Türkiye’nin Kuruyan Gölleri

Türkiye’nin Kuruyan Gölleri

Şubat 27, 2020 Kapalı Yazar: Yeryüzü Tanığı

Türkiye’nin Kuruyan Gölleri

Aşırı su kullanımı ve beslendikleri derelere yapılan barajlar, atık suların yol açtığı ötrofikasyon ve son yıllarda bunlara eklenen iklim değişikliği Anadolu’nun göllerini tehdit ediyor.

Küresel ısınma, çevre kirliliği ve bunun dışındaki insan kaynaklı pek çok etken nedeniyle su kaynakları her geçen gün azalıyor. Özellikle Türkiye’nin güneyinde ve orta kesimlerinde yer alan çok Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya’nın güneyindeki Göller Bölgesi kuruma riskiyle karşı karşıya.

Uzmanlar artan su tüketiminin de su kaynaklarını azalttığını belirtiyor. Dünyada kullanılan su miktarı 1900’lü yıllarda 500 milyar metreküp seviyesindeyken, 2025’te bu oranın 10 katı artacağı tahmin ediliyor.

Burdur’da 1960’lı yıllarda 14 olan doğal göl sayısı bugün 5’e indi.

Yarım asır içinde 36 göl kurudu. Geri kalan az sayıda göl ise kuruma riski altında.

Son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin gözdelerinden olan ve Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen Salda Gölü, geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) ilan edildi. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ÖÇK ilan edilen Salda Gölü kıyısında 300 bin metrekarelik bir alanda Millet Bahçesi yapılacağı da açıklandı. Doğal Sit alanı olan Salda Gölü’ndeki bu değişiklik tartışmalara neden oldu. Uzmanlar bu değişikliklerle gölün ekolojik yapısının bozulacağını belirtiyor. Göl aynı zamanda kirlilikle de mücadele ediyor.

Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü’ndeki su seviyesindeki azalma da tedirgin edici boyutta. Bunun dışında çok sayıda kuruma riski altındaki göl için uzmanlar acil eylem planına geçilmesi konusunda uyarıyor.

Gümüşhane’de Taşköprü Yaylası’nda yasal izinle yapılan define kazısı sonucu yok olan Dipsiz Göl’de, Jeomorfoloji Derneği tarafından oluşturulan heyetçe teknik inceleme yapıldı, rapor hazırlandı. Dipsiz Göl’ün su birikintisi olduğu yönündeki iddiaların gerçekçi olmadığına yer verilen ön raporda gölün, uzun yıllarda oluşan doğal bir göl ve paha biçilemez değerlerden olduğu belirtildi.

İşte o göllerden bazıları:

Dipsiz Göl
Gümüşhane merkeze 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası’ndaki kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl’de ‘define’ söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü’nce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün onayı ile 6 Kasım’da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda, suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarmalar, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi. Kaynağı ve akarı olmayan, Buzul Çağı’ndan kalma, 12 bin yıllık krater Dipsiz Göl’de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Gümüşhane Valiliği, göl alanının eski haline getirildiğini açıkladı ancak Dipsiz Göl alanının toprakla doldurularak, kapatıldığı görüldü. Su kalmayan göl, taş ve toprak yığını haline döndü.

Burdur Gölü, Burdur

Son 35 yılda Burdur Gölü’nün su seviyesinde yaklaşık 13 metrelik bir alçalma oldu ve gölün alanı 226 kilometrekareden 150 kilometrekareye geriledi.Çekilen suların yerinde artık çatlamış bir çamur tabakası var. Geçmişte sahip olduğu suyun üçte birini kaybeden göl bugün geriye kalan alanında nefes almaya çalışıyor

Salda Gölü

Burdur / “Türkiye’nin Maldivleri” olarak bilinen Salda Gölü’nde su kaynağına yapılan sulama amaçlı göletler ve çevresel etkiler nedeniyle kuraklık başladı. Aynı zamanda yeni alınan kararlarla da gölün ekolojik yapısının bozulacağı konusunda uyarılar yapılıyor.

Seyfe Gölü, Kırşehir

Kuruma tehdidi var. Seyfe Gölü’nün 2008’de çekilmiş hava fotoğrafı, gölün suyunun ne denli azaldığını gösteriyor. Eskiden ada olan alanlar yer yer tarla parsellerine dönüşmeye başlamış. Kışın yağışlarla suyu biraz artıyor. Küçük bir delta oluşturarak (solda) gölü besleyen pınarlardaki sular rezervuarda toplanıp, yaz aylarında sulamada kullanılıyor.

Eğirdir Gölü, Isparta

Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü Eğirdir, kuruma tehdidi ile karşı karşıya olan göllerle karşılaştırıldığında, şanslı göller arasında. Gölün suları, beslendiği dereler ve yeraltı suları, tarımsal ve evsel atık kaynaklı kirliliğe ve ötrofikasyona maruz kalıyor. Ancak şimdilik hidrolojisinde çok büyük sorunlar yaşanmıyor.

Kuyular, yeraltı sularını tehdit ediyor. İç Anadolu’da tarımsal sulama amacıyla açılan binlerce kuyu yeraltı suyunun seviyesinin düşmesine neden oluyor. Özellikle “bir zamanlar altı denizdi” denilen Konya Havzası’nda, bazıları kaçak açılan kuyulardan çekilen su, yeraltı su seviyesinin her yıl 1,5 metre düşmesine yol açıyor.

Meke Gölü, Karaman

Kuruma tehdidi var. Sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolmasıyla oluşmuş Meke Maarı’nın 2007 yılında yaşadığı kuraklığa rağmen su seviyesi bugünkü kadar düşmemişti. Göl suyu tarımsal amaçla kullanılamıyor ama çevresindeki kuyulardan tarımsal amaçlı su çekimi yapılıyor.

Acıgöl, Afyonkarahisar-Denizli

Acıgöl – Afyonkarahisar / Acıgöl, 41,34 km² – 41,5 km² arasındaki yüz ölçümü ile Denizli’nin en büyük gölüyken, şu sıralar kuruma riski altında. Geçmişte yapılan barajlar ve tahliye kararları gölün su seviyesinde ciddi düşüşe neden oldu. Bu durum gölden beslenen çevre alanları da tehlikeye soktu.

Terkos Gölü, İstanbul

Özelliğini yitirebilir. İstanbul’un en önemli içme suyu kaynaklarından biri Terkos Gölü. Göl üzerindeki olası en büyük tehdit, çok yakınına yapılması planlanan 3. İstanbul Havalimanı ve batısından geçmesi beklenen Kanal İstanbul projelerinin ardından oluşacak şehirleşme baskısı.

Akşehir Gölü, Konya

Kurudu. Akşehir Gölü, 1969’da yaklaşık 350 kilometrekare büyüklüğündeydi. 1993’de yaklaşık 177 kilometrekareye düştü. 2009 yılında artan yağışlar sonucu, gölün açık su alanında flamingolar yeniden sürüler oluşturmaya başlamıştı. Ancak kurak geçen mevsimlerde sazlık alan tamamen kuruyor. İyice küçülen açık su alanında üreyemeyen flamingolar ise başka alanlara göç ediyor.

Avlan Gölü, Antalya

Özelliğini yitiriyor. Elmalı’daki Avlan Gölü her ne kadar 1970’li yıllarda tarım arazisi elde etmek için kurutulduysa da, 2001’de alana yeniden su verilmeye başlandı ve ilçe halkının isteği sonucunda geçtiğimiz yıllarda restore edildi.

Yarışlı Gölü, Burdur

Özelliğini yitiriyor. Yarışlı, 14 kilometrekarelik bir alana yayılmış, küçük kaynaklarla beslenen sığ bir göl. Alanın çevresinde her geçen yıl daha fazla mermer ocağı açılıyor. Göldeki tuzluluğun mevsimsel olarak çok değişken olması ve zaman zaman gölün kuruması, göl ve çevresindeki ekosistemleri etkiliyor.

Ereğli Sazlıkları, Konya

Kurudu. Ereğli Akgöl, 1960’lı yıllara kadar 215 kilometrekarelik geniş bir alana yayılmışken 162 kilometrekarelik bölümü sıtma ile mücadele ve tarım toprağı elde etmek için kurutuldu. Kurumadan önce 250 çeşit kuşa barınma ve üreme olanağı sağlıyordu. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından alanın yeniden su tutması ve restorasyonu için çalışmalar yapılıyor.

Hotamış Sazlığı, Konya

Hotamış Sazlığı, Konya ve Karaman il sınırlarında. Hotamış beldesi ve Çumra ilçesi arasında, Konya Kapalı Havzası’nın güneyinde bulunuyor. Güneyinde volkanik Karadağ yer alıyor. Alan geçmişte bölgedeki en büyük sazlık alanlardan biriydi, güneyinde Süleymanhacı adlı küçük tuzlu su gölüne ve Hotamış Gölü’ne sahipti. Hotamış Sazlığı doğal sit alanı, önemli kuş alanı ve önemli doğa alanı. Ama tüm bu özelliklerine rağmen günümüzde tamamıyla kurutulmuş ve restorasyon aşamasına gelmiş durumda.

Eşmekaya Sazlıkları, Aksaray

Kurudu. Özellikle yeraltı suyunun yanlış kullanımına ülkemizdeki en ilginç örneklerden biridir. Diğer alanların aksine Eşmekaya Gölü’nün kurutulması gibi bir niyet yoktur. Aksine gölün önüne bir bent yapılarak su seviyesinin yükseltilmesi ve civardaki tarım alanlarının sulanması için rezervuar olarak kullanılması amaçlanmıştır. 1995 yılında bentin yapımına başlanmış ama 2000 yılına gelindiğinde bırakın sulama suyu için su toplamasını, gölün kendisi de kurumuştur.

Uyuz Gölü, Konya

Çöl Gölü’nün güneyinde, yeraltı suyu ile beslenen ve en derin yeri 1,5 m olan, kıyıları sazlıklarla (Phragmites) kaplı küçük bir tatlı su gölüdür. Çevresi, göl kıyısına kadar uzanan buğday tarlalarıyla kaplıdır. Çevre köylüleri tarafından saz kesimi yapılır. Göl çevresindeki sazlıklar 2005 yılında tamamen yanmıştır. Sulak alanda az miktarda saz kesimi, göl çevresindeki tarlalarda ise kuru tarım yapılmaktadır. Alandaki sazlıklarda sebebi tespit edilemeyen yangınlar, hem üreyen, hem konaklayan kuşları tehdit etmektedir.

Marmara Gölü, Manisa

Kuruma tehdidiyle karşı karşıya. Ege Bölgesi’nde, Manisa’nın Salihli ve Gölmarmara ilçeleri arasında yer alan bir set gölüdür. Kapalı bir havzada yer alan, küçük dereler ve yeraltı suları ile beslenen, hafif tuzlu, alüvyal bir tatlı su gölüdür. Çukur bir alanda yer alan Marmara Gölü’nün batı ve kuzeyi tepelerle çevrilidir. Gediz çöküntü havzası içinde bulunan gölün seviyesi, Gediz Ovası’nın seviyesinden daha aşağıdadır. Doğu kısmı Gediz Ovası’na, kuzeybatı kısmı Akhisar Ovası’na açılır; buralardan alüvyon setleriyle ayrılır. Su seviyesi Gediz Nehri’nden gelen sularla yüksek tutulmaktadır. Sulama döneminde ise su seviyesinde azalmalar meydana gelmektedir. Gölde, balıkçı teknelerinden ve Gölmarmara ilçesinin kanalizasyonundan kaynaklanan kirlilik mevcuttur. Göl çevresindeki tarım alanlarında kullanılan gübre ve pestisitler yüzeysel akışla ve drenaj suları ile alana taşınmaktadır. Gölde kaçak kara ve su avcılığı yapılmaktadır. Kanallarla göle gelen sedimentler göl tabanında birikmektedir. Su altı bitkilerinin yüksek oranda artış göstermesi olumsuz bir durumdur.

Eber Gölü

Afyonkarahisar / Göller Yöresi’nde olan ve göçmen kuşların göç yolu üzerinde olan Eber Gölü, kendisini besleyen su kaynaklarının kesilmesi nedeniyle tamamen kurudu.

Göller Bölgesi

Türkiye’de birçok gölün bir arada bulunması nedeniyle ‘Göller Bölgesi’ olarak bilinen bölgede bazı göller kurudu bazıları da kurumaya yakın durumda. Uzmanlar acil önlem alınmaması durumunda geri kalan göllerin de kuruyacağı konusunda uyarıyor.

Kuyucak Gölü

Kars / Kuş Cenneti olarak da bilinen Kars’ın Arpaçay ilçesindeki Kuyucuk Gölü tamamen kurudu. Zamanında 230’un üzerinde kuş türünün tespit edildiği göl, her yıl ekim ayının sonu kasım ayının ilk haftasında yaklaşık 40 bin göçmen kuşu ağırlıyordu.

Ladik Gölü

Samsun / Geçtiğimiz yıl su seviyesinin 4 buçuk metreden 80 santimetreye düştüğü Ladik Gölü’nün de önlem alınmadığı takdirde kuruyacağı belirtiliyor.