Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı’ndan uyarı: Sakın hazır kıyma almayın!

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, hazır kıymalardan alınan numunelerin neredeyse tamamının yabancı maddelerle dolu olduğunu savunarak, “Hazır kıyma almayın” uyarısında bulundu. Yalçındağ, “Kıymayı kasaptan çektirerek alın, içinde ne olduğunu görün” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––– 02. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

ürkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, hazır kıymalardan alınan numunelerin neredeyse tamamının yabancı maddelerle dolu olduğunu savunarak, “Hazır kıyma almayın” uyarısında bulundu. Yalçındağ, “Kıymayı kasaptan çektirerek alın, içinde ne olduğunu görün” dedi.

Sözcü’den İsmail Akın’ın haberine göre, kasap, market gibi perakende işletmelerde önceden çekilerek paketlenmiş kıyma satışının sürdürüldüğüne dikkat çeken Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, “Vatandaş kıymasını gözünün önünde çektirip alsın. Bunun doğrusu budur. Paketlenmiş ürünün karşısındayız” diye konuştu.

Türkiye Kasaplar Federasyonu’nun kurulduğu gün, yaptıkları ilk çalışmanın ‘dökme kıyma satışının durdurulmasına yönelik olduğunu’ hatırlatan Yalçındağ, hazır kıymanın, hem halkın hem de esnafın başının belası olduğunu söyledi.

“ALO 174’E İHBAR EDİN”

Gıda Hijyenistleri Derneği ile çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aldıkları numunelerin neredeyse tamamı yabancı maddeyle dolu çıktı. Ondan sonrada bakanlık bunu yasakladı. Vatandaşı bir beladan kurtarmış olduk. Şimdi de aynı görüşteyiz. Vatandaşa asla tavsiye etmiyoruz. İçerik olarak bakıyoruz, yüzde 20 yağlı diyor. Yani 750 gram etin, 250 gramını yağ alıyorsunuz. Aslında ucuz gibi görünse de pahalıya almış oluyorsunuz. Yani istediğiniz değil, yapanların istediğini alıyorsunuz. Onun içinde et almanın yeri kasaptır diyoruz. Şu anda hazır kıyma kesinlikle yasaktır. Gördüğünüz yerde Alo 174’e ihbarda bulunun. Bu yasaktır ve cezayı gerektirir.”

Kılıçdaroğlu: Üniversitede tanzim satış noktası açılmış, Allah aşkına böyle bir şey olabilir mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde tanzim satış noktası açılmasına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Allah aşkına böyle bir şey olabilir mi? O üniversitenin tarımın bu hale nasıl geldiğini araştırması gerekiyor” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––– 02. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay’da düzenlenen Meslek Odaları Kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, ülke yönetiminde akademisyenlerin büyük bir sorumluluğu olduğunu belirterek “Ben sorunu çözmek için sizlerin bilginize başvururum. Ben ekonomiyi, maliyeyi çok iyi bilirim ama tıbbı bilmem, size sorarım. Siyaset kurumu sizin ürettiğiniz çözümlerden yararlanır. Şimdi bunlar kalmadı. Kamudan bağımsız çalışan sizlerin görevi çok daha fazla. Biz sizlere güvenmek zorundayız. Üreteceğiniz her bilgi bizler için önemlidir” dedi.

Kılıçdaroğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde tanzim satış noktasının açılmasına da tepki gösterdi. “Allah aşkına böyle bir şey olabilir mi?” diye soran Kılıçdaroğlu, “O üniversitenin tarım bu hale nasıl geldi onu araştırması gerekiyor. Çünkü onu araştıracak kişileri başa getirmiyor. Kendi kendine yeten bir ülke nasıl oldu da tarımda bu duruma düştü bunu araştırması lazım. Sırf saraya yaranmak için biz de tanzim satış açtık diyorlar. Bunlara akademisyen, bilim insanı denir mi?” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

‘MALUM ‘CHP ELEŞTİRİR AMA ÖNERİ GETİRMEZ’ DERLER, BİZ FARKLI BİR ÖNERİ GETİRDİK’

Hepinize selamlarımı saygılarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum. Sayın Başkan kısa ama içi dolu bir konuşma yaptı. Biraz eleştiri, biraz öneri şeklinde bir konuşmamız oldu. Kendilerinden beklediğimiz de bu. Altında bulunduğumuz çatı, entelektüel düzeyi yüksek çatı. Nitekim sayın başkan yerel seçimlerden sonra seçilecek başkana her türlü yardımları yapacaklarını da ifade ettiler. Sorunu çok, sorunu kadar da güzel olan bir kent olan Hatay’dayız. Hatay’ın olağanüstü bir güzelliği var, tarihi, dokusu, coğrafyasıyla, yemeğiyle… Size farklı bir pencereden farklı bir konuyu gündeminize getirmek isterim. Suriye’de bir iç savaş yaşanıyor.

Binlerce kadın ve çocuk hayatını kaybetti. Aslında orada hayatını kaybedenler bizim akrabalarımız. En büyük sınırımız orada. Biz hiçbir zaman savaş olsun istemedik, milyonlarca insanın kendi topraklarını terk edip kaçmasını istemedik. Bizim bu coğrafyayı değiştirme imkanımız yok, o yüzden barışı kılmalı, beraberce dostça yaşamalıyız. Hatay bunun örneği. Yıllardır beraber yaşıyor Hatay. Neden Ortadoğu böyle olmasın? Malum CHP hep eleştirir ama öneri getirmez derler ya biz farklı bir öneri getirdik. Ortadoğu’da bütün bu savaşların nedeni ne? Petrol onların başına bela olan bir unsur olarak bir anlamda karşımıza çıkıyor.

‘LİYAKAT DEĞİL SADAKAT ESAS ALINDI’

Bizlerin sorumluluğu aydın olarak çok daha fazla. Geniş kitlelere bilgi aktarmak açısından. Liyakatten söz ettik, devleti ayakta tutan adalet ve liyakat. İşin uzmanlarına sorunun teslim edilmesi. İşin uzmanı nedir, kenti planlayacaksanız şehir planlamaya, hayvancılıkla ilgili sorun varsa veteriner işlerine gideceksiniz. Bu kadroların devlette olması lazım. Bu kadrolar büyük ölçüde devletten dışlandı. Liyakat değil, sadakat esas alındı. Eğer TÜBİTAK’a o konuda hiçbir bilgisi olamayan birini getirirseniz, TÜBİTAK’ı öldürürsünüz. Bakıyorsunuz, bir üniversitede tanzim satış noktası açılmış.

Allah aşkına böyle bir şey olabilir mi? O üniversitenin tarım bu hale nasıl geldi onu araştırması gerekiyor. Çünkü onu araştıracak kişileri başa getirmiyor. Kendi kendine yeten bir ülke nasıl oldu da tarımda bu duruma düştü bunu araştırması lazım. Sırf saraya yaranmak için biz de tanzim satış açtık diyorlar. Bunlara akademisyen, bilim insanı denir mi? Liyakat sahibi insanın işi sorgulamaktır zaten. Bunların hiçbirisi yok. Bu nedenlerle sizlerin akademik dünyanın büyük sorumluluğu var. Ben sorunu çözmek için sizlerin bilginize başvururum. Ben ekonomiyi, maliyeyi çok iyi bilirim ama tıbbı bilmem, size sorarım. Siyaset kurumu sizin ürettiğiniz çözümlerden yararlanır. Şimdi bunlar kalmadı. Kamudan bağımsız çalışan sizlerin görevi çok daha fazla. Biz sizlere güvenmek zorundayız. Üreteceğiniz her bilgi bizler için önemlidir.

Alper Taş: Beyoğlu Belediyesi’nde hiçbir işçinin işine son vermeyeceğiz

CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş’ın yerel seçim çalışması kapsamında dernek ziyaretleri sürüyor.

––––––––––––––––––––––––––––– 02. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

HP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş’ın yerel seçim çalışması kapsamında dernek ziyaretleri sürüyor. Giresun Alucra Doludere Köyü Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği’nin davetlisi olarak Alucralılarla bir araya gelen Alper Taş, seçilmeleri halinde Beyoğlu’nda hiçbir işçinin işine son verilmeyeceğini söyledi.

Alper Taş, “Biz işçilerin ekmeğiyle oynamayız. Emek bizim için kutsaldır. Bizden asla partizanlık beklemeyin. Biz iktidar olduğumuzda ilçe başkanlarımızdan vize almak zorunda kalmayacaksınız. Hiçbir işçiye, çalışana dokunmayacağız. Onlarla birlikte yürüyeceğiz” dedi.

 

HAK SAHİPLERİNE TAPULARI ŞARTSIZ VERİLECEK

Alucra Vakfı Başkanı Süleyman Baba, Alucra yöre dernekleri ve çeşitli siyasi parti yöneticilerinin de bulunduğu etkinlikte Alucralıların yoğun katılımı dikkat çekti.

Kentsel dönüşümde vatandaşların çıkarını koruyacaklarının ve hak sahiplerinin tapularını şartsız vereceklerinin altını çizen Alper Taş, mevcut belediye tarafından yapılan sosyal yardımların daha da artırılacağını da ifade etti.

Mansur Yavaş, mal varlığını açıkladı

CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Mansur Yavaş, kendisinin ve ailesinin mal varlığını açıkladı. Yavaş, 10 maddelik taahütname imzaladı.

––––––––––––––––––––––––––––– 02. 03. 2019 –––––––––––––––––––––––––––––

HP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, ‘Şeffaflık Taahhütnamesi’ imzaladı, kendisinin ve ailesinin mal varlığını açıkladı.Yavaş’ın imzaladığı 10 maddelik taahhütnamede, “Seçilmem durumunda; şeffaf, dürüst, hesap verebilir, katılımcı ve kapsayıcı bir yönetim anlayışı doğrultusunda faaliyet göstereceğimi taahhüt ederim” ifadeleri yer aldı.

Yavaş’ın imzaladığı taahhütnamenin ilk maddesinde ise “Belediye başkanı olarak birinci derece akrabalarımı da içeren mal varlığı bildirimlerimin yıllık olarak ilan edilmesini sağlayacağım” ifadesi bulundu.

Yavaş’ın kendisi ve ailesi için yaptığı mal beyanı şöyle:

Mansur Yavaş: Beypazarı ilçesi İnözü mevkiinde bağ evi (2171 m2), Beypazarı ilçesi Akyazı mevkiinde arsa (600 m2), Beypazarı ilçesi Başağaç mahallesinde hisseli arsa (3907/5007 m2)(Kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olup henüz inşaat başlamamıştır), Beypazarı ilçesi Başağaç mahallesinde hisseli arsa (2855/7305 m2), Nursen Yavaş ile müşterek Çankaya ilçesinde daire, 240 bin TL nakit.

Nursen Yavaş (Eş): Beypazarı ilçesi Başağaç mahallesinde mirastan intikal hisseli bahçe (204/544 m2), Beypazarı ilçesi Beytepe mahallesinde mirastan intikal dükkan (13.5/36 m2), Beypazarı ilçesi Başağaç mahallesinde hisseli arsa (494/4946m2), Beypazarı ilçesi Başağaç mahallesinde hisseli arsa (45/3522 m2), İzmir Bayraklı semtinde devam eden kooperatif hissesi, 400 bin TL değerinde ziynet eşyası. Çağlayan Yavaş Sezgin (kızı): 2015 model Audi A3 marka araç.

Armağan Yavaş (kızı): Çankaya ilçesi Mustafa Kemal mahallesinde 2+1 büro, 2014 C200 model Mercedes marka araç.