Category Archives: Sağlık

Kahve içmek karaciğeri alkolün etkisinden koruyor

restaurant-person-woman-coffee (1)19 Mart 2016

Yapılan araştırmalara göre her gün iki bardak kahve içmek, alkole bağlı oluşan siroz riskini %43’e kadar azaltıyor.

Yeni yapılan bir araştırmada kahvenin karaciğere olan faydası ortaya kondu. Çalışmanın bulgularına göre; her gün iki bardak kahve içmek, alkole bağlı gelişen siroz riskini %43’e kadar azaltıyor.

Siroz hastalığı çok ilerlediği vakalarda, karaciğer kaybına yol açabiliyor. İstatistiklere göre 1980-2010 yılları arasında da, 675 bin ila 1 milyon kişinin sirozdan dolayı kaybetti.

nrm_1412966918-coffeemartini

Siroz hastalığı obezite ve kronik alkol kullanımı gibi birçok faktörden kaynaklanabilir. Örnek verdiğimiz bu iki durumda da, karaciğerdeki kollajen gibi lif benzeri bağ dokular uyarılarak sağlıklı hücreler yerine skar dokusu üretilebilir. Yakın gelecekte unvanı obezite tarafından elinden alınacak gibi görünse de, şu anda sirozun en yaygın sebebi de alkol kullanımıdır.

Daha önceki yapılan çalışmalarda kahve temelli kafeinin anormal karaciğer fonksiyonlarına ve hücreler arası lifli bağ dokunun artmasına karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilse de, bu veri üzerinde geniş kapsamlı bir çalışma yürütülmemişti.

hangover2015

Daha önce yayımlanmış 9 araştırmanın verilerinden faydalanan ve kahve ile siroz riski arasındaki bağlantıyı gösteren yeni bir araştırma ise Alimentary Pharmacology and Therapeutics’de yayımlandı.

430.000’den fazla katılımcının olduğu ve 1.990 siroz hastalığının rapor edildiği 9 araştırmanın verileri üzerinden yürütülen yeni bir çalışmada, kahve tüketimi ile ters orantılı olarak siroz riskinin ciddi şekilde azaldığının bulgularına ulaşıldı.

Bulgulara göre; her gün bir bardak kahve tüketmek, siroz riskini %22 azaltıyor. Her gün 2 bardak kahve tüketmek ise siroz riskini %43’e kadar, 3 bardak tüketmek %57’ye kadar, 4 bardak tüketmek de %65’e kadar azaltıyor.

3-thoi-quen-sai-lam-lam-giam-sut-tri-nho-si-tu-mua-thi-3

Kahvenin siroz riskini nasıl azalttığı, sorusunun kesin cevabı için ise yeni yapılacak çalışmaları beklemek gerekecek. Fakat araştırmacılara göre kahvenin antioksidan ve iltihaplanma önleyici etkisi bunu sağlıyor olabilir. Bu iki etkinin karaciğerde hücre aralarındaki lifli bağ dokunun artmasına karşı koruyucu özelliği olduğunun bulgularına daha önce yapılmış çalışmalarda ulaşılmıştı.

Araştırma her ne kadar geniş kapsamlı görünse de, araştırmacıların belirttiğine göre; yalnızca alkol kaynaklı sirozla kahve tüketimi arasındaki bağlantının kurulabilmesi, hepatit, obezite ve diyabet kaynaklı sirozun kahve tüketimi ile ilişkisi değerlendirilememesi gibi birçok sınırı bulunuyor. A

coffee-booze-header

yrıca araştırmada bütün kahve çeşitlerinin (öğütülmüş, hazır, kaynatılmış ve filtre kahve gibi) aynı etkiyi yaratıp yaratmadığı konusunda da net bir bilgi bulunmuyor.

Dünyada 400 milyon insanın ruh sağlığı bozuk!

400-milyon-insanin-ruh-sagligi-bozuk14 Mart 2016

7 Nisan Dünya Ruh Sağlığı Günü yaklaşırken araştırmalar dünya nüfusunun yaklaşık 400 milyonunun ruhsal ya da psiko-sosyal problemden dolayı acı çektiğini ortaya koydu. Araştırmalara göre ruh sağlığı bozuklukları, gelişmiş ya da gelişmekte olan ülke ayrımı da yapmıyor!

Dünyada herhangi bir sağlık merkezine bedensel problemlerle başvuran her beş kişiden birinin asıl sorununun, ruh sağlığındaki bozulmalar olduğu tespit edildi. Ayrıca dünya nüfusunun yaklaşık 400 milyonu ruhsal ya da psiko-sosyal problemden dolayı acı çekiyor.

mustafa-varol-yorulmazPSYCASE Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık’tan Psikolog Mustafa Varol Yorulmaz, “Stres ve sağlık alanında yapılan araştırmalar, ruh sağlığının genel sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu yüzden tüm dünyada dikkatleri ruh sağlığının önemine çekip ruh sağlığı ile ilgili konulara yönelik farkındalığı artırmak amacıyla 7 Nisan günü Dünya Ruh Sağlığı Günü ilan edildi” açıklamasını yaptı.

Koruyucu ve önleyici destek önemli!

Psikolog Mustafa Varol Yorulmaz, “Ruh sağlığı; kişinin işlevselliğini, mutluluğunu, yaratıcılığını ve yaşam doyumunu engelleyecek kadar önemli bir konu. Bu yüzden kimi zaman bilinmeyen kimi zaman önemsenmeyen kimi zaman da bilerek saklı tutulan ruhsal rahatsızlıklar çok geç olmadan teşhis ve tedavi edilmelidir” uyarısını yaptı.

Kişilerin psikolojik sağlığı bozulmadan koruyucu ve önleyici desteklerin önemini de vurgulayan Psikolog Mustafa Varol Yorulmaz, “Stres ve öfke yönetimi, kişilerarası iletişimi güçlendirme, psikolojik duyarlılığı artırma, problem çözme teknikleri gibi yaklaşım ve yöntemler aslında koruyucu ruh sağlığı alanı için oldukça önem teşkil eden uygulamalardır. Bu çalışmalar toplumları da içinden geçtiği sosyal, ekonomik ve pek çok stresli olaylara karşı hazırlıklı kılar” dedi.

Stres kaygıları harekete geçiriyor!

Özellikle deprem, sel, terör, savaş gibi ani ve yoğun değişimlerin sıkça yaşandığı toplumlarda, ruhsal açıdan kırılgan olmayan, psikolojik anlamda dirençli, kendilerine güvenli bireylerin gelişmesinin toplumsal denge ve düzenin sağlanması açısından büyük önem taşıdığını da açıklayan Yorulmaz, şöyle devam etti: “Kaynağı her ne olursa olsun stres ilk aşamada güvensizliği körükleyip kaygı veya korku duygusunu harekete geçirir. Kaygı, korku ve panik duygularına sahip olan kişilerin de sağlıklı bir şekilde davranmalarını beklemek gerçekçi olmaz. Ruh sağlığı yerinde olmayan bir toplum ne bir gelişme gösterebilir ne de ekonomik, sosyal, bilişsel alanlarda varmak istediği çağdaş hedeflere ulaşabilir. Bu yüzden ruhumuzun da sağlığını korumalıyız.”

Kaynak: İndigo

Meme kanserini 11 günde küçülten ilaç

3c557947c573c2b6090ad65297ace5e8cdb3f5c512 Mart 2016

İngiltere’de doktorlar, birlikte kullanılan iki ilacın bazı meme kanseri türlerini 11 günde küçültüp yok ettiğini gösterdi. Bu bulgunun, kadınların artık kemoterapiye ihtiyaç duymayacağı anlamına gelebileceği belirtiliyor.

İngiltere’de her yıl 50 bin kadına meme kanseri teşhisi konuyor.

Avrupa Meme Kanseri Konferansı’nda duyurulan “sürpriz” bulguların, kadınların artık kemoterapiye ihtiyaç duymayacağı anlamına gelebileceği belirtiliyor.

257 kadın üzerinde denenen ilaçlar, her on meme kanserinden birinde görülen bir zayıflığı hedef alıyor.

Uzmanlar bu bulguların hastaya özel kanser tedavisi bakımından “sıçrama tahtası” olduğunu söylüyor. Araştırmayı yürüten doktorlar böylesi çarpıcı bir sonuca ulaşmayı beklemiyordu.

Doktorlar, tümörün teşhisinden ameliyat aşamasına kadar olan kısa süre içinde ilaçların kansere nasıl etki ettiğini araştırıyordu.
Araştırmada, meme kanseri tedavisinde kullanılan lapatinib adlı ilaç ile ticari olarak Herceptin adıyla bilinen trastuzumab birlikte kullanıldı.

Ameliyat zamanı geldiğinde bazı hastalarda tümör ortadan kaybolmuştu. Londra’daki Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nden Profesör Judith Bliss sonuçların “etkileyici” olduğunu söyledi.

BBC’ye yaptığı açıklamada Bliss, “Bu kısa dönemli bir deneme olduğu için bu sonuçlar daha da şaşırtıcı oldu. Bazıları tam sonuç aldı. O kadar hızlı oldu ki, gerçekten çok ilginç” dedi.

160310173236_breast_cancer_2_624x351_spl_nocreditİlaç nasıl işliyor?

Tedavide trastuzumab ile lapatinib içeren ilaçlar birlikte kullanıldı.
Her iki ilaç da bazı meme kanserlerinin büyümesine neden olan HER2 adlı proteini hedef alıyor.

Herceptin kanser hücrelerinin yüzeyinde etkili olurken lapatinib hücrenin içine nüfuz edip HER2 proteinini etkisiz kılıyor.
Araştırmada tümör büyüklükleri 1 ila 3 cm olan kadınlara tedavi uygulandı.

İki haftadan daha kısa süren tedavide, vakaların yüzde 11’inde kanser tümüyle kaybolurken, yüzde 17’sinde 5 mm’den daha küçük hale geldi.

HER2 içeren meme kanserlerine uygulanan mevcut tedavi, ameliyatı ve sonrasında uygulanan kemoterapi ve Herceptin tedavisini içeriyor.

Prof Bliss, bu bulguların bazı kadınların kemoterapiye ihtiyaç duymayacağı anlamına gelebileceğini söylüyor. Fakat bu yönde daha geniş araştırmaların yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor. Çünkü HER2 içeren kanserlerde kanserin geri dönem riski daha yüksek.

Meme kanserinin en az on ayrı türünün olduğu, her birinin farklı nedenleri olduğu ve farklı tedavilere ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.
Kanser ilaçları üzerindeki çalışmalar, tümördeki zayıflıkların belirlenerek onlara yönelik özel tedavi uygulanmasını hedefliyor.
Meme kanserleri ve özellikle HER2 içeren tümörlere yönelik tedavi bu alandaki çalışmaların başını çekiyor.

Araştırmayı finanse eden İngiltere Kanser Vakfı, uzun vadede aynı bulguların elde edilmesi halind ebu sonuçların çok ümit verici olduğunu ve bu kanser türlerinde yeni bir adım anlamına gelebileceğini belirtti.

Kaynak: BBC

Kırılganlığın gücü hayatınızı nasıl değiştiriyor?

56dd9755ae78491530fcbec77 Mart 2016

Utanç ve kırılganlık konusunda uzman olan Brené Brown’ın ‘’kırılganlığın gücü’’ adlı videosu ted.com’da neredeyse yirmi dört milyon kez izlendi.

Brown, İngiliz Telegraph gazetesinde çıkan bir röportajında kırılganlığın gücünü ve bunun kendi hayatını nasıl değiştirdiğini anlatıyor.

119820887

” Hayatın anlam ve amacı diğer insanlarla bağ kurmak”

Houston Üniversitesi’nde araştırma profesörü olan Brown, sosyal terapi alanında master yapmış. Sosyal terapi çalışmaları yapmayı “fazla karışık” bulduğunu söyleyen Brown, şans eseri araştırma görevlisi olmuş. Bir hocası araştırma yapmanın, terapinin tersine kontrol ve tahminleme üzerine olduğunu söylemesiyle birlikte, ‘’O anda hayatımın amacını buldum’’ diyen Brown, ilişkiler konusunda araştırma yapmaya yönelmiş.

Brown Daring Greatly: How the Courage to Be Vulnerable Transforms the Way We Live, Love, Parent, and Lead adlı kitabında “Diğer insanlarla bağ kurmaya programlıyız, hayatımıza amaç ve anlam katan ana etken bu’’ diyor.

Asıl odağını kırılganlığa çevirmesi de yakınlık ve bağ kurma araştırmaları sırasında olmuş:

‘’Fark ettim ki, ne zaman araştırmalarıma katılanlara en önemli ilişkilerini sorsam ben daha ne olduğunu anlamadan hemen kalp kırıklıkları, utanç ve aldatılmaktan bahsetmeye başlıyorlardı!’’.

56dd98a4ac1fe300dce970e5
Kalpten yaşayan kadınlar

Brown, çalışmasının bir parçası olarak, kendi değerine inanan bir grup insanın buna neden inandıklarını anlamaya çalışıyor. Bu insanları ‘kalpten yaşayan’ olarak tanımlayan Brown, bunun mutlu olmakla aynı şey olmadığını savunuyor. “Kalbimizin kırılabileceğini kabullenmeden kalpten yaşama kapasitemizi arttıramayız.” Bunun anlamı kırılganlığımızla değerli olma hissimizi dengeleyerek var olabilmek. Kendinizi yalanlardan ve aldatmacalardan korumak için ne kadar dikkat ederseniz, insanlarla bağ kurma yeteneğinizi de o kadar kaybedersiniz. İnsan olmak ve diğer insanlarla bağ kurmak, güven gerektirir. Her ilişki bir risktir ve “Ben buradayım ve seni seviyorum. Eğer beni aldatırsan, kalbimi kırarsan mahvolurum ama bu ihtimal yüzünden kendimi uzaklaştırmayacağım.” diyebilmektir. Bu içten olmanın ve kendini açmanın özüdür.
Brown bunları anlatırken gözleri doluyor. Aslında kendisinin de bir noktada ‘kalpten yaşamadığını’ anladığını ve bunun hayatını değiştirdiğini hatırlıyor. Araştırmaları sırasında bir gün oturup kalpten yaşayan kadınların ne için uğraştıklarını ve neleri hayatlarından çıkartmaya çalıştıklarının bir listesini yapmış.

Neleri hayatlarından çıkarmaya çalışıyorlar:

• Kendilerini ve çevrelerindekileri yargılamak
• Mükemmeliyetçilik
• Sürekli kendini başkaları ile kıyaslamak
• Çok az eğlence
• Çok fazla çalışma
• Korkularla hareket etme
• Kırılganlığını gizleme

Ne için uğraş veriyorlar:

• Yaratıcılık
• Kahkaha
• Neşe
• Özüne uygun davranma

56dd9ae6ac1fe300dce970ee
Kadınlar da erkekler de kendi kırılganlıklarından güç alabilirler

Brown, aslında hepimizin özümüzde benzer olduğunu söylüyor: ‘’Eğer sokakta tanıştığınız birinin evine gitseniz, yemek masasına otursanız annesinin kanseri veya çocuğunun okulda çektiği sıkıntıları, hayatlarının ellerinin arasından akıp gitmesi ile ilgili korkularını konuşsanız aslında hepimizin benzer olduğunu görürüsünüz.’’
Kadınların da erkeklerin de kırılganlıklarını kabul etmek ve açığa vurmaktan fayda göreceklerine inanıyor. Kırılganlık ve utanç çok insani duygular. Ancak toplumun beklentileri kadınları ve erkekleri farklı yönlendiriyor.

Kadınlar için ‘’Her şeyin üstesinden mükemmel şekilde gel ve ne kadar çok çalışıp çabaladığını belli etme’’.

Erkekler için ise ‘’Asla zayıf görünme’’

Kırılgan olmak ve her şeyi dışa vurmak arasında fark olduğunu belirten Brown, “boşanmanızın detaylı bir raporunu yayınlamak kırılganlık değildir. Bu insanlarla bağlantı kurmada kısa yol kullanmaya çalışmaktır. Ancak sahte ve manipulatif tavırlarla gerçek bir bağ kuramazsınız. Gerçek bir bağ oluşturmak zaman alır, yavaş yavaş oluşur, güven gerektirir.”

56dd9bad86857628ec78bc21
Kırılganlığı gizlemek için 3 kalkan

Brown’a göre kendimizi kırılganlıktan korumak için geliştirdiğimiz üç kalkan var:

1. Mükemmeliyetçilik, her şeyi mükemmel yapmaya çalışmak
2. Uyuşturma: alkol, uyuşturucu, yemek veya iş gibi şeyleri kullanarak gerçek hisleri körleştirmek
3. Neşe hissetmeyi yasaklamak

“Eskiden çocuklarımın uyumalarını seyredip tam mutlu olduğum an başlarına kötü şeyler geldiğini hayal etmeye başlayan tek kişi benim sanırdım.” diyen Brown, mutlu olabilmek için bu kalkanları indirmemiz gerektiğine inanıyor.

56dd9d05a781b63ecc314dcf

Kırılganlık zayıflık değildir

Kırılganlığın zayıflıkla aynı şey olmadığını anlatan Brown, “Eski halime kıyasla çok daha cesurum, sert davranan kişilerin daha cesur olduğunu düşünürüz ama kırılganlık konusunda yaşadığım bu değişim bana TED konuşmasını yapacak cesareti verdi. O konuşmayı yapana kadar kariyerimin küçük olmasını planladığımı fark etmemiştim.” diyor.

Brown, başına bir olay geldiğinde, tepki vermeden önce olayı sindirmeye çalıştığını söylüyor. ‘Benim mantram, “Kimseyle konuşma, mesaj veya email atma.” Köşeye kısılınca saldırganlaşan insanlardanım. İnsanları üç kelime ile ağlatabilirim” diyor.

Aslında çoğumuz kırıldığımızda saldırganlaşıp, durumu daha da kötü bir noktaya getiriyoruz. Zor olan kırıldığımızı itiraf etmek ve karşımızdakine kırgınlığımızı onaracak, aramızdaki bağı güçlendirecek bir şey yapabilmesi için fırsat vermek. Söylemesi kolay, yapması zor… Ama yapabildiğinizde hayat daha güzel ve daha kolay …Hazırlayan: Özlem Çitçi

Kaynak: CNN TÜRK

Göbek eriten 4 yiyecek

ramazanda-kilo-vermek1 Mart 2016

Göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmak istiyorsanız yediklerinize de dikkat etmeniz gerekir. İşte göbeğinizin erimesine yardımcı olan yiyecekler…

lemon

Limon

Karaciğere detoks uygulanması göbek eritme açısından çok önemlidir. Çünkü yorgun bir karaciğer yağları etkili bir şekilde yakamaz ve bel çevresinde depolanmasına neden olur. Sabahları bir bardak limonlu su içerek güne başlamak bedeninizi toksinlerden arındırıp, size sağlık ve enerji verir.

Absolute-Hit-Morning-Banana-Diet

Muz

Muz, yüksek miktarda potasyum içerir. Potasyum, vücudun doğal mineral dengesinin düzeltilmesine ve fazla sıvının atılmasına yardım eder. Diyetinizde çok fazla sodyum alıp çok az potasyum aldığınızda bu iki mineralin dengesi bozulur ve su toplanması yaşanır. Fazla sodyum, vücudunuza aşırı sıvı birikmesi sonucunu getirir. Oysa özellikle muz yemeniz, günlük 4700 mg’lık potasyum ihtiyacınızı karşılamanızı sağlar.

fresh-beach-pineapple-wallpaper

Ananas

Ananas, hem karnınızın düz kalmasına yardım eder hem de şeker ihtiyacınızı karşılar.

1028106_620x413

Karalahana

İnsan vücudundaki zararlı maddelerin atılmasında yardımcıdır. İştah açıcılığının yanında idrar söktürücü ve kabızlık önleyicidir. Bu sebze A, C ve K vitaminleri içermesinin yanı sıra aynı zamanda kalsiyum ve potasyum için de müthiş bir kaynak.