Category Archives: Gündem

Evcil hayvanını sokağa terk edene yaptırım geliyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, hayvanlara yönelik şiddetin suç kapsamına alınmasını ve sahipli hayvanlarını sokağa terk edenlere yaptırım getirilmesini hedeflediklerini söyledi.

––––––––––––––––––––––––––––– 24. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

arım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, hayvanlara yönelik şiddetin suç kapsamına alınmasını ve sahipli hayvanlarını sokağa terk edenlere yaptırım getirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Hayvanlara yönelik şiddetle ilgili çalışmalara değinen Pakdemirli, “Hayvanlara yönelik şiddetin suç kapsamına alınmasını, sahipli hayvanlarını sokağa terk edenlere yaptırım getirilmesini hedefliyoruz” dedi.

Süt üreticilerine yönelik destekle ilgili bilgi de veren Pakdemirli, “Eylül-ekim-kasım dönemi çiğ süt destekleme ödemeleri yarın başlayacak ve 260 bin üreticiye iki grup halinde 255 milyon lira ödenecek” ifadelerini kullandı.

Uğur Mumcu, 26. ölüm yıldönümünde anılıyor

Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu 26 yıl önce bugün bombalı suikastla katledildi. Üzerinden geçen yıllara rağmen karanlık cinayet aydınlanmadı. Mumcu bugün birçok merkezde düzenlenen tören ve etkinliklerle anılıyor.

––––––––––––––––––––––––––––– 24. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

ürk basınının duayen ismi Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirdi. Türkiye’yi yasa boğan menfur saldırının ardından Ankara’da düzenlenen törenle, usta gazeteciyi ebediyete on binlerce kişi uğurladı.

Bugün usta kalem Mumcu Türkiye’nin birçok yerinde anılacak.

ANKARA: Mumcu için söylüyoruz
24 Ocak’ta anma programı kapsamında ilk olarak Yenimahalle Belediyesi ve Batıkent Birlikteliği’nin düzenlediği etkinlik, saat 10.00’da, Batıkent Metro durağından Uğur Mumcu Parkı’na yürüyüş ile başlayacak. Ardından saat 11.00’de, buradaki Uğur Mumcu Anıtı’na çelenk konulacak.

Mumcu için geniş katılımlı anma programı ise 26 yıl önce katledildiği evinin önünde gerçekleştirilecek. um:ag tarafından düzenlenen “Uğur Mumcu Sesleniyor” etkinlik programında, saat 12.00’de, karanfiller ve mumlarla sevenleri Mumcu’nun sokağında olacak. Anmada solist Ufuk Karakoç’un dinletisi de yer alacak. Ardından da saat 14.30’da, Cebeci Asri Mezarlığı’nda Mumcu’nun anıtmezarı ziyaret edilecek.

Günün son etkinliği, saat 16.00’da um:ag tarafından düzenlenen “Uğur Mumcu’yu Anmak” başlıklı fotoğraf sergisi olacak. Sergi, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Mumcu’nun sevenlerine sunulacak. Öte yandan Ankara’da hafta boyunca “26. Adalet ve Demokrasi Haftası” kapsamında bir çok etkinlik düzenlenecek.

3 Şubat 1990'da Mumcu, suikast sonucu hayatını kaybeden Prof. Muammer Aksoy için düzenlenen törene katılmıştı.

3 Şubat 1990’da Mumcu, suikast sonucu hayatını kaybeden Prof. Muammer Aksoy için düzenlenen törene katılmıştı.

İSTANBUL

Bakırköy

Bakırköy Kültür Merkezi ve Cemevi’nde bugün saat 19.00’da düzenlenecek Mumcu’yu anma etkinliğinde; tiyatro ve sinema sanatçısı Gülsen Tuncer, Mumcu’nun “Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi” şiirini okuyacak. Sanatçı Bülent Kılıçaslan da türküler söyleyecek. Bakırköy Belediye Tiyatroları sanatçıları da “Uğur Mumcu diyor ki…” gösterisini sunacak. Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, “Yaşamını halkının bağımsızlığına adayan cesur Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’yu aramızdan ayrılışının 26.yılında saygı ve minnetle anıyoruz” diyerek bütün Bakırköylüleri ve İstanbulluları Bakırköy Kültür Merkezi ve Cemevi’nde düzenlenecek anma etkinliğine davet etti. ADD Bakırköy Şubesi ve Bakırköy Belediyesi’nin işbirliğiyle 26. Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında 27 Ocak Pazar günü ise Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde “Devrim Şehitlerini Anma Etkinliği” düzenlenecek. Saat 18.00’de başlayacak etkinlikte gazetemiz imtiyaz sahibi ve Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun ile gazetemiz yazarları Ali Sirmen ve Miyase İlknur konuşma yapacak.

Kadıköy

Kadıköy Belediyesi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de Uğur Mumcu’yu “Türkiye’de Gazeteci Olmak, Gazeteci Kalmak Etkinliği” ile anacak. Mumcu ve tüm basın şehitlerine atfedilen “Türkiye’de Gazeteci Olmak, Gazeteci Kalmak” etkinliği bugün saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

Şişli

Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı Gürsel Gökçe’nin fotoğraf sergisi bugün Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde yer alacak. Sergi 7 Şubat Perşembe’ye kadar gezilebilecek. Kültür Merkezi saat 20.30’da da sanatçı Sadık Gürbüz’ün şiir ve anlatımlarıyla müzik dinletisi gerçekleştirilecek.

Kartal
Kartal Belediyesi’nin düzenlediği ve her yıl yüzlerce sporcunun ter döktüğü Uğur Mumcu Yol Koşusu’nun 9’uncusu, 27 Ocak Pazar günü 09.00 – 13.00 saatleri arasında Kartal Uğur Mumcu Mahallesi’nde yapılacak. Lisanslı veya amatör tüm sporcuları ve yurttaşları 9. Uğur Mumcu Yol Koşusu’na davet eden Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, “Hain bir saldırıyla katledilen Uğur Mumcu’nun adını yaşatmak ve yeni neslin de kendisini tanımasını sağlamak amacıyla her yıl bu koşuyu düzenliyoruz. Türkiye’nin her yerinden sporcularımız, bu parkurda ter dökecek. Tüm halkımızı 9. Uğur Mumcu Yol Koşusu’na davet ediyorum” dedi.

Maltepe

Maltepe Belediyesi Uğur Mumcu’yu, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde (TSKM) düzenlenecek bir programla anacak. “Özgürlük Gelecektir, Gelecek Bizimdir” sloganıyla düzenlenecek etkinlikte, Nebil Özgentürk’ün anlatımıyla birlikte Uğur Mumcu belgeseli gösterilecek. Bugün saat 20.00’da düzenlenecek anma programında, Grup Gündoğarken de şarkılar seslendirecek.

Beşiktaş

Beşiktaş Belediyesi ise Uğur Mumcu’yu Beşiktaş Deniz Müzesi karşısındaki kendi adını taşıdığı parkta bugün saat 11.00’de anacak. Etkinlikte Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Tahir Doğaç ve gazetemiz yazarı Mehmet Ali Güller konuşacak.

Silivri
Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun 26. ölüm yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Aydınlanmanın öncülerinden olan gazeteci-yazar Mumcu’yu, 24 Ocak 1993’te hain bir saldırı sonucu kaybettik. Yaşamını toplumun gerçekleri öğrenmesine adayan, doğruların üzerine korkusuzca giden Mumcu, özgürlüğün simgesi, Cumhuriyetin sesi olmuştur. Onun bir araştırmacı gazeteci, düşünür olarak üstünde durduğu konuların, yaptığı çalışmaların, günümüz için ne kadar aydınlatıcı olduğunu bugün daha da iyi anlıyoruz. Yılmamış, yıldırılamamış tüm demokrasi şehitlerimize; bizlere kattıkları için teşekkür ediyor, özgürlüğü ve hukukun üstünlüğünü savunan cesur kalem Uğur Mumcu’yu 26. ölüm yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz” dedi.

Adalar

CHP Adalar Belediye Başkan Aday Adayı Nurhan Çetinkaya, Mumcu’nun hayatı boyu karanlığa karşı direndiğini söyleyerek, “30 sene öncesinden bugün yaşadıklarımızı anlatan kalemin ne kadar değerli olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Uğurlar olsun yürekli kalemleri ile yurduma, uğurlar olsun memleketi kara buluta mahkûm edenlere. Uğur Mumcu’yu saygı ile anıyorum” diye konuştu.

İzmir’deki anmalar
Bornova

Bornova Belediyesi’nin “Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar” sloganıyla düzenlediği anma etkinliği, bugün saat 19.30’da Bornova Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamındaki “Uğur Mumcu Günümüzü Aydınlatıyor” panelinde, Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri ve yazarımız Işık Kansu, İzmir temsilcimiz Hakan Dirik, yazarımız Barış Terkoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve gazeteci – yazar Muzaffer Ayhan Kara söz alacak.

Karabağlar

Karabağlar Belediyesi’nin Mumcu için düzenlediği ilk etkinlik, Üçyol Uğur Mumcu Parkı’nda bulunan anıtının önünde saat 11.00’de başlayacak. Karabağlar Belediyesi Ana Hizmet Binası Konferans Salonu’nda da saat 19.00’da bir söyleşi gerçekleşecek. Moderatörlüğünü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen’in yapacağı “Uğur Mumcu, Adalet ve Demokrasi” konulu söyleşiye konuşmacı olarak gazeteci İsmail Saymaz ile tarihçi, yazar Sinan Meydan katılacak.

Ayrıca, Karşıyaka Belediyesi, Mumcu ve demokrasi şehitlerini özel bir söyleşiyle anacak. “Demokrasi, şimdi ve daima” başlıklı etkinlik bugün Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saat 16.00’da başlayacak söyleşide gazetemiz yazarı Orhan Bursalı, İzmirlilerle buluşacak. Buca Belediyesi’nin anma programı da bugün saat 18.00’de belediye meclis salonunda olacak. Etkinlikte CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, eski milletvekillerinden Şenal Sarıhan, DEÜ Sosyoloji Bölüm Başkanı Özkan Yıldız konuşacak. Çiğli Belediyesi Mumcu’yu saat 10.00’da Uğur Mumcu Mahallesi’ndeki anıtı önünde anacak.

Yurttaki etkinlikler
Gaziantep

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Gaziantep Şubesi; Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak ile gazetemiz yazarı, Türk Hukuk Kurumu ve ADD Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 31 Ocak tarihleri arasında “Adalet ve Demokrasi Haftası” etkinlikleri düzenliyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Gazi şehre gelişinin 86. yılı dolayısıyla da 26 Ocak 2019 saat 14.00’de Tuğcan Otel Balo Salonu’nda gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya’nın katılımıyla “Adalet ve Demokrasi” söyleşisi gerçekleşecek.

Samsun

26. Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında gazetemiz yazarı Işık Kansu da Yürütme Kurulu’nda ADD, CKD, ÇYDD, Samsun Eğitim Derneği ve Atakum Gönüllüleri Derneği’nin bulunduğu ve çok sayıda demokratik kitle örgütü, dernek, sendika, oda ve emek örgütünün bir araya gelerek oluşturduğu “Samsun 100. Yıl Platformu” tarafından 30 Ocak 2019 Çarşamba günü Saat 18.00’de Mimarlar Odası Samsun Şubesi’nde düzenlediği söyleşiye katılacak.

Eskişehir

26. Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında, 27 Ocak 2019 Pazar saat 15.00’te, Eskişehir Odunpazarı Yunus Emre Kültür Merkezi’nde de Aytuğ Atıcı’nın konuşmacı, Abdulkadir Adar’ın moderatör olacağı, “Adalet ve Demokrasi” söyleşisi gerçekleştirilecek.

Aydın

CHP Efeler Kadın Kolları da yarın Şükran Güngör Sahnesi’nde saat 12.00 – 14.00 saatleri arasında Uğur Mumcu ve bir suikast sonucu öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı anma programı gerçekleştirecek. Gazetemiz yazarı Şükran Soner ve Uğur Mumvu Vakfı temsilcisi Taylan Özbay etkinlikte konuşacak.CHP Parti Okulu tarafından da 24-27 Ocak 2019 tarihleri arasında, Mersin, Edirne, Giresun ve Eskişehir’de söyleşileri gerçekleştirilecek.


Venezuela ABD ile diplomatik ilişkileri kesti, diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 72 saat süre tanıdı

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD ile diplomatik ilişkileri kestiğini duyurdu. Ayrıca Amerikalı diplomatlara Venezuela’yı terk etmeleri için 72 saat süre tanıdı.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

enezüella lideri Maduro, ülkesinin ABD ile diplomatik ve politik ilişkilerini sonlandırdığını açıkladı. Halka seslenen Maduro, ABD ile diplomatik ilişkileri bitirme kararı verdiklerini açıkladı ve Venezüella’daki ABD’li diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 72 saat verdiğini duyurdu.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro ABD ile tüm diplomatik ilişkileri kestiklerini ve ABD’li diplomatların ülkeyi 72 saat içinde terk etmelerini istedi. Venezuela’nın başkenti Caracas’ta Devlet Başkanı Nicolas Maduro destekçileri O’Leary Meydanı’nda gösteri düzenledi.

 

Güney Amerika ülkesi Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD Başkanı Donald Trump’ın muhalefetin kontrolündeki Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu “geçici devlet başkanı” olarak tanımasının ardından ABD ile tüm ilişkileri kestiklerini açıkladı.

Devlet Başkanı Maduro, başkent Caracas’ta muhalefetin düzenlediği gösterilere karşı Devlet Başkanlığı Sarayı önünde toplanan destekçilerine yaptığı konuşmada, ülkesinin ABD ile siyasi ve diplomatik tüm ilişkilerini kestiğini duyurdu.

ABD’nin ülkede meşru hükümete karşı bir darbe tertiplediğini savunan Maduro, ABD’li tüm diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 72 saat süre tanıdı.

GUAİDO KENDİNİ DEVLET BAŞKANI İLAN ETTİ

Guaido kendisini başkan ilan etti

Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido da ülkede düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde kendisini “geçici devlet başkanı” ilan etti.

Guaidio, ülkenin başkenti Caracas’taki hükümet karşıtı gösterilerde destekçilerine yaptığı konuşmada, “Yönetimin gasbedilmesine son vermek, geçici hükümeti kurmak ve özgür seçimler düzenlemek için resmi olarak Venezuela’dan sorumlu devlet başkanlığı görevini üstlenmeye yemin ediyorum.” dedi.

Juan Guaido

Halktan destek istedi

Halka kendisini destekleme çağrısı yapan Guaido, “Biliyoruz ki bu tek kişilik bir iş değil ve sonuçları olacak. Bu büyük ulusal güç ve umut hareketinin önüne geçilmesine izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

Guaido, hükümet karşıtı gösterilerin devam edeceğine dikkati çekerek, “Yorulacak mıyız? Hayır. Demokrasiye, özgürlüğe, tekrar suya, doğal gaza ulaşıncaya kadar ekmek her Venezuelalının masasına ulaşana kadar direneceğiz.” diye konuştu.

SOKAKLARDA TANSİYON YÜKSELDİ

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta Devlet Başkanı Nicolas Maduro karşıtları protesto gösterisi düzenledi.

Gösteriler sırasında bazı protestocular ile polis arasında gerginlik yaşandı.

Maduro destekçileri ise Venezuela’nın başkenti Caracas’ta O’Leary Meydanı’nda gösteri düzenledi.

Kaynak: AA

Feyzioğlu’ndan ‘şaibeli seçmen’ açıklaması

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, şaibeli seçmen iddialarıyla ilgili “Sandığı elde somut delil yokken güvensiz ilan etmek, Türkiye üzerinden oynandığından zerre kadar şüphe duymadığımız tüm Ortadoğu’yu şekillendirmeyi amaçlayanların Türkiye’yi de dahil ettikleri planın bir parçasıdır” şeklinde konuştu.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

ocaeli Barosu’nu ziyaret eden TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’na Kocaeli Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir, Antalya Baro Başkanı Zafer Köken ve baro üyeleri eşlik etti. Burada bir basın toplantısı gerçekleştiren Feyzioğlu, son dönemlerde tartışılan hukuk sistemine değindi.

Hukuk fakültelerinde düzenlemeler yapılmasını isteyen Feyzioğlu şunları söyledi:

“16 Nisan 2017’deki referandumda yargı erkini, siyasi iktidarın telkin, tavsiye ve denetimine açan düzenlemeyi artık kaldırma zamanımız gelmiştir. Bu düzenlemenin varlığından siyasi iktidarın da en azından konuya hakim olanların hoşnut olduğunu düşünüyorum. Çünkü papazın biri için bir devlet başkanı çıkar anayasanızı size gösterir ‘tahliye etmezsen sana yaptırım uygulayacağım’ der. O anayasaya göre yargının en önemli kurulu HSYK’ya söz hakkı yok diyemezseniz, ‘serbest bırak’ diye size her türlü yaptırımı uygulamakla tehdit eder. Bunları gördük. Demek ki bizim haydi bakalım tüm bu vatanı sevenler bir araya gelsin, ‘Benim gibi düşünmüyorsanız vatanı sevmiyorsun’ ukalalığından vazgeçsin, ‘Benden değilsen cahilsin benden değilsen hainsin’ saçmalığını da bıraksın, bu vatan hepimizin. Önce şu sistemi hep birlikte bir değiştirelim. Aynı anda da bu sistemi değiştirecek hakim, savcı, avukatlarımızı ve onları yetiştiren hukuk fakültelerimizi derleyelim toparlayalım, zincirlerimizi kıralım yapabileceğimize ben eminim” dedi.

‘SOMUT DELİL YOKKEN SANDIĞI GÜVENSİZ İLAN ETMEK OYUNUN BİR PARÇASIDIR’

Son dönemlerde sosyal medyada şaibeli seçmenlerle ilgili artan tartışmalara da değinen Feyzioğlu, şunları söyledi:

“Öte yandan seçim güvenliği deyince şu anda bir sahte seçmen iddiası, furyası dönüyor. Sosyal medyayı her açtığımızda işte şu dairede bin 100 seçmen, şurada bilmem kaç bin ölü seçmen diye bir şey var. Bu iddialar amcamın oğlunun yakın arkadaşı, dayısının kuzenine söylemiş ben de oradan duydum gevşekliğinde ileri sürülemez. Elinde somut delil olmaksızın, bilenden duydum, bilen biri bilene söylemiş, vallahi de çok güvenilirmiş şeklindeki iddialar yanlıştır. Türkiye’de adrese dayalı nüfus siteminin tutulmasından Nüfus Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve dolayısıyla İçişleri Bakanlığı sorumludur. YSK ve Seçim Hakimlikleri seçmen olmayanların yazıldığını gördüklerinde bunları tespit edip listelerden çıkarmakla yükümlüdür. Müsaade ederseniz Kocaeli’nden tüm vatandaşlarımıza ve siyasi partilerimize çok ciddi bir uyarı yapmak istiyorum. Bu gayri ciddi bir konu değildir. Sandığı elde somut delil yokken güvensiz ilan etmek, Türkiye üzerinden oynandığından zerre kadar şüphe duymadığımız tüm Ortadoğu’yu şekillendirmeyi amaçlayanların Türkiye’yi de dahil ettikleri planın bir parçasıdır.”

‘HAYVANA EZİYET EDEN ÇOCUĞU İSTİSMAR EDER’

Kocaeli Barosu’nda yaptığı basın açıklamasının ardından Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’ne ait İzmit Medya Evi’nde gazetecileri ziyaret eden Feyzioğlu, son dönemlerde artan hayvana şiddet olaylarına da değindi. Hayvanı istismar edenlerin bilimsel olarak istismara eğilimli olduklarını söyleyen Feyzioğlu şunları söyledi: “Mutlu olan, üzülen, sevinen canlılara mal muamelesi yapıp, istismar edildiklerinde, işkenceye uğradıklarında, öldürüldüklerinde hadi şu kadar para cezası ver yoluna devam et bulduğun ilk hayvana da yine bunu yap, dediğimizde sırada bilin ki kuytuda sıkıştırdığı komşunun çocuğu var. Yani şunu çok açık söylüyorum ‘insan hakları bitti de hayvan haklarına mı sıra geldi’ diyenler, komşunun çocuğunun kendi çocuğunun ve bu ülkenin tüm çocuklarının, çocuk istismarına, tüm kadınların şiddete maruz kalmasını bilinçsizce destekleyenlerdir. Çünkü bilimsel araştırmalar diyor ki hayvana eziyet eden çocuğu istismar eder, hayvana istismar eden kadını döver, bu kadar net. Eğer hayvana can olarak yaklaşmıyorlarsa hiç olmazsa insana can olarak yaklaşsınlar da insanı korumak için hayvanı korusunlar. Bütün bunlar şiddetle mücadelede topyekun bir mücadele gerektiğini gösteriyor.”

(DHA)

Usta oyuncu Ayşen Gruda’nın ölümünün ardından veda mesajları

Tiyatro ve sinema oyuncusu Ayşen Gruda, 74 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Ayşen Gruda’nın ölümü üzerine hastaneye gelen ünlüler açıklamalarda bulundu.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

yşen Gruda’nın torunu Emre Gruda, “Anneannemi kaybettim. Türk halkı da evinden annesini kaybetti. Her evden her aileden biri eksildi. Hepimizin başı sağ olsun. Hepimize uzun ömürler, güzel hayatlar, sevgiyle, saygıyla geçecek uzun ömürler diliyorum. Halkıyla beraber uğurlanmak istiyordu. Bütün o kucakladığı, sevgiyi yaydığı, sevgiyi kattığı, beraber yaşadığı o nesil, her Türk insanıyla beraber olmak istedi ve son dileği buydu, bu şekilde uğurlanmaktı.” dedi.

Oyuncu Suha Uygur da, “Çok büyük bir duayeni kaybettik. Çok büyük bir ustaydı. Annemin, babamın meslektaşı. Türk tiyatrosu ve sinemasına inanılmaz işlere imzasını atmış, her gördüğümüze içimizi ısıtan, titreten çok sevgili ablamız, onu kaybettik. Hastaydı zaten, bekliyorduk ama çok üzgünüz. Bir şekilde her yaşadığı gün bir kardı. Türk tiyatrosu ve sinemasının başı sağ olsun” şeklinde konuştu.

Oyuncu Tuna Arman ise, “Tüm Türkiye’nin başı sağ olsun. Türkiye’nin en önemli tiyatro ve sinema oyuncusunu kaybettik. Benim 30 yıllık anam, idolüm birçok şeyimdi. Çok üzgünüm. Kendi istediği gibi uğurlayacağız.” ifadelerini kullandı.

(DHA)

Müjdat Gezen hakkındaki adli kontrol kararı kaldırıldı

Müjdat Gezen’in Avukatı Celal Ülgen, müvekkilinin adli kontrol kararının kaldırıldığını duyurdu. Müjdat Gezen artık karakola imza vermeye gitmeyecek.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

nadolu Cumhuriyet Savcılığı, sanatçı Müjdat Gezen hakkındaki adli kontrol kararını kaldırdı.Sanatçı Müjdat Gezen’in avukatı Celal Ülgen, “Anadolu Cumhuriyet Savcılığı talebimiz doğrultusunda adli kontrol kararını kaldırdı” dedi.

Müjdat Gezen’in avukatı Celal Ülgen, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla müvekkili hakkındaki adli kontrol kararının kaldırıldığını söyledi.

Ülgen, “Anadolu Cumhuriyet Savcılığı talebimiz doğrultusunda adli kontrol kararını kaldırdı. Yani artık Müjdat Gezen karakola imza vermeye gitmeyecek” dedi.

 

Şiddetli yağış vurdu! Ayvalık bir anda göle döndü

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde dünden bu yana etkili olan yağmur, yaşamı olumsuz etkiledi, sokaklar dereye döndü.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

alıkesir’in Ayvalık ilçesinde dünden bu yana etkili olan yağmur, yaşamı olumsuz etkiledi, sokaklar dereye döndü. Ayvalık’ta dünden bu yana etkili olan yağmur ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Yağış nedeniyle Ayvalık’ın tarihi evlerinin bulunduğu dar sokakları su bastı. Hayrettin Paşa Mahallesi’nde başta olmak üzere kentin farklı sokakları, yağışla birlikte göle döndü.

 

Ayvalık merkez mahallelerinin yanı sıra Sefa-Çamlık Mahalesi, Küçük Sanayii, Küçükköy, Altınova ve kırsal mahallelerin bazılarında sağanak yağış sırasında evleri su bastı.

Ayvalık Belediyesi ekipleri ile Ayvalık İtfaiye Grup Amirliği su tahliye çalışması gerçekleştirdi.

ayvalik1

ÇANAKKALE İZMİR YOLUNUN BİR KISMI SULAR ALTINDA KALDI

Ayvalık’ta şiddetli yağıştan Sanayii Sitesi’nde de birçok işyerinin olumsuz etkilendiği bildirilirken, ilçede BASKİ ekiplerinin yanı sıra Ayvalık Belediyesi, İtfaiye, İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Jandarma Komutanlığı teyakkuza geçti.

ayvalik2

Meteorolojiye göre Ayvalık’ta sağanak yağışların bir süre daha etkili olacağı kaydedilirken, ilçede bazı kırsal mahalellerin yanı sıra Çanakkkale ile İzmir’i birbirine bağlayan E-87 yolu üzerindeki ekili alanların sular altında kaldığı belirtildi.

 

Ayvalık sokaklarını sel bastı

 

(DHA)

Ayşen Gruda’nın doktorundan ve torunundan açıklama

Usta oyuncu Ayşen Gruda hayatını kaybetti. Ayşen Gruda’nın bir süredir tedavi gördüğü hastanenin Başhekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergün Kasapoğlu, “Kendisini yaklaşık 1 aydır yoğun bakımda takip etmekteydik. Fakat iki gündür durumunun kötüleşmesi üzerine tansiyonu çok düşük seyretti. Tüm müdahalelere rağmen cevap alamadığımız Ayşen Gruda hanımı 13.45’te kaybetmiş bulunmaktayız.” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

yşen Gruda’nın bir süredir tedavi gördüğü hastanenin Başhekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergün Kasapoğlu, “Yeşilçam’ın son temsilcilerinden Ayşen Gruda’yı saat 13.45 itibarıyla kaybetmiş bulunmaktayız. Kendisini yaklaşık 1 aydır yoğun bakımda takip etmekteydik. Fakat iki gündür durumunun kötüleşmesi üzerine tansiyonu çok düşük seyretti. Tüm müdahalelere rağmen cevap alamadığımız Ayşen Gruda hanımı 13.45’te kaybetmiş bulunmaktayız. Yaklaşık bir buçuk yıldır kendisini ileri evre pankreas kanserinden dolayı takip etmekteydik” dedi.

CUMA GÜNÜ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANACAK

Ayşen Gruda’nın torunu Emre Gruda, “Hepimize çok güzel şeyler anlatmış bir insan. Anneannem bir röportajında ‘Türk Halkı beni nasıl gömeceğini bilir’ sözlerini kullandı. Cuma günü Zincirlikuyu Camii’nde son yolculuğuna uğurlanacak” dedi.

 

Emre Gruda ise anneannesinin Cuma günü defnedileceğini belirterek, “Kelimeler boğazımda düğümleniyor. Türkiye için gerçekten çok önemli bir değer. Benim anneannem, hepimizin annesi aramızdan ayrıldı. Hepimize sevgiyi, insanlığı ve pek çok nesile pek çok güzel şeyi anlatmış bir insan. Kendisi hep ‘Türk halkı beni nasıl gömeceğini bilir’ derdi. Cuma günü öğle namazını takiben Zincirlikuyu Camii’nde cenaze törenini yapacağız. Yoğun bakımda konuştuğumuz oldu. Durumu çok iyi değildi. Bilinci açıktı ve pek acı çekmedi. Bütün hastane personeline teşekkür ederim. Son konuşmalarımızda geçmişten, hayatımızdan bahsettik. Her zaman güçlü durmak hakkında konuştuk. Güçlü ve sert bir kadındı. Gerçek bir sanatçıydı. Ondan çok şey öğrendim. Kendi sanat hayatım için de ona çok şey borçluyum. Türk halkının başı sağ olsun” diye konuştu.

Ayşen Gruda hayatını kaybetti

“AYŞEN HANIMIN VEFATI İLE BERABER HEPİMİZİN AİLESİNDEN SANKİ BİR CENAZE ÇIKTI”

Hastanenin Başhekim Yardımcısı Görkem Gökçelioğlu ise, “Bugün aslında hepimiz için acılı bir gün. Ayşen hanımın vefatı ile beraber hepimizin ailesinden sanki bir cenaze çıktı. Hepimiz çok üzgünüz. Ancak bizim içimiz şu açıdan rahat. Çünkü burada tıbbın en ileri en güncel şekliyle Ayşen hanımı tedavi etmeye çalıştık. Pankreas kanseriyle bir buçuk yıldır mücadele ediyordu. Yoğun bakımda son 1 aydır takip ediyorduk. Neredeyse son dönemini kadar şuuru açık bir şekilde tamamladı” şeklinde konuştu.

 

SON OYUNUNU AVCILARDA OYNAMIŞTI

Bir süredir yoğun bakımda tedavisi devam eden ve bugün yaşamını yitiren Türk tiyatro ve sinema oyuncusu 74 yaşındaki Ayşen Gruda, son oyununu Avcılar’da oynamıştı.

Geçen 27 Ekim’de Avcılar Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde 56’ncı sanat yılında sahneye çıkan ve Ayşen Gruda, “Deli kadın” oyunuyla sevenlerinin karşısına çıkmıştı. Kuliste DHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Gruda, Avcılar’daki oyunu turne öncesi son oyunu olarak nitelendirirken sırasıyla Batman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Antalya, Denizli’ye gideceğini, ardından İstanbul, Caddebostan Kültür Merkezi, Adana, Kayseri, Ordu ve 13 Şubat’ta İstanbul, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkez’nde sevenlerinin karşısına çıkacağını söylemişti. “Birkaç cümle ile kendisini anlatması” istenen ünlü sanatçı, “Ayşen Gruda, kitap gibi kadın. Birkaç cümle ile nasıl özetleyeyim? İyi kalpli, düzenli, işine çok sadık, çok dikkatli, dürüst ve oyundaki gibi deli. Bütün dünyayı zaten deliler idare ediyor” diyerek anlatmıştı.

Gruda tiyatro ve sinemanın ayrı oyunculuk ve teknikleri, keyifleri bulunduğunu bunları karşılaştıramayacağını ifade ederken Gruda, ” Ben halka güvenirim. Onlar da bana güvenirler hiç birbirimizi aldatmadık bugüne kadar. Halkımızdan umutluyum. Mutluluk ise, saniyelerdir. Her dakika mutluyum diye bir şey olmaz. Eşyanın tabiatına aykırı” demişti.

Salonu dolduran hayranlarının karşısına iki perdelik oyuna Kemal Karağaç, Erhan Sefacı, Gamze Acı, Şadiye Yön ile çıkan Ayşen Gruda, oyunun bir sahnesinde izleyicilere, “Ben burada eğer oturuyorsam, sizler de beni oradan izliyorsanız Atatürk’ün bize Cumhuriyeti armağan ettiği için, alemin kadınları bisiklete bindiği için bayram ediyor. Biz istediğimiz zaman bisiklete, arabaya biniyoruz. Cumhuriyet’e sımsıkı yapışın” diye seslenmişti.

Eski film müziklerinin de kullanıldığı oyunda çocukluğunu geçirdiği Yeşilköy’deki yaşamından kesitler anlatan Gruda, rol arkadaşları Türk sinemasının unutulmaz isimleri Adile Naşit, Tarık Akan, Kemal Sunal, Münir Özkul’un yanı sıra Toto Karaca, Cem Karaca, Nilgün Belgün ile ilgili bilinmeyen anılarını anlattı. Gruda, rol arkadaşı Erhan Sefacı’nın çaldığı gitar eşliğinde söylediği Barış Manço ve Cem Karaca’nın şarkılarına da seyircilerle birlikte eşlik etmişti.

DHA

 

Ayşen Gruda hayatını kaybetti

Bir süredir yoğun bakımda tedavisi devam eden Türk tiyatro ve sinema oyuncusu 74 yaşındaki Ayşen Gruda hayatını kaybetti.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

eşilçam’ın usta ismi Ayşen Gruda, hayatını kaybetti. 1 aydan fazla süredir yoğun bakımda olan Ayşen Gruda, bir süredir pankreas kanseriyle mücadele ediyordu.Tiyatro ve sinema sanatçısı Ayşen Gruda’nın vefat haberi tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Hababam Sınıfı, Çöpçüler Kralı, Neşeli Günler, Şekerpare gibi pek çok filmde yer alan Ayşen Gruda, birbirinden renkli karakteriyle hafızalarda yer edinmişti.

[Haber görseli]

AYŞEN GRUDA KİMDİR?

Ayşen Gruda, 22 Ağustos 1944 tarihinde Erman Ailesi’nin ortanca kızı olarak İstanbul, Yeşilköy’de Osmanlı zamanında karargâh olarak kullanılan bir köşkte dünyaya geldi. Babası kara tren makinistiydi. Komedi yeteneği, çocuk yaşta Yeşilköy’deki evlerinde Ermeni komşularının taklidini yaparken ailesi tarafından keşfedildi. Lise ikiye giderken babası vefat etti. Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı. Kardeşi Ayben Erman ve ablası Ayten Erman da kendisi gibi oyuncu olacaktı. Televizyon için yaptığı skeçlerden birinde canlandırdığı “Domates Güzeli Nahide Şerbet” karakterinden sonra lakabı “Domates Güzeli”  adıyla anılmaya başlandı.

Ayşen Gruda, Tevfik Bilge’nin turne tiyatrosunda profesyonel oyunculuğa başladı. İlk rolü 1962 yılında “Kongre Eğleniyor” adlı vodvilde küçük bir hizmetçi rolü idi. 1977 yılında 16 senelik tiyatro hayatından sonra televizyonda bir eğlence programı içinde yayınlanan skeçte canlandırdığı “Domates Güzeli Nahide Şerbet” karakterinden sonra ismini geniş bir kitleye duyurdu.

Ayşen Erman, Ankara Meydan Sahnesi’nde tiyatro oyuncusu Yılmaz Gruda ile tanışıp evlendi. Kızları Elvan doğunca Ayşen Gruda bir süre tiyatroya ara verdi. Bu evlilik uzun sürdü. Ayşen Gruda, Yılmaz Gruda’dan boşandıktan sonra da soyadını kullanmayı sürdürdü. Ayşen Gruda daha sonra yakın dostu, aynı zamanda Yeşilçam’ın bir diğer efsane ismi Adile Naşit’le birlikte, Ertem Eğilmez filmlerinin çekirdek kadrosunda yer aldı.

Ayşen Gruda, “Mum Söndü”, “Deve Kuşu Kabare”, “Hababam Sınıfı Müzikali”, “Yedi Kocalı Hürmüz” gibi ve müzikallerde yer aldı. Tiyatronun yanı sıra da birçok televizyon programında skeçlerde ve dizilerde oyunculuk yaptı. Sinemada “Tosun Paşa”, “Süt Kardeşler”, “Şabanoğlu Şaban”, “Hababam Sınıfı”, “Neşeli Günler” gibi birçok klasikleşmiş Türk sineması örneklerinde oynadı 2014 yılında senaristliğini ve yönetmenliğini Cem Yılmaz’ın yaptığı “Pek Yakında” adlı sinema filminde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Çağlar Çorumlu, Şirincan Çakıroğlu, Tülin Özen ile birlikte rol aldı.

Ayşen Gruda, 1965 yılında tiyatrocu Yılmaz Gruda ile evlendi. Elvan adında bir kızı oldu. Bu evlilik uzun sürdü. Boşandılar. Bir süredir pankreas kanseriyle mücadele eden Ayşen Gruda, 23 Ocak tarihinde hayatını kaybetti. 


Mustafa Sarıgül CHP’den istifa etti

CHP’nin Şişli Belediye Başkan aday adayı olan Mustafa Sarıgül, adaylık sürecinde yaşananlar nedeniyle partisinden istifa ettiğini açıkladı.

––––––––––––––––––––––––––––– 23. 01. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

1 Mart 2019’da düzenlenecek yerel seçimlerde yeniden aday olmak istediğini belirten eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, isminin başka ilçelerle anılması nedeniyle CHP’den istifa ettiğini duyurdu. Sarıgül, “Benimle ne hesapları olduğunu bilmediğim CHP yönetimini ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu rahatlatmak adına istifa ediyorum” dedi.

İstanbul’un Mecidiyeköy ilçesinde bulunan Sevgi Merkezi’nde takipçileriyle buluşan eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP’den istifa ettiğini açıkladı.

Sarıgül, 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde yeniden Şişli’den aday olmak istediğini duyurmuştu. Sarıgül’ün ilanı sonrası kulislerde birçok iddia gündeme gelmişti.

Bunlardan biri, CHP yönetiminin Sarıgül’ü Eyüpsultan ilçesinden aday göstermek istediğiydi. 

​Sarıgül, istifa açıklamasında bu iddiaya da değindi. “Geçmişi başka partilere dayanan adaylar büyükşehir adayı yapılırken, CHP’nin öz evladına dolaylı yoldan başka ilçeleri işaret ediyorlar” diyen Sarıgül, şunları kaydetti:

‘ADAY OLACAĞIM’

Sarıgül, başka bir partiye geçmeyeceğini ancak adaylık kararında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti.

Sarıgül’ün yaptığı yazılı açıklama şöyle:

Yerel seçim öncesi genel değerlendirmelerimi ve almış olduğum

çok önemli bazı kararları sizinle paylaşmak; Şişli’de oturan yurttaşlarımı ve bütün Türkiye’yi bilgilendirmek isterim.

Yıllardır gece gündüz çalışmaktan yorulmayan ben, dört yıldır gece gündüz Şişli’de yerel seçimlere hazırlanan ben, seçimlere sadece ve sadece iki ay kalmasına rağmen yaşadığımız belirsizlikten, beklemekten ve bekletilmekten yoruldum!

Ben Mustafa Sarıgül;

Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapan halkına hizmet eden en tecrübeli siyaset insanlarından biriyim.

Bugüne kadar; gerek ülke meselelerine gerekse parti içindeki sorunlara, gençliğimde, siyaset ustalarından öğrendiğim “siyasi nezaket” ve “parti disiplini” kuralları çerçevesinde yaklaştım.

“siyasi nezaket” ve “parti disiplini” gün olur, sabır taşınızı test eder.

Gün olur, parti yararına susmanızı gerektirir.

Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nde tüm yaşananlara,

Ecevit ve arkadaşlarından aldığım; öğrendiğim “siyasi nezaket” kuralları içinde yaklaştım.

Ben, Türkiye siyasetine damga vuran Ecevit’in, Demirel’in, Erbakan’ın, Özal’ın bulunduğu Türkiye siyaset dünyasında çok tecrübe edindim.

Hepimiz biliyoruz ki ülkemiz için hayati önem taşıyan önümüzdeki yerel seçimler 2 ay sonra yapılacak.

Neredeyse yarın!

Ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak adaylarımızı bile bir türlü belirleyemedik.

Oysa yerel seçimler hayati önem taşır.

5 yıl önce yapılan yerel seçimlere dönelim.

Hepimiz hatırlarız ki;

5 yıl önce yapılan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı bendim.

Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu ve parti üst yönetimi İstanbul için beni aday göstermek istediklerini, Şişli’de başardıklarımın tüm İstanbul’da ses getirdiğini, oluşturduğum “Yerel Yönetimlerde Şişli Modeli”ni tüm İstanbul’a yaymamı istediklerini söylediler.üstlendim ve bunu tüm İstanbul’a ve Türkiye’ye duyurmak; hayalimdeki projeleri paylaşmak için bir basın toplantısı düzenledim.

Ama o süreçte büyük hayal kırıklığı yaşadım; kimselere söyleyemedim!

Çoğunuz hatırlarsınız;

Ben İstanbul’un Avrupa yakasında “Cumhuriyet Halk Partisi resmi adayı” olarak basın toplantısı yaparken o dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel sekreteri olan ve yakından tanıdığım bir sevgili arkadaşım da kendi adaylığını aynı gün İstanbul’un Asya yakasında açıkladı!

Düşünebiliyor musunuz?

Cumhuriyet Halk Partisi, beni resmi aday olarak görevlendiriyor;

Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel sekreteri de aynı gün adaylığını açıklıyor.

benim ne parti anlayışıma ne de mantığıma sığmayacak bir yaklaşımdır.

Parti yönetiminin haberi olmadan bunun olması mümkün mü?

Ben siyasi terbiyem gereği sustum, içime attım! Çalışmalarımı sürdürdüm.

5 yıl önceki İstanbul seçimlerinde başta Şişli’de yaşayan yurttaşlarımın verdiği büyük destek ve moralle İstanbul’un yüzde yüzünü kucakladım.

Gecemi gündüzüme kattım, çalıştım.

Sıkmadığım el kalmadı, girmediğim ev kalmadı.

Çalışma arkadaşlarımla dev projeler hazırladım,

İstanbul’a ulaşıp anlattım.

Ben, o seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul oyunu 1 milyon dörtyüzbin arttırarak… Cumhuriyet Halk Partisi’nin en yüksek oy oranına ulaştım; %41.

Bu oranda

HDP desteği yoktu; kendi adaylarını çıkarmışlardı.

O zaman İyi Parti de yoktu.

O dönem Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin eksiksiz desteği olsaydı eğer;

biz istanbul’u beş yıl önce almıştık.

Bugün -herşeye rağmen- Cumhuriyet Halk Partisi’nin bana geçmişte verdiği görevleri, parti disiplinine tam uyarak yaptığımı büyük bir huzurla söyleyebiliyorum.

Sizi daha geriye götürmek isterim.

Mayıs 2010

Biliyorsunuz…

2008 Türkiyesinde değişimin şart olduğunu görerek büyük bir “değişim hareketi” başlattık.

Çünkü yurttaşlarımızda, mevcut partilerle değişimin mümkün olmayacağı düşüncesi vardı.

Bu düşünce doğruydu da!

Biz de öyle düşünüyorduk!

Yaptığımız araştırmalarla da bunu tesbit etmiştik.

Çünkü o dönemde Sayın Baykal yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi vatandaşa umut vermiyordu.

Zaten başka bir alternatif de yoktu!

ülke küllerinden doğmayı bilen bir ülkedir.

Bu inancımı hiçbir zaman kaybetmedim.

Ben ve arkadaşlarım yeni bir umutla “Türkiye Değişim Hareketi”ni başlattık.

Hatırlarsınız; değişime olan talep çığ gibi yükseldi ve Türkiye Değişim Hareketi %16’lara ulaşan bir oy potansiyeline yükseldi.

Her partiden seçmenler bize büyük ilgi gösterdiler.

Çünkü ben, siyasete başladığım günden bugüne kadar, vatandaşlarımın hep yüzde yüzünü kucakladım.

hiçbir zaman partilerine, dinlerine, inançlarına, kökenlerine göre yaklaşmadım.

Türkiye Değişim Hareketi, her partiden seçmenlerin desteği ile çığ gibi büyürken,

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 2010 yılı mayıs ayında şok gelişmeler oldu.

Baykal, görevden ayrılmak zorunda kaldı.

Yerine Sayın Kılıçdaroğlu geldi.

Biz, TDH olarak, tam o aylarda “Türkiye Değişim Hareketi”ni “Türkiye Değişim Partisi” olarak değiştirmek ve tüm Türkiye’yi kucaklayacak bir parti olmak sürecindeydik.

Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan olunca, halkımızda değişim adına bir heyecan, bir umut oluştu.

Ben ve arkadaşlarım o dönemde çok gerçekçi bir değerlendirme yaptık.

Baktık, Sayın Kılıçdaroğlu’nun halkta bir karşılığı oluştu.

Yıllardır sürdürdüğüm değişim hareketine tereddütsüz nokta koydum.

Yaptığım bir basın toplantısı ile bu kararımı açıkladım. O basın toplantısı metninde de yazar:

Biz hareketimizi, halkımızın Sayın Kılıçdaroğlu’na o dönemde verdiği desteğe katkı sağlamak için durdurduk.

Çünkü ben, “mesele memleketse gerisi teferruattır” fedakarlığını Ecevit ve arkadaşlarından öğrendim.

Ayrıca art niyetlilerin de “bir bölen” demesine fırsat vermedim.

Aldığım bu kararla yol arkadaşlarımı, bize güç veren yurttaşlarımı kırdığımı biliyorum.

Ama mesele memleketti! Derdimiz değişimdi!

Biz de devam etseydik Sayın Kılıçdaroğlu’na o dönemde verilen desteğe zarar verebilirdik.

Bugün düşünüyorum;

gerçekten çok büyük fedakarlıklar yapmışız.

Bugün düşünüyorum;

bu fedakarlığın vefa anlamında Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir kıymeti yokmuş.

Bunu 2016 yılında bir kez daha gördüm; kontenjandan seçime katılma imkanım olduğu halde, aldığım siyasi disiplin nedeniyle, kendi isteğimle önseçime katıldım.

Seçilecek yerdeydim; önüme dört kontenjan adayı birden koydular.

Dedim ya;

Bize öğretilen siyasi terbiye “gün olur; parti yararına susmanızı gerektirir.”

Parti yararına sustum.

Bütün bu yaşananlara rağmen, ben Mustafa Sarıgül,

çok kararlı ve çok huzurluyum.

Huzurluyum çünkü;

Sayın Kılıçdaroğlu partinin başına gelince, partileşmek üzere olan hareketimi durdurarak büyük fedakarlık yaptım.

“Mesele memleket” dedim.

Huzurluyum çünkü;

Halk Partisi bana gelip büyükşehir belediye başkan adaylığı görevini verdi. Ama aynı gün partimin genel sekreteri de adaylığını açıkladı. Sustum içime attım.

“Mesele memleket” dedim.

Gece gündüz çalışıp istanbul’da %41 oy alarak tarihi bir sonuca ulaştım.

Huzurluyum çünkü;

Sayın Kılıçdaroğlu’na yüzyüze görüşmemizde söz vermiştim;

Kendisine her türlü desteği verecektim. Eksiksiz verdim.

Bugüne kadar her gün her dakika arkasında yanında durdum.

Bunu kendisi de söyler; yakınları da!

Bir siyasetçi daha ne yapsın?

Halkıma karşı, Şişli’de yaşayan yurttaşlarıma karşı daha vereceğim hizmetler vardı. Şişli’de dolaştıkça gördüm ki, benim marka yaptığım Şişli’nin göz göre göre -ne yazık ki yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevde olduğu dönemde- ışığı söndü.

Türkiye markası olan Nişantaşı taşra oldu, çöpler toplanmaz, sokaklar bakılmaz oldu.

Şişliden her kesimden yurttaşlarım bana geldiler;

“Yeniden göreve” dediler!

“Niye bıraktın bizi?” dediler!

Kamuoyu yakından izliyor;

Ben dört yıldır Şişli için Şişli’de Cumhuriyet Halk Partisi adına rekor oy almak için alacağım rekor oyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanması için gece gündüz çalışıyorum. Tam dört yıldır!

Esnafla sabahları kepengi açıyorum.

duraklarında çay demliyorum.

Bir yandan da çalışma arkadaşlarımla “Şişli’yi nasıl eski yüksek enerjili günlerine taşırız? “

Nasıl “Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın çekim alanı yaparız” diye çalışıyorum.

Bunları yaparken, zaman hızla geçiyor; ama seçimler yine 31 martta yapılacak.

Ben 4 yıldır hazırlanıyorum.

Seçimlere 2 ay kaldı, Cumhuriyet Halk Partisi hala adaylarını açıklamıyor, açıklayamıyor.

Oysa 2019 yerel seçimlerinin 31 Mart tarihinde yapılacağı beş yıl önce belliydi. Muhalefet partilerinin bu seçimlere hazırlanması için önlerinde beş yıl vardı. Ama ana muhalefet olan Cumhuriyet Halk Partisi, iki ay kalan seçimler için adaylarını hala netleştirmedi.

Vatandaş haklı olarak buna tepkili!

dört yıl gece gündüz çalıştım yorulmadım.

Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararsızlığı parti kulislerinde beni, büyüdüğüm, yaşadığım, siyasete girdiğim, siyasette geliştiğim ve yıllarca hizmet verdiğim, mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı bildiğim Şişli yerine, hepsine söz verdiğim Şişli’de yaşayan yurttaşlarıma hizmet yerine, başka semtlerle adımın anılması beni yordu daha önemlisi kırdı.

Bir önceki seçimde İstanbul’u bana emanet eden Cumhuriyet Halk Partisi’nin hala Şişli adayını açıklamaması beni kırdı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 31 Mart İstanbul adayı tanıtılırken, önceki seçimde %41 oy almış ve birçok tecrübe yaşamış önceki aday olarak benim davet edilmemem beni kırdı.

“Sen nasıl başardın da %41 oy aldın, nasıl bunun üstüne çıkarız?” diye bana sorulmaması beni kırdı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nden yetkili ve ilgili hiç kimsenin beni bilgilendirmemesi;aramaması, beni kırdı.

Ben siyasette hayli tecrübeliyim, siyaset tuzaklarına düşmem ve ucuz oyunlara gelmem.

Bugüne kadar sessiz kalmam parti terbiyemden gelir; farkında olmadığımdan değil.

Ben Sayın Kılıçdaroğlu aday olduğunda, kendi hareketimi durdurmuşum;

Hata mı yapmışım; hayır!

memleket meseleydi.

Bugün olsa yine aynısını yaparım.

“İstanbul adayı ol” dendiğinde görevdir dedim, görevi aldım.

Mesele memleket meseleydi.

Benim istanbul adayı olduğum seçimde, bugünkü gibi ittifak filan olmadan %41 rekor oy aldım.

5 yıl boyunca genel başkana her türlü desteği verdim.

Bir gün bana kimse saygısızlık yaptın diyemez. Kendisi de bunu biliyor ve söylüyor.

Sözün özü şudur;

Ben hep, Ecevitlerden eski siyaset ustalarımdan öğrendiğim parti disiplini ve nezaket sınırları içinde kaldım.

Ama ben ahde vefaya çok inanırım.

Bütün yaptıklarıma rağmen,

Cumhuriyet Halk Partisi’nden vefa görmedim.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil…

Partili yurttaşlarıma asla değil…

Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine kırgınım, tepkiliyim.

Kararsızlıklarına, açık olmamalarına, hala adayları netleştirmemelerine ve bana karşı vefasız davranmalarına tepkiliyim.

Tepkimi de hep bahsettiğim siyasi nezaket kuralları içinde kalarak veririm.

Ben bugünkü yönetim anlayışıyla…

Bu kararsızlıkla…

Bu iç hesaplaşmayla…

Bu iç iktidar kavgasıyla…

Kaybedilen aylar nedeniyle 31 mart seçimlerinde alınacak sonuçtan endişeliyim.

Vatandaş endişeli… vatandaş tepkili.

Bütün bu anlattıklarımı alt alta koyduğum zaman ortaya çıkan tablo şudur;

Cumhuriyet Halk Partisi ya kazanmak istemiyor; ya da umut olmayı beceremiyor.

Çok üzgünüm ;

Ben CHP gençlik kollarında başkanlık yaptım,

mecliste en genç milletvekili oldum,

yıllarca Şişli’de hizmet verdim;

parti yönetiminin beni desteksiz bırakmasına rağmen,

%41 gibi rekor oy alan İstanbul Büyükşehir adayı oldum.

Ben aslanlar gibi 5 yıl boyunca genel başkana ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıktım.

Üstüme düşen herşeyi yaptığıma inanıyorum.

Bugün Şişli’ye hizmet vermek için yeniden adayım; karşımda muhatap bulamıyorum.

Geçmişi başka partilere dayanan adaylar büyükşehir adayı yapılırken, CHP’nin öz evladına, -doğrudan diyemiyorlar- dolaylı yoldan başka ilçelere işaret ediyorlar.

Bu en azından siyasi nezakete uymaz…

Bu en azından Şişlililere saygısızlıktır!

Buna tepkisiz kalamazdım.

Küçük kurnazlıklara teslim olamazdım.

Bugün bir karar aldım.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin daha çok yıpranmaması için ve

ya kendi içlerinde ya da benimle ne hesapları olduğunu bilmediğim

CHP yönetimini ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu rahatlatmak adına

Yıllarımı verdiğim, içinde olmaktan onur duyduğum

ve hep duyacağım Cumhuriyet Halk Partisi’nden üzülerek

istifa ediyorum.

Bu kararımın başta Şişli’de yaşayan yurttaşlarım olmak üzere ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

CHP yönetimine ve Sayın Kılıçdaroğlu’na en kısa sürede tüm Türkiye’deki adayları aynı anda açıklamalarını ve Cumhuriyet Halk Partili seçmenleri daha fazla üzmemelerini öneriyorum.

Akıllara bazı sorular gelebilir.

Bazı olası sorulara cevap vererek mektubumu bitirmek isterim.

Diyebilirsiniz ki;

Sarıgül siyaseti bırakıyor mu?

Cevabım net; Hayır!

Şişli’ye ve Türkiye’ye vereceğim daha çok hizmetler var.

Diyebilirsiniz ki;

Sarıgül başka bir partiye mi geçiyor?

Cevabım net;

Bu kararı aldığım bugün için hayır. Kendimi bugünden itibaren Şişli’de yaşayan yurttaşlarıma emanet ediyorum. Huzuru onların arasında buluyorum. Onların göstereceği yolda yürüyeceğim.

Diyebilirsiniz ki;

Sarıgül Şişlide Başkanlığa aday olacak mı?

Cevabım net:

Evet!

Yarından itibaren çizeceğim yol haritamı Şişlililer ile birlikte belirleyeceğim.

Ben çok kararlı ve huzurluyum.

Gelişmeler hakkında sizlere sürekli bilgi aktaracağız.

Saygılarımla