Category Archives: Gündem

İstanbul’daki Suriye zirvesinin ortak bildirisi yayınlandı

Türkiye’nin ev sahipliğindeki Suriye konulu dörtlü zirve, sona erdi. Zirvenin ardından ortak bildiri yayınlandı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 27. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye’nin ev sahipliğindeki Suriye konulu dörtlü zirve, sona erdi. Zirvenin ardından ortak bildiri yayınlandı. Bildiride, “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli taahhütlerini teyit etmişlerdir” denilerek, kimyasal silah kullanılmaması ve bölgedeki terör örgütlerinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekildi.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Süre giden ihtilafa askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu olarak müzakere edilmiş bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair güçlü inançlarının altını çizmişler ve bu çerçevede, Suriye ihtilafına muteber ve sürdürülebilir çözüm bulunmasına katkı sağlamayı amaçlayan tüm uluslararası girişimler arasında eşgüdümün artırılmasının önemini vurgulamışlardır. BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ’la bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler, oluşumlar ve diğer terörist grupların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla terörle mücadelede kararlılıklarını teyit etmişlerdir. Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğine zarar vermeyi amaçlayan ayrılıkçı gündemleri reddetme kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu tarafından 17 Eylül 2018 tarihinde Soçi’de imzalanan İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıra’yı memnuniyetle karşılamışlardır. Ağır silahların ve radikal grupların Muhtıra uyarınca tesis edilen silahtan arındırılmış bölgeden çekilmesinde sağlanan ilerlemeyi takdir etmişlerdir”

 

“KALICI BİR ATEŞKESİN ÖNEMİNİ VURGULAMIŞLARDIR”

“Teröre karşı mücadeleye devam etme gerekliliğinin altını çizerken, Muhtıra’da öngörülen etkili önlemlerin tam olarak uygulanması ve tüm ilgili tarafların Muhtıra hükümlerine riayet etmesi suretiyle sağlanacak kalıcı bir ateşkesin önemini vurgulamışlardır.

Suriye’de herhangi bir tarafça kimyasal silah kullanılmasına azami surette karşı olduklarını teyit etmişler ve tüm taraflara Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme’ye tam riayet etmeleri çağrısında bulunmuşlardır. BM’nin kolaylaştırıcılığında ve Suriyelilerin öncülük ve sahipliğinde yürütülücek kapsayıcı bir siyasi sürece desteklerini ifade etmişler ve Suriyeli taraflara bu sürece aktif katılım sağlama çağrısında bulunmuşlardır.

BM gözetiminde, en yüksek uluslararası şeffaflık ile hesap verilebilirlik standartlarına uygun olarak, diaspora mensupları da dahil seçime katılma hakkına sahip tüm Suriyelilerin katılımıyla düzenlenecek serbest ve adil seçimlerin zeminini oluşturmak üzere Suriye’de anayasal reformu gerçekleştirecek Anayasa Komitesi’nin Cenevre’de kurulması ve erken bir zamanda, şartları gözeterek, bu yıl sonu itibariyle toplanması çağrısında bulunmuşlardır. Siyasi sürecin sürdürülmesine ve ateşkesin kalıcı olmasına katkı sağlanmasını teminen güven artırıcı önlemlerin uygulanmasının önemini vurgulamışlar ve ilgili Çalışma Grubu tarafından BM ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) uzmanlarının katılımıyla çalışmalar yürütülen, zorla alıkonulanlar/kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti konularına desteklerini beyan etmişlerdir”

“BİRLİKTE ÇALIŞMA TAAHHÜTLERİNİ İFADE ETMİŞLERDİR”

“İnsani yardım kuruluşlarına Suriye genelinde hızlı, güvenli ve kesintisiz erişim sağlanması ile Suriye halkının acılarının hafifletilmesi için ihtiyaç duyan herkese acil insani yardım ulaştırılması gereksiniminin altını çizmişler ve bu çerçevede, Suriye’ye yapılan yardımı artırmaları için başta Birleşmiş Milletler ve bağlı insani kuruluşları olmak üzere, uluslararası topluma çağrıda bulunmuşlardır.

Başta Türkiye, Lübnan ve Ürdün olmak üzere, ev sahibi ülkelerle dayanışma içinde olduklarını teyit etmişler ve mültecilerin Suriye’ye güvenli ve gönüllü şekilde, uluslararası hukuka uygun koşullarda geri dönmelerine bağlı olduklarını hatırlatmışlardır.

Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye’de ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşleri için gerekli şartların tüm ülke genelinde oluşturulması ihtiyacına işaret etmişler, geri dönenlerin silahlı çatışma, siyasi baskı veya keyfi tutuklamalardan korunması ve su, elektrik, sağlık ve sosyal hizmetler dahil olmak üzere insani altyapı gereksiniminin altını çizmişler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile diğer uluslararası uzmanlık kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili tüm taraflar arasındaki eşgüdüm ihtiyacını vurgulamışlardır.

Suriye’de barış ile istikrar için gerekli koşulların tesisini, siyasi bir çözümün teşvikini ve bu bağlamda uluslararası oydaşmanın güçlendirilmesini teminen birlikte çalışma taahhütlerini ifade etmişlerdir. Fransa Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanları ile Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi, İstanbul’daki Dörtlü Zirve’ye evsahipliği yapmalarından ötürü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a içten teşekkürlerini sunmuşlardır”

CHP’li Salıcı: İstanbul için bu salon yeter

CHP’li Oğuz Kaan Salıcı, partisinin İstanbul Bölge Toplantısı’na katıldı. Yerel seçim gündemi ile konuşan salıcı, “Bu salondaki arkadaşlarımız İstanbul’daki üyelerimiz, İstanbul’un 39 ilçesini de büyükşehirini de en doğru şekilde toparlar, yönetir ve o belediyeyi saraydan alıp halka vermeyi iyi bilir” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 27. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “Bu salondaki arkadaşlarımız İstanbul’daki üyelerimiz, İstanbul’un 39 ilçesini de büyükşehirini de en doğru şekilde toparlar, yönetir ve o belediyeyi saraydan alıp halka vermeyi iyi bilir” dedi.

Oğuz Kaan Salıcı, CHP İstanbul İl Başkanlığı yerel seçim çalışmaları kapsamında Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde konuştu. Salıcı, 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde CHP’nin İstanbul adayı için “31 Mart seçimlerini İstanbul’un kurtuluşunun başlangıcı olsun. Bunu bir Cumhuriyet Halk Partili yapsın. Bizim başka yerlerden arayışlara girmemize gerek yok. Bu salon gayet nitelikli bir hazirun bu salondaki arkadaşlarımız İstanbul’daki üyelerimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren arkadaşlarımız İstanbul’un 39 ilçesini de büyükşehirini de en doğru şekilde toparlar, yönetir ve o belediyeyi saraydan alıp halka vermeyi iyi bilir” dedi.

”Birlikte  mücadele vereceğiz”

Salıcı, “Cumhuriyet Halk Partililer, kendi içinde tartışan belki de tek siyasi partidir. Biz kendi içimizde tartışacağız, ‘en doğruyu nasıl buluruz?’ diye nezaket çerçevesi içinde ve yoldaşlık hukuku çerçevesinde birbirimize görüşlerimizi söyleyeceğiz. Ondan sonra birlik ve bütünlük içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim stratejisini ortaya koyacak adaylarıyla beraber, onlara destek olacak örgütüyle birlikte dışarıya çıkacağız ve bu mücadeleyi vereceğiz” açıklamalarında bulundu.

”Bir İstanbul hikayesi’nin mutlu sonla bittiğini göreceğiz” 

Toplantıda konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise “İstanbul’un nefes alabilmesi için biz sizlerle birlikte, bütün kahramanın sizler olduğu bir İstanbul hikayesi yazdık. Hikayesi olmayan hiçbir iş başarıya ulaşmaz. Önce hikayemizi yazacağız sonra inandığımız hikayemizi çalışarak, herkese anlatacağız ve inandıracağız. Sonrasında da o hikayeye yaraşır kahramanlar yerleştirdiğimizde bir İstanbul hikayesi’nin mutlu sonla bittiğini göreceğiz” ifadelerini kullandı. (İSTANBUL/DHA)

Suriye’de çözüm için yeni umut: Rusya, Türkiye, Almanya ve Fransa liderleri ilk kez bir araya geldi

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen ‘Suriye’ konulu dörtlü zirve, Almanya, Fransa ve Rusya’nın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Vahdettin Köşkü’nde başladı.

––––––––––––––––––––––––––––––– 27. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen ‘Suriye’ konulu dörtlü zirve, Almanya, Fransa ve Rusya’nın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Vahdettin Köşkü’nde başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğindeki zirveye Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Astana platformu ile BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura ile dört ülke temsilcileri katılyor.

Mart 2011’den bu yana devam eden Suriye krizine çözüm arayışlarında bugün İstanbul’da Rusya ve Türkiye’nin katkılarıyla yeni bir sayfa açılıyor. Astana süreci kapsamında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile birlikte uzun süredir hummalı çalışmalar yürüten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çözüm konusunda farklı yaklaşım izleyen ABD öncülüğündeki küçük grubun iki önemli temsilcisi Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi. Görüşme, saat 16:00’da başladı.

 

Sputnik’in aktardığına göre, Astana süreciyle ‘çatışmasızlık bölgeleri’ uzlaşısının ortakları olan ve son olarak İdlib konusunda ateşkes mutabakatı sağlayan Türkiye ve Rusya’yı, AB’nin lokomotif ülkeleri Almanya ve Fransa ile ilk kez aynı masa etrafında buluşturacak zirvede İdlib’de Putin ve Erdoğan’ın inisiyatifiyle başlayan silahsızlandırılmış bölge kurma sürecine ağırlık verilmesi bekleniyor. Dört lider, sığınmacıların evlerine dönüşü, ılımlı muhaliflerin militanlardan ayrılması, insani yardımların ulaştırılması, Suriye’ye yaptırımların kaldırılması gibi konuları da masaya yatıracak.

 

“HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM” 

Zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Değerli dostlarım sizleri şahsım, ülkem ve milletim adına selamlıyorum. Türkiye’ye, İstanbul’a hoş geldiniz. Suriye konulu zirve toplantısı münasebetiyle sizleri ülkemde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek isterim. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Suriyeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm dünyanın gözleri şu anda bu toplantımıza yönelmiş durumda. Samimi ve yapıcı bir anlayışla hareket ederek bu beklentileri boşa çıkarmayacağımıza inanıyorum.  Suriye, sayın Putin ile istişarelerimizde en öncelikli konular arasında yer alıyor. Sayın Macron ve sayın Merkel ile de yakın temasta olmaya, kendilerini süreç hakkında bilgilendirmeye daima özen gösterdik.”

YENİ UMUT OLARAK GÖRÜLÜYOR

Dört lideri ilk kez buluşturması nedeniyle Suriye’de çözüme ilişkin yeni umut olarak görülen dörtlü zirvenin Çengelköy’deki tarihi Vahdettin Köşkü’nde saat 15.00’te başlaması bekleniyordu.

De Mistura, Suriye’deki son durum hakkında sunum yaptı

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Suriye’deki son gelişmeler hakkında kısa bir sunum yaptı.

Macron: Zirve, yeni insani felaketi önleme amacı taşıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İstanbul’daki zirvenin Suriye’de istikrarın tesis edilmesini ve insani felaketin önüne geçilmesini sağlayacağını belirtti.

Vahdettin Köşkü’ndeki temasları sırasında attığı bir tweetle zirve hakkındaki görüşünü paylaşan Macron, “İstanbul’a az önce geldim. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Başkanı Putin ve Şansölye Merkel’in katılımıyla bugün burada gerçekleşen şey, yeni insani felaketin önlenmesi için Suriye’de istikrarı sağlamaya yöneliktir” ifadelerini kullandı.
Zirve, Erdoğan’ın konuşmasıyla başladı: Beklentileri boşa çıkarmayacağımızı umuyorum
Dörtlü zirve, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasıyla başladı. Liderlere toplantıya katılımlarından dolayı teşekkür eden Erdoğan, zirve öncesi yaptığı ikili görüşmelere değinerek “Beklentileri boşa çıkarmayacağımızı umuyorum” dedi.

Erdoğan, dünyanın gözlerinin bu toplantıda olduğunu da sözlerine ekledi.

Putin ve Merkel, ikili görüşme için bir arada

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Vahdettin Köşkü’nde ikili bir görüşme için bir araya geldi. Aynı dakikalarda Erdoğan ile Macron’un da bir görüşme gerçekleştirdiği bildirildi.

 

Putin - Erdoğan boğaz

Erdoğan ve Putin ikili görüşme yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce Vahdettin Köşkü’ne giriş yapan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşme öncesi iki lider, İstanbul Boğazı’nı seyretti.

 

Erdoğan - Merkel

Erdoğan ile Merkel, baş başa görüştü

Erdoğan, Merkel’i Vahdettin Köşkü’nde kabul etti. İki lider, basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.

Peskov: Putin ve Macron telefonda konuştu

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İstanbul’daki zirve için havalanmadan önce telefon görüşmesi yaptığını açıkladı.

Peskov, Putin ve Macron’un Suriye’yle ilgili bir görüşme yaptığını ifade etti. Peskov, iki liderin 11 Kasım’da Paris’te Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında zirve gerçekleştirilmesi konusunu ele aldığını da belirtti.

Görüşme hakkında Kremlin’den yapılan açıklamada, “İstanbul’da Rusya, Türkiye, Fransa ve Almanya liderleri arasında yapılacak zirve öncesinde Suriye’de çözüm konusuna özel önem atfedildi. İstanbul zirvesinin gündemindeki bazı konular ele alındı. Anayasa komitesinin kurulması da dahil olmak üzere Suriye’de siyasi çözüm sürecinin teşviki için ortak çaba sarf edilmesi gerektiğinin altı çizildi” ifadelerine yer verildi.

CHP’li Öztürk  Yılmaz: 31 Mart’ta genel merkezin önünde insanlarımız tekrar ağlamasın

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, partisinin ilçe ve beldelerini kapsayan 105 adayın belirlenmesine ilişkin olarak değerlendirmede bulundu. Yılmaz, “Devlet memurları YSK takvimine bağlı olarak o yerlerden aday olmak isteyebilirdi. Bunlar gözetilmeden, bizimle danışma ihtiyacı hissedilmeden yapılmasının doğru olmadığını söyledim. Partimin boynunun bükük olmasını istemiyorum, 31 Martta genel merkezin önünde insanlarımızın tekrar, defalarca olduğu gibi ağlamasını istemiyorum” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 26. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

HP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, partisinin ilçe ve beldelerini kapsayan 105 adayın belirlenmesine ilişkin olarak değerlendirmede bulundu. Yılmaz, “Devlet memurları YSK takvimine bağlı olarak o yerlerden aday olmak isteyebilirdi. Bunlar gözetilmeden, bizimle danışma ihtiyacı hissedilmeden yapılmasının doğru olmadığını söyledim. Partimin boynunun bükük olmasını istemiyorum, 31 Martta genel merkezin önünde insanlarımızın tekrar, defalarca olduğu gibi ağlamasını istemiyorum” dedi.

Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Öğrenci Andı” tartışmalarına ilişkin olarak, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Öğrenci Andı ile ciddi takıntısı bulunuyor. Bu konudaki düşünceleri toplumun önemli kesimini incitiyor” diyen Yılmaz, “Geçmişle ilgili müktesebat haline dönüşmüş sözlerin, sembollerin bu kadar sorgulandığı bir dönem yaşanmadı. Türkiye’de elbette bir gün gelir, dip dalga yaratılır, tartışma konularının hepsi demokrasi ekseninde yeniden bir yön bulur” ifadesini kullandı.

Kaşıkçı cinayeti

Öztürk Yılmaz, öldürüldüğü belirtilen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayına ilişkin de şunları söyledi: “Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bir kafa karışıklığı bulunduğu çok çarpıcı şeyler var. Bunun adı açık ve net şekilde konulmazsa, suçlu olduğu aşağı yukarı belli olan Suudi Veliaht Prensi yarın Türkiye’yi suçlayabilir. ‘Türkiye hala bulamadı’ diye tuhaf açıklamalar yapılabilir. Bu cinayet, bir tiyatroya dönüştürülmek isteniyor. Suudi Arabistan önce ‘İlgimiz yok’ sonra, ‘Arbedede öldü’ açıklamalarını yaptı. Siz dalga mı geçiyorsunuz, hangi kafadasınız? Böyle bir açıklama, rezil bir açıklama. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, cinayeti alçak, ürkütücü cinayet olarak tarif ediyor, insanın aklıyla alay ediyor. Türkiye’nin, cesedi kuyuda ya da başka bir yerde araması doğru değil. Öldürenler cesedin ya da parçaların nerede olduğunu biliyor. Onların göstermesi gerekir. Suudi Arabistan suçluluk psikolojisinden kurtulmak için başka tarafları suçluyor. Bir ikiyüzlülük var. Bunlar kendiliğinden gelmediğine göre bu cinayeti işleyenleri kim gönderdi? Güvenlik unsurları veliaht prense bağlı. Veliaht prense ilişkin bulgular açıkça ifşa edilmelidir. Türkiye, Viyana Sözleşmesi’ni esas alarak bu çalışmayı yürütmeli, sorumlular hakkında gerekli adımı uluslararası toplumla birlikte atmalı. Başkonsolosluklar, büyükelçilikler, bir cinayet işleme merkezi olarak kullanılamaz. Türkiye, bu işi uluslararasılaştırmadığı için maalesef yalnız kalmıştır. Türkiye’nin elindeki bütün bilgi, belgeleri uluslararası toplumla paylaşması, somut yaptırımları devreye sokması gerekir.”

“İnsanlarımızın tekrar ağlamasını istemiyorum”

Öztürk Yılmaz, partisinin ilçe ve beldeleri kapsayan 105 adayın belirlendiğinin hatırlatılması üzerine şöyle dedi:

“Devlet memurları YSK takvimine bağlı olarak o yerlerden aday olmak isteyebilirdi. Bunlar gözetilmeden, bizimle danışma ihtiyacı hissedilmeden yapılmasının doğru olmadığını söyledim. Bu tasarrufta bulunanlar, bizim görüşümüzü önemsemeyenler, bizim partide belirttiğimiz görüşlere önem vermeyen, ‘dediğim dedik’ diyenler başarısızlık halinde sorumluluğu üstlenip istifa etmesini bilmeli. Bu çocuk oyuncağı değil. Siyaset sorumluluk makamı, başarısız olduğunuzda özeleştiri yapmalısın. Siyasette özeleştirinin ne olduğu açıktır. Bunu ifade ettim. Partimin boynunun bükük olmasını istemiyorum, 31 Martta genel merkezin önünde insanlarımızın tekrar, defalarca olduğu gibi ağlamasını istemiyorum. Başarısızlığı içime sindiremiyorum. Bu partide demokrasi kültürü varsa, görüşlerimizin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.” (DHA)

İzmir’de Yıkılan İşhanı Zemininde Antik Roma Dönemine Ait İmparatorluk Salonu Bulundu

İzmir’in Konak ilçesinde bulunan 120 yıllık Kaptan Mustafa Paşa İş Merkezi yenilenmek için yıkıldı. Yıkılan binanın zemininde yapılan kazı çalışmaları sırasında tarihi kalıntılara rastlandı. İnşaat çalışmalarını durduran İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, bölgedeki kalıntıları inceledi. Yapılan incelemelerin ardından ortaya çıkan kalıntıların, Antik Roma dönemine ait liman, hamam kalıntısı ile imparatorluk salonu olduğu belirlendi.

––––––––––––––––––––––––––––––– 26. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

zmir’in Konak ilçesinde, işhanı yapmak için yıkılan binanın zemininde tarihi kalıntılara rastlandı. İnşaat çalışmalarını durduran İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, bölgedeki kalıntıları inceledi. Yapılan incelemelerin ardından ortaya çıkan kalıntıların, Antik Roma dönemine ait liman hamam kalıntısı ile imparatorluk salonu olduğu belirlendi. Kurul, uzmanlarca hazırlanacak raporun ardından alanın sit statüsü veya tesciline ilişkin nihai kararını verecek.

DHA’nın aktardığı habere göre, Konak ilçesi Konak Mahallesi’nde, mülkiyeti Vakıflar Müdürlüğü’ne ait 120 yıllık Kaptan Mustafa Paşa İş Merkezi için yap-işlet-devret modeliyle 2016’da ihaleye çıkıldı. İhaleyi kazanan firma 12 Haziran 2016’da çalışmalara başladı.

İş makineleriyle yapılan kazı çalışmaları sırasında, binanın zemininde tarihi kalıntılara rastlandı

Tarihi kalıntıların bulunmasıyla inşaat durduruldu. İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararıyla bölgede sondaj yapılarak, kalıntılar incelenmeye alındı.

Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu çalışmalar hakkında CİMER üzerinden bilgi verdi.

Avukat Arif Ali Cangı’nın Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yaptığı başvuruya yanıt vererek çalışmalar hakkında bilgiler veren İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Müze Müdürlüğü denetiminde sondaj çalışmalarının yapıldığını ve kalıntıların rölövesinin alındığını belirtti.

‘Bölgenin mutlak korunması gerekiyor’

Bölgede yapılan sondaj ve kurtarma kazısı sonucunda, alanda Antik Roma dönemine ait liman hamam kalıntısı ve imparatorluk salonu bulunduğu bilgisine yer verilen açıklamada, bölgenin mutlak korunması gerekli alan olduğu vurgulandı. Kalıntıların, bir dönemin sosyo-kültürel yaşamını göstermesi ve mevcut alanda kompleks yapı olgusu olduğu anlaşıldığı ifade edilirken, mevcut zemin suyunun giderilmesine ve önlenmesine ilişkin ilgili uzmanlarca rapor hazırlandığı bildirildi.

Hazırlanan raporun ardından alanın sit statüsünün veya tesciline ilişkin konu değerlendirilecek.

‘Burada kesinlikle yapılaşmaya izin verilmemeli’

Avukat Arif Ali Cangı, kararda yer alan ‘Mutlak korunması gereken alan’ değerlendirmesinin, insanlığın ortak değeri olan bir tarihi varlığın korunması yolunda önemli bir adım olduğunu kaydetti. Bölge için 1’inci derece arkeolojik sit kararı alındığını söyleyen Cangı şöyle devam etti:

“Burada araştırma ve kazı çalışmaları derinleştirilmeli. Alan arkeopark haline getirilip İzmir’in tarihine ve kültürüne kazandırılmalı. Ayrıca kesinlikle yapılaşmaya izin verilmemeli.”
(DHA)

Bedelli askerlik müracaatları sebebiyle şubeler 24 saat açık olacak

Bedelli askerliğe yoğun talep nedeniyle askerlik şubeleri 3 Kasım’a kadar 24 saat açık olacak.

––––––––––––––––––––––––––––––– 26. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

edelli askerlik müracaatları sebebiyle askerlik şubelerinin 24 saat açık olacağı öğrenildi. Kasım celbinde uzun dönem için askere gideceklerin de son işlemlerini yapmak için şubeye gelmeleri nedeniyle yoğunluk söz konusu.

Bedelli askerlik için başvuru süresi 3 Kasım’da sona eriyor

Bedelli askerlik başvuru süresinin bitmesine 8 gün kala, adaylar askerlik şubesi önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Üsküdar Askerlik Şubesi önünde bedelli adaylarının bekleyişi gece de devam etti.

Şube önünde sırada bekleyen asker adayları, gerekli olan parayı yeni denkleştirdiklerini belirtti. Bedelli askerlik müracaatları sebebiyle askerlik şubelerinin 24 saat açık olacağı öğrenildi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar dün sıkıntıların aşılması için askerlik şubelerinin 24 saat hizmet vereceğini söylemişti.

Akar başvurulara ilişkin şöyle konuşmuştu: “Şu ana kadar 672 bin 306 gencimiz e-Devlet üzerinden müracaatlarını gerçekleştirdi. Bunlardan dekontlarını askerlik şubelerine teslim eden arkadaşlarımızın sayısına geldiğimizde, bugün itibarıyla 377 bin 410. Bizim tahminlerimiz 400 bin civarındaydı… Şu anda normal seyri takip ediyor” demişti.

 


Yerel seçim tarihi kesinleşti

Resmi Gazete’deki YSK kararına göre seçim 31 Mart’ta. İstifalar için son gün 1 Aralık.

––––––––––––––––––––––––––––––– 26. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

üksek Seçim Kurulu (YSK) kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla yerel seçim tarihi kesinleşti. Seçimler 31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak. Yerel seçimlerde aday olabilmek için kamu görevlileri, yargı mensupları, siyasi parti il ve ilçe yöneticileri, TSK mensupları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar, kamu bankaları, üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının, katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanların 1 Aralık Cumartesi günü saat 17.00’ye kadar görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmaları gerekiyor.

Kararda, Anayasa’nın 76. maddesinde, hakim ve savcılar, yüksek yargı mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve TSK mensuplarının görevlerinden çekilmedikçe aday olamayacaklarının ve milletvekili seçilemeyeceklerinin hükme bağlandığı anımsatıldı.

Çeşme’de kurulmak istenen JES, TBMM gündeminde

CHP’li Polat, Çeşme’nin Ovacık Mahallesi’nde kurulacak JES için açılması planlanan 9 sondaj kuyusu ile proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararını Çevre Bakanı Murat Kurum’a sordu. Polat, “Çeşme’de hayata geçirilmek istenen JES’le bölgedeki yerleşim alanları, tarım arazileri ve doğanın tahrip edileceği gerçeği göz önüne alınmış mıdır?” diye sordu.

––––––––––––––––––––––––––––––– 26. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

BMM Çevre Komisyonu Üyesi, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, İzmir’in en önemli turizm merkezlerinden Çeşme’de kurulmak istenen jeotermal enerji santrali ile proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararını TBMM gündemine taşıdı.

Birgün’de yer alan habere göre, Çeşme’nin Ovacık Mahallesi’nde kurulacak JES için açılması planlanan 9 sondaj kuyusu ile proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Polat, “Aydın’da kurulan JES’ler nedeniyle yaşanan sıkıntılar ortadayken, Çeşme’de hayata geçirilmek istenen JES’le bölgedeki yerleşim alanları, tarım arazileri ve doğanın tahrip edileceği gerçeği göz önüne alınmış mıdır?” diye sordu.

“ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” KARARINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

Polat, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün internet sitesinden 09.01.2018 tarihinde yapılan duyuruda, İzmir ili Çeşme ilçesi Ovacık Mahallesi (197 Ada 17 Parsel, 198 Ada 10 ve 14 Parseller, 203 Ada 8 Parsel, 222 Ada 4, 7, 20, 38 ve 66 Parseller) mevkiinde, Geoid Mühendislik İnşaat Jeotermal Enerji Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan Sondaj Yöntemiyle Jeotermal Kaynak Arama Faaliyeti (9 Adet Sondaj Kuyusu) projesi ile ilgili olarak sunulan dosyanın, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesi doğrultusunda incelendiği ve uygun bulunduğu belirtilerek, projeye ilişkin ÇED sürecinin başlatıldığının ifade edildiğini vurguladı. Daha sonraki süreçte Valilik tarafından projeyle ilgili “ÇED gerekli değildir” kararı verildiğini anımsatan Polat, “Bölge halkı jeotermal sondaj kuyuları ile ilgili verilen bu kararın iptali için İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır. Son olarak 11 Ekim 2018 tarihinde bilirkişiler ve mahkeme heyeti tarafından keşif yapılmıştır. Söz konusu bölgede enginar, kavun ve üzüm yetişen tarım alanları içinde 9 jeotermal kuyu açılmak istenmesi ve bunun için “ÇED gerekli değildir” kararı verilmesini anlamak mümkün değildir” dedi.

“ÇEŞME’Yİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

En önemli turizm beldelerinden biri olan Çeşme’de, MTA raporlarına göre termal su sıcaklığının 54-57 derece civarında olduğunu belirten Polat, “Bu kadar soğuk bir termal su ile enerji üretilemeyeceği konusunda bilim insanları hemfikirdir. Su kaynaklarının çok kısıtlı olduğu Çeşme’de, arama ruhsatı sahası içerisinde Azmak Deresi, Büyükdere ve İnlice Deresi bulunmaktadır. Suya karışacak olan ağır metaller sonucunda Çeşme halkının susuz kalacağı ifade edilmektedir. Bunun yanı sıra tarım arazileri ile “1. ve 3. derece doğal SİT alanı” olarak nitelendirilen alanlar ve turizm büyük ölçüde olumsuz etkilenecektir” diye konuştu.

“AYDIN’DAKİ JESLER TEDİRGİN EDİYOR”

CHP’li Polat, İzmir’in sınır komşusu Aydın’da kurulan Jeotermal Enerji Santralleri (JES) nedeniyle büyük sorunlar yaşandığının ortada olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“JES’lerden havaya karışan gazlar, toprağa ve suya karışan akışkanlar nedeniyle çevre kirliliği oranlarının son yılların en yüksek seviyesine ulaştığı belirlenmiştir. Çevre kirliğine ve iklim değişimine bağlı sağlık sorunlarında da önemli artışlar yaşanmış, bu artışlar TÜİK verileriyle de ortaya konulmuştur. Ayrıca, Aydın’da incir ve zeytin üretiminde yaşanan büyük sıkıntılar da Çeşme’deki halkı tedirgin etmektedir.”

cesme-de-kurulmak-istenen-jes-tbmm-gundeminde-524614-1.

“KAÇ JES İÇİN ‘ÇED OLUMLU’ RAPORU VERİLDİ?”

JES’lerin çevreye ve insan sağlığına etkileri ve yaratacağı olumsuz sonuçlarla ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı çalışma olup olmadığını soran Polat, “Varsa bunun içeriği nedir? Yoksa olacak mıdır?” diye sordu. Polat, JES’lerden kaynaklanan sorunlar ile ilgili bakanlığa ulaşan şikayetler olup olmadığının, bunlarla ilgili hangi çalışmalar yapıldığının açıklanmasını isteyerek, önergesinde şu sorulara yer verdi:

“-Son 5 yılda JES’lerle ilgili verilen ‘ÇED olumlu’ raporu sayısı kaçtır?

-Son 5 yılda yasalara ve mevzuatlara aykırı olduğu gerekçesiyle yapımına izin verilmeyen JES sayısı kaçtır? Halen hakkında açılan davaların sürdüğü JES projesi sayısı kaçtır?

-İzmir’in Çeşme ilçesi Ovacık Mahallesi’nde hayata geçirilmek istenen JES için MTA raporlarına göre termal su sıcaklığı 54-57 derece olmasına rağmen neden halen jeotermal istenmektedir? Bunun özel bir nedeni var mıdır?

-Söz konusu proje için neden “ÇED gerekli değildir” kararı verilmiştir?

-Aydın’da yaşanan sıkıntılar ortadayken, Çeşme’de hayata geçirilmek istenen JES’le bölgedeki yerleşim alanları, tarım arazileri ve doğanın tahrip edileceği gerçeği göz önüne alınmış mıdır?”

Kar İstanbul’un kapısına kadar dayandı! Meteoroloji 3 ili daha uyardı

Bolu Dağı Düzce kesimi D-100 Karayolu geçişinde kar yağışı etkisini devam ettiriyor. Türkiye genelinde soğuk hava etkisini göstermeye devam ediyor. Meteoroloji, 3 il için çok kuvvetli ve yer yer şiddetli yağış uyarısında bulundu.

––––––––––––––––––––––––––––––– 25. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

-100 Karayolu’nun Bolu Dağı kesiminde kar yağışı başladı. Gece ve sabah etkili olan sağanak, D-100 Karayolu’nun Bolu Dağı kesiminde öğle saatlerinde yerini kara bıraktı. Kar kalınlığının yer yer 4 santimetreye ulaştığı bölgede, karayolları ekipleri tuzlama çalışması yapıyor. Abant’ta kar kalınlığı yüksek kesimlerde 10 santimetreye ulaştı. Peki İstanbul’un kapısına kadar dayanan soğuk hava ne kadar devam edecek?

 

Bolu’nun doğal güzellikleriyle ünlü Abant Tabiat Parkı’na mevsimin ilk karı yağdı. Sabah saatlerinden itibaren etkili olan lapa lapa kar yağışı nedeniyle yeşil alanlar beyaz örtüyle kaplandı. Otellerde konaklayan tatilciler, kar yağışı altında göl etrafında yürüyüşe çıktı, iskelelerde kar yağışını izledi. Şehir dışından ve Bolu’dan gelen ziyaretçiler de eşsiz kar manzarasının tadını çıkardı.

 

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 25 Ekim Perşembe gecesi ile 26 Ekim Cuma sabah saatleri arasında 3 il için don uyarısı yapıldı. Açıklamada, Antalya’nın iç batı kesimleri (Elmalı ve Korkuteli ilçeleri) ile Isparta ve Burdur’un yüksek kesimlerinde 23.00 ile 09.00 saatleri arasında yer yer hafif şiddette don riski olduğu, meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği kaydedildi.

İSTANBUL’DA HAVA NASIL OLACAK?

İstanbul’da bugün soğuk hava etkisini gösterdi. Yarın ise güneşli bir hava etkili olacak. Önümüzdeki 5 gün boyunca da güneşli hava etkisini gösterecek.

istanbul hava durumu

METEOROLOJİDEN 3 İL İÇİN KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamada, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde devam sağanak ve gök gürültülü sağanakların, yarın akşam saatlerine kadar Batman, Siirt ve Mardin çevrelerinde aralıklı ve yerel kuvvetli olacağı bildirildi.

Açıklamada, meydana gelebilecek ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve yağış anında kısa süreli kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği belirtildi.

DON UYARISI YAPILDI

Meteoroloji tarafından, bu gece için İç Ege, Göller Yöresi, İç Anadolu Bölgesi, Batı Karadeniz’in iç kesimlerinde hafif zirai don uyarısı yapıldı.

Uludağ’da kar kalınlığı 20 santimetreye ulaştı

Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden Bursa Uludağ, kar yağışı ile birlikte beyaza büründü. Kar kalınlığı yer yer 20 santime ulaşırken, zincirsiz araçların zirveye çıkmasına izin verilmedi.

(DHA)

 

Bursa’daki Asırlık Tarihi Tophane Saat Kulesi’ne PVC kaplama

Bursa’da, 1905 yılında ‘kesme taş’tan inşa edilen 33 metre yüksekliğinde, 6 katlı tarihi Tophane Saat Kulesi’nde, son yapılan restorasyonda PVC kaplama kullanılması tepki çekti.

––––––––––––––––––––––––––––––– 25. 10. 2018 –––––––––––––––––––––––––––––––

imarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin, saat kulesinin 6’ncı katının kesme taş yerine beyaz PVC ile kaplanmasına tepki göstererek, “Yapının üst katındaki PVC kaplama bizleri çok üzüyor. Bu değerdeki bir esere daha özenli davranmak lazım” dedi.

 

Merkez Osmangazi ilçesi Tophane semtindeki Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin yakınında yer alan park içinde, ilk kez Sultan Abdülaziz döneminde 1876 yılında yaptırılan Tophane Saat Kulesi, 1900’lü yıllarda yıkıldı. Saat kulesi, 1905 yılında kesme taştan tekrar inşa edildi. 33 metre yüksekliğinde, 6 katlı kulenin tamamında kesme taş kullanıldı. Ahşap merdivenle çıkılan kulenin her katının cephesinde, dikdörtgen bir pencere yer alıyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılan tarihi kulede son yapılan restorasyon çalışmasında PVC kaplama kullanıldı. Kulenin 6’ncı katı, PVC ile kaplandı. Kulede tarihi dokuyu bozan beyaz PVC, tepkilere neden oldu. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Ömer Faruk Şahin saat kulesinde gerekli düzeltmenin yapılacağına inandıklarını söyleyerek, şöyle konuştu:

“Biz bu düzeltmenin bu yıl içinde yapılmasını bekliyorduk. Şimdi bu restorasyonun 2019 bütçe planları kapsamında yer aldığını öğrendik. Yapı içinde ahşap karkas kısımda da sıkıntı var. Işıklandırma ile ilgili bazı sıkıntılar var. Bizlerin ricası bu tarz değerlerin korunması. Bu bölge aynı zamanda Arkeopark bölgesi. Burası yan tarafta bulunan Bitinya galerileriyle ciddi şekilde yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmasıyla birlikte, Heykel ve Ulucami’ye bağlandığımız bir bölge. O yüzden kurumların süreçleri hızlandırmalarını rica ediyoruz.”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada ise kulede tepki çeken restorasyonun yıllar önce park içindeki işletme sahipleri tarafından yapıldığı ileri sürüldü. Açıklamada, “Belediyemizce saat kulesine ait rölöve restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanarak koruma kurulu onayı alınmıştır. Önümüzdeki yıl yatırım programı ve kurul onaylı projeler doğrultusunda aslına uygun olarak restorasyon uygulamalarına başlanması planlanıyor” denildi.

(DHA)