Category Archives: Sağlık

Sonbaharda hastalıklara karşı gardınızı alın

girl-leaves-fall15.10.2016

Son günlerde herkes, bir güneşli bir yağmurlu seyreden sonbhar havalarına alışma gayreti içinde. Vücutlar ise ılık, iç ısıtan havaların geride kaldığını kabullenmek için çabalıyor.

Tabii kişiler, hava değişikliklerinin yanı sıra bir de sonbaharın gerektirdiği beslenme düzenine geçiş yapmak durumunda. Fakat yeni mevsim düzenine alışamayan vücutlar, gribal hastalıklar başta olmak üzere çeşitli sağlık problemleriyle karşılaşabiliyor. Bu hastalıkların önüne geçebilmek de güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaktan geçiyor. Sağlam vücut direnci ise mevsimine uygun ve sağlıklı beslenmeyi gerektiriyor. Central Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Buket Yavuz Koçoğlu, sonbaharda uygun beslenme ile hastalıklardan korunmanın yollarını anlatıyor.

autumn rain ile ilgili görsel sonucu

Bir gün güneşin açtığı, ertesi gün ise yağmurun yağdığı sonbahar mevsimi, artık iyice hakimiyetini ilan etti. Üstelik sonbahar, bundan sonra da uzunca bir süre güneşli havalara hasret kalacağımızın sinyalini verdi. Bir de mevsim geçişleriyle birlikte gelen sağlık sorunları var tabii. Cıvıl cıvıl havalarla dahi vedalaşmak yeterince zorken bir de üzerine grip, soğuk algınlığı ve bronşit gibi hastalıklar eklendiğinde mevsim geçişleri daha da zor hale geliyor. Fakat özenli ve sonbahara uygun beslenerek mevsim geçişlerini daha az hastalanarak ve daha sağlıklı şekilde atlatabilirsiniz. Çünkü doğru beslenme, bağışıklık sistemini desteklerken, mevcut hastalıkların da iyileşme hızını arttırıyor.

emotional eating ile ilgili görsel sonucu

Mutsuzluktan kurtulmak için şekerli gıdalara yönelmeyin

Sonbahar aylarının beraberinde getirdiği kasvetli ve yağmurlu havalar bazı kişiler için tam anlamıyla mutsuzluk demektir. Bu kişiler, çoğu zaman içinde bulundukları bu mutsuzluk nedeniyle şeker oranı yüksek gıdaların tüketimine ağırlık verir. Fakat bilinmelidir ki böyle gıdaların tüketimiyle doğru beslenmeden uzaklaşmak, vücut direncinin düşmesine neden olabiliyor. Sonbahar mutsuzluğunu önleyebilmek için şekerli gıdalar yerine, başta B vitamini bakımından zengin tam tahıllar, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve et ve süt ürünleri tercih edilmelidir.

DRİNK WATER ile ilgili görsel sonucu

İçecek alternatifleri su ihtiyacını unutturmasın

Sonbaharda beslenmeyle ilgili en sık yapılan hataların başında yetersiz su tüketimi gelir. Çünkü soğuyan havalar ve etkisini gösteren yağışlar kişilerin sıcak içecekler tercih etmesine neden olur. Sıcak içecek alternatifleri de su tüketiminin geri plana atılmasına yol açar. Serin havalarda fark edilemeyen susuzluk hissi de kişilere su ihtiyacını unutturabiliyor. Fakat bilinmesi gerekir ki kahve ve çay gibi sıcak içecekler, kesinlikle suyun yerini tutmaz, aksine vücudun daha fazla su kaybetmesine neden olur. Böylece vücutta daha çok su ihtiyacı oluşur. Güç içerisinde en az 1,5 litre su içilmelidir. Fakat çay, kahve gibi içeceklerden vazgeçilemiyorsa daha fazla su tüketmeye özen gösterilmelidir.

DRİNK FRESH JUİCE EVERY MORNİNG ile ilgili görsel sonucu

Her sabah bir bardak taze sıkılmış meyve suyu şart

Yaz mevsiminden sonbahara geçişte kişilerin vücudunda ciddi bir direnç kaybı yaşanır. Vücutta halsizlik ve yorgunluk hali baş gösterir. İlerleyen süreçte ise soğuk algınlığı, nezle, grip ve bronşit gibi gribal hastalıklara karşı yatkınlık artar. Tüm bu sağlık problemlerinin önüne geçebilmek için bağışıklık sisteminin yaşanabilecek gribal hastalıklara karşı kuvvetlendirilmesi gerekir. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi de vitamin ve mineral bakımından zengin et, süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin grupları ile beslenilmelidir. Ayrıca vücuttaki zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olduğu için bolca C vitamini taşıyan meyve ve sebzeler yenmelidir. C vitamini kaybını önlemek için de her sabah bir bardak taze sıkılmış meyve suyu içilmelidir.

HEALTHY AND autumn ile ilgili görsel sonucu

Antioksidan kaynağı besinler sofradan eksik edilmemeli

Vücut sağlığı için vitamin ve mineraller kadar antioksidan özellik taşıyan yiyecekler de büyük önem taşır. Çünkü antioksidan yiyecekler, birtakım ciddi rahatsızlıkları önlerken, vücuda girmeye çalışan serbest radikalleri de engeller. Bu yiyecekler, vücutta zaten var olan radikallerin vereceği zararların da önüne geçerek onların vücuttan atılmasını sağlar. Sonbahar ayında tüketilebilecek önemli antioksidan kaynakları ise şu şekildedir.

HEALTHY AND autumn ile ilgili görsel sonucu

A vitamini: yeşil yapraklı sebzeler, havuç, bal kabağı, yumurta ve balık,

C vitamini: kuşburnu, maydanoz, yeşilbiber, karalahana, karnabahar, limon, mandalina ve greyfurt,

E vitamini: badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar,

Magnezyum: badem, ceviz, fındık, fıstık, muz, kuru baklagiller, tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler,

Selenyum: deniz ürünleri, et ürünleri ve sarımsak,

Çinko: badem, ceviz, kuru baklagiller, bulgur, süt, yumurta, balık ve et.

Bu antioksidan kaynağı gıdalar sonbahar aylarında mutlaka beslenme alışkanlıkları arasına eklenmelidir. Örnek olarak; kahvaltılarda masaya yumurta ile birlikte tam tahıllı ekmek, maydanoz ve yeşilbiber konulmalıdır. Gün içerisinde ara öğünlerde bir çeşit meyvenin yanında küçük bir avuç kadar da ceviz ya da badem yenmelidir. Fakat tercih edilen meyvenin muhakkak mevsimine ait olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü tüm meyve ve sebzeler, insanları içinde bulundukları mevsimin hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşır.

spices to be consumed cold ile ilgili görsel sonucu

Üşümemek için baharat tüketilmeli

Yazın sıcaklıklarından sonbaharın sert havalarına geçişte aşırı üşüme sorunu ortaya çıkar. Bu problemi önleyebilmek için karabiber, kekik, zencefil ve zerdeçal gibi baharatlar tüketilmelidir. Bu baharatlar, yemek sırasında kullanılamıyorsa çaylara katılabilir. Sonbaharda ayrıca ara öğünlerde küçük bir avuç badem, fındık, mandalina gibi meyveler de tercih edilmelidir. Haftada 2 kere balık, 1 kere de kuru baklagil tüketerek vücut performansı arttırılabilir.

probiyotik ile ilgili görsel sonucu

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için probiyotik şart

Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesinde önemli rol sahibi olan gıdalardan biri de probiyotiklerdir. Probiyotikler, mevsim geçişinin ve beslenmenin sebep olabildiği bağırsak problemlerini azaltmaya katkı sağlar. Bu nedenle probiyotik gıdaların özellikle sonbahar aylarında beslenme alışkanlığına eklenmesi gerekir. Yoğurt, kefir ve turşu ise önemli probiyotik kaynakları arasında yer alır. Kefir, sindirim sisteminde bulunan bakteri ve mikropların temizlenmesine yardımcı olur. Kefir ayrıca, antibiyotik özelliği taşırken, yüksek kalsiyum ve magnezyum içeriği ile kemik sağlığının korunmasına da destek olur.

Sonbahar depresyonuna hazır mısınız?

sad_woman_fall

11.10.2016

Bugünlerde keyfiniz pek yerinde değil gibi… Sonbaharın gelmesi birçok kişide depresif duyguların ortaya çıkmasına sebep olur. Peki sonbahar depresyonunu nasıl yeneriz?

Gecelerin uzamasıyla birlikte, hepimizde bir yaz sonrası durgunluğu oluşmasının normal olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, sararan yapraklarla birlikte artan keyifsizliğinize çare olacak önerilerde bulunuyor.

Siz de Psikolog Başkak’ın söylediklerini yaparak sonbahar mevsimini yüzünüzde mutlu bir tebessümle geçirebilirsiniz.

proper breathing technique ile ilgili görsel sonucu

NEFES ALIN

Vücudunuz, içindeki toksinlerin yüzde 70’ini nefes alıp verme yoluyla açığa çıkarır. Derin bir nefes aldığınızda, kan dolaşımınızdan ve akciğerlerinizden geçip gelmiş karbondioksiti açığa çıkarmış olursunuz.

Derin nefes almanın birçok tekniği vardır. Burundan havayı içinize çekerken beşe kadar sayın. Daha sonra yine soluduğunuz havayı burnunuzdan dışarı bırakırken de beşe kadar sayın. Bir dakikada beş nefes alacak şekilde nefes alıp verirken beşe kadar saymak, kalp hızı değişkenliğini (HRV) en yüksek seviyeye çıkarır. HRV, (endişe haliyle savaşan) parasempatetik sinir sisteminizin ne kadar iyi çalıştığını gösteren bir ölçüttür.

morning walking  autumn ile ilgili görsel sonucu

SABAH 06:00 – 10:00 ARASI DIŞARI ÇIKIN

Günlerin kısalmasıyla güneş ışığından yararlanılan sürenin azalması ve gecelerin uzaması, mevsimsel duygulanım bozukluğu denen bir psikolojik rahatsızlığa sebep olabilir. Bu da sizin kendinizi depresif ve yorgun hissetmenize sebep olur.

Bu durumdan kurtulmanın çözümü günışığının en yoğun olduğu sabah 06:00 ve 10:00 saatleri arasında 30 dakikalığına dışarı çıkmak.

Havanın bulutlu olduğu bir günde bile, dışarıdaki ışık ofisiniz ya da evinizdeki ışıktan 500 ya da bin kat daha parlak ve açıktır.

Bilimsel araştırmalara göre, sabahın ilk ışıklarından faydalanmak biyolojik saatinizin yeniden ayarlanmasına yardımcı olur ve mevsimsel duygulanım bozukluğuna karşı sizi korur.

Ayrıca vücudumuzdaki D vitaminin ana kaynağı güneş ışığı. Kış aylarında vücuttaki D vitamini seviyelerinin düşmesi, bazı uzmanlara göre kişide mevsimsel duygulanım bozukluğu gelişme riskini arttırıyor.

D vitamini takviyesi almak mevsimsel duygulanım bozukluğu belirtilerinin azalmasına ciddi ölçüde yardımcı oluyor.

Regular sleep ile ilgili görsel sonucu

UYKUNUZU DÜZENE KOYUN

Sabahları yorgun ve uykuya doymamış şekilde kalkmak sonbaharda sıkça yaşanan bir durumdur. Uzun saatler boyunca karanlığa maruz kalmak vücuttaki melatonin olarak bilinen uyku hormonunun artmasına sebep olur. Bu da sizin gündüzleri uykulu, geceleri de huzursuz olmanıza sebep olur.

Dahası gündüzleri uyanık kalmak için kahve içerek, geceleri de sakinleşmek için alkollü içecekler alarak, bu sorunu daha da berbat hale getiririz çünkü doğal uyuma ve uyanma sistemlerimiz bundan zarar görür.

Bunun yerine, geceleri aynı saatte yatağa gidip, sabahları da aynı saatte uyanmaya çalışın. Sabahları sizi uykulu hissettirmeyecek doğal ve bitkisel takviyelerden faydalanın.

Araştırmalar, yazları cinselliği daha çok arzuladığımızı gösteriyor.
Güneş ışığı kendimizi iyi hissetmemize yardımcı olan serotonin ve dopamin hormonlarıyla, cinsel isteği arttıran testosteron hormonun seviyelerini arttırır.

safeco field ile ilgili görsel sonucu

Günlük rutininizi değiştirerek libidonuzun sonbaharda yerlerde sürünmesine engel olun.

Eşinizle beraber olmak için gece saat 11’i beklemeyin, çünkü o saatte muhtemelen gözlerinizi zar zor açık tutuyor olacaksınız. Mesela kendinizi çocuklar saat 9’da yattıktan sonraya ya da hafta sonları öğlen vaktine ayarlayın.

Kişinin cinsel yaşantısında bir değişiklik başlatması libidosu berbat seviyelerde seyreden birini bile canlandırabilir.

arpa ve buğday ile ilgili görsel sonucu

MAKARNA, PATETES, PİRİNÇ YEMEYİN

Kısa günler ve günışığının azlığı nedeniyle mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin hormonu vücudunuzda daha düşük seviyelerde salgılanır.

Bu da bizi vücutta serotonin hormonu salgılanmasını sağlayan makarna, patates, pirinç gibi bol kalorili karbonhidratları tüketmeye sevk eder.

Bu yiyeceklere karşı olan isteğinizi bastırmaya çalışın ve içlerinde bol miktarda hastalıklarla mücadele eden antioksidanların bulunduğu yağ oranı düşük şalgam, tatlı patates ve bal kabağı yiyin. Bu sebzeler mükemmel bir C vitamini, lif, ve antioksidan deposudurlar.

Elmada kalp için faydalı ve en etkili antioksidan olarak bilinen flavonidler bulunur, armutsa sindirime yardımcı olan ve kolesterolü düşüren suda çözünen lifler açısından zengindir.
İçinde bol miktarda lif bulunduran incir, aynı zamanda iyi bir kalsiyum kaynağıdır.

Birçok vitamin ve minareli barındıran, mesela portakaldan altı kat daha fazla C vitamini, yaban mersininden altı kat daha fazla antioksidan, süttekinden iki kat daha fazla kalsiyum ve kırmızı ettekinden daha fazla demir bulunduran, Afrika kökenli Baobab meyvesi hiç şüphesiz bu süper yiyeceklerden biri.

Geleneksel olarak Doğu Afrika’da yetiştirilen bu meyve bölgedeki köylüler tarafından binlerce yıldır el üstünde tutuluyor.

Bu meyvenin toz hali de mevcut . Sabahları yoğurt ya da tahıl karışımının üzerine Baobab meyvesi tozu dökerek, güne enerjik bir başlangıç yapabilirsiniz.

como hacer leches vegetales ile ilgili görsel sonucu

SİZİ MUTLU EDECEK YİYECEKLERİ TERCİH EDİN

Vücudumuz triptofan adı verilen bir kimyasal maddeyi kullanarak serotonin hormonu üretir. Triptofan, doğal olarak süt ürünleri, balık, muz , kuru hurma, soya, badem ve yer fıstığında bulunur.

Triptofan yönünden zengin besinlerle esmer pirinç, kepekli ekmek ya da yulaf gibi tam tahıllı karbonhidratları birlikte tüketmek, vücudun insülün salınımına yardımcı olur. İnsülün salınımı da beyin tarafından kullanılmaya hazır triptofan miktarını artırır.

yumurtalı kahvaltı ile ilgili görsel sonucu

VÜCUDUNUZDAKİ DEMİR DEPOLARINI DOLDURUN

Kendinizi yorgun ve soluk benizli mi hissediyorsunuz? Bir iş yaparken işe konsantre olmada zorlanıyor musunuz? O zaman dünyada en sık görülen besin öğesi eksikliği olan demir eksikliğinden muzdarip olabilirsiniz.

Her 10 kişiden sadece birinde demir seviyesi olması gereken miktarda bulunuyor ve bir kişide anemi olmasa bile, o kişinin demir seviyesi yine de düşük seviyelerde olabilir.

İdeal olarak kadınların günde iki porsiyon demir yönünden zengin gıda tüketmeleri gerekiyor. En iyi demir kaynaklarıysa kırmızı et, balık, yumurta, ekmek, zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllar, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru meyveler.

 ALCOHOL drink at autumn ile ilgili görsel sonucu

ALKOLE MOLA VERİN

Yazın muhtemelen daha çok içtiğiniz bol miktarda alkollü içecekten sonra, sonbaharda karaciğerinize biraz mola verdirin, kendinizi daha mutlu hissettiğinizi göreceksiniz.

Alkollü içki tüketimi, kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak serotonin hormonunun salınımı için gerekli olan triptofan seviyelerinizi bozar.

O nedenle, 10 gün boyunca meyve suyu gibi alkolsüz içecekler tüketin, farkı hissedeceksiniz.

exercise ile ilgili görsel sonucu

FİZİKSEL EGZERSİZ YAPIN

Soğuk hava ve uzun geceler yüzünden belki dışarıya bile çıkmak istemiyorsunuz.

Yazın bitmesiyle birlikte birçok kişi fitness salonlarına da veda ediyor ama asıl yaz bittiğinde fiziksel egzersiz yapmak ve biraz motivasyon kazanmak sizin için çok daha önemli çünkü birçok bilimsel araştırma egzersiz yapmanın ruh halinizi düzelttiğini gösteriyor.

Sabah ilk iş olarak egzersiz yapın. Her sabah 30 dakika erken kalmak, yoğun günlük programınız içinde egzersize zaman ayırmanızı kolaylaştırır.

Sabah erkenden yapılan egzersiz ayrıca günün geri kalan kısmı için gerekli enerji seviyelerinizi yükseltir ve endorfin seviyeniz egzersiz sonrası yedi saat kadar yüksek seyreder.

Meditation ile ilgili görsel sonucu

MEDİTASYON VE AKAPUNKTUR YAPIN

ABD’de yeni yapılan bir araştırmaya göre, meditasyon yapmak, depresyon ataklarını önlemede antidepresan ilaç kullanımı kadar etkili.

En basit şekilde bir mum yakıp, titreyen mum ışığına 10 dakika süreyle bakmayı deneyin ve bu arada zihninizi meşgul eden bütün düşüncelerden uzaklaşın.

Akupunktur ise ruh halinizdeki mevsimsel değişikliklere karşı savaş veren endorfin hormonu salınımına yardımcı olur.

Akupunkturda kullanılan iğneler, vücuttaki devrelerin sanki düğmesiymiş gibi çalışır, durağan enerjiyi açığa çıkartıp, onu aktif hale getirir.

autumn running nature ile ilgili görsel sonucu

İŞİ BİRAZ DA DOĞAYA BIRAKIN

Essex Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre açık havada vakit geçirmek ruh halinizi düzeltiyor ve özgüveninizi arttırıyor.

Araştırmacılar, doğa içinde yapılan bir yürüyüşün kişinin ruh halini düzelttiği, buna karşılık şehir içinde yapılan bir yürüyüşün de kişideki depresyonu arttırdığı sonucuna varmışlar.

O nedenle dışarı çıkın ve evinize yakın bir parka ya da ağaçlık alana giderek doğadaki o muhteşem sonbahar renklerini seyretmenin tadına varın.

Kısa sürede en çok kalori yaktıran egzersizler

running10.10.2016

1 saatte en çok kalori yaktıran en iyi egzersizler Spora ayrılabilen süreyi daha verimli ve keyifli hale nasıl getirebiliriz? Farklı egzersiz çeşitleri deneyip kendinize en uygun olanlardan bir egzersiz programı hazırlayabilirsiniz.
 
Listenin ilk iki sırasında gayet temel sporlar yer alıyor. İp atlamak ve hızlı koşmak.

1. Hızlı koşmak (Saatte 12 – 13 km ile) = 1 saatte 1074 kalori

2. İp atlama = 1 saatte 1074 kalori

Tekvando ile ilgili görsel sonucu

3. Tekvando = 1 saatte 937 kalori

Tekvando listedeki en zorlu sporlardan biri ve 90 kiloluk birine 1 saatte 937 kalori yaktırabilir.

4. Yüksek tempolu yüzme = 1 saatte 892 kalori

running on stairs ile ilgili görsel sonucu

5. Koşarak merdiven çıkmak = 1 saatte 819 kalori

6. Koşu (saatte 8 km hızla) = 1 saatte 755 kalori

7. Tenis (tekli) = 1 saatte 728 kalori

football tackle ile ilgili görsel sonucu

8. Flamalı Amerikan Futbolu = 1 saatte 728 kalori

Amerikan futbolunun ve çeşidinde savunma yapan takım karşı takımın oyuncularını yere devirmek yerine rakip oyuncunun belinden sarkan flamayı almaya çalışır.

9. Basket maçı = 1 saatte 728 kalori

gracie gold ice skating ile ilgili görsel sonucu

10. Paten = 1 saatte 683 kalori

1 saatlik tempolu bir paten seansı ile 683 kalori yakabilirsiniz.

11. Yüksek etkili aerobik = 1 saatte 664 kalori

12. Duvar tenisi (Racquetball) = 1 saatte 637 kalori

13. Buz pateni = 1 saatte 637 kalori
Tabii artistik patinaj yapmanıza gerek yok.

14. Sırt çantası ile doğa yürüyüşü = 1 saatte 637 kalori

Doğa yürüyüşlerinizi ağır bir sırt çantası ile yapın.

Kros kayağı ile ilgili görsel sonucu

15. Kros kayağı = 1 saatte 619 kalori

Kayakla inişe göre daha zorlu olan kros kayak ile 1 saatte 619 kalori yakabilirsiniz.

16. Su kayağı = 1 saatte 546 kalori

17. Kürek çekme egzersiz aleti = 1 saatte 546 kalori

18. Doğa yürüyüşü = 1 saatte 546 kalori

SWİMMİNG ile ilgili görsel sonucu

19. Hafif ya da orta tempoda yüzme = 1 saatte 528 kalori

90 kiloluk biri hafif veya orta tempoda 1 saat havuzda tur atarak 528 kalori yakabilir.

20. Suda yapılan aerobik hareketleri = 1 saatte 501 kalori

baseball pitcher and batter ile ilgili görsel sonucu

21. Beyzbol / Softball = 1 saatte 455 kalori

22. Direnç egzersizi / ağırlık kaldırma = 1 saatte 455 kalori

23. Eliptik bisiklet = 1 saatte 455 kalori eliptik-bisikletTempolu yürüyüş ile ilgili görsel sonucu
24. Tempolu yürüyüş = 1 saatte 391 kalori yuruyus

Saatte 5 buçuk km hızla yapacağınız bir yürüyüş ile 1 saatte 391 kalori yakabilirsiniz.

25. Hafif bir yürüyüş = 1 saatte 255 Kalori

Saatte 3.2 km hızla yürüyen 90 kiloluk biri 255 kalori yakabilir.

Bowling ile ilgili görsel sonucu

 

26. Bowling = 1 saatte 273 Kalori

Gebelikte meyve yiyen annelerin çocukları daha zeki oluyor

140300141_wide10.10.2016

Düzenli meyve tüketiminin bebek bekleyen annelerde daha önceleri bilmediğimiz faydaları ortaya çıktı. Gebelikte meyve tüketimi bebeklerin zihinsel gelişimini artırıyor.

Kanada’daki Alberta Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan çalışmada gebelikleri boyunca meyve tüketen annelerin çocuklarının ilk bir yılda gösterdiği gelişimsel performansın yüksek olduğu ortaya kondu.

their children are smarter than the fruit-eating mothers during pregnancy ile ilgili görsel sonucu

GÜNDE 6-7 TANE

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, 3 bin 500’den fazla bebek ve ailesinin dahil edildiği bilimsel araştırmanın detayları hakkında şu bilgileri verdi:

“Çalışmanın amacı bebekteki zihinsel yaratıcı gelişimi hangi faktörlerin daha çok etkilediğini bulmaktı. Sonuçta gebelik boyunca meyve tüketiminin, bebeklerdeki zihinsel gelişim üzerinde en etkili faktör olduğu anlaşıldı.

Çalışma kapsamında 688 çocuk muayene edildi ve çocukların zihinsel gelişimini etkileyebilecek diğer faktörlerin (anne ve babanın eğitimi, doğumdaki gebelik haftası gibi) de kontrolü yapıldı. Gebelikleri boyunca günde 6-7 tane küçük meyve (tanelilerde bir avuç) tüketen annelerin bebeklerinin ilk bir yıl içinde diğer bebeklere göre 6-7 puan daha fazla zihinsel gelişim gösterdiği belirlendi.

their children are smarter than the fruit-eating mothers during pregnancy ile ilgili görsel sonucu

MEYVE SİNEKLERİ DE ZEKİ ÇIKTI

Çalışmanın ileri aşamasında meyve sinekleri de araştırıldı. Sinekler insanlardan çok farklı olmakla beraber, sürpriz bir şekilde insan beyin fonksiyonuna dahil olan genlerin %85’ine sahip. Bu da onları hafıza genetiği konusunda mükemmel bir model yapıyor. Meyve suyu tüketimini takiben doğan sineklerin daha iyi hafızaya sahip olduğu anlaşıldı. Bu sonuçlar bir yaşındaki bebeklerden elde edilenlerle benzer. Fazla meyve tüketimi, yeni doğan sineklerde beyin fonksiyonlarını etkilemekte ve bu olumlu etkiler korunarak sonraki nesillere de geçirilmekte.”

their children are smarter than the fruit-eating mothers during pregnancy ile ilgili görsel sonucu

FAZLASI ZARARLI

Fazla meyve tüketiminin neden olabileceği gebelik diabeti ve yüksek fetal ağırlık gibi olumsuzlukları da gözardı etmemek gerektiğine dikkati çeken Op. Dr. Betül Görgen, bu nedenle anne adaylarının meyve tüketirken kilo takibi konusunda dikkatli olup, doktorlarıyla iletişimde kalmaları gerektiğini söyledi.

Kanada’daki çalışma, ilerleyen zamanlarda da devam edecek olup, gebelikte meyve tüketiminin çocukluk dönemindeki etkileri de araştırılacak.

10 pratik yolla bağışıklık sisteminizi kışa hazırlayın

Happy woman in a winter forest

07.10.2016

Değişen havayla birlikte yaşanan yoğun stres, uykusuzluk ve dengesiz beslenme bağışıklık sistemini direkt olarak zayıflatıyor. Peki bağışıklık sisteminiz kışa hazır mı?

Kışı hasta olmadan, sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini desteklemek şart! İç hastalıkları Uzmanı Dr. Alev Özsarı bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek 10 öneriyi anlattı…

winter healthy life ile ilgili görsel sonucu

1) Doğru beslenin

Tam tahıllı ürünler, karbonhidrat, protein ve yağı dengeli tüketin. Sigara, alkol, şekerden uzak durun. Antioksidan alın. Antioksidanlar hücreye zarar veren maddeleri, serbest radikalleri yakalar ve yok eder. Soğan, sarımsak, ıspanak, dereotu, maydanoz, turunçgiller, domates, brokoli antioksidan açısından zengindir. Taze ve mevsiminde sebze meyve yiyin.

healthy sleep ile ilgili görsel sonucu

2) Yeterli ve kaliteli uyuyun

Kaliteli uyku sağlığımız için en az su içmek kadar önemlidir. İyi bir uykunun başlıca ölçüsünün kişinin sabah dinç uyanması ve kendisini gün içinde zinde hissetmesidir. Kalitesiz bir uyku verimi düşürür, konsantrasyonu bozar, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.

walking at the nature for health ile ilgili görsel sonucu

3) Haftada en az 3 gün açık havada yürüyün

Yoğun trafik ve egzoz dumanından kurtulun ve yeşil alanlara yürüyüş yapın. Özellikle açık ve temiz havada zaman geçirilmesi sağlam bir vücut ve güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça yardımcıdır.

The inactivity: spend a lot of time at the computer and still the ile ilgili görsel sonucu

4) Hareketsiz kalmayın

Bilgisayar başında ve hareketsiz çok zaman geçirmeyin

Antibiyotik ile ilgili görsel sonucu

5) Gereksiz ilaç kullanımından, özellikle gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının.

Exercise regularly ile ilgili görsel sonucu

6) Düzenli egzersiz yapın

Hastalıktan korunmada ve engellemede egzersizin çok büyük bir önemi var. Düzenli egzersiz bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, virüslerle ve bakterilerle savaşmayı sağlıyor.

The extremely tiring yourself: Give yourself time to relax. ile ilgili görsel sonucu

7) Kendinizi aşırı derecede yormayın,  Dinlenmek için kendinize zaman tanıyın.

Stay away from stress, or trying to manage stress ile ilgili görsel sonucu

8) Stresten uzak durun ya da stresi yönetmeye çalışın

Stresliyken vücut stresi yok edebilmek için maddeler üretir ve dengesini şaşırır ve immün sistemde çöküş meydana gelir. Bu nedenle stres dönemlerinde hepimiz daha sık hasta oluruz. Mesela uçuk çıkar.

social ile ilgili görsel sonucu

9) Sevdiklerimizle bol vakit geçirin, güçlü sosyal bağlar kurun

Prepare your immune system for winter ile ilgili görsel sonucu

10) Pozitif düşünün, olumlu olmak insanı bedenen ve duygusal olarak rahatlatır.

“3 yaşındaki kızlar bile zayıf olma düşüncesinde”

 

maxresdefault26.09.2016

Yeme bozukluğunun görüldüğü yaşlar giderek düşüyor. Diyetisyen Aysun Yurdakul, özellikle kız çocuklarının, şişman oyuncaklarla oynamayı reddedip, zayıflığı, güzelliği ve fit vücutlu bebeklerle oynamayı tercih ettiğini belirterek, “3 yaşındaki kızlar bile şimdiden zayıf olmak düşüncesinde” dedi.

Medical Park Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden diyetisyen Aysun Yurdakul, yeme bozukluklarının giderek artan bir sorun olduğunu belirtti. Ailelere çocukları için beslenme önerilerinde bulunan Yurdakul, çocukların medya araçlarından edindiği bilgiler çerçevesinde, kilolu olmanın aşağılanan, kötü bir durum olduğu fikrine kapıldığını söyledi. Yurdakul, “Bu durum bazı çocukları olumlu etkilerken, bazı çocukların yanlış radikal diyetlerle erken yaşta tanışmalarına sebep olmaktadır” dedi.

He refuses to play with girls' toys fat and fit bodied prefers to play with dolls ile ilgili görsel sonucu

“Kızlar, şişman oyuncaklarla oynamayı reddediyor”

Yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; özellikle kız çocuklarının şişman oyuncaklarla oynamayı reddedip, onun yerine zayıflığı, güzelliği ve fit vücutlu bebeklerle oynamayı tercih ettiğini kaydeden Yurdakul, “Bu çalışmaya göre 3 yaşındaki kızların bile şimdiden zayıf olmak düşüncesinde olduğu ortaya konulmuştur” dedi.

parents are mean ile ilgili görsel sonucu

“Doğru beslenmeyi örnek olarak öğretmeliyiz”

Zayıflık baskısının çocuklarda yeme bozukluklarına yol açtığını ve depresyona sürüklediğine vurgu yapan diyetisyen Aysun Yurdakul, “Çocuklar, kilolu insanların iyi olmadıklarını düşünmekte. Bu nedenle kilolu arkadaşlarıyla ‘alay etme’ durumu ortaya çıkabilmekte. Anne-baba olarak çocuklarımıza doğru beslenmeyi; kendimiz de doğru beslenerek ve davranışlarımızla öğretmek zorundayız” diye konuştu.

yemek seçme ile ilgili görsel sonucu

“Zararlarını anlatıp kendimiz yiyorsak inandırıcılığı kalmaz”

Çocukların erken yaşta kazandığı yeme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlardaki obezitenin yanı sıra tüm psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıkların kapısını daraltacağını belirten Yurdakul, “Çocuklarımız bizleri izleyerek öğrenir. Çocuğumuza bir yemeği sevdirmeyi istiyorsak, zorlayıcı davranmadan, faydalarından bahsederek ve o yemeği biz de yiyerek örnek olabiliriz. Fast- food ürünlerin, asitli içeceklerin zararlarından bahsediyor ve biz tüketiyorsak inandırıcılığı kalmaz” dedi.

yemek seçme ile ilgili görsel sonucu

“Yasaklar gizlice yemesine neden olabilir”

Doyduğunu söyleyen çocuğa ısrarcı olunmaması gerektiğinin altını çizen diyetisyen Yurdakul, “Zararlı yiyeceğe yasak koymak onların daha çok istemesine ve hatta bizden gizli yemesine neden olabilir. Bu yüzden sağlıklı bir beslenme programını basmakalıp bilgilerle değil, çocuğun kendisine özel programlamak gerekir. Gelişme çağında çocuğun kilo fazlalığı varsa zayıflama diyetleriyle değil doğru beslenme programıyla kilo vermesinin doğru olacağını bilmemiz gerekir” diye konuştu.

beslenme çantası ile ilgili görsel sonucu

“Beslenme çantasına sağlıklı atıştırmalıklar koyun”

Özellikle tatlıya eğilimi olan ve göbek çevresi yağlanma başlayan çocukların ebeveynler tarafından önemsenmesi gerektiğini ifade eden Aysun Yurdakul:

“Boyu uzayınca geçer demememiz gerekir. Beslenme çantasına koyduğumuz tam tahıllı küçük sandviçler, meyve, badem, ceviz, fındık, kuru meyvelerle yapılmış kurabiyeler gibi keyifli ve sağlıklı atıştırmalıklar çocuğunuzun büyümesini, gelişimini hatta dikkatini olumlu etkilediği gibi okuldan dönünce açlığı kontrol edebileceği için abur cubura saldırmasını önler.”

Alzheimer dalgası kapıda

2016-06-28_09122921.09.2016

Her üç saniyede biri demans hastası oluyor. Bunların üçte ikisi ise Alzheimer’a yakalanıyor. Hastalıktan korunmanın sırlarından biri de kahve olabilir.

Alzheimer dalgası kapıdaHer üç saniyede biri demans hastası oluyor. Bunların üçte ikisi ise Alzheimer’a yakalanıyor. Hastalıktan korunmanın sırlarından biri de kahve olabilir.

Türkiye’de 600 bin “aile” Alzheimer ile mücadele ediyor. Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, gelmekte olan Alzheimerli hasta dalgasına dikkati çekerek, “Hazır değiliz” dedi.

Alzheimer dalgası kapıda

Halen Türkiye nüfusunun yüzde 8,7’sini oluşturan 65 yaş üstünün hızla arttığını belirten Prof. Dr. Kulaksızoğlu, “Her 100 kişiden beşi, 65 yaşından sonra Alzheimer olacak. Bu hasta sayısında korkunç bir artış demek. Ancak hastalar için bakım evi, evde bakım hizmetleri, hastaneler ve personel hatta biz kendimiz bile hazır değiliz” dedi. Hastalığın kadınlarda erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kulaksızoğlu, 65 yaşın üzerindeki her 6 kadından biri, 11 erkekden de birinin Alzheimer olduğunu söyledi. Mevcut hastaların üçte ikisinin kadın olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kulaksızoğlu, “60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riski, meme kanseri riskinden 2 kat daha fazla” dedi.

coffe alzheimer ile ilgili görsel sonucu

EĞİTİM ALZHEİMER’DEN KORUYOR

Eğitime erken yaşlarda başlayanlarda ve eğitim düzeyi yüksek olan kişilerde Alzheimer görülme oranı daha düşük. Derneğin yönetim kurulu üyelerinden Doç. Dr. Barış Topçular, “Eğitimin Alzheimer hastalığı için bir koruyucu faktör olduğu Wisconsin Üniversitesi Alzheimer Araştırma Merkezi’nin bir çalışmasıyla gösterildi. 211 sağlıklı birey ile 57 bilişsel bozukluğu olan bireyin katıldığı çalışmadaki bulgular, eğitim düzeyi yüksek bireylerde Alzheimer hastalığında rol oynayan amiloid ve TAU proteinlerinin birikiminin, eğitim düzeyi düşük bireylere kıyasla çok daha az olduğunu gösterildi” dedi.

pc games and alzheimer ile ilgili görsel sonucu

BİLGİSAYAR OYUNLARI BEYNİ GENÇ TUTUYOR

Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından desteklenen bir grup araştırmacı “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin de demans gelişme riskini azalttığını kanıtladı. Altı farklı araştırma merkezinden 2 bin 785 katılımcıyla yapılan bir araştırmada bellek, akıl yürütme ile bilgisayarlı bilgi işleme hızı egzersizleri karşılaştırıldı. Doç. Dr. Topçular, “Sadece “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin demans üzerine etkili olduğu görüldü. Bu egzersizler demans gelişme riskini yüzde 33 oranında azaltıyor” dedi.

old people eating breakfast ile ilgili görsel sonucu

KALBE İYİ GELEN, BEYNE DE İYİ GELİYOR

Akdeniz tipi diyetle beslenen, düzenli fiziksel ve bilişsel egzersiz yapan ve kalp damar hastalıkları açısından kontrol altında olanlarda demans gelişme riskinin de daha düşük olduğunu belirten Doç. Dr. Topçular, “Bunlarda, Alzheimer hastalarında görülen amiloid ve tau proteinlerinin beyindeki birikiminin çok daha az olduğu belirlendi. Çok yeni araştırmalar günlük meyve tüketiminin(günde iki porsiyon) Alzheimer’a yakalanma riskini azaltığını gösterdi” dedi.

pc games and alzheimer ile ilgili görsel sonucu

SOSYALLEŞİN, KAHVE İÇİN

Aktif sosyal yaşam ve kahve de Alzheimer riskini azaltıyor. Derneğin yönetim kurulu üyesi Doç. Dr. Başar Bilgiç, “Günde 1-2 bardak arasında kahve tüketenlerde Alzheimer riskinin azaldığı gözlendi. Türk kahvesi olarak 3-4 fincan öneriyoruz. Buna karşılık 3 bardak ve üstü kahve tüketenlerde bu olumlu etki ortadan kalkıyor” dedi. Bilgiç, kahvenin yanı sıra günde 1-2 parça siyah çikolata yemenin de Alzheimer hastalığından korunmada etkili olabileceği yönünde hayvan deneyleri bulunduğunu hatırlattı.

coffe alzheimer ile ilgili görsel sonucu

KAHVE İÇİN, BEDEN VE BEYNİNİZİ ÇALIŞTIRIN

Alzheimer riskini azaltmak için özetle şu önerilerde bulundu:

* Bilgisayarlı oynanan “bilgi işleme hızı” egzersizleri yapın.
* Akdeniz tipi diyetle beslenin. Sadece kalbinize değil, beyninize de iyi gelir.
* Düzenli fiziksel egzersiz yapın. Her gün 15-20 dakika yürümek bile yeterli.
* Sosyal hayatın içinde kalın.
* Kahve ve kakaonun da koruyucu etkisi var. Günde 3-4 fincan Türk kahvesi (diğerlerinden günde 1-2 kupa) için. Yanında küçük birer parça siyah çikolatayla da kakao alabilirsiniz.

Mesude Erşan/mersan@hurriyet.com.tr

Yaşadığım kaygı mı, korku mu?

burn-out-sophrologie-1080x675

Kaygılı olmanın istek ve performans açısından faydalı olduğu bilinse de uzmanlar, aşırıya varan durumlarda kişinin tedavi edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaygı ve korkunun karıştırıldığına da dikkat çeken uzmanlara göre bu ikisini ayrıştırmak bireylerin ruhsal süreçlerinin farkına varmaları açısından önemli.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Aziz Görkem Çetin, toplumda kaygı ve korkunun karıştırıldığını ifade ederek, “Kaygı, belirsiz ve uzun süreçlidir. Korkunun ise, kaynağı belli ve kısa süreçlidir. Bu ikisini ayrıştırmak bireylerin ruhsal süreçlerinin farkına varmaları açısından önemlidir” dedi.

Normal düzeyde kaygı hissetmenin istek duyma, motive olma ve karar verme gibi süreçleri harekete geçirdiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Aziz Görkem Çetin, kaygının hiç olmaması ya da olması gerekenden fazla olması durumunda ise olumsuz sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Çetin, şöyle konuştu:

“Kaygı, istek, motivasyon ve performansı bir zincir olarak düşünebiliriz. Kaygı olmazsa, isteğimiz olmaz ve istediğimiz şeye karşı motivasyonumuz olmaz. Bu da bizim performansımızı olumsuz etkiler. Bireyde kaygı çok yüksekse verim sağlanamaz. Bu durum da performansa olumsuz şekilde yansır.”

14678-ThinkstockPhotos-178445186.1200w.tn

Stres olumsuz düşünceleri tetikleyebilir

Kaygıyı bireyin iç ya da dış dünyasından gelen uyaranlarla karşılaştığında gösterdiği tepki olarak tarif eden Çetin, bu tepkilerin, bedensel ve duygusal gibi zihinsel de olabileceğini söyledi. Uzman Klinik Psikolog Aziz Görkem Çetin, “İnsanların geçmiş yaşantıları, yetiştirilme tarzı ve kişiliklerine yönelik negatif-pozitif düşünceleri vardır. Strese maruz kalınan durumlarda bu olumsuz düşünceler tetiklenebilir” dedi.

Toplumsal olayların, olaya şahit olanları ve yakınlarını kaybedenleri etkilemekle birlikte toplumun genelinde de kaygıya neden olabileceğini dile getiren Çetin, “Genelde travmatik durumlar yaşayan bireylerin anormal davrandıkları düşünülmektedir. Unutmayın ki verdiğiniz tepkiler normal insanların anormal durumlar karşısında verdiği tepkilerdir. Bu nedenle siz değil, maruz kaldığınız durum anormaldir. Ancak eğer kaygı azalmıyor hatta artarak sürüyor ve günlük hayatı zorlaştırıyorsa bir uzmandan destek alınması gerekir” dedi.

Fueling-Your-Anxiety1

Kaygının belirtileri neler?

Zihinsel belirtiler; olumsuz düşünceleri ve tüm felaket senaryolarını içerir. Birey dikkatini toplamakta zorluk yaşar. Dalgınlık ve unutkanlık gibi durumlar yaşanır.

Fizyolojik belirtiler; kalp atışlarında hızlanma, terleme, titreme, uyuşma, karıncalanma, ateş, kas gerginlikleri, hızlı nefes alıp verme, yüz kızarması, baş dönmesi, baş ağrısı, idrar kaçırma, erken boşalma gibi sorunlar gözlemlenebilir.

Duygusal belirtiler; sinirlilik, endişe, kontrol kaybı yaşanıyor gibi hissetme, heyecan, çaresizlik, karamsarlık, umutsuzluk ve yetersizlik gibi durumlar görülür.

Group of friends jumping at beach, silhouette

Kaygıyı hafifletmek için ne yapmalı?

  • Sosyal bağlarınızı koparmayın.
  • Gerçekleştirebileceğiniz sorumluluklar alın.
  • Yalnız kalmamaya özen gösterin.
  • Sıkıntılarınızı paylaşın.
  • Rahatlatıcı ve hoşlandığınız aktivitelere yönelin.
  • Gerçekçi ve olumlu düşüncelere odaklanın.
  • Zihin ve vücudunuzu gözlemlemekte aşırıya kaçmayın.
  • Kaygılardan kaçmak, yok saymak yerine kademeli olarak onunla yüzleşin.
  • Başarısızlıklarınıza değil başarılarınıza ve elinizdeki değerlere odaklanın.
  • Kendinize gerçekçi hedefler koyun.
  • Tükettiğiniz besinlerin kaygıyı artırıcı olmamasına dikkat edin. Örneğin; kafein maddesini aşırı tüketmeyin.

Kemik yoğunluğunuzu arttırın Osteoporozu önleyin!

salud-nutricion-huesos-alimentacion_saludable-calcio_ELFIMA20151019_0004_10
Osteoporoz yani kemik erimesi çoğunlukla ileri yaşta ve kadınlarda özellikle menopozdan sonra sıklıkla görülen bir hastalık. Peki kemik yoğunluğu nasıl arttırılır?

Ancak erken yaşta önlem almak kemik yoğunluğunu zirveye taşımak kemik erimesinin önlenmesi açısından hayati önem taşıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon kolay kırılmadan sorumlu tutulan osteoporoz, kadınları ilgilendiren bir sorun olarak görülse de erkeklerde de ileri yaşlarda sıklıkla görülüyor.

Günümüz koşullarında özellikle kapalı mekan çalışanlarda, güneşle teması olmayanlarda, gıdalarla yeterli kalsiyum alamayanlarda; kemik problemlerinin çok daha erken yaşlarda başladığını söyleyen Prof. Dr. Nilgün Güvener Demirağ “Pek çok insan yaklaşık 30 yaşına kadar zirve kemik kitlesine ulaşır. Ancak bu yaş sonrasında yapım-yıkım dengesi yıkım lehine değişmeye başlar. Dolayısıyla bu yaşa kadar ne kadar yüksek zirveye ulaşılırsa, ileriye yönelik kemik kaybının getireceği sorunları önlemek o kadar kolay olur” diyor.

30 yaşından sonra kemik yıkıma başlar

Kemiğin önemli işlevleri arasında, vücut bütünlüğü ve yapısını sağlama, organları koruma, kasların tutunmasını sağlama ve kalsiyum başta olmak üzere mineral deposu olması mevcuttur. Kemik sürekli yenilenen bir organdır ve yıkılıp yerine yenisi yapılır. Gençken yeni kemik yapımı yıkımdan daha hızlıdır kitlesini artırma yönünde bir denge mevcuttur. Pek çok insan yaklaşık 30 yaşına kadar zirve kemik kitlesine ulaşır. Ancak bu yaş sonrasında yapım-yıkım dengesi yıkım lehine değişmeye başlar. Dolayısıyla bu yaşa kadar ne kadar yüksek zirveye ulaşılırsa, ileriye yönelik kemik kaybının getireceği sorunları önlemek o kadar mümkün olabilir.

Fazla tuz kalsiyum kaybı yapıyor

Genetik, kuşkusuz hastalıklara meyilde çok önemli bir belirleyicidir. Çevresel etmenler, düzeltilebilir olmaları nedeniyle çok önemlidir. Beslenmede yeterli kalsiyum alımı, D vitamini eksikliğinin önlenmesi ve buna yönelik yeterli gün ışığı maruziyeti, bunun mümkün olmadığı durumlarda D vitamini desteği, egzersiz, yüksek tuzlu beslenmeden kaçınma, dengeli beslenme, potasyum içerikli meyve sebze tüketimleri, sigara ve alkolden uzak durma kazanılması gereken yaşam alışkanlıklarıdır ve bu alışkanlıkların çocukluktan itibaren kazanılması, korunma adına oldukça önemlidir. Yoğun tuz tüketimi de kemik sağlığını olumsuz etkiler. Diyette alınan tuz miktarının fazlalığı, idrar kalsiyumunun geri emilimini bozup kalsiyum kaybına neden olur. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de hazır gıdaların tüketiminin artışı, tuz tüketimini de artırmıştır.

Kemik sağlığımızı olumsuz etkileyen faktörler

• Dengesiz beslenme, yetersiz kalsiyum, magnezyum, potasyum alımı

• Hareketsizlik

• Gün ışığından yeterli yararlanamama

• Sigara ve alkol kullanımı

• Cinsiyet, düşük vücut kitle indeksi ve yaş

• Beyaz ırk

• Ailede osteoporoz öyküsü

• Hormonel sorunlar (yüksek tiroid ve paratiroid hormon düzeyleri, kadında estrojen, erkekte testosteron eksikliği, yüksek kortizol salgısına neden olan Cushing hastalığı..)

• Yeme bozuklukları, anoreksiya nevroza, bulumia, kilo verdirmeye yönelik yapılan bariatrik cerrahiler, Celiac hastalığı gibi malabsorbsiyona neden olan barsak hastalıkları

• Kronik böbrek yetmezliği, transplantasyon

• İlaçlar: Uzun süreli kortikosteroid içerikli ilaç kullanımı, epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antidepresanlar (SSRI), mide asit salgısını azaltmaya yönelik verilen proton pomapa inhibitörleri, aromataz inhibitörleri…

Kemik açısından olumsuz sonuçları bilinen ilaçları uzun süre kullanmak zorunda olan hastalar için koruma protokolleri uygulanmalı ve kemik yoğunluğu periyodik izlenmelidir.

Gençleşmek için 11 besin

10-healthy-eating-habits-most-people-don-39-t-know-knowledge-sharing-ghjth
İnsan ömrü uzadıkça tıp bilimi sadece hastalıkların tedavisi ile değil aynı zamanda daha uzun ve kaliteli yaşamın kapılarını aralayan formüllerle ilgilenmeye başladı. Ömür uzadıkça insanların ortak meraklarından biri nasıl genç kalabilecekleri oldu.

Genç kalmak ve yavaş yaşlanmanın formülü ise çok eski zamanlarda Hipokrat tarafından verilmişti: “Besinler ilacınız olsun.” İşte size Diyetisyen & Yaşam Koçu Gizem Şeber’den gençleşmek için sofralarınızda yer vereceğiniz ilaç gibi 11 besin ve tarifler.

BALIK

Balıkta bulunan omega-3 yağ asitlerinin vücutta birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına yol açan inflamasyon (yangı, iltihap) durumunu azalttığı uzun zamandan beri bilinen bilimsel bir gerçek. Omega-3 yağ asitleri aynı zamanda kendimizi daha mutlu ve enerjik hissetmemizi sağlıyor. Yeterli omega-3 yağ asidi tüketenlerin kilo yönetiminde daha başarılı oldukları da biliniyor.

BRASSİCA SEBZELERİ

Karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, lahana ve mor lahana gibi sebzeler içerdikleri izotiyosiyanatlar ile özellikle kolon, akciğer, pankreas, prostat ve mide kanserlerine karşı koruma sağlarlar. Brassica sebzelerinden maksimum fayda elde etmek için haşlamak yerine buharda pişirmeyi tercih etmelisiniz.

KÜÇÜK KIRMIZI MEYVELER

Böğürtlen, ahududu, yabanmersini gibi küçük kırmızı-mor meyveler içerdikleri antioksidanlarla yaşlanmayı geciktirici etki gösteriyorlar. Besinlerin anti-aging etkilerini gösteren Dünya’da geçerli ORAC puanlandırma sisteminde ilk sıralarda yerlerini alıyorlar.

ZEYTİNYAĞI

İçerdiği tekli doymamış yağ asitlerinin ve bazı antioksidan öğelerin kalp sağlığını korumaya ve geliştirmeye yardımcı olduğu uzun zamandan beri biliniyor. Bazı bilimsel çalışmalar kimi kanser türlerine karşı da koruma sağladığından bahsediyor. Zeytinyağı anti-aging etkili ve sağlıklı bir gıda olsa da 1 tatlı kaşığı 50 kalori içeriyor. Bu nedenle de tüketim miktarı konusunda dikkatli davranmakta fayda var.

KAKAO

Panamalılar arasında kalp hastalıklarının en düşük görüldüğü Kunalılar incelendiğinde diğer Panamalılardan farklarının kakao içeceklerini sıklıkta tükettikleri olduğu fark edildi. Bilim adamlarının bu konuda yaptıkları araştırmalar sonucunda kakaonun kalp hastalıkları, demans ve tip 2 diyabete yakalanma riskini azalttığı belirlendi. Kakaonun damarları koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir.

SÜLFÜR İÇEREN SEBZELER

Soğan ve sarımsak gibi sebzelerin içerdikleri sülfürlü birleşiklerin anti-aging etkisi olduğu biliniyor. Anti-aging etkileri bakımından sıralandıklarında kuru sarımsak başı çekiyor. Onu taze sarımsak, kuru soğan, taze soğan ve pırasa takip ediyor.

TURUNCU SEBZELER

Havuç, bal kabağı ve tatlı patates gibi sebzelere turuncu rengi veren beta-karoten güçlü bir antioksidan. Özellikle deri bütünlüğü ve göz sağlığı açısından da önem taşıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar kalp ve kemik sağlığını korumakta önemli olduğunu göstermiştir.

ZERDEÇAL

Son yıllarda üzerine yapılan bilimsel çalışmaların giderek arttığı baharatlardan biri olan zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin antioksidanının Alzheimer’a karşı koruma sağladığı düşünülmektedir. Yine diyabetin ilk alarmı olan insülin direncini kırmaya yardımcı olduğuna dair bilimsel çalışmalar vardır.

DOMATES

İçerdiği laykopen ile prostat kanserine yakalanma riskini azalttığı biliniyor. Laykopen aynı zamanda güneş ışınlarına karşı derimizi koruma altına alıyor ve kollojen adı verilen ve kaybı ile cildimizin yaşlandığı maddenin yıkımını azaltıyor.

KARPUZ

Birçok insan çok şekerli olduğunu düşündüğünden tehlikeli olduğunu zannetse de karpuz içerdiği sitrulin ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu toksin öğelerden arındırıyor.

AVOKADO

Yağ içeriği yüksek olan bir meyve olan avokadoda bulunan yağlar kalp sağlığı açısından oldukça önemli ve gerekli. Avokado aynı zamanda yüksek protein içeren diyetler sonucunda vücutta oluşan asit durumunu dengelemek konusunda da yardımcı. Yine yapılan bilimsel çalışmalar avokadonun yanında tüketildiği besinin vücutta daha etkin kullanılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Avokado antioksidan etkili E vitamininden de zengin.

GENÇLEŞTİREN SOMON

MALZEMELER (2 KİŞİLİK)

2 adet somon fileto, 3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 adet mor soğan, 4 diş sarımsak, 1 adet avokado, 1 büyük boy domates, karabiber, tuz, ½ limonun suyu, 1 küçük boy brokoli, 1 küçük boy karnabahar, 10 adet Brüksel Lahanası

YAPILIŞI: İki yemek kaşığı zeytinyağı, tuz ve karabiberi harmanlayın. Somon filetoları içerisinde gezdirin. Tavada çevirerek pişirin. Soğanı ve sarımsakları soyun ve çentin. Domatesleri küp küp doğrayın. Avokadoyu ortadan bölün, çekirdeğini çıkarın. İçini kaşık yardımı ile bir kaba alıp çatalla iyice ezin. Limon suyu, karabiber ve tuz ilave edip iyice karıştırın. İçine soğan, sarımsak ve domatesleri ilave ederek iyice harmanlayın. Karışımı pişen filetoların üzerine paylaştırın. Buharda pişirdiğiniz karnabahar, brokoli ve Brüksel lahanaları ile birlikte servis edin.

TOKSİN ARINDIRAN DOMATES KARPUZ SORBE

MALZEMELER (8 KİŞİLİK)

1.5 su bardağı taze sıkılmış çekirdeksiz domates suyu, ¼ iri karpuz, 2 yemek kaşığı limon suyu, 2 yemek kaşığı bal

YAPILIŞI: Karpuzun çekirdeklerini ayırın ve küp küp doğrayın. Tüm malzemeleri blenderdan geçirin. Buzlukta dondurun. Soğuk servis yapın.