Kadınlardan Zelal Topçu’nun kaçırılmasına tepki: Bir Özgecan olayı daha mı bekliyoruz?

Mersin’de kadın kuruluşlarının temsilcileri, üniversiteli Zelal Topçul’un (20), evlilik talebine ret yanıtı verdiği akrabasının da bulunduğu kişiler tarafından, bindiği minibüsten indirilerek kaçırılmasına tepki gösterdi.

––––––––––––––––––––––––––– 05. 12 . 2017 –––––––––––––––––––––––––––––

ersin Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (MERKAM) Müdür Yardımcısı Asiye Üzel, 2 yıl önce bindiği minibüsün sürücüsü tarafından öldürülen Özgecan Aslan’ın ardından yine bindiği minibüsten kaçırılan Zelal Topçul olayıyla toplu taşıma araçlarının güvenliğinin sorgulanır hale geldiğini söyledi. Üzel, “Özgecan olayından sonra pazar günkü Zelal olayı artık bu konuya yetkililerin daha da duyarlı olması gerektiğini gösteriyor. Biz MERKAM olarak hazırız. Toplu taşımaların insanların güvenliğini riske atan birçok yönü ortaya çıktı. Zelal olayında gördüğümüz gibi sürücü ne kımıldıyor ne dolmuştaki diğer insanlar. Duyarsız bir şekilde kızın minibüsten indirilmesini seyrediyorlar” dedi. Üzel, toplumun her geçen gün duyarsızlaştığını belirterek, şunları kaydetti:

“Toplum olarak nereye geldiğimize bir bakmak lazım. Niye bu kadar duyarsızlaştık? Zorla indirilen bir kız çocuğu var. ‘Niye, bu kız hak etmiş mi?’ bahanelerini uyduruyoruz. ‘Bu kız mini etek mi giymiştir, uygun olmayan saatlerde mi dışarıya çıkmıştır?’ Toplum nereye gidiyor? Bunu gerçekten sormamız lazım. Kadınlar için sokaklar güvenli değil mi? Her gün güvenlik konusunda gelişeceğimize, daha güvensiz ortamlar mı oluşturuluyor? Ne yapılabilir; niye bir şey yapılmıyor? Bir Özgecan olayı daha mı bekliyoruz?”

‘BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE İZLEDİK’

Kadın hakları aktivisti ve gazeteci Zeliha Akkuş da Özgecan Aslan olayının kamuoyunu uzun süre meşgul etmesine rağmen Zelal Topçu olayının yaşanmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Biz bu filmi daha önce de izledik. Bir erkek, hayırın ‘hayır’ demek olduğunu anlamıyor. Üstüne bir yakını, zaten başımıza ne geliyorsa yakınlarımızdan geliyor, bu yakını yanına erkek arkadaşlarını alarak bir minibüsten genç bir kadını indirebiliyor. O minibüste şoför acaba kendi kız kardeşi olsaydı, o şekilde indirilmesini ister miydi ya da ne yapardı? Bana dokunmayan yılan bin yaşasın; kimin kadınına kızına ne olursa olsun, zihniyetine mi geldik? Bu şoförlerin Özgecan olayından sonra denetimleri, eğitim çalışmaları yapılmadı mı? Bunu hayretle karşılıyorum.”

Akkuş, Zelal’in ailesine teslim edilmesinin ardından yaptığı açıklamanın da çok düşündürücü olduğuna dikkat çekerek, şöyle dedi:

“Demek ki halk şöyle bir şey bekliyor; bir şeyler olursa bu kızın başına bir şeyler gelmeli. Zelal bir şey yapılmadığını açıkladığına göre halk buna bile bile göz yumuyor. Buna rağmen halktan tık yok. Nasıl bir şey, bu nasıl dönüştürülebilir? Medya bu dili değiştirecek. Medyanın dilini değiştirmesi demek, yöneticilerin de dilini değiştirmesi olacak. Kadın kısmı, kız kısmı sokakta olacak, olmaya da devam edecek. Bugün 5 Aralık Kadın Seçme ve Seçilme Günü’nde, kadın seçen olacak. Hayır dediği zaman da hayırına da kimse karşı çıkmayacak, böyle bir davranış da gösteremeyecek.”

‘HEPİMİZİN PAYI VAR’

Mersin Bağımsız Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Oran Aykın da Zelal Topçul’a yapılan saldırıyı kınadığı ifade ederek, “Mersin’de cereyan eden, Özgecan ile de perçinlenen Zelal’e yapılan bu saldırının temelinde çok ciddi sorunlar yatıyor. Zelal olayında akrabalık bağı dolayısıyla o feodal yapının yaptırımı sonucunda, tercihi yok sayıldı. Bu yok sayılmalık kadının insan haklarına aykırı bir durumdur. Bunu kınıyoruz. Kamuya açık bir alanda dolmuştan indirilerek, organize çetevari bir şekilde bunlara nasıl izin veriliyor? İnsanların gözü önündeki bu duvarsızlığı da kınıyorum. Bu durumda hepimizin payı olduğunu düşünüyorum. Bir duyarsızlaşma, yabancılaşma var.”