Category Archives: Gündem

Kılıçdaroğlu: Polise sıkılan her kurşun millete sıkılmış demektir

CUMHURIYET HALK PARTISI GENEL BASKANI KEMAL KILICDAROGLU    ISTABULDA PATLAMANIN OLDUGU NOKTAYA CELENK VE KARAFILLER BIRAKTI                   FOTOGRAF: ZIYA KOSEOGLU/CHP GENEL MERKEZI
14.12.2016 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beşiktaş’ta 37’si polis 44 vatandaşın şehit olduğu hain saldırının gerçekleşti noktayı ziyaret etti. Kılıçdaroğlu’nun gelişiyle meydanda izdiham yaşandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beşiktaş’taki terör saldırısının meydana geldiği yeri ziyaret ederek karanfil bıraktı.

Kılıçdaroğlu buradaki açıklamasında, “Terör, kimden nereden gelirse gelsin teröre karşı durmak, lanetlemek hepimizin vicdani borcudur. Terör bir insanlık suçudur. İnsanlık suçuna karşı hepimizin ortak tavır takınması lazım. Polise sıkılan her kurşun millete sıkılmış demektir. Polise karşı her türlü terör eylemi millete yönelik terör eylemidir. Teröre teslim olmayacağız. Güvenlik güçlerimizin arkasında olacağız. Şunu çok iyi bilsinler polis arkadaşlarımız onurları ile görev yapıyor. Onların yeri bizlerin yüreklerimizdedir” dedi.

Kılıçdaroğlu “Terör konusunda hepimizin, bütün siyasi partilerinin, meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, sade vatandaşların duyarlılığını biliyorum. Terör, kimden, nereden gelirse gelsin teröre karşı durmak, lanetlemek hepimizin vicdani borcudur. Terör bir insanlık suçudur. İnsanlık suçuna karşı hepimizin ortak tavır takınması lazım. Polise sıkılan her kurşun millete sıkılmış demektir. Polise karşı her türlü terör eylemi millete yönelik terör eylemidir. Çünkü polis, bu milletin vicdanıdır. Sokaklarda, caddelerde rahat gezelim, rahat uyuyalım diye bizi bekleyendir. Bizim güvenliğimizi koruyandır. O nedenle ona yönelmiş her şiddet millete yönelmiş şiddettir. Hepimiz, terör nereden, kimden gelirse gelsin dik, onurlu duracağız. Teröre, teslim olmayacağız. Güvenlik güçlerimizin arkasında olacağız. Onların morale, desteğe ihtiyacı var. O desteği sonuna kadar vereceğiz. Şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına sabır diliyorum. Ne dersek diyelim ateş düştüğü yeri yakıyor. Şunu çok iyi bilsinler; polis arkadaşlarımız onurları ile görev yapıyor. Onların yeri bizlerin yüreklerimizdedir” diye konuştu.DHA

Vietnam Şavaşı’nın simgesi Kim Phuc İstanbul’da

1336441_f7ba0424f8b883711fc816e1ae6b99bc_640x64014.12.2016

Vietnam’da 1963 yılından 1973 yılına kadar süren savaş sırasında atılan napalm bombalarından çırılçıplak kaçarken fotoğraflanmasıyla savaşın simgesi haline gelen Kim Phuc, İstanbul’a geldi.

Kim Phuc, Suriye’deki savaşın simgesi Ümran ve Aylan bebeklerin fotoğrafları için konuştu. Phuc, “O fotoğrafları görünce çok üzüldüm, kalbim kırıldı. Dünyadaki insanların uyanıp ayağa kalkarak bu savaşlara dur demesi için bu fotoğraflar itici güce sahip” dedi.

Vietnam Şavaşı'nın simgesi Kim Phuc İstanbul'da ile ilgili görsel sonucu

Vietnam Savaşı’nın simgesi olan ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler’de iyi niyet elçisi görev yapan Kim Phuc, Zülfü Livaneli’nin sanatta 50. yılı nedeniyle Sarıyer’de düzenlenen ‘Barış ve Özgürlüğe Adanmış Bir Yaşam’ sempozyumuna katıldı. 9 yayındayken 1972 yılında atılan ‘napalm bombası’ ile vücudunun büyük bölümü yanan ve savaşın karanlık yüzünü gözler önüne seren bu anın fotoğraflanmasıyla tanınan Kim Phuca basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılaştı. Bugün 53 yaşında olan ve Kanada’da yaşayan Kim Phuc, sempozyumdaki konuşmasında Beşiktaş’taki terör saldırısını öğrendiğinde çok büyük üzüntü yaşadığını belirtti. Phuc, Vietnam’daki savaşta yaşadıklarını, oradan nasıl kurtulduğunu ve özgürlük hikayesini anlattı.

Kendisini tüm dünya tarafından tanınmasına neden olan o fotoğrafın bir sanat eserine dönüştügünü ve aynı zamanda hayatını da değiştirdiğini belirten Phuc, “Ülkem Vietnam’da özgür değildim. Hükümetin savaş simgesiydim. Başarılı doktorlar sayesinde Napalm yanıklarından kurtuldum. 17 ameliyat geçirdim. Çok acı çektim, hala acı çıkıyorum. Hayatta kaldım. Ergin çağımda bir subay okuldan aldı ve beni proganda için kullandılar. Bana başka bir şans vermediler. Eğitimime ara verdim ve tekrar bir kurban haline getirildim” diye konuştu.

Vietnam Şavaşı'nın simgesi Kim Phuc İstanbul'da ile ilgili görsel sonucu

“ÖFKE DUYACAĞIMA AFFETMEYİ SEÇTİM”

Kim Phuc, “Öfkeden nasıl kurtulacağımı, düşmanlarımı nasıl affedeceğimi öğrendim. Vucüdumda yara oluşturanlar, yaralarım dıştan iyileşiyordu ancak içimdeki yaralar halen daha kanıyordu. Ancak öfke duyacağıma affetmeyi seçtim. Bu şekilde kalbim özgürlüğe kavuştu” dedi.

Vietnam Şavaşı'nın simgesi Kim Phuc İstanbul'da ile ilgili görsel sonucu
SURİYE’DEKİ SAVAŞIN SEMBOLÜ AYLAN VE ÜMRAN BEBEKLERİN FOTOĞRAFI

Kim Phuc, sempozyum sonrası da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yaşadıkları nedeniyle kalbinin çok kırık olduğunu belirten Phuc, kendi yaşadıkları bugün hiçbir çocuğun yaşamaması temennisinde bulundu. Phuc, “Liderlerin, herkesin affetmeyi, umut beslemeyi ve sevmeyi öğrenmesi gerekiyor.Savaştan gelen biriyim. Bundan çok muzdarip oldum. Birleşmiş Milletler iyi niyet elçisi olarak bundan sonra da savaşların olmaması için çalışacağım” dedi.

Suriye ve Filistin’de bugün halen sürmekte olan savaşlarda da çocukların öldüğünün anımsatılmasıyla ilgili olarak ise “Çocuklarımıza sevgi öğretmeliyiz. Umut vermeliyiz. Bugünün çocukları yarının yetişkinleri oldukları zaman bu savaşları durdurabilsinler. Bu konuda ciddi çalışmalar yapmalıyız” şeklinde konuştu. Suriye’deki savaşın sembollerinden Aylan ve Ümran bebeklerin fotoğraflarıyla ilgili olarak da konuşan Phuc, “O fotoğrafları görünce çok üzüldüm, kalbim kırıldı. Dünyadaki insanların uyanıp ayağa kalkarak bu savaşlara dur demesi için bu fotoğraflar itici güce sahip” ifadelerini kullandı.

İstanbul Çekmeköy’de el bombası alarmı

091220131056306960899-114.12.2016

Çekmeköy’de boş alanda temizlik yapan işçiler, el bombasını fark etti. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis sevk edildi. Çevrede önlem alan polis, bomba uzmanı çağırdı. El bombası kontrollü olarak patlatıldı.

Çekmeköy’de 1 adet el bombası bulundu. Alınan bilgiye göre, Güngören Mahallesinde ağaçlık alandaki metruk bir binanın girişinde temizlik çalışması yapan belediye işçileri el bombası buldu.

Olay yerine gelen polis çevrede güvenlik önlemi alarak uzman ekibe haber verdi. Uzman ekibin gelmesinin ardından Turgut Özal Caddesi çift yönlü trafiğe kapatıldı. El bombası kontrollü olarak patlatıldı. Kontrollü patlatmanın ardından cadde trafiğe açıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

DHA

Şehitler tepesine ziyaretçi akını

141220161443337810332_214.12.2016

Dolmabahçe’de yaşanan terör saldırısının dördüncü gününde ‘Şehitler Tepesi’ne ziyaretçi akını sürüyor.

Dolmabahçe’de yaşanan terör saldırısının dördüncü gününde olay yerine gelenler karanfil bırakmaya ve dua etmeyen gelenler devam ediyor.Kaynak: Şehitler tepesine ziyaretçi akını

Savcılardan Şehitler Tepesi’ne ziyaret

Şehitler Tepesi’ne Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görev yapan savcı ve başsavcı vekilleri ile Ceza İnfaz Memurları da geldi. Grup oluşturulan anma noktasına karanfiller bıraktı.

DESTİCİ DE GELDİ

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici de olay yerine gelenler arasındaydı. Şehitler Tepesi’ne gelerek karanfil bırakıp dua eden Destici, “Birlik ve beraberlik için bu terör belasının üstesinden geleceğimize inancımız tamdır. Bu hain ve kahpe saldırıyı gerçekleştiren hain PKK terör örgütünü ve onun arkasındaki tüm güçleri de, tüm uzantılarını da şiddetle lanetliyorum. Biz BBP olarak mutlaka bu işte bizzat bombayı patlatarak, aracı ve kendisini patlatarak onlarca polisimizi, sivilimizi şehit eden bu hain ve katil teröristler için, bunların arkasındaki güçler için idam cezasının geri getirilmesini istiyoruz” dedi.

GENÇLİĞE HİTABEYİ OKUDULAR

Olay yerine daha sonra Uğur Koleji öğrencileri geldi. Öğrenciler hep bir ağızdan Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudu.

Şehitler tepesine ziyaretçi akını

ZABITA BOKSÖR KEMERİNİ GETİRDİ

Zabıta boksör Durmuş Karakuş kazandığı Ağır Siklet Boks Altın Kemer unvanını, Beşiktaş’taki terör saldırısı şehit ve gazilerine armağan etti. Pendik Belediyesi’nde 11 yıldır zabıta olarak görev yapan 30 yıllık boksör Durmuş Karakuş(44), dün İngiltere’de gerçekleştirilen özel bir organizasyonda İngiliz boksör Tony Louis ile yaptığı unvan maçından Altın Kemer kazandı. Karakuş kazandığı kemeri bugün patlamanın olduğu Şehitler Tepesi’ne gelerek sembolik olarak buraya bıraktı. Dua eden Kararkuş göz yaşları içinde kısa bir açıklama da yaparak, “Keşke olmasaydı. Biz de buraya daha iyi bir şeyle gelmiş olsaydık. Burada yatanlar da bizim sevincimiz için uğraşıyorlardı.Allah onların mekanını cennet eylesin, kalanlara geçmiş olsun diyorum” dedi.

DOLMUŞ HASILATLARI ŞEHİT AİLELERİNE

Taksim-Beşiktaş dolmuşcuları ise hasılatlarını saldırıda şehit olanların ailelerine bağışlama kararı aldı. Dolmuşçular adına açıklama yapan Akgün Candan, “Mevcut hasılatımızı en iyi şekilde polis aileleri ve şehit yakınlarına armağan ediyoruz. Bir nebze de olsa yaraya ilaç olabiliyorsak destek çıkabiliyorsak bizden mutlusu yoktur. Bugünkü hasılatımız netleşti. Katılıma göre 2 ve 3 güne de çıkabiliriz” şeklinde konuştu.

Öte yandan Şahitler tepesine İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve lise öğrencileri de gelerek karanfil bırakarak dua etti.

Öğrenciler bir süre Türk Bayrağı açarak slogan attı.

Cinsel istismar davasında istismar bahanesi: Çok rahat oturan bir çocuktu

647824-selda13.12.2016

Bursa’da 9 yaşındaki komşusunun kızına bodrumda cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen sanık hakim karşısına çıktı. Mahkemede şahit olarak dinlenen S.A.’nın eşinin çocuk hakkındaki “Zaten hareketleri bir tuhaftı mesela çok rahat oturan bir çocuktu” şeklindeki sözleri tepkiye neden oldu.

Hürriyet’te yer alan habere göre, Bursa’da 2015 yılında S.A., komşusunun 8 yaşındaki kızına bodrumda cinsel istismarda bulundu. Küçük kızın bu durumu annesi M.K.’ya bildirmesi üzerine S.A., gözaltına alındı. S.A., çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. S.A., hakkında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 60 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mahkemede ifade veren S.A., “Bunların hepsi uydurmadır. Bana iftira atılıyor” dedi.

Mahkemeye gelmeyen ancak yazılı ifade veren 9 yaşındaki S.S., “Bodrumda S.A., oğlu S.A. ve ben vardık. Baba S.A., benim belime dokundu. Arkama geçerek canımı acıttı. Oğlu olayı görmedi. Bu olay 5-6 kez yaşandı. Utanıyor ve korkuyordum” diye konuştu.

“Çok serbest oturan bir çocuktu”

S.A.’nın eşi Z.A. ise “Bu durum çocuğun uydurması da olabilir. Rüyasında görmüştür, çevrede görüp duyduklarından etkilenmiştir. Zaten hareketleri de tuhaf bir çocuktu” açıklamasında bulundu. Mahkeme başkanının “Hareketlerinde ne tuhaflık vardı?” sorusuna ise Z.A. “Mesela çok serbest oturan bir çocuktu” cevabını verdi. Şahidin bu sözlerine ise duruşma salonunu dolduranlar tepki gösterdi.

CHP’li vekilden sanığın eşine tepki

Davayla yakından ilgilenen, CHP Bursa Milletvekili avukat Nurhayat Altaca Kayışoğlu, duruşmada, Z.A.’nın verdiği ifadeye sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Kayışoğlu, Facebook hesabında, ‘İstismar davalarında hep mağduru suçlayacak argümanlar kullanılır. Mağdurun, ki küçücük bebek de olsa, ne kadar serbest, ne kadar rahat, ne kadar hak eden davranışlarda bulunduğu anlatılıyor. Bu ibare bile suçun dolaylı olarak kabul edilmesidir. Ama mahkemelerimiz diğer suçlarla aynı kategoride değerlendirip yüzde yüz ispat arıyorlar. Yazık… Çocuklar korkup adalete güvenlerini yitiriyorlar sonra… Şikayetçi olmuyorlar ama biz susmayacağız’ görüşünü paylaştı.

Duruşmaya CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Kadın Kolları Başkanı Fatoş Birinç ve CHP Bursa örgütü de katıldı. Kayışoğlu, davanın takipçisi olacaklarını belirtti. Mahkeme heyeti diğer şahitlerin dinlenmesi, eksik evrakların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Çarşı Türkiye’yi 19.23’te ‘Beleştepe’ye yürümeye çağırdı

584e5cc4f0dc1e384c6f351d12.12.2016

Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı, Beşiktaş’taki patlamayı protesto etmek için Vodafone Arena Stadı’na yürüyeceğini duyurdu. Tüm taraftar grupları da yürüyüşe davet edildi.

Çarşı Türkiye'yi 19.23'te 'Beleştepe'ye yürümeye çağırdı
Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı, Dolmabahçe ve Maçka Parkı’nda yaşanan saldırı nedeniyle 12 Aralık Pazartesi günü saat 19.23’te Vodafone Arena Stadı’na yürüyeceğini duyurdu
Çarşı Türkiye'yi 19.23'te 'Beleştepe'ye yürümeye çağırdı

Çarşı’nın açıklamasında “12 Aralık Pazartesi saat 19.23’te Kartal heykeli önünde toplanıp Beşiktaş Stadı’na yürüyoruz. ‘Semt bizim, ülke bizim, aşk bizim’ diyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Çarşı Türkiye'yi 19.23'te 'Beleştepe'ye yürümeye çağırdı
Diğer takımların taraftar grupları da yürüyüşe davet edildi.
Çarşı Türkiye'yi 19.23'te 'Beleştepe'ye yürümeye çağırdı

Türkiye PISA’ya göre 3 yıl geriden geliyor

19144660_40307.12.2016

Türkiye, fen, matematik ve okuma becerilerini ölçen PISA 2015’te adeta sınıfta kaldı. Uzmanlara göre, Türkiye’deki öğrenciler gelişmiş ülkelerdeki akranlarından 3 öğretim yılı geride.

Uluslararası ölçekte fen, matematik ve okuma becerilerini ölçen en önemli sınavlardan biri olan PISA 2015 sonuçlarına göre Türkiye’nin 2003’ten beri yükselen puanları 2015’te geriledi. Türkiye 2012’de matematikte 44’üncü sıradayken 2015’te 49’a geriledi. Fen bilimleri ve okuma alanında ise 9 sıra ile en büyük kayıp yaşandı. Türkiye’nin PISA’dan aldığı sonuçları DW Türkçe’ye değerlendiren uzmanlar, bu miktarda bir gerilemenin eğitim sistemi için ‘alarm verici’ olduğuna vurgu yapıyor.

72 ülke ve ekonomik bölgedeki 540 bin öğrencinin fen, matematik ve okuma alanlarındaki performansını küresel düzeyde değerlendirme olanağı sunan PISA 2015 sonuçları salı günü açıklandı. Sonuçlarının 15 yaş grubundaki (15 yaş 3 ay-16 yaş 2 ay) yaklaşık 29 milyon öğrenciye genellenebilir olduğu değerlendirme Türkiye için de oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrenciler fen bilimlerinde 425 puan ile 2006 yılı puanına göre sadece 2 puanlık bir artış, matematikte 420 puan ile 2 puanlık artış kaydederken, okuma alanında 428 puan ile 18 puanlık bir düşüş gösterdi. Türkiye 2012’de matematikte 44’üncü sıradayken 2015’te 49’a geriledi. Fen bilimleri ve okuma alanında ise 9 sıra ile en büyük kayıp yaşandı. PISA 2012’de fen bilimlerinde 43’üncü olan Türkiye, 2015’te 52’nci sıraya, okumada ise 41’den 50’ye düştü. Türkiye böylelikle PISA 2012’deki kazanımlarının pek çoğunu kaybetmiş oldu.

“Türkiye 35 ülke içinde 34. sırada”

Eğitim Reformu Girişimi Eğitim Uzmanı Dr. Aysel Madra, Türkiye’nin gerilediğini gösteren birden fazla parametre olduğunu söylüyor. Türkiye’nin mevcut sonuçlarla hem 35 OECD ülkesi içerisinde hem de PISA’ya katılan tüm ülkeler içerisinde 2012’ye göre geriye düştüğünü kaydeden Madra, “Türkiye PISA’ya katıldığı 2003’ten beri yükseliş ivmesindeki parametrelerin 2012 sonrasında birdenbire aşağıya indiğini görüyoruz” diyor. Türkiye’nin özellikle 35 OECD ülkesi ile karşılaştırıldığında, her 3 bölümde de 34’üncü sırada yer aldığını ifade eden Madra, “Yani OECD içinde sondan bir önceki sıradayız. Meksika ise sonuncu durumda. Bu durum Türkiye’deki eğitimin kalitesi açısından üzüntü verici” diye konuşuyor.

Madra’nın dikkat çektiği bir başka konu da en başarılı öğrenciler ile en başarısız öğrenciler arasındaki fark. Başarı seviyeleri açısından 7 kategoride değerlendirilen öğrenciler, başarılarına göre en yüksek 7, en düşük 1. kategoriye alınıyor. Buna göre, Türkiye’de en fazla 5 veya 6. kategoriye girebilen öğrencilerin oranının yüzde 1,6 olduğunu belirten Madra, bu kategorilerdeki OECD ortalamasının ise yüzde 15,3 olduğunu söylüyor. Buna karşın 2 ve 1. kategorilerde, yani en düşük seviyedeki Türkiyeli öğrencilerin oranı ise yüzde 31,2. Bu seviyedeki OECD ortalaması ise yüzde 13. Bu sonuçların Türkiye’de kaliteli eğitime çok az öğrencinin erişebildiğine bir işaret olduğunu dile getiren Dr. Madra, “Türkiye’deki öğrenciler içinde parlak performansa sahip olanlar azalırken, çok kötü performans gösterenlerin sayısı hızla artıyor. Örneğin Matematik’te 2. düzeyin altında olan öğrencilerin oranı 2012’de yüzde 42 iken, 2015’te bu oranın yüzde 51,4’e çıktığını görüyoruz” diye konuşuyor. 

“Türkiye’deki öğrenciler 3 yıl geride”

PISA Test Deutschland Gymnasium in Straubing (picture-alliance/dpa)

PISA’da ülke sıralamalarından ziyade bu oranların yıllara göre değişimini dikkate almanın daha doğru olduğunu anlatan Türk Eğitim Derneği’ne bağlı TEDMEM Eğitim Uzmanı Dr. Sabiha Sunar da Türkiye’de temel beceri düzeyine erişemeyen öğrenci oranlarında 2009 ve 2012 yılına göre ciddi bir artış olduğuna dikkat çekiyor. Buna karşın matematikte en üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranının yüzde 1,1, fende binde 3 ve okumada binde 6 olduğuna vurgu yapan Sunar, “PISA 2012 sonuçları sonrasında bu düzeyde performans gösteren öğrenci oranlarımızın düşüklüğünden yakınırken bu oranların 2015’te daha da düşmesinin üzerinde dikkatle durulması gerekiyor. Daha da vahimi fen ve okumada 6. düzeyde performans gösteren öğrencimiz yok. Matematikte ise bu oran sadece 1000’de 1.” şeklinde konuşuyor. 

Sunar’ın verdiği bilgiye göre, okuma alanında OECD ülkeleri arasında Kanada ve Finlandiya gibi en yüksek performans gösteren ülkelerle Meksika ve Türkiye gibi en düşük performans gösteren ülkeler arasında yaklaşık 100 puan fark bulunuyor. Bu fark 3 öğretim yılına denk geliyor. Diğer bir deyişle, Türkiye’deki öğrenciler okuduğunu anlamada yüksek performans gösteren ülkelerdeki akranlarından 3 öğretim yılı geride kalıyor. Sunar, tüm bu verilerin Türkiye’de eğitim sistemi açısından ‘alarm verici’ nitelikte olduğunun altını çiziyor.

Peki 2012-2015 arasında Türkiye’de eğitimde yaşanan bu oransal gerilemenin nedeni ne?

“4+4+4 sistemi düşüşte etkili oldu”

Uzmanların bu soruya verdiği yanıtlar ise 4+4+4 eğitim sistemini işaret ediyor. 2012-2013 döneminde Türkiye’de başlayan ve “4+4+4 eğitim sistemi ” diye anılan 12 yıllık zorunlu eğitim ile daha önce liseye devam etmeyen yoksul ya da okumak istemeyen öğrenciler de eğitim sistemine dâhil edilmiş oldu. Bu durumun 15 yaş grubunda dezavantajlı öğrencilerin sayısını önemli oranda artırmış olduğunu dile getiren Dr. Aysel Madra, “Öyle ki yeni getirilen sistem olmasa çeşitli gerekçelerle liseye devam etmeyecek öğrencilerin de dahil edilmesiyle, Türkiye’nin PISA’daki ortalama başarısı düşmüş oldu” diyor. PISA 2015 sonuçlarının 12 yıllık zorunlu eğitim veren diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye açısından daha nesnel sonuçları da beraberinde getirdiğini ifade eden Madra, “Dolayısıyla aslında ilk defa bu yıl Türkiye’nin bu kategorilerde bu yaş grubunda OECD ortalamasında tam olarak nerede olduğunu daha net görebiliyoruz” diye konuşuyor.  

Ekonomist Uğur Gürses ise, ilk bakışta ‘fecaat’ olarak değerlendirilebilecek PISA sonuçlarında ayrıntılara bakıldığında olumlu taraflar da olduğuna dikkat çekiyor. Tüm olumsuzluklara karşın eğitimde fırsat eşitliğinde Türkiye’nin PISA 2012’ye göre yüzde 6 oranında ilerleme kaydettiğini ifade eden Gürses, “Bunun kayda değer bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Bu oranda başarı gösteren bir de Meksika var” diyor. Bununla birlikte fen alanında kötü sonuçlar elde edilse de öğrencilerin önemli bir kısmının kariyerini bilim alanında yapmaya istekli olduğunun da ortaya çıktığının altını çizen Gürses, şunları söylüyor: “Türkiye’deki öğrencilerin çok önemli bir kısmının bilimi kavrayışı, düşünce sistematiği çok kötü durumda. Bununla birlikte öğrencilerin üçte biri, ‘kariyerimi bilim ile ilgili bir konuda yapmak istiyorum’ diyor. Tüm bu sonuçlar bize eğitimi bir torna aracı olarak görmekten uzaklaşmak gerektiğini gösteriyor. Bilimsel eğitim ve merak duygusu, soru sorma duygusu geliştirilmeden başarı ve refahın mümkün olmadığını görmek gerekiyor.”

Deutsche Welle 

PISA’da Türkiye’ye kırık not: 72 ülke arasında Türkiye sonlarda…

17535005_40307.12.2016

Uluslararası PISA testi sonuçlarına göre, Türkiye’deki öğrenciler bilim, matematik ve okumada OECD ortalamasının altında kaldı.

2015 PISA sonuçları açıklandı. Singapurlu öğrenciler en yüksek performansı sergilerken, OECD ülkeleri ortalaması büyük bir sıçrayış gösteremedi. Türkiye listenin sonlarında yer alan ülkeler arasına girdi.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirmesi Programı (PISA) 2015 yılı sonuçları açıklandı. “Öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgileri gerçek hayatta kullanıp kullanamadıklarını ölçme” amacını taşıyan program kapsamında, 72 farklı ülkeden toplam 15 yaşındaki 540 bin gencin çeşitli alanlardaki performansları değerlendirmeye alındı. Gençler, bilim, okuma ve matematik alanlarının yanı sıra ‘ortak çalışmaya dayalı sorun çözümü’ ve ‘mali okuryazarlık’ ile ilgili de testlere ve ölçüme tabi tutuldu.

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Türkiye listenin sonlarında yer alan ülkeler arasına girdi. 72 ülke arasında Türkiye, bilim alanında 52’nci, okuma becerileri alanında 50’nci, matematik alanında ise 49’uncu sırada yer aldı.

İşte detaylı sonuçlar:

Bilim:

OECD ülkelerinde eğitim gören öğrencilerin yüzde 7.7’si bilim konusunda testte en yüksek sonuçları aldı. Singapur’da 4 öğrenciden 1’i, Tayvan, Japonya, Finlandiya’da 7 öğrenciden 1’i de bu seviyede.

20 ülkede ise öğrencilerin sadece yüzde 1’inden azı en yüksek notları aldı. Bu ülkelerden biri de Türkiye. Türkiye’de bu oran yüzde 0,3 seviyesinde.

Finlandiya, kız öğrencilerin bilimde erkek öğrencilerden daha başarılı olduğu tek ülke.

OECD ülkelerinde erkek öğrencilerin yüzde 25’i, kız öğrencilerin yüzde 24’ü ileride bilim ile ilgili bir işte çalışmak istediğini söylüyor.
Kız öğrencilerin çoğu sağlık sektöründe çalışmak istediğini belirtirken, erkek öğrencilerin çoğu ise bilişim ve iletişim teknolojilerin ya da mühendislik alanında çalışmak istiyor.

Matematik:

Singapur, Hong Kong (Çin), Makao (Çin) ve Tayvan matematik konusunda başı çekiyor. Japonya’daki öğrencilerin performansı ise OECD ülkeleri arasında en iyisi.

Türkiye’deki öğrencilerin matematik testindeki başarı ortalaması OECD ülkeleri ortalamasının altında.

Türkiye’nin başarı seviyesi Birleşik Arap Krallığı, Şili, Moldova, Uruguay, Karadağ, Trinidad ve Tobago, Tayland ve Arnavutluk ile benzerlik gösteriyor.

Okuma:

Singapur, Hong Kong (Çin), Kanada ve Finlandiya okumada en iyi performansı gösteren yerler oldu.

İrlanda, Estonya, Güney Kore, Japonya ve Norveç de OECD ortalamasının üzerinde kalırken, 41 ülke OECD ortalamasının altında kaldı.

OECD ülkeleri arasında Kanada ve Finlandiya başı çekiyor, Türkiye ve Meksika ise en sonda yer alıyor.

Daha az harcama, daha yüksek performans

Geniş kapsamlı değerlendirme çerçevesinde en iyi genel skorları Singapur elde ederken, Singapur’u Çin, Japonya ve Estonya takip etti. Listenin sonunda ise Dominik Cumhuriyeti, Cezayir ve Kosova yer aldı. Türkiye de listenin sonlarında yer alan ülkeler arasına girdi.

15 yaşındaki Singapurlu gençler OECD ortalamasının çok üstünde puan topladılar. Bulgulara göre, 15 yaşındaki Singapurlu gençler, çalıştıkları verileri bilimsel olarak yorumlamada” en yüksek performansı sergilediler.

Program çerçevesinde elde edilen bir başka bulgu, bilim eğitimi alanında en yüksek performansı elde etmenin en yüksek miktarı harcamaktan geçmediği idi. Açıklanan verilere göre en yüksek eğitim harcaması İsviçre ve Lüksemburg tarafından yapılırken, bu iki ülkenin PISA performansları ortalamanın üzerinde seyrediyor. Japonya, Estonya ve Singapur ise birçok Batı Avrupa ülkesine göre bu alanda daha düşük miktarda harcama yaparken, en yüksek performansa ulaşıyorlar.

“Kat edilmesi gereken çok yol var”

OECD Genel Sekreteri Angel Gurría, “Son on yılda bilim büyük bir hızla ilerlerken, okullardaki eğitim aynı hızda gelişme gösteremedi. En iyi skorları elde eden ülkeler de dahil olmak üzere, her ülkenin kat etmesi gereken daha uzun bir yol var. Her çocuğun mümkün olan en iyi eğitimi alabilmesi için daha çok şey yapılmalı” dedi.

PISA değerlendirmeleri, dünyanın çeşitli yerlerinden eğitim uzmanlarının bir araya gelmesiyle hazırlanıyor. Program 2000 yılında düzenlenmeye başlamıştı. PISA’ya mutlak suretle ülkelerin katılması beklenmiyor, belli bölgelerin katılması da mümkün oluyor. PISA değerlendirmeleri, “ülkeleri sıralamayı değil, hangi ülkedeki eğitim sisteminin çocukları geleceğe hazırlamada daha efektif olduğunu göstermeyi” amaçlıyor. Program, 3 yılda bir düzenleniyor.