Eğitimin süper anneanneleri: Çocuklar İçin Atkı Bere Örüyorlar, Okul Yaptırıyorlar

İstanbul’da kendilerine ‘Anneanneler Grubu’ adını veren kadınlar, 200’ü aşkın okulda yaklaşık 10 bin öğrenciye yardım ulaştırıyor. Oyuncak, atkı, bere örüp çocuklara yollayarak başladıkları yardım kampanyalarına 7 bin 500 kişiden destek alarak devam eden ‘Anneanneler Grubu’, Bitlis ve Mardin’de iki okul yaptırdı. Hedefleri ise eğitim köyü kurmak.

––––––––––––––––––––––––––– 08. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

stanbul’da kendilerine ‘Anneanneler Grubu’ adını veren kadınlar, 200’ü aşkın okulda yaklaşık 10 bin öğrenciye yardım ulaştırıyor. Oyuncak, atkı, bere örüp çocuklara yollayarak başladıkları yardım kampanyalarına 7 bin 500 kişiden destek geldi. İlmikleri eğitim için atan ‘Anneanneler Grubu’ bununla da yetinmeyip üç yıl içinde Bitlis ve Mardin’de iki okul yaptırdı. Şimdi hedefleri bir eğitim köyü oluşturmak.

Billur Güven – Önder Öndeş

Hürriyet gazetesinden Önder Öndeş’in haberine göre, üç yıl önce ‘Güneş Umuttur’ adıyla kurulan ve sonra kendilerine ‘Anneanneler Grubu’ adını veren grubun, bugün sosyal medyada 10 bin üyesi var.

Gurubun kurucusu olan emekli reklamcı olan Billur Güven, bir gün sokakta üşüyen bir çiçekçi kadına ördüğü atkıyı veriyor. Kadının minnetle teşekkür etmesinden etkilenen Güven, kış mevsiminin çok soğuk geçtiği köylerde eğitim alan öğrencilere ördüğü atkı, bere, yelekleri göndermeye karar veriyor.

Komşu kapısından tüm ülkeye

Türkiye’ye ilham verecek çapta güçlü bir girişimler aslında. Üç yıl önce ‘Güneş Umuttur’ adıyla kurulan ve sonra kendilerine ‘Anneanneler Grubu’ adını veren grubun, bugün sosyal medyada 10 bin üyesi var. Her şey grubun kurucusu, emekli bir reklamcı olan Billur Güven’in bir gün sokakta üşüyen bir çiçekçi kadına ördüğü atkıyı vermesiyle başlıyor. Kadının minnetle teşekkür etmesinden etkilenerek kış mevsiminin çok soğuk geçtiği köylerde eğitim alan öğrencilere ördüğü atkı, bere, yelekleri göndermeye karar veriyor. Güven o anı, “Atkıyı verdiğimde, kadının minnetle teşekkür etmesi, bir anda çizgi filmlerde olduğu gibi başımın üstünde bir ampulun yanmasını sağladı” diyerek anlatıyor.

‘Kendime sordum, örgü işlerini seviyorum. Neden çocuklara yardım etmeyeyim’

Güven o anı, ”Atkıyı verdiğimde, kadının minnetle teşekkür etmesi, bir anda çizgi filmlerde olduğu gibi başımın üstünde bir ampulun yanmasını sağladı” diyerek anlatıyor: ”Kendime sordum, örgü işlerini seviyorum. Neden çocuklara yardım etmeyeyim. Bu fikirle eve geldim ve komşum Sedef Turan’ın kapısını çaldım. Ardından yakın arkadaşlarımın da bu fikre sıcak bakmasıyla saatlerce örme günleri de başlamış oldu. Birkaç istekli arkadaş atkı, bere, yelek ve oyuncakları çocuklar için özel olarak hazırlanan paketlere yerleştirip gönderdik. Kargo için gereken parayı da aramızda topladık. Bu yaptığımızı sosyal medyada paylaşınca, destekler çığ gibi büyüdü. Bugün sosyal medyada binlerce üyemiz var.”

‘Bizim grupta para geçmiyor. Bunun yerine, ihtiyaçları duyuruyoruz’

Grubun atkı ve bere yardımlarından sonra köy okullarındaki öğretmenlerinin ihtiyaçları için kendilerine mesaj yolladıklarını söyleyen Güven, istekleri sosyal medyada paylaşarak öğrencilerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor: ”Bir zaman sonra özellikle Doğu’da görev yapan köy öğretmenlerinden mesajlar gelmeye başladı. Kimi öğrencileri için ayakkabı, kimi kırtasiye ve kitap istedi. Bizim grupta para geçmiyor. Bunun yerine, ihtiyaçları duyuruyoruz. Örneğin sosyal medya grubunda ‘Mardin’de şu köy için 10 çocuk ayakkabısı gerekiyor’ gibi bir paylaşım yapıyoruz. Destekler gelmeye başlıyor ve bunlar bir arkadaşımızın ofisinde birikiyor. Sadece kargo için para kullanıyoruz.”

“Her şeyi yapabiliriz”

Grubun çekirdek ekibinin hepsi emekli değil. Ayakkabı dükkanı olan Meral Betin ise “Her şeyi yapabiliriz” diyerek büyük bir umutla adım attığını söylüyor ve ekliyor: “Bu grubun üyeleri emekli olduktan sonra kenara çekilip bekleyen kadınlar değil. Büyük bir şevkle ihtiyacı olan öğrenci, öğretmen ve veliye destek oluyoruz. Çalışma hayatının içinde olmama rağmen elimden gelini yapıyorum. Daha da ilerlemek istiyoruz.”

‘Günde 6 saatin üzerinde çalıştığımız zamanlar oldu’

Grubun çekirdek kadrosu yaklaşık 10 kişiden oluşuyor. Yaş ortalaması ise 50 ve üstü. Aralarında henüz anneanne olmayanlar da var. Bazıları ise babaanne olduğunu söyleyerek gülüyor. Emekli beden eğitimi öğretmeni ve grubun ilk üyelerinden Bahar İnan, gruptaki herkesin çocuklara bir ‘anneanne şefkati’yle yaklaştığını söylüyor. ”Bu projede ilk günden beri varım” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: ”Şu ana kadar sayısız atkı ve bere ördüm. Günde 6 saatin üzerinde çalıştığımız zamanlar oldu. Ancak tüm bu yorgunluk köy okullarındaki çocukların gözlerindeki ışıltıyı görünce kayboluyor. Destek olduğumuz köy okullarını ziyaret ediyoruz. Öğrencilerle ilgileniyoruz, onların sorunlarını ve dileklerini dinliyoruz. Bir anneanne şefkatiyle eksikliklerini gidermeye çalışıyoruz.”

Bitlis ve Mardin’de iki okul

‘Anneanneler Grubu’, Billur Güven’in öncülüğünde Bitlis Adilcevaz ve Mardin Midyat’ın Beyazsu köyünde anaokulu ve ilkokul düzeyinde yaklaşık 100 öğrencinin eğitim aldığı iki prefabrik okul projesini de hayata geçirdi. Mardin’deki okul bir ay önce açıldı. Güven, bu okulların hikâyesini şöyle anlatıyor: “Bitlis’ten Sildan öğretmenimiz Eylül 2017’de aradı. Caminin altında yer alan bir odayı kendilerine anaokulu olarak verdiklerini ancak buranın da geri alındığını söyledi. 20 öğrencisiyle sınıfsız kalan bu öğretmenimize, ABD’de yaşayan ilkokul arkadaşım destek olabileceğini söyledi. Çimentodan sıraya kadar her şeyi ayarladık. Mardin’de de yine bir arkadaşım yardım etti. Bu okul daha kolay oldu. Çünkü artık ne yapmam gerektiğini biliyordum. Şu anda Beyazsu’daki okulda anaokulu ve ilkokul birinci sınıfta 25 öğrenci eğitim alıyor.”