığında hareket eden dolar, geçen 21 Kasım’da 3.9622 lira ile tarihi rekor düzeye çıkmıştı.

Dolar/euro paritesi ise dün kapanışa doğru indiği 1.2314 düzeyinden 1.2337 düzeyine döndü.

Borsa İstanbul Endeksi (BİST100) dünkü yüzde 1.51 düşüşle 115 bin 450 puandan kapanışın ardından yeni güne yüzde 0.51 yükselişle 116 bin 33 puandan başladı.

Neden dayak yiyoruz?

İş Yatırım’ın, “Neden dayak yiyoruz?” başlıklı günlük piyasa bülteninde, “Dünya borsalarındaki satış derinleşiyor” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

“Bu kez satışın arkasında Fed’in faiz artırması, güçlü dolar ve yükselen faizler değil Fang hisselerinden – Facebook, Amazon, Netflix, Google- kaçış yatıyor. Facebook’un 50 milyon kullanıcısının verilerini Trump’ın seçim kampanyası için çalışan Cambridge Analytica şirketiyle paylaşması suçlaması ile başlayan satışlar diğer teknoloji şirketlerine de yayıldı.

“Türkiye varlıklarında – özellikle döviz ve tahvilde – dünya piyasalarından bağımsız satış dalgası devam ediyor.

“Gelişmekte olan ülkelerin dünya piyasalarından para bulmasının zorlaşacağı bir konjonktürde Türkiye’yi kırılgan bulan yatırımcılar daha yüksek risk primi istiyor.

“ABD vadelilerindeki toparlanmaya paralel Borsa İstanbul’da hafif toparlanma görebiliriz.

“Ancak toparlanmanın kalıcı olması için Türk lirasında ve tahvillerdeki satışların kesilmesi gerekli.

“Bugün yapılacak 2 ve 10 yıllık devlet tahvili ihalelerine olan talep yatırımcı ilgisinin test edilmesi

açısından önemli bir gösterge olacak. “

(DHA)

Dolar kuru 3.95’i aştı! Euro’da yeni tarihi rekor: 4.8441 lira

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta yapacağı toplantısı öncesinde gücünü koruyan dolar yeni haftada 3.95 liranın üzerinde çıkarken, euro 4.8441 lira ile yeni rekor düzeye tırmandı.

––––––––––––––––––––––––––– 19. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

BD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta yapacağı toplantısı öncesinde gücünü koruyan dolar yeni haftada 3.95 liranın üzerinde çıkarken, euro 4.8441 lira ile yeni rekor düzeye tırmandı.

 

Dolar kuru yeni haftada 3.95 seviyesinin üzerini görürken, sterlin ve euro kuru yeni tarihi zirvesini gördü. Piyasaların gözü bu hafta Fed’in faiz kararında olacak. Küresel gelişmeler ve jeopolitik risklerle dolar erken işlemlerde 3.9348 liraya yükseldikten sonra çıkışını sürdürdü ve Dolar 3.95 lira sınırını geçerek 3.9445 liraya kadar yükseldi. Dolar, geçen 21 Kasım’da 3.9622 lira ile tarihi rekor düzeye çıkmıştı.

Haftaya 1.2267 düzeyinden başlayan dolar/euro paritesi ise 1.2293 puana yükseldikten sonra, yüzde 0.110 düşüşle 1.2273 düzeyine geriledi.

Borsa İstanbul 100 Endeksi (BİST-100) ise yüzde 0.04 düşüşle 117 bin 175 puandan başladığı günü yüzde 0.76 düşüşle 116 bin 320 puanla sürdürdü.

İş Yatırım’ın “Negatif ayrışmaya devam…” başlıklı günlük piyasa bülteninde, dünya borsalarındaki satış dalgasının derinleştiği vurgulanarak şu değerlendirme yapıldı:

“Dünya piyasaları haftaya tedirgin bir seyirle başlıyor. Beklentilerden iyi gelen ABD enflasyon verisi sonrasında Fed’in 4 kez 25 bp faiz artıracağı endişesi azaldı.

“Trump yönetiminin Çin’e yönelik yeni korumacı tedbirler ve Rusya’ya karşı ilave yaptırım sinyali vermesi piyasaları baskılıyor.

“Küresel risk iştahına duyarlı Türkiye varlıkları aybaşından beri en kötü performans gösteren gelişmekte olan yatırım araçları arasında yer aldı. Döviz piyasalarında, 10 yıllık yerel tahvillerde ve hisse senedinde en kötü performans gösteren gelişmekte olan varlıklar arasında yer alıyoruz. “Yurtiçinde önemli bir veri akışının olmadığı yeni haftada gözler Çarşamba günkü Fed toplantısında olacak. Fed’in faiz tahminleri ve bilanço küçülmesi konusunda vereceği sinyaller piyasa için belirleyici olacak.”

(DHA)

Türkiye Ziraat Odaları Birliği: Patates yiyin

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Niğde ve Nevşehir’de depolarda 350-400 bin ton patatesin alıcı beklediğini belirterek patates yeme çağrısında bulundu. Bayraktar, kamu kurumlarına toplu satın alma çağrısı da yaptı.

––––––––––––––––––––––––––– 19. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Niğde ve Nevşehir’de depolarda 350-400 bin ton patatesin alıcı beklediğini belirterek patates yeme çağrısında bulundu. Bayraktar, kamu kurumlarına toplu satın alma çağrısı da yaptı. Bayraktar, mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığının, depoda alıcı bekleyen patates için büyük risk taşıdığını ifade etti. 

Sputnik’te yer alan habere göre, Niğde ve Nevşehir’de depolarda 350-400 bin ton patatesin alıcı beklediğini söyleyen Bayraktar, patatesin filizlenmeden, kilo ve kalite kaybı yaşanmadan pazarlanması gerektiğini belirtti.

‘BAŞTA ASKERİ BİRLİKLER…’

“Patates tüketelim” çağrısında bulunan Bayraktar, “Başta askeri birlikler, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, hastaneler, yatılı okul ve yurtlar, yemek firmaları gibi toplu tüketim yerlerinde alımlar yapılmalı, patateste iç tüketim hızlı bir şekilde artırılmalıdır. Depolardaki patates zamanında tüketilmezse üreticinin emeği zayi olacağı gibi çürüyen ürünün atılması da üreticilerimize ayrıca bir yük getirecektir” ifadelerini kullandı.

‘İHRACAT İADESİ TALEBİMİZ HÜKÜMETE İLETİLDİ’

Bayraktar, Türkiye’de bitkisel üretimde önemli bir yeri olan patateste yaşanan fiyat istikrarsızlıklarının üreticiyi de tüketiciyi de etkilediğini, patates fiyatların arttığı dönemde tüketicilerin, fiyatların düştüğü dönemde de üreticilerin mağdur olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu yıl da patates üreticilerimiz pazarlama problemiyle karşı karşıya kalmışlardır. Pazarlama problemlerinin çözümüne katkı sağlaması bakımından ihracat iadesi talebimiz hükümet yetkililerine iletilmiştir. İhracatta ton başına 50 lira ödeme kararı alınmıştır. Söz konusu karar, piyasaları bir miktar olumlu etkilese de hali hazırda üreticilerimiz kilogramını ortalama 50 kuruşa mal ettiği patatesi, 30-35 kuruşa satmakta zorlanmaktadır. İhracat desteğine rağmen fiyatlar ortadadır.”

Bayraktar, patateste yaşanan pazarlama sorununun kalıcı olarak çözümlenebilmesi, üretim ve fiyatta istikrarın sağlanabilmesi bakımından, üretim planlaması yapılması, ihracat desteğinin düzenli ve zamanında verilmesi, iç talebin artırılması, münavebe süresine titizlikle uyulması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve patatesin sanayiye entegrasyonunun, üretim ve işleme çeşitliliğinin sağlanması gerektiğini bildirdi.

Sputnik

Türkiye’de en pahalı il İstanbul, en ucuzlar Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan

Türkiye’nin, 2017 yılı sonuçlarına göre, fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölgesi 114.8 ile İstanbul, en düşük bölgesi ise 93.5 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan oldu.

––––––––––––––––––––––––––– 19. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, bu endeks değerleri, İstanbul’un Türkiye ortalamasına göre yüzde 14.8 pahalı, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan’ın ise yüzde 6.5 daha ucuz olduğunu gösteriyor. TÜİK’in Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi (BSGP) 2017 çalışması; Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Türk Lirası (TL)’nın satın alma gücündeki farklılıkların belirlenmesi amacı ile gerçekleştirildi. Çalışmada, ayrıntılı olarak tanımlanmış ortak bir mal ve hizmet sepeti kullanılarak bölgesel fiyat düzeyi endeksleri elde edildi.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey detayında üretilen endeksler ile farklı bölgelerdeki fiyat düzeylerinin karşılaştırılmasına imkan sağlandı. Bir bölgenin fiyat düzeyi endeksi, 100’den büyük ise bu bölge Türkiye ortalamasına göre “pahalı” ve 100’den küçük ise bu bölge Türkiye ortalamasına göre “ucuz” oluyor.

Gıda ve alkolsüz içeceklerde en pahalı bölge İstanbul

TÜİK verilerine göre; gıda ve alkolsüz içecekler ana grubunda en pahalı bölge İstanbul oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 111,0 ile İstanbul’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 94.9 ile Şanlıurfa, Diyarbakır oldu.

Giyim ve ayakkabı ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 110.6 ile İzmir’de gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 84.1 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan oldu.

Konut ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 150.1 ile İstanbul’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 84.5 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt oldu.

Ulaştırma ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 107.1 ile İzmir’de gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 93.5 ile Şanlıurfa, Diyarbakır oldu.

Lokanta ve oteller ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 118.3 ile Ankara’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 91.7 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye oldu.

Diğer ana gruplarda endeks değerleri

Dağılım genişliği en az olan ana gruplardan birisi alkollü içecekler ve tütün ana grubudur. Bu ana grupta en yüksek fiyat düzeyi endeksi 100.2 ile Şanlıurfa, Diyarbakır’da gerçekleşti. En düşük fiyat düzeyi endeksi 99.8 ile Aydın, Denizli, Muğla bölgesinde oldu.

Ev eşyası ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 108.7 ile İzmir’de gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 89.5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye oldu.

Sağlık ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 145.3 ile Ankara’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 73.8 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt oldu.

Eğlence ve kültür ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 106.6 ile İstanbul’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 94.9 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt oldu.

Eğitim ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi 141.7 ile İstanbul)’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 76.9 ile Şanlıurfa, Diyarbakır oldu.

Çeşitli mal ve hizmetler ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 110.1 ile İstanbul’da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 91.1 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan oldu.

Haberleşme ana grubunda değişim gözlenmemesinin nedeni, bu gruptaki telefon görüşme ve internet abonelik ücreti gibi tüm madde çeşidi fiyatlarının bütün bölgelerde aynı olmasıdır.

(DHA)

Aralık ayı işsizlik rakamları açıklandı

Türkiye genelinde işsizlik, Kasım, Aralık ve Ocak aylarını kapsayan Aralık döneminde, yüzde 10.4 ile çift haneli düzeyde kaldı.

––––––––––––––––––––––––––– 15. 03 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 581 bin kişi azalarak 3 milyon 291 bin kişi oldu. İşsizlik oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2.6 puanlık azalış ile yüzde 10.4 olurken, bir önceki döneme göre yüzde 0.01 arttı.

Gelişmiş ekonomilerde temel işsizlik verisi olarak kabul edilen tarım dışı işsizlik oranı da, yıllık bazda 2.6 puanlık azalış ile yüzde 12.3 olarak belirlendi. Yıllık bazda, genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 4.8 puanlık azalış ile yüzde 19.2’ye gerilerken, 15-64 yaş grubunda bu oran 2.3 puanlık azalış ile yüzde 10.6’e oldu.

İstihdam oranı yüzde 46,9

İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 619 bin kişi artarak 28 milyon 288 bin kişi, istihdam oranı ise 1,8 puanlık artış ile yüzde 46,9 oldu.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 255 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1 milyon 365 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 18,3’ü tarım, yüzde 19,5’i sanayi, yüzde 7,3’ü inşaat, yüzde 55’i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,1 puan, sanayi sektörünün payı 0,2 puan azalırken, inşaat sektörünün payı 0,4 puan, hizmet sektörünün payı ise 0,1 puan arttı.

İşgücüne katılma oranı

İşgücü 2017 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 39 bin kişi artarak 31 milyon 579 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,8 puan artarak yüzde 52,4 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,2 puanlık artışla yüzde 71,7, kadınlarda ise 1,3 puanlık artışla yüzde 33,5 olarak gerçekleşti.

Kayıt dışı çalışanlar

Aralık 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,6 puan artarak yüzde 33,3 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,4 puan artarak yüzde 22,1 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 137 bin kişi artarak 28 milyon 925 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puanlık artış ile yüzde 48 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 67 bin kişi azalarak 3 milyon 162 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puanlık azalış ile yüzde 9,9 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre değişim göstermeyerek yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 36 bin, sanayi sektöründe 44 bin, inşaat sektöründe 44 bin, hizmet sektöründe 13 bin kişi arttı.

(DHA)

Asgari ücret 200, yoksulluk sınırı 440 lira arttı!

Türk İş’in açıkladığı ‘açlık ve yoksulluk sınırı’ araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 5 bin 330 TL’ye yükseldi.

––––––––––––––––––––––––––– 26. 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk İş) “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı şubat ayında 5 bin 330 TL’ye yükseldi. Yoksulluk sınırı bir önceki yılın aynı ayında 4 bin 893 TL olarak hesaplanmıştı. Böylece asgari ücretin 200 lira artırıldığı dönem yoksulluk sınırı 1 yılda 440 lira artmış oldu.

Araştırma, ücretlerine 330 ile 600 lira arasında zam alan metal işçilerinin de geçmiş yıldaki kaybını zor karşıladığını gösteriyor.

Açlık sınırı da asgari ücreti geçti

Birgün’de yer alan habere göre, Türk İş araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 1637 TL oldu. Açlık sınırı asgari ücreti geçmiş durumda. Bir önceki yılın aynı ayına göre hesaplandığında açlık sınırı yaklaşık 140 TL artış gösterdi.

Bir kişinin aylık yaşam maliyeti 2 bin lira

Aynı ay bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 2 bin 22 TL olarak gerçekleşti.

Yapılan açıklamaya göre Türk İş’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim 2018 şubat ayında şu şekilde gerçekleşti: Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1.31 oranında arttı. Yılın ilk iki ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 1.77 oranında gerçekleşti.

 

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve bazı milletvekilleri ile çok sayıda işçi, Ankara Şeker Fabrikası’nın önünde toplanarak şeker fabrikalarının özelleştirilmesi kararına tepki gösterdi.

––––––––––––––––––––––––––– 26. 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ile bazı milletvekilleri, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi nedeniyle Etimesgut ilçesinde bulunan Ankara Şeker Fabrikası’na giderek buradaki Şeker-İş Sendikası’nın Ankara şubesini ziyaret etti.

 

“Şeker vatandır satılamaz”

Ziyaretin ardından fabrikanın önüne gelen CHP milletvekilleri ve işçiler, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki gösterdi. “Şeker vatandır satılamaz” sloganları atan grup adına basın açıklaması yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bingöl, her zaman emekten ve emekçiden yana olduklarını belirterek şunları söyledi:

“Bugün şeker fabrikalarının yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Çünkü emeğe, alın terine değer veriyoruz. Şeker fabrikaları sadece şeker üreten tesisler değildir. Şeker fabrikaları, milyonlarca köylümüzün, milyonlarca çiftçimizin o kutsal emeğini üretime dönüştüren değerli tesislerdir. Ama gelin görün ki, Türkiye’nin tarım politikası ve sanayi politikası AK Parti iktidarı ile bir çırpıda değişti. Türkiye’de artık bizim milli değerlerimiz yok sayılıyor. Siz bakmayın iktidar mensuplarının her ağızlarını açtıklarında milleyetçilikten dem vurmalarına. Eğer onlar milliyseler, milli değerlerimize, bu güzel tesislere göz dikmezler. Eğer onlar milli olsalar bu tesisleri yabancı uluslararası şirketlere peşkeş çekip onların kazançlarına kazanç katmak üzere yeni düzenlemeler yapmazlardı. Bu sadece uluslararası şirketlere bizim değerlerimizi peşkeş çekmekle sınırlı bir olay değil. Bunun bir başka yanı da var. Yıllar önce şehrin merkezinin dışına kurulan bu değerler, artık bu şehirlerimizin gözde arsalarına dönüştü. Bu arsalar, daha önce özelleştirilen arsaların peşkeş çekildiği firmaların iştahlarını kabartıyor. Bunu ne için söylüyorum, diğer TEKEL fabrikaları satıldığında sonunun ne olduğunu gördük.”

DHA

14 şeker fabrikası özelleşiyor, tepkiler büyüyor

Türkiye genelindeki 14 şeker fabrikasının özelleştirme kararına yönelik tepkiler sürüyor. Bugün Türkiye’nin ilk şeker fabrikasında protesto gösterisi vardı. CHP’li milletvekillerinin de destek verdiği eylemde, özelleştirme kararından vazgeçilmesi için hükümete çağrı yapıldı.

––––––––––––––––––––––––––– 24. 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ırıkkale’nin Babaeski ilçesine bağlı Alpullu beldesinde, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurdurduğu Alpullu Şeker Fabrikası için özelleştirme kararı alınması, CHP’nin bölge milletvekilleri, belediye başkanlarının katıldığı programla protesto edildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Muharrem İnce ve Mahmut Tanal’ın aralarında bulunduğu milletvekilleri özelleştirmeye karşı çıkarken, Lüleburgaz Belediye Başkanı CHP’li Emin Halebak, satışa çıkarılması halinde belediye bütçesiyle şeker fabrikasını satın almak istediğini açıkladı.

 

 

Babaeski’nin Alpullu beldesinde 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan Türkiye’nin ilk şeker fabrikası konumundaki Alpullu Şeker Fabrikası’nın 13 şeker fabrikası ile birlikte özelleştirme kapsamına alınması, bölgede geniş katılımlı bir programla protesto edildi. Programa CHP Genel Başkan Yardımcı Veli Ağbaba, İstanbul milletvekilleri Mahmut Tanal, Ali Şeker, Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Edirne milletvekilleri Erdin Bircan ve Okan Gaytancıoğlu, Kırklareli milletvekilleri Turabi Kayan, Vecdi Gündoğdu, Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü ve bölge belediye başkanlarıyla yaklaşık bin kişi katıldı. İzmir Marşı’nın söylendiği protestoda kadınlar ellerinde, ’14 kale daha düşmesin, Alpullu satılmasın’ yazılı pankart taşıdı.

Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Ramis Özgen, fabrikanın satılmasına karşı çıktıklarını ifade ederek, “Türkiye’nin satışa çıkarılan 14 fabrikasında eylem yapmaya başladık. Özelleşme yapılacaksa doğrusu yapılsın. Doğru kişilere teslim edilsin. Avrupa’da kooperatiflere devredildi. Türkiye’de bir Amerikan firmasına satılacak. Bu fabrikayı sattırmayacağız” dedi.

İNCE: NANKÖR MİRASYEDİSİNİZ

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise Ak Parti iktidarının 60 milyar dolarlık özelleştirme yaptığını belirterek, “Sattıkları tam 60 milyar dolar. Sonra çıkıp ‘Bir çivi mi çaktın?’ diyor ya, bunlara söylenecek tek bir söz var, siz nankör mirasyedisiniz. Türkiye artık kendine yetebilen ülkelerden biri değil. Bugün artık mercimeğini, fasulyesini, bezelyesini, ineğini, samanını dışarıdan alan Türkiye var. İnek yabancı, saman yabancı sonra da utanmadan ayrana yerli ve milli içki diyor. İnek ithal, saman ithal ayran nasıl yerli, milli oluyor?” diye konuştu.

‘ÇIKAR İTTİFAKI’

Ak Parti ve MHP arasındaki yeni seçim ittifakına da değinen İnce, “Türkiye’nin önünü kesmek isteyen yeni bir zihniyet ortaya çıktı. İttifak zihniyeti. Hiç kimse kusura bakmasın, MHP’liler de hiç alınmasın. Yüzde 10 barajı sana işlemeyecek, yüzde 3 bile olsa barajı geçirtecek sana birileri. Böyle adalet var mı? Adı Cumhur İttifakı imiş. Bunun adı ‘çıkar ittifakı’. ‘Benim yolsuzluklarıma ses çıkarma, beni saraya taşı, beni başkan yap, ben de bunun karşılığında senin partini Meclis’e sokayım. Yüzde 2 de 5 de alsan sana baraj sökmesin’. İttifak ikili değildir. Bu ittifak üçlü bir ittifaktır. AKP, MHP ve YSK ittifakıdır. Bunun karşısında biz de bir ittifak yapmalıyız. Milletle ittifak yapmalıyız, herkesle. İşte bu şeker fabrikaları, buna direnmek, buna karşı çıkmak için, milletle ittifakın ilk basamağıdır. Hangi görüşten olursa olsun. Soyulan, ezilen bu Türkiye’ye, özgürlükleri kısıtlanan Türkiye’ye hep birlikte bir millet ittifakıyla karşı koyabiliriz. Bu böyle gitmez, gitmeyecek” dedi.

TANAL: AFRİN KADAR MİLLİDİR

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise protesto eylemine katılanlara fabrika önünde ‘nöbet çadırı’ kurulmasını teklif ederek, şunları kaydetti:

“Fabrikalar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle ‘şehrin kaleleridir’ Alpullu Şeker Fabrikası bölgemizin kalesidir. Afrin ne kadar milli ise Alpullu Şeker Fabrikası da o kadar millidir. Bu fabrikanın satış amacının rant olduğunu hep söylüyoruz ancak bunun belgesini istiyorsanız, 87 parçanın satış listesini sunacağım. Toplam 1 milyon 344 bin 315 metrekare yer satılıyor. Şeker üretmeyecekler, kaynakların hepsini heba edecekler, talan edecekler, buna izin verecek misiniz? O zaman size öneride bulunuyorum, sahip çıkacaksak burada nöbet çadırı kuralım. Nöbet çadırına var mısınız? Peki hepimize başarılar diliyorum, biz milletvekilleri de çadırda nöbet tutacağız, destek vereceğiz.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 14 şeker fabrikasının özelleştirme kapsamına alınmasının ardından 20 milletvekili bulunan bir komisyon kurduğunu söyledi. Ağbaba, şöyle dedi:

“Önceki günlerde 14 şeker fabrikasının satışı gündeme gelince Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, bir talimat vererek komisyon kurdu. 20 milletvekilinden oluşan komisyon bütün Türkiye’de satılmaya çalışan şeker fabrikalarının satılmaması için bir mücadele başlattı. İlk mücadele bugün Alpullu’da başladı. Hep beraber bu fabrikaya sahip çıkacağız, işgalse işgal, burası onların babasının malı değil. Bunu satanların babalarının malı değil, bu fabrika sizin babalarınızın, dedelerinin, torunlarınızın, çocuklarınızın malı. Özelleştirme adı altında şeker fabrikalarını satmaya çalışıyorlar. Bu satış talebi Amerikan şirketlerinden geldi. Şimdi diyorlar ‘Osmanlı tokadı’ atacağız. Amerikalılara Osmanlı tokadı atmak isterken, şeker fabrikası işçilerine Amerikan tokadı attırıyor. Yüzlerinizi onlara çevirmeyin, tokat yemeyin hep beraber ekmeğinize sahip çıkın.”

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta yaptığı görüşmeyi hatırlatan Ağbaba, ‘Amerikan firmasının talepleri’nin gündeme geldiğini öne sürerek, “Geçtiğimiz haftalarda ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Recep Tayyip Erdoğan bir görüşme yaptı. İlk kez tarihimizde bu görüşmede not alan tercüman yok, not tutan kimse yok. Tercüman kim? Çavuşoğlu. Burada sanıyorsunuz ki başka konular konuşuldu. Gündem ne Afrin idi, ne YPG idi. Gündem şeker fabrikalarıydı, Alpullu’dan tüm Türkiye’ye duyuruyorum. Gündem şeker fabrikalarının satışıydı. Gündem Amerikan şirketinin taleplerinin karşılanmasıydı. 96 yıllık tarihimizde böyle bir şey yaşanmadı. Osmanlı padişahları bile ülkelerini bu kadar kolay satmadı. Vatan savunması sadece sınırda düşmanlara karşı silah çekmekle olmaz, bize bırakılan miraslara da sahip çıkmakla olur. Bu bir vatan savunmasıdır. Alpullu’yu korumak, Türkiye’yi korumaktır, şeker fabrikalarına sahip çıkmak Türkiye’ye sahip çıkmaktır, onun kaderine sahip çıkmaktır” diye konuştu.

BELEDİYE BAŞKANI: FABRİKAYI SATIN ALACAĞIM

Protesto eyleminin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, özelleştirme listesine alınan Alpullu Şeker Fabrika’nı belediye olarak satın almak istediğini açıkladı. Halebak, “Bugün burada bir Cumhuriyet mirasının önündeyiz. Tüm taraflar geldi, tepkilerini gösterdi. Şeker fabrikası satılmak isteniyor, ‘Halkın malı satılamaz’ dedik, eyvallah ama maalesef günümüzde iktidar, halkın malı, yerli demeden her şeyi satıyor. Satıyorsa yapılacak tek bir şey var. Ben Atatürk’e inanan, onun değerlerine güvenen, Cumhuriyet’e inanan biri olarak Lüleburgaz Belediye Başkanı olarak halkın malını, tekrar halka teslim etmek istiyorum. Alpullu Şeker Fabrika’nı satın almak istiyorum. Param var. Bunun bedelini ödemeye hazırım, üreticiler burada, köylü burada, tüketiciler burada, bütün taraflar burada. Ben de maddi kaynaklarımla eğer satılıyorsa bu mirası alıp tekrar halka vermek istiyorum. Alpullu Şeker Fabrikası’nı satın almak istiyorum” diye konuştu.

Gazetecilerin şeker fabrikasını nasıl alacağına ilişkin sorusuna ise Halebak, şöyle cevap verdi:

“Lüleburgaz Belediyesi’nin kendi öz kaynakları vardır, bunu da alacak gücü vardır. Kaç lira diyorlarsa ben alacağım, bunun için 18 Nisan’daki satışta girişim olacak. Bu bir teklif, onlar nasıl ‘Satacağım’ diyorsa, 18 Nisan’da ben de ‘Satın alacağım’ diyorum. Alıp pancar üretimine devam edeceğim. Somut bir teklifte bulunuyorum, satıyorlarsa alacağım. Bütçemizde 60 milyon liramız var, hazır.”

(DHA- CNN)

TÜRSAB: Milli ‘Booking’ oluşturmak istiyoruz

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) 23. dönem başkan adayı Hasan Erdem, TÜRSAB için güçlü bir e-portal oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, “Milli ‘Booking’ oluşturmayı istiyoruz” dedi.

––––––––––––––––––––––––––– 16. 02 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) 23. dönem başkan adayı Hasan Erdem, TÜRSAB için güçlü bir e-portal oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, “Milli ‘Booking’ oluşturmayı istiyoruz” dedi. Erdem, TÜRSAB başkan adaylığı, hedefleri ve projelerine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, 2 Aralık 2017’de olması gereken TÜRSAB seçiminin çeşitli gerekçelerle ertelendiğini hatırlattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın seçim ile ilgili 3 kişiden oluşan bir heyet atadığını ifade eden Erdem, şunları söyledi:

“Bu heyet de 24-25 Şubat tarihlerinde bu seçimi yapacağını beyan etmiştir. Seçime bir hafta kaldı. Sandıklar önümüze konulacak. 2 yıldan beri bu seçime odaklanmış bir şekilde Türkiye’nin genelinde çalışıyoruz. TÜRSAB, Türkiye’nin dünyada tanıtımını üstlenen bir kurumdur. TÜRSAB’ı temsil edecek, dolayısıyla Türkiye’yi temsil edecek bir kişinin öncelikle yabancı dil bilmesi, evrensel değerleri olması gerekiyor. Bu kişinin Türkiye’nin tüm ürünlerini tanıtması, proje üretmesi, turizmin içinden gelen biri olması gerektiğini düşünüyorum. Son dönemde gelişen dijital platformlarda bilgi sahibi olması gerekiyor. 20 yıldan beri başımızda olan zatı muhteremin bu kriterlere sahip olup olmadığını kamuoyu biliyor.”

’45 YILLIK TÜRSAB TARİHİNDE SEÇİMLERE İLK DEFA 5 BİN KATILIMCI GELİYOR’

Erdem, TÜRSAB seçimlerinin eskisi gibi olmadığını, zor şartlar altında aday olunduğunu, eskiden turizm sektörünün İstanbul, Antalya ve İzmir gibi bir çevrede oluştuğunu, şimdi ise Türkiye’nin 81 iline dağılmış seyahat acentelerinin bulunduğunu, bunların hepsine gidilmesinin zor olduğunu söyledi.
10 bin 400 acenteye gidip onları İstanbul’a getirmek için (seçim) ikna etmek zorunda olduklarını aktaran Erdem, “Bu seçimde biraz fazla aday olduğu için 45 yıllık TÜRSAB tarihinde ilk defa seçimlere 5 bin katılımcı geliyor. 5 bin katılımcıyı bu otellerde konaklatmak, ağırlamak, ulaşım imkanlarını sağlamak hem bize hem de insanlara külfet. Bu böyle olmamalıydı. 2007 yılında değişen kanunumuzda delege sisteminin getirilmesi gerekiyordu. Kısmet olursa göreve geldiğimizde hedefimiz TÜRSAB’a delege sistemini getirmektir.” diye konuştu.

‘DİYANET’E KONTENJANIN YÜZDE 100’ÜNÜ BİZE VERMESİ İÇİN BASKI OLUŞTURACAĞIZ’

Erdem, TÜRSAB’ın daha şeffaf ve demokratik akılla yönetilmesini arzu ettiklerini söyledi. TÜRSAB’ın faaliyetleri arasında hac ve umre organizasyonunun bulunduğunu anımsatan Erdem, sözlerine şöyle devam etti:

“Hac ve umre organizasyonu yapan bin 200 acentemiz var. 2017’de Diyanet tarafından 32 bin kontenjan tahsis edilmiş. Bu 32 bin kontenjan için 270 acente talip olmuş, maalesef 3-4’ü yüzde 95 oranındaki kontenjanı almış, geriye kalan 265’i yüzde 5’i paylaşıyor. Haksız bir idare anlayışı var. Aslında normalde hac organizasyonu ve akçeli işler Diyanet’in işleri değildir. Hac ve organizasyon işinin tamamen TÜRSAB’ın işi olması gerekir. TÜRSAB’ın Mekke ve Medine’de istihdam ettiği 3 elemanı var. Bunlar da 3 ay çalışıyor. Bunları yıl boyunca istihdam etmeyi, kalitelerini artırmayı, kişi sayısını 35’e çıkarmayı hedefliyoruz. Üstün hizmet kalitesiyle Diyanet’in bu kontenjanın yüzde 100’ünü bize vermesi için baskı oluşturacağız.”

‘TÜRSAB İÇİN GÜÇLÜ BİR E-PORTAL OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ’

Erdem, 10 bin 400 acentenin ulusal düzeyde, teknolojik gelişmelerle rekabet edebilecek portalının bulunmadığını, önemli projelerinden birisinin TÜRSAB’ın konaklama, bilet, destinasyon bankası kurması olduğunu söyledi.
TÜRSAB için güçlü bir e-portal oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Erdem, milli ‘Booking’ oluşturmayı istediklerini ifade etti.

THY’nin bilet satışının yüzde 70’ini seyahat acentelerinin karşıladığını belirten Erdem, “THY acentelerden daha düşük fiyatlar anons ediyor. Bu bizim yaşamamızı zorlaştırıyor.” dedi.