100 Kadın tiyatrocudan “100 kadın 100 replik” eylemi

İstanbul’da Oyuncular Sendikası’nın çağrısıyla Kenter Tiyatrosu’nda bir araya gelen kadınlar yüzlerce yazardan 100 replik okuyarak her zaman sahnede olacaklarını vurguladı.

––––––––––––––––––––––––––– 02. 04 . 2018 –––––––––––––––––––––––––––––

enter Tiyatrosu’nda bir araya gelen çoğunluğunu oyuncuların oluşturduğu farklı meslek gruplarından kadınlar yaşananları tiyatro oyunlarının replikleriyle protesto etti. 8 Mart Çanakkale anması kapsamında TBMM’deki Çanakkale Savaşı’nın anlatıldığı tiyatro oyununda kadın oyuncuların sahneye çıkarılmadığı iddiaları sürerken, 100 kadın tiyatrocu “100 kadın 100 replik” etkinliğinde bir araya geldi. Kadın tiyatro sanatçıları çeşitli eserlerden seçilmiş 100 repliği okudu.

Yüz kadın, William Shakespeare, Albert Camus, Samuel Beckett ve Haldun Taner gibi yazarların tiyatro oyunlarından yüz replikle Meclis’te kadınların sahneye çıkarılmamasına karşı Kenter Tiyatrosu sahnesindeydi. Oyuncular Sendikası bu uygulamayı protesto etmek için kadın oyunculara çağrıda bulundu. Kenter Tiyatrosu’nda “Kadınlar Sahneye” çağrısıyla bir araya gelen kadınlara erkek oyuncular da destek verdi.

TİLBE SARAN: MECLİS’E YAŞANAN KADIN OYUNCU YASAĞINI KABUL ETMİYORUZ

Kenter Tiyatrosu’ndaki protestoda konuşan Tilbe Saran, ” Bugün bir arada olmamız hepimiz için çok kıymetli, geçtiğimiz hafta mecliste yaşanan kadın oyuncu yasağını hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Türkiye halkının iradesini temsil etmesi gereken meclisimizde bu uygulanan kadına sahne yasağını cinsiyet ayrımının en cüretkar örneği olarak görüyoruz” dedi.

Tilbe Saran, “Kadınlar olarak hayatın her alanında varız, var olacağız. Hiçbir erkek aklı siyasi görüşü ne olursa olsun bu varlığı yok edemeyecek. Sahnelerdeki cesaretimizi Afife Jale’den, meclisteki varlığımız yüz yıllık kadın mücadelesinden geliyor. Ve bunu tekrar hatırlatmak için şu an sahnedeyiz. Tüm hafızalara kazınıncaya dek mücadelemize devam edeceğiz, her zaman sözümüzü söyleyeceğiz, her zaman sahnede olacağız. Bugün yüzlerce yazarın dilinden yüz replik okuyacağız” şeklinde konuştu.

Daha sonra söz alan Gülriz Sururi ise “Benim işim başkalarına hikayeler anlatmak, bu hikayeleri ille de anlatmalıyım, anlatmadan yapamam. Ama artık benim için önemli olan anlaşılmak değil, beni dinleyin yeter” dedi.

Sururi;

“Benim mesleğim başkalarına hikayeler anlatmak. Bu hikayeleri ille de anlatmalıyım. Anlatmadan yapamam. Birilerinin hikayelerini diğerlerine anlatırım. Bazen de kendi hikayelerimi, kendi kendime ya da başkalarına anlatırım. Bu hikayeleri insanların da bulunduğu ahşap bir sahne üzerinde bir takım eşyaların ve ışıkların onasında anlatırım. Ahşap bir sahne olmasaydı, yerde, herhangi bir meydanda, bir sokak köşesinde, ya da bir balkondan, bir pencerenin arkasından anlatırdım. Yanımda insanlar olmasaydı, tahta parçalarıyla, kumaş parçalarıyla, kesilmiş kağıtla, tenekeyle, ya da dünyanın bana sunduğu herhangi bir şeyle anlatırdım. Şayet hiçbir şey olmasaydı, yüksek sesle konuşarak anlatırdım. Sesim olmasaydı, ellerimle, parmaklarımla konuşurdum. Ellerim, parmaklarım olmasaydı, vücudumun geri kalan bölümleriyle anlatırdım. Sessiz anlatırdım, kıpırdamadan anlatırdım, bir ramp ışığının önündeki ekrana bağlı ipleri çekerek anlatırdım. Ne yapar ne eder anlatırdım, çünkü benim için önemli olan bir şeyleri birilerine anlatmak, beni dinleyenlere. Bundan ötesinin hiçbir anlam ifade etmediğini anlamıyor musunuz? Anlamıyor musunuz ki içinizdeki şeyleri başkalarına anlatmak için seçilen yol sadece bir araç, sadece bir nesne, bir bahane. Bir de gelip bana tiyatrodan, sinemadan, daha birçok şeyden söz ediyorsunuz! Bir meydanın ortasında yerden yirmi metre yüksekte bir ipin üzerinde sandalyeye oturmuş bir adam bile orada, yukarıda, iskemlesiyle tek başına neler yapabileceğini anlatabilir. Var olduğunu, dengesini koruduğunu, düşebileceğini ama düşmediğini, korktuğunu ama korkusunu göstermediğini ve daha neler, neler anlatabilir. Bütün bunları anlamıyor musunuz? O zaman siz zaten hiçbir zaman, hiçbir şey anlamadınız. Ama, artık benim için önemli olan anlaşılmak değil. Beni dinleyin yeter.”

RUTKAY AZİZ: ÇOK ANLAMLI BULUŞMA

Başta Rutkay Aziz olmak üzere çok sayıda erkek tiyatro sanatçısının da destek için salona geldiği görüldü. Rutkay Aziz yaptığı açıklamada, “Çok anlamlı buluşma bence, çok etkilendim, kadınlarımıza karşı yaşanan her alandaki ayrımcılık şiddet, baskı en sonunda bunun mecliste yaşanılanına tanık olduk ama kadınlarımız cumhuriyetle birlikte sahnede olma hakkını kazanmışlardır. Bu hakkı da kolay kolay bırakmayacaklar. Biz de mücadelelerinin yanında olacağız” diye konuştu.