Category Archives: Gündem


Kemal Kılıçdaroğlu: Bir tahrik sürecinden geçiyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İş İnsanları, STK temsilcileri ve muhtarlarla buluştu. Kılıçdaroğlu,’ Bir kavga, bir tahrik sürecinden geçiyoruz. Bizi bir kavga ortamına çekmek istiyorlar. Herkesin bundan kaçınması lazım. Tahrikten kaçınacağız’ dedi

––––––––––––––––––––––––––––– 11. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

erel seçimlere sayılı günler kala mitinglere ve toplantılara devam eden Kılıçdaroğlu, Eyüpsultan’da konuştu. AKP’nin kendisine oy verenleri 17 yıl sonra kuru soğan kuyruğuna muhtaç ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ak Parti’ye oy veren kardeşlerime neden oy verdiniz demiyorum asla, 17 yıldır baş tacı ettin, her şey yaptırdın, 17 yıl sonra getirdi seni soğan kuyruğuna muhtaç etti. Ülkücü kardeşlerime de seslenmek isterim. Bu seçimlere düşünerek gideceğiz, vicdanımızı sorgulayacağız” dedi.

 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Hiçbir belediye işçisinin işine son verilmeyecek”

“Adam 2020 lira ile 2200 lira arasındaki farkla ev mi alacak? Yok. Gidip alışveriş yapacak. Bunun 2 bin 200 lira almaya hakkı yok mu? Çok büyük bir rakam da değil. Açlık sınırı 2 bin 900 lira. Sadece boğaz için harcanan bir paradır. 2 bin 200 lira biz veriyoruz ama çok büyük bir para değil. Bir babanın okula giden çocuğuna harçlık vermemesi ne demek. Kim bu sorunu çözmek ister, kim bu sorunu toplumun gündemine getirir. Ayda 74 bin lira aylık olan kişi elektrik, su, uçak, kira parası vermez. Ama asgari ücret alan birisi bunların hepsini veriyor. Bu seçimlere düşünerek gideceğiz, vicdanımızı sorgulayacağız.

”İşsizlik 7 milyonu aştı”

2200 lira büyük bir para mı değil. Ben bunu söylediğimde daha kriz patlamamıştı. Zamlar bu kadar artmamıştı. İşsizlik 7 milyonu aştı. İstanbul bir Anadolu aslında. İstanbul’da neyi yapmalıyız? Tarihi camiler, kent silüeti beton ormanlarının arasında kaldı.

Kentleşme varsa rant vardır. Yoksul vatandaşı kent dışına sürüp, yerlerine villa yapıyorsunuz. Üsküdar’da yaptılar bunu.

Bir konu hakkında karar alırken mutlaka gideceksiniz muhtarlardan fikir alacaksınız. Sosyal yardımları da muhtarlar dağıtacaksınız. Muhtarlar en saf demokrasi ile seçilir. Muhtarların bütçesi var mı yok! Vatandaş en rahat muhtara ulaşır. Muhtarlara emlak vergisinden yüzde 1’lik pay verilse fena mı olur! Tahrik sürecinden geçiyoruz. Tahriklere asla kapılmayacağız. 200 ton patates ithal ediyorlar. Neden ekecek yer mi yok, insan mı yok!

”Görkemli eserleri neden 21. yüzyılın beton ormanlarına teslim ettiniz. Neden?”

“Sultanahmete bakın kim yaptı bunları? Kültür diyorlar, hangi kültür, hangi inanç? O görkemli eserleri neden 21. yüzyılın beton ormanlarına teslim ettiniz. Neden? Ranta karşı değiliz, insan yaşıyorsa rant vardır. Sorun şudur; rantı kimin için harcayacaksınız? Kentsel dönüşüm yapın karşı çıkan yok ama orada oturan vatandaşları şehrin varoşlarına sürüyorsunuz, oralara villa yapıp başka insanları oraya oturtuyorsunuz. Rantsa orayı yaşatan fakirin fukaranın hakkı kardeşim. Üsküdar’da yaptılar, niçin? Gecekondular boğaz görüyor. Burada rant var, bunları yandaşlara verelim. Bunlara karşı çıkacak sizlersiniz.

‘Liyakat eğitim, bilgi işidir. İşi ehline vereceksiniz”

“Liyakatı Türkiye’nin gündemine getiren ilk insan benim. Şimdi herkes liyakat diyor. Liyakat eğitim, bilgi işidir. İşi ehline vereceksiniz demek bu. Bir mahalle ile karar alınacaksa o mahallenin muhtarını ya davet edeceksin, ya da alacağın kararda o muhtarın görüşünü alacaksın. Muhtar bilecek. Ne yapacağınızı bilecek. İki, sosyal yardım yapacaksınız. Sosyal yardımları muhtarlar aracılığıyla yapacaksınız. Biz devletin yardımlarını da muhtarlar tarafından yapılmasını isteriz. Muhtar mahalleden demokrasinin en saf şekliyle seçilen kişisidir. Aramızda muhtarlar var, sizin bütçeniz var mı? Neden yok? Muhtarlık makamı neden önemli? Vatandaşın en rahat ulaşabildiği makamdır muhtarlık.

“Gençler ve uyuşturucu, kötü alışkanlıklar en çok fakir mahallelerde var. Bizim belediyelerimizde olabildiğince önlem alıyoruz. Gençleri sanatla ve sporla buluşturacağız. Spor yapan çocuk kötü alışkanlıklardan kurtulur. Çünkü zamanını spora ayıracaktır. İlkokul yeterli değil. Bizim Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız baktı ki bütün ilçelerde çocuklar rahat okula gidemiyor, okullar yetersiz. Gitti bütün ilçelere okul yaptı.

“Tahrike asla kapılmayacağız. Şimdi 200 ton patates ithal ediyoruz. Neden patates ithal ediyoruz?

“Bir ülke üretimden koparılırsa beka sorunu çıkar. 115 milyon dolarlık nohut, mercimek… Yok ettiler. Nohuttan tut samana kadar, canlı hayvandan tut ete kadar her şey ithal. Çiftçi niye ekemiyor? Ekerse zarar edecek, zaten batmış. Bunları birlikte düzeltmek ve birlikte mücadele etmek zorundayız. Ak Parti’ye oy veren kardeşlerime neden oy verdiniz demiyorum asla, 17 yıldır baş tacı ettin, her şey yaptırdın, 17 yıl sonra getirdi seni soğan kuyruğuna muhtaç etti. Ülkücü kardeşlerime de seslenmek isterim.

“Buna itiraz etmeyen milliyetçi, vatansever olamaz”

“Türkiye’nin tank-palet fabrikasının yüzde 49.9’unu yabancılara sattılar. Buna itiraz etmeyen milliyetçi, vatansever olamaz.

İzmir’de bir kişi, baltayla vapur kaçırmaya çalıştı: Kimse yerinden kalkmasın, bu vapur İstanbul’a gidecek

İzmir’de bindiği vapurda ceketinden çıkardığı baltayı yolculara göstererek “Kimse yerinden kalkmasın bu vapur İstanbul’a gidecek” diyen şahıs, vapur içerisinde yolcu olarak bulunan polis memuru tarafından ekiplere ihbar edildi. Baltalı şahıs, daha sonra ikna edilerek baltayı teslim etti.

––––––––––––––––––––––––––––– 10. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

zmir’de bindiği vapurda ceketinden çıkardığı baltayı yolculara göstererek “Kimse yerinden kalkmasın bu vapur İstanbul’a gidecek” diyen şahıs, vapur içerisinde yolcu olarak bulunan polis memuru tarafından ekiplere ihbar edildi. Baltalı şahıs, daha sonra ikna edilerek baltayı teslim etti.

Olay, İzmir’de sabah saatlerinde meydana geldi. Konak-Karşıyaka seferini düzenleyen vapura Karşıyaka İskelesi’nden binen bir şahıs, ceketinden çıkardığı baltayı yolculara göstererek, “Kimse yerinden kalkmasın bu vapur İstanbul’a gidecek” dedi. Bu sırada telefonla konuşan şahıs, telefonla konuştuğu kişiye de, “Bu vapuru oraya getirteceğim” dedi.

Yolcular, olay karşısında korkuya kapılırken, vapur içerisinde yolcu olarak bulunan bir polis memuru ise durumu hemen polis ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine ekipler Konak İskelesi’ne geçti. Şahıs, polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, baltayı da teslim etti. O anlar, bir yolcunun cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

Yolculuk eden vatandaşların yerlerinden kalkmadığı görülürken, bazı yolcuların da büyük korkuya kapıldığı belirtildi. Şahsın, vapurda bulunan yolculara herhangi bir zarar vermediği öğrenildi.

CHP’li Öztrak: Milletimiz nifak tohumları ekilmesinden yoruldu

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Milletimiz nifak tohumları ekilmesinden yoruldu, kavga etmekten sıkıldı. Sakinlik istiyoruz, iş yapılsın istiyoruz” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––– 08. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Tekirdağ’da Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Kadir Albayrak’ın tanıtım toplantısına katıldı. CHP Tekirdağ milletvekilleri İlhami Özcan Aygun, Candan Yüceer ile ilçe belediye başkan adaylarının da bulunduğu toplantıda konuşan Öztrak, vatandaşların gerginlikten bıktığını belirterek, “CHP, İYİ Parti bir araya gelip işbirliği içine girdiler. Bu işbirliğinin daha büyük devamı var. Sandıkta büyük Millet İttifakı’nın temellerini atan bir işbirliği bu. Milletimiz nifak tohumları ekilmesinden yoruldu, kavga etmekten sıkıldı. Sakinlik istiyoruz, iş yapılsın istiyoruz. Belediyelerimiz hizmet yapsın istiyoruz, bunlar tartışılsın istiyoruz, bunlar tartışılmıyor. Kendilerinden olmayan herkese demediklerini bırakmıyorlar” diye konuştu.

”Millet burada, millilik burada, yerlilik burada adı da Millet İttifakı”

Önceki iktidarların domates satıp fabrika satın aldığını söyleyen Öztrak, “Bundan önceki iktidarlar domates satarlardı, fabrika kurarlardı. Bunlar fabrika satıp, dışarıdan domates alıyor. Geldiğimiz yer bu. Bu milletin ağır sanayi hamlesinin en önemli taşlarından biri olan milli harp sanayimizin göz bebeği Sakarya Tank Palet Fabrikası’nı kalkıyorlar Katar ordusuna peşkeş çekmek istiyorlar. Ondan sonrada bize yerlilik ve millilik dersi veriyorlar. Sevsinler sizin yerliliğinizi de milliliğinizi de. Millet burada, millilik burada, yerlilik burada adı da Millet İttifakı” dedi.

”Mart’ın sonu bahar olacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden almasına da değinen Öztrak, “Buradan Kadir başkanıma da soruyorum; Türkiye’nin herhangi bir yerinde reislerinin metal yorgunu deyip de bazı belediye başkanlarını görevden aldığı AKP’li iflas etmiş belediyecilik anlayışına Tekirdağ’ı bırakacak mıyız? Tekirdağ’da bütün ilçe belediyelerini ve büyükşehri biz yönetiyoruz. Şimdi söyleyeyim size sırada Ankara var, sırada Antalya var, sırada Denizli var, sırada Adana var, sırada Mersin var, sırada İstanbul var. Yerel seçimlerin ardından zafer değil, başarıyı kutlayacağız. Önümüzdeki dönemde CHP’nin insani gelişmişlikte en yüksek seviyede hizmet veren belediyecilik anlayışı Türkiye’nin tüm illerinde İYİ Parti’yle birlikte uygulamaya geçecek. Göreceksiniz 31 Mart’tan sonra Mart’ın sonu bahar olacak. Başarıyı kutlayacağız, arkadaşlar çünkü zafer düşmana karşı kazanılır. Biz AK Parti’ye oy veren MHP’ye oy veren, bizim dışımızdaki bütün partilere hiçbir seçmenimizi düşman olarak görmüyoruz, hepsinin oyuna talibiz” diye konuştu.(DHA)

Rapor: 10 kadından dördü kendini güvende hissetmiyor

Türkiye’de kadınlara ilişkin verilerden derlenen yeni bir rapora göre her 10 kadından dördü kendini güvende hissetmiyor. 30 milyon kadın ise istihdama katılamıyor; her 10 kadından sadece üçü istihdam ediliyor.

––––––––––––––––––––––––––––– 08. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

HP Hatay Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi avukat Suzan Şahin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ‘Türkiye’de Kadın Olmak 2019’ raporunu açıkladı. Şiddet, istihdam, işsizlik, eğitim ve siyasi temsil konularını bütün bir şekilde ele alan rapora göre her on kadından sadece üçü istihdam edildiği halde çalışabilen kadınların yüzde 41’i de kayıt dışı ve güvencesiz koşullarda çalışıyor. Bu kadınların yüzde 40’ı da evlilik, çocuk ve yaşlı bakımı nedeniyle istihdamdan ayrılmak zorunda kalıyor.

Genç ve eğitimli kadınlar iş bulamıyor

Girişimcilikte de kadınlar geriden geliyor. Kadın girişimcilerin toplam girişimci sayısının içindeki payı sadece yüzde 8.

Kadın işsizliği – özellikle de genç kadınlarda – çok yüksek. Genç ve çalışabilen kadınların yüzde 32’si istihdama katılmak istediği halde katılamıyor.

Son iki yıldır üniversite mezunu olup işe giremeyen kadınların sayısı hızla artıyor. İşsizlik sigortasına başvuran kadınların sayısı ise bir yılda yüzde 57.7 arttı.

2018 yılında 440, 2019 yılının Ocak ayında 43, Şubat ayında ise 31 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Birçok kadın koruma kararı ve uzaklaştırma kararlarına rağmen eski eşleri, sevgilileri ya da aileleri tarafından öldürüldü.

10 yılda 500 bin çocuk zorla evlendirildi

Kadınlar ‘açık öğretim’ hariç, eğitimin her düzeyinde erkeklerin gerisinde kalıyor. Özellikle ilkokuldan ortaöğretime geçişte kız öğrencilerin eğitimden en çok ayrıldığı dönem.

Bu eğilimin en vahim sonucu ise çocuk gelinler ve çocuk yaşta doğumlar. Son 10 yılda yaklaşık 500 bin çocuk evlendirildi. Son altı yılda ise 18 yaş altında yaklaşık 150 bin kız çocuğu doğum yaptı.

Şahin, raporda çözüm önerilerini de sıraladı: “Eşitlik Bakanlığı kurularak devletin tüm kurumları işbirliği içerisinde davranmalı, eğitimin her kademesinde ve müfredatta cinsiyet ayrımcılığı ve kadın erkek eşitliği konularına yer verilerek, toplumsal cinsiyet eşitliği okullarda temel bir ders olarak okutulmalıdır. Ayrımcılık, şiddet ve eşitsizlik tedavisi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Siyasette de kadınların ayrımcılığa uğradığını ortaya koyan rapora göre 13 meslek örgütünün başkanlarının hepsi erkek. Yedi yargı oranında sadece iki kadın başkan var. 81 ilin valisinin sadece ikisi kadın. Meclis’te 600 vekilden sadece 104’ü kadın.

Şahin bu konuda ise Partiler Yasası’na kota getirilmesini istedi ve şunları söyledi: “Sahada en çok emek veren ve fedakarlık gösteren kadınların siyasete katılımı konusunda eşit temsiliyet şartı getirilmeli, Siyasi Partiler Yasası’nda kota ve fermuar sistemi gibi uygulamaların zorunlu hale getirilmesi son derece önemlidir.

Türk siyasetinde kadınlar aday değil seçmen

Türkiye’de siyasi partilerin yerel seçimlerdeki kadın adaylarının sayısı yine erkeklere oranla çok düşük. Türkiye’de daha önce gerçekleşen seçimlerde olduğu gibi 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde de siyasi partilerin kadın aday oranları düşük bir seviyede. Peki neden kadınlar siyasette daha az temsil ediliyor?

––––––––––––––––––––––––––––– 08. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

esmi verilere göre Türkiye’de nüfusun yüzde 49,8’i kadın. Fakat iş siyasete geldiğinde durum değişiyor. Kadın Adayları Destekleme Derneği’nin AKP, CHP, MHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve HDP’nin adaylardan derlediği verilere göre, 6 partinin gösterdiği 3 bin 646 adaydan yalnızca 245’i kadın. Bu rakam yüzde 7’nin altında bir orana tekabül ediyor. Türkiye’de daha önce gerçekleşen seçimlerde olduğu gibi 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde de siyasi partilerin kadın aday oranları düşük bir seviyede. Peki neden kadınlar siyasette daha az temsil ediliyor?

 

Deutsche Welle Türkçe, çeşitli yaş ve meslek grubundan kadınlara sordu: Kadınlar siyasette ve yerel yönetimlerde neleri değiştirebilir?

Mehtap Kaba’ya göre bunun nedeni siyasi parti başkanlarının seçimlerinde yatıyor. Siyasette yaratılan atmosferin kadınlar açısından dışlayıcı olduğu görüşünde olan Şevval Köybaşı “Daha çok kadınların özgüvenini kırıcı, onları küçük düşürücü söylemler sürüyor. Ve bu kadını ister istemez özgüveni de yok oluyor, bir konuşma hakkı bulamıyoruz” diyor.

“Siyasetin cinsiyeti yok ama…”

Kadın Adayları Destekleme Derneği başkanı Nuray Karaoğlu, 2014’te kadınların yerel seçimlerde temsil oranı yüzde 2,8 iken bu seçimlerde çok daha karamsar bir tablo göründüğünü belirtiyor. Siyasetin erkekler tarafından tanımlandığını ve bunun kadının önüne birçok engel çıkarıldığını söylüyor. Karaoğlu açıklamasında “Siyasetin cinsiyeti yok. Ama cinsiyetlendirilmiş bir yapısı var. Yani birileri tarafından böyle hale getirilmiş bir yapısı var. O birileri: Erkekler.” diyor.

Uluslararası Parlementolar Birliği’nin “Siyasette Kadın” 2017 raporuna göre Türkiye, bakanlıklar düzeyinde siyasette kadın temsilinde 193 ülke arasından 168’inci. mecliste kadın temsilindeyse 131’inci sırada. Peki kadınlar yerel yönetimlerde ve siyasette neleri değiştirebilirler? Şevval Köybaşı’na göre “Kadınlar daha detaycı oldukları için daha iyi yönetebilirler. En azından şehire ya da ilçeye ile göre orasının daha düzenli güzel planlarla daha iyi bir yer haline getirebilirler.”

KADER’in verilerine Türkiye genelinde belirlenen adaylar arasından kadınların temsil oranı yüzde 1 ile yüzde 6 arasında değişiyor. Eş başkanlık sisteminin kabul edildiği HDP’de de bu oran yüzde 50.

Nuray Karaoğlu her seçimde olduğu gibi önümüzdeki yerel seçimlerde de kadın adayların destekleneceği söyleminin hayata geçmediğini söylüyor. Üstelik siyasi partilerin kadın kollarının kadınları daha da arka plana ittiğini vurguluyor.

31 Mart’tan sonra Türkiye’nin karşılaşacağı tablo şimdilik belirsiz. Kadınlarınsa seçen ve seçtiren konumdan seçilen konumuna nasıl geleceğini zaman gösterecek.

Bedelli askerlik ücretine zam geldi

Bedelli askerlik ücreti bugünden itibaren 31 bin 343 Türk Lirası olarak belirlendi. Bu miktar her altı ayda bir memur maaşına gelen zam oranında artacak.

––––––––––––––––––––––––––––– 08. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

edelli askerlik ücreti bugün itibariyle 31 bin 343 Türk Lirası olarak belirlendi. Yurtdışında bulunanlar için paralı askerlik ücreti ise 5 bin 113 euro olarak belirlendi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bugün bedelli askerlikler ilgili yaptığı açıklamaların ardından bedelli askerlikte yeni ücret 31 bin 343 Türk Lirası olarak belirlendi.

Düzenlemeye göre bedelli askerlik ücreti 31 bin 343 liraya yükseltildi. Bu miktar her altı ayda bir memur maaşına gelen zam oranında artacak.

Yurtdışında bulunanlar için paralı askerlik ücreti ise 5 bin 113 euro olarak belirlendi.

Akar AA Editör Masası’ndan yaptığı açıklamada, “Yeni askerlik sistemi dağılımı bedelli askerlik, yükümlü erbaş ve erler, yedek astsubaylık, yedek subaylık ve dövizli askerlik şeklinde olacak. Lise mezunu gencimiz bir ay temel askerlik yapacak. İhtiyaçtan fazla bedelli talebi olursa kura çekilecek. Bir aylık eğitimin sonunda bedelliye ayrılacaklar ve askerlikle ilişkileri kesilecek. Lise mezunu gençlerimiz 6. aya kadar askerlik yapacaklar bu süre zarfında harçlık alacaklar. Eğer talep ederlerse ve sınavları geçerlerse bir altı aylık daha askerlik yapacak ve bu maaşlı olacak. Eğer bir yılın sonunda başarılı olurlarsa profesyonel askerliğe devam edebilecek” demişti.

297 gün süren Flormar işçilerinin eylemi sona erdi

Sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan ve 297 gün direnen Flormar işçileri direnişi sonlandırdı. İşverenin teklifini oy çoğunluğuyla kabul eden işçiler, bugün basın açıklaması yapacak.

––––––––––––––––––––––––––––– 08. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

endikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan ve 297 gündür Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika önünde devam eden Flormar işçilerinin direnişi, işverenin sunduğu teklifin kabul edilmesiyle sona erdi. İşverenin son teklifi Petrol İş Sendikası ve Flormar işçileri tarafından kabul edildi.

Petrol-İş Sendikası avukatına Flormar avukatları tarafından 297 gün süren direniş boyunca ilk defa yazılı bir teklif ulaştırılırken, Flormar tarafından işçilere 12 maaş sendikal tazminat, boşta geçen süreler için de 4 maaşlık bir ödeme teklif edildi.

Bu teklifi tartışan işçiler, kendileri de şu talepleri sıraladı:

  • İşveren tarafından sendika yetkisine yapılan itirazın kaldırılması,
  • İşe geri dönmek isteyen işçilerin işe geri dönüşlerinin sağlanması, sendikal, kıdem ve ihbar tazminatları ile işsizlik maaşlarının ödenmesi,
  • İşe dönmek istemeyen işçilerin ise bunlara ek olarak kesin fesih ücretlerinin toplu olarak ödenmesi noktasında bir ortaklaşma.

20 işçi karşı çıktı

Hararetli ve tartışmalı geçen toplantıya 73 işçi katılırken, yapılan direniş oylamasında 73 işçinin 20’si teklife hayır dedi. 53 işçi ise evet dedi. Böylece 297 gündür direnen ve adım adım zafere yürüyen Flormar İşçileri’nin direnişi 12 maaş sendikal tazminat, boşta geçen süreler için de 4 maaşlık bir ödeme sonucunda son buldu. İşçiler işe iade edilmedi.

”Asla pes etmeyin”

Eylemlerini sonlandıran ve 8 Mart dolayısıyla konuşan Flormar işçileri, “Kadınların neler yapabileceğini gösterdik. Asla pes etmesinler ” dedi. Flormar işçileri, kadınların fabrika önünde gösterdiği dayanışmanın örnek teşkil ettiğini belirterek, ”297 gün süren eylemde birlik ve beraberliği öğrendik, haklarını sonuna kadar savunsunlar, hiçbir zaman vazgeçmesinler. Biz güçlüyüz, bizim el attığımız her şey güzelleşir” ” ifadelerini kullandılar. Flormar işçileri , kadınlara seslenerek baskılara boyun eğmemelerini tavsiye etti.

8 Mart günü Petrol-İş Sendikası tarafından konuya ilişkin detaylı açıklama yapılacak

Bugün itibariyle Flormar işçileri fabrika önündeki eylemini sonlandırdı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile Gebze Aşk-ı Mahal Düğün Sarayı’nda yapılacak buluşma saat 13.00’e çekildi. Sendika burada anlaşma ile ilgili basın açıklaması yapacak.

Seçim öncesi Türkiye’nin yalan haber sınavı

Yalan habere en çok maruz kaldığını düşünenlerin ülkesi Türkiye’de seçmenler, 31 Mart’ta sandık başına gidecek. Uzmanlar bilgi kirliliği yaratabilecek yalan haberlerin seçim döneminde artabileceğine dikkat çekiyor.

––––––––––––––––––––––––––––– 07. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

alan habere en çok maruz kaldığını düşünenlerin ülkesi Türkiye’de seçmenler, 31 Mart’ta sandık başına gidecek. Uzmanlar bilgi kirliliği yaratabilecek yalan haberlerin seçim döneminde artabileceğine dikkat çekiyor.

 

– “Yüksek Seçim Kurulu’nun verilerine göre anayasa değişikliği referandumunda 2 milyondan fazla hesaba katılmayan oy var.

– Milyonlarca Suriyeli seçimlerde oy kullanacak.

– Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, camide halay çekti.

Deutsche Welle Türkçe’den Deniz Barış Narlı’nın derlediği habere göre, bunlar, geçen seçimlerde sosyal medyada hızla yayılan yalan haberlerden birkaçı. Peki, 31 Mart’ta seçmeni ne bekliyor?”

Yalan haber seçimlerde artıyor

Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre yalan habere en çok maruz kaldığını düşünenler Türkiye’de yaşıyor. Kurumun geçen yıl 37 ülkeden 74 binin üzerinde katılımcıyla yaptığı araştırmaya Türkiye’den katilanlarin yüzde 49’u, son bir haftada siyasi veya reklam amaçlı yalan haberle karşılaştıklarını belirtiyor. Bu oran diğer ülkelerde ortalama yüzde 26 civarındayken Almanya’da yüzde 9.

Seçim dönemlerindeyse bu oranların arttığı gözleniyor. Bağımsız haber doğrulama sitesi olan teyit.org’a iletilen “şüpheli haberler” hazirandaki genel seçimler sırasında yüzde 80 oranında artış göstermiş.

“Artışların sebebi kutuplaşma”

DW Türkçe’ye konuşan sitenin şef editörü Gülin Çavuş’a göre bu artışın sebebi seçim döneminde yaşanan kutuplaşma. Kutuplaşmanın yanlış bilginin önünü açtığını savunan Çavuş, “Seçim dönemleri toplumun politize olduğu, siyasetin daha fazla konuşulduğu dönemler. Yanlış bilgi kutuplaşmadan beslenir. Seçimse kutuplaşmayı beraberinde getiren bir şeydir. Örneğin insanlar kendi oy verdiği partiye zarar vermemek için içeriğinden şüphelense dahi bir haberi paylaşabiliyor. Ya da desteklediğiniz kişinin aleyhinde olacak bir bilgi sizi öfkelendirebiliyor” diyor.

Yalan haberlerin, sahte içeriklerin ve yanlış bilgilerin seçmenlerin üzerinde etkisi olduğu tahmin ediliyor. Öyle ki 2016’daki ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın başkan seçilmesinde sosyal medyada dolaşıma giren yalan haberlerin rolü olduğu iddia edilmiş, özellikle ABD basınında Facebook’un başkanlık seçimlerinde rolü olup olmadığı çok tartışılmıştı. Facebook ise bunun üzerine bir dizi önlemler almış, bazı sahte içerikleri kaldırdığını duyurup yalan haberlerin yayılmasını engellemek için çeşitli doğrulama yöntemleri geliştirme yoluna gitmişti.

Hangi konularda yalan haber yayılıyor?

Teyit.org’un işbirliği yaptığı Facebook’un haber doğrulama platformlarında da görev alan Çavuş, bu içeriklerin üretimi ve yayılmasında ülkelerarası benzer trendler olduğunu belirtiyor. Seçimlerde en çok karşılaşılan yanlış bilgi ve yalan haber başlıklarını şöyle sıralıyor: Mülteci ve göçmenler ile ilgili iddialar, seçime giren adaylara montaj, seçim güvenliğinden şüpheye düşürecek içerikler, asimetrik propaganda ve çeşitli komplo teorileri. Çavuş’a göre kullanıcılar en çok bu içeriklere şüphe ile yaklaşıp, doğruluğunu teyit etmeli.

Ancak 31 Mart’taki yerel seçim öncesi henüz bunlara ilişkin gözle görülür bir artış olmadığı gözlemini paylaşan Çavuş, “Şu an mitinglerin tamamen başlamamış olması seçim sürecinde yanlış bilgilerin yayılması sürecini geciktiriyor. Seçim gündeminin yoğunluğu önceki seçimlere göre daha az diyebiliriz. Şimdiye dek 31 Mart seçimleriyle ilgili ortaya çıkan 6-7 içerik yayımlandı sitemizde. Bu biraz da seçimin yapısıyla ilgili. Yerel adayların vaatlerine ve daha yerel sorunlara ilişkin içerikler çoğunlukta oluyor. Ama seçim günü diğerlerinden çok farklı şeyler gözlemleyeceğimizi sanmıyorum” yorumunu yapıyor.

Yalan haber artık kişisel mesajlardan mı yayılıyor?

Yeni medya üzerine çalışmalar yapan Kadir Has Üniversitesi’nden Çiğdem Bozdağ’a göre tablo ana akım ve sosyal medyada görünenden çok daha farklı. DW Türkçe’ye konuşan Bozdağ, yalan haberlerin gittikçe artan oranda kişisel mesajlaşma uygulamaları üzerinden yayıldığını ve sosyal medyada görünürlüğünün azaldığını belirtiyor. Bozdağ, “İnsanlar artık açık alanlarda bilgi paylaşmak yerine WhatsApp, Facebook Messenger gibi alanlarda bilgi paylaşmayı tercih ediyor. İnsanlar mevcut siyasi atmosferin de etkisiyle daha güvenilir buldukları bir ortamda paylaşmayı tercih ediyorlar bu bilgileri” diyor.

Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün raporu da Türkiye’de WhatsApp gibi kapalı mesajlaşma sistemlerinde haber paylaşimi kullanımınin artmasına dikkat çekmişti. Rapora göre 2017’ye kıyasla yüzde 5 artan bu kullanım oranı 2018’de yüzde 30’a çıktı. Raporda dikkat çeken bir diğer detaysa internette siyasi görüşlerini dile getirmekten endişe edenlerin oranın yüzde 65 olmasıydı.

“Her partide merkezden bilgi kirliliği akışı var”

Lübnan Amerikan Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Sarphan Uzunoğlu’na göre ise seçime katılan her partide merkezden gelen bir bilgi kirliliği akış var. DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Uzunoğlu, “Yalan haber günlük iletişim pratiklerimizde bile olan bir şey. Örneğin CHP’nin aday belirleme sürecinde bir adayın sempatizanlarının diğer adaylar hakkında oluşturduğu şeylere bakmak lazım. Her partide merkezden çok ciddi bir bilgi kirliliği akışı var. Asıl bunlara dikkat etmemiz gerekiyor” diyor.

Türkiye’de habercilik açısından fikri takip olgusunun atlandığını eleştiren Uzunoğlu, “Kişilerin geçmişte ne dediğini ve şimdi ne dediğini haberlerde atlıyoruz. Haberde hafızayı tümüyle yitirdik. Bu yalan haberin hükümranlığını kırmak için öncelikle haberde hafıza gerek. Haberlerin belirli bir bağlama oturtarak yazılması gerekiyor” yorumunu yapıyor.

Antalya’da peş peşe 3 deprem!

Antalya’nın Kumluca ilçesi Akdeniz açıklarında, Richter ölçeğine göre 45 dakika içerisinde 3.5, 3.2 ve 4.3 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi.

––––––––––––––––––––––––––––– 07. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

fet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, ilk deprem saat 18.40’ta Kumluca ilçesinin yaklaşık 66 kilometre açığında kaydedildi. Yaklaşık 15 kilometre derinlikte meydana gelen depremin büyüklüğü ise 3.5 olarak kaydedildi.

İlçedeki ikinci deprem ise saat 18.42’de meydana geldi. 3.2 büyüklüğündeki deprem, yine ilçenin yaklaşık 66 kilometre açığında 16 kilometre derinlikte kaydedildi.

Üçüncü deprem 4.3 büyüklüğünde

İlçedeki diğer deprem ise saat 19.25’te ilçenin yaklaşık 94 kilometre açığında kaydedildi. Yaklaşık 21 kilometre derinlikte meydana gelen depremin büyüklüğü ise 4.3 olarak ölçüldü. Depremlerin hasara yol açmadığı bildirildi.

DHA

CHP’den ‘Kadın Bakanlığı’ önerisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de ‘kadın’ konusunun sadece aile formunda ele alınmaması gerektiğini belirterek, kadın bakanlığının acilen kurulması önerisinde bulundu.

––––––––––––––––––––––––––––– 07. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, “Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet toplumsal bir hastalık boyutunda yayıldı. Türkiye’de ‘kadın’ konusu sadece aile formunda ele alınmamalı, ortak bir akıl ve dahası ortak bir dil oluşturulması için kadın bakanlığı acilen kurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

İlgezdi, yaptığı yazılı açıklamada, İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2014-2017 arasında cinsel şiddet mağduru olduğu gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirilen kız çocuğu sayısında yüzde 67 artış yaşandığını belirtti.

Aynı yıllarda, uyuşturucu mağduru kız çocuğu sayısında yüzde 79, yaralanma mağduru kız çocuğu sayısında ise yüzde 6 artış meydana geldiğine dikkati çeken İlgezdi, Türkiye’de cinsel şiddete maruz kalan kız çocuğu sayısının 51 bin 748 olarak kayıtlara geçtiğini aktardı.

İlgezdi, şunları kaydetti:

“Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet toplumsal bir hastalık boyutunda yayıldı. Çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet küresel bir sorun. Bu bilinen bir gerçek. Ancak ülkemizde kadınların ve kız çocuklarının aynı zamanda ahlaki açıdan da hor görülmeleri, eril şiddeti meşrulaştırmanın bir aracı olarak kullanılıyor. Öyle ki, şiddet kavramı karşımıza çoğunlukla fiziksel şiddet olarak çıkıyor. Ancak insan ticaretinden aile içi şiddete, cinsel şiddetten çocuk yaşta evliliklere kadar farklı formlarda şiddetle karşılaşıyoruz. Kadın cinayetleri bütün şiddet formlarının birleşmesiyle en can yakıcı insan hakları ihlali olarak karşımızda duruyor. Ben de bir kadınım ve nerede bir kadının canı yanıyorsa, nerede bir kadın şiddete uğruyorsa benim de canım yanıyor, benim de yüreğim kanıyor. Erkek egemen bir dünyada, kadınların tek çıkış yolu yaşamın bütün alanlarında örgütlü ve bilinçli şekilde ortaklaşmalarıdır. Bunun için Türkiye’de ‘kadın’ konusu sadece aile formunda ele alınmamalı, ortak bir akıl ve dahası ortak bir dil oluşturulması için kadın bakanlığı acilen kurulmalıdır.”