CHP 81 ilde OHAL’e tepki için eylemde: ”OHAL değil demokrasi istiyoruz”

CHP Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) öncülüğünde, Olağanüstü Hal’e (OHAL) karşı Türkiye genelinde 81 ilde oturma eylemi yapılıyor. Tüm yurttaki eylemler saat 12:00’da eş zamanlı olarak başladı. İstanbul’daki eylemin adresi ise Taksim Meydanı polis tarafından kapatıldı. Ankara Güvenpark’ta ise eylem planlandığı gibi sürüyor. Eylem sık sık, “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganı atıyor.

––––––––––––––––––––––––––– 16. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

 

HP, 16 Nisan referandumunun yıldönümünde 81 ilde OHAL’e karşı eylem yapacak. “OHAL değil Demokrasi İstiyoruz” sloganıyla gerçekleşecek eylemler için tüm siyasi partilere de katılım çağrısı yapıldı. OHAL’i “Her görüşe ayrım yapmaksızın uğrayan bir düzenin adı” diye tanımlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Sıradan vatandaş OHAL’i hissetmiyor, OHAL kimseye dokunmadı” söylemlerine ise “ Biz 16 Nisan’da OHAL’e karşı herkes el kaldırsın diyeceğiz. Çünkü OHAL’in dokunmadığı hiç kimse kalmadı” dedi.


İstanbul’da Taksim’de, Ankara’da Güvenpark’ta

Bazı illerde eylemin gerçekleşeceği meydanlar şöyle:
“Adana Atatürk Parkı, Ankara Güvenpark, İstanbul Taksim Meydanı, Çanakkale Cumhuriyet Meydanı, Diyarbakır Dağkapı Meydanı, Erzurum Yakutiye Kent Meydanı, Gaziantep Yeşilsu Meydanı, Hakkari Cumhuriyet Meydanı, İzmir Konak Meydanı, Malatya Soykan Parkı, Samsun Cumhuriyet Meydanı, Trabzon Atatürk Meydanı ve Zonguldak Madenci Anıtı”

İŞTE CHP’NİN İL İL OTURMA EYLEMİ MEYDANLARI

İstanbul

OHAL’in 7’nci kez uzatılması kararı üzerine CHP İstanbul İl Başkanlığı, tarafından bugün milletvekilleri, il örgütü yöneticileri ve partililerin katılımıyla saat 12.00’da Taksim Meydanı’ında oturma eylemi yapacağını açıklamıştı. Polis, Taksim Meydanı’nın bir bölümünü, Cumhuriyet Anıtı ve çevresini bariyerlerle kapattı.

Binlerce CHP’li, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sonrası ilan edilen ve yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden olağanüstü hâl (OHAL) uygulamasının bir kez daha uzatılmasına karşı İstanbul Taksim’de bir araya geldi.

Meydana alınmayan ​​CHP’liler Fransız Konsolosluğu önünde “Susma haykır, OHAL’e hayır”, “Hak, hukuk, adalet”, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam, “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla oturma eylemine geçti.

Kitle sık sık “Susma haykır, OHAL’e hayır”, “AKP halka hesap verecek”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıyor. Anonslarda “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”nin yüzde 51.4 “evet” oyuyla kabul edildiği halk oylamasının yıl dönümü olduğu da hatırlatıldı.

“OHAL adaletsizlik getiriyor”

CHP İstanbul Mahmut Tanal da oturma eylemine katıldı. OHAL döneminde bağımsız yargı ve medyanın yok edildiğini belirten Tanal, bu süreçte yaşananlarla ilgili olarak şu görüşü dile getirdi:

“Almanya’da Nazi döneminde basın, iktidarın söylediklerinin dışındakileri yazamıyordu. Şu anda suçsuz olup suça bulaşmayan öğrenciler var. İşinden atılan öğretmenler var. OHAL demokrasinin düşmanıdır. OHAL adaletsizlik getriyor.”

İzmir Marşı söylendi

İstiklal Caddesi boyunca uzanan kortej, daha sonra İzmir Marşı söylemeye başladı. Yoldan geçen vatandaşlar, CHP’lilere alkışlarla destek verdi.

Adana

Adana’da CHP üyeleri, Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının sona erdirilmesi için oturma eylemi yaptı.

Türkiye genelinde olduğu gibi eş zamanlı olarak saat 12.00’de merkez Seyhan ilçesindeki Atatürk Parkı’nda bulunan Atatürk Anıtı önünde toplanan yaklaşık 500 CHP üyesine, çeşitli sendika, siyasi parti ve meslek odası ile sivil toplum kuruluşu temsilcisi destek verdi.

OHAL’e karşı dövizler taşıyıp slogan atan partililere seslenen CHP Adana İl Başkanı Ayhan Barut, “Biz OHAL değil demokrasi istiyoruz” dedi. Konuşmaların ardından kalabalık, bir saat süreyle oturma eylemi yaptı.

ORTAK BİLDİRİ: OHAL NEDİR?

81 ilde ortak okunan bildiride şu ifadeler yer aldı:

Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.

Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetilmektedir. İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir.

AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı-solcu, muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.

OHAL nedir?

OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır.

OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur.

OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır.

OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir.

OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm tehlikesini görmeyen hükümet inadıdır.

OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarını FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır.

OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır.

OHAL, muhaliflerini “terörist” olarak tanımlayabilme cüretidir.

OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır.

OHAL, madende oğlu dört yıldır yatan anaya; artık yürüyemezsin, yasak artık demektir.

OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız bir şekilde kadro dışı bırakmaktır.

OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin “okuma hakkı”nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri tutuklatmaktır.

OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır.

OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda “hayır” propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır.

OHAL, seçilmiş milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılatmaktır.

OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir.

OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir.

OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir.

OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur.

OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır.

OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır.

İlan ederken bir buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır.

Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye’yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL’i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.

Bizim talebimiz kesindir;

Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine DERHAL son verilmelidir.

Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır.

Sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ile sivil toplum örgütlerine yönelik iktidar gücü ile uygulanan sindirme politikaları son bulmalıdır.

Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir.

Sadece bu meydandan değil, Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz.

Bizler OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ!

Kaynak: DHA, Sputnik, Cumhuriyet