Mersin’de sel sonrası kayıkla hasat yapılıyor!

Mersin’de geçen hafta yaşanan sel felaketi sonrası seraları su altında kalan çiftçiler, tarla ve bahçelerine ancak sandalla girerek hasat yapıyor. Hasadın güçlükle ya da hiç yapılamaması nedeniyle sebze fiyatları da üçe katlandı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 05.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ersin’de geçtiğimiz hafta şiddetli yağmur nedeniyle yaşanan sel felaketi sonrası seraları su altında kalan çiftçiler ekin hasadını ancak sandallarla yapabiliyor. Hasadın güçlükle ya da hiç yapılamaması nedeniyle sebze fiyatları da üçe katlandı.

Tarsus İlçesi’ne bağlı 12 mahallede bulunan seraları yutan sel suları çiftçilere geçit vermedi. Hasat dönemi başlayan örtü altı patlıcan ve kabaklarını su dolu seralardan kurtarmak isteyen üreticiler, çareyi hasat ettikleri ürünleri sandallarla taşımakta buldu. Bel seviyesine gelen sulara giren üreticiler, zorlu koşullarda ürün topladı. Sera sahipleri, topladıkları ürünleri sandalla karaya taşıdı. Merkez Akdeniz ilçesi ile Tarsus’ta 60 bin dekarlık örtülü tarım arazisi sular altında kalırken, üreticiler yetkililerden gelecek yardımı bekliyor. Selden etkilenen 30 bin dekara yakın tarım arazisinin bulunduğu Tarsus’ta kurtarabildiği ürünü kar sayan üretici, tüm enerjisini ürünlerini hasat edebilmek için harcıyor. Daha önce traktör ve küfelerle taşınan ürünlerin bu sefer sandallarla taşınması, sel suları karşısındaki çaresizliğin fotoğrafı olarak göz önüne serildi.

KAYIKLA HASAT YAPTIK, TARİH BİZİ YAZSIN

106 dönümlük serasının tamamı sular altında kalan çiftçi Bilal Tekerlek, perişan olduklarını ifade ederek, “Kayıkla yetişmiş olan mahsulümüzü toplamaya çalışıyoruz. Çocuklarımıza okul harçlığı çıkarabilmek için topluyoruz. Kayıkla hasat yapmaya çalışıyorum. Tarih yazmış mı böyle bir şeyi? Ama biz yaptık, artık yok derlerse inanmayın. 106 dönüm yer işliyorum ve tamamı sular altında. Tohumlarımız çok pahalı, kabaklarımız sular altında. Patlıcan 1.50 TL idi, şimdi 7 TL’den bahsediliyor. Türkiye genelinde halk, bu bölgeyi sel aldığı için 1 liraya yiyeceği sebzeyi 3 liraya yiyecek. Selin etkisi vatandaşa da yansıyacak” dedi.

ÖLÜMÜ GÖZE ALIP KAYIKLA ÜRÜN TOPLUYORUZ

Ürünlerini toplamak için 1 metre suyun içine girip hayatlarını tehlikeye attıklarını söyleyen üretici Hüseyin Özer ise “Belimize kadar suda ürünlerimizi kayıkla çıkarmaya çalışıyoruz. Yer yer 4 metreyi bulan su kanalları var. Ölümle savaşıyoruz, suya girip hayatımızı tehlikeye atıyoruz. 5 aylık bebeğim var, ölsem ne olacak? Çok zor şartlarda mahsul yetiştiriyoruz ve şu an bu mahsulleri toplamak için de ölümle burun burunayız. Yaklaşık 35 bin dekar sera, su altında ve 100 milyon TL zararımız var. Zararımız karşılansın. Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız buraya gelsin halimizi görsün” diye konuştu.

CHP VE MHP HEYETİ BÖLGEDE

Öte yandan, beraberindeki heyetle bölgede sulara gömülen seraları gezen CHP Genel Başkan Başdanışmanı İstemihan Talay, üreticilerle görüşüp sorunlarını yerinde dinledi. Kahvehanede yapılan buluşmada tek tek üreticilerin sorunlarını dinleyip not ettiren Talay, istekleri Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na aktaracağını ve CHP grubunun durumu meclise taşıyacağını söyledi. MHP’den bir heyette bölgede üreticiler ile görüşerek içinde bulundukları durumu inceledi.

Kardan adamı tekmeleyen kadın kamerada

Ankara’da bir iş yerinin güvenlik kamerasına takılan, kardan adamı tekmeleyen kadın videosu sosyal medyada izlenme rekoru kırıyor.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

osyal medyada hızla yayılan kardan adamı tekmeleyen kadın videosu izlenme rekoru kırıyor. Görüntü Ankara’da bir iş yerinin güvenlik kamerasına takıldı. Görüntüde kadın, önce kardan adamı tekmeliyor sonra etrafına dönüyor, tekrar tekmeliyor.

İzlenme rekorları kıran görüntülerde bir kadın, kardan adama tekme atıyor ve onu yere düşürüyor. Daha sonra üzerine çıkıp onu ezmeye çalışırken feci şekilde yere düşüyor.

Esnaf Şehmus: Marksist-Leninist nedir bilmiyorum, ben milliyetçiyim

Twitter’da bir anda fenomen olan Şehmus Seven “Marksis-Leninist nedir bilmiyorum, ben milliyetçiyim” dedi. Seven’in elektrik kesintisi ile ilgili attığı tweetin ardından trollerle girdiği diyaloglar sosyal medyayı sallamıştı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

dı Şehmus Seven… İkitelli OSB’de yedek parça ticareti yapıyor. Son günlerde sosyal medyanın en çok konuştuğu isim oldu. Elektrik kesintisi için attığı tweet ve twitter’daki trollerle diyalogları sosyal medyayı sallayan Seven, hurriyet.com.tr’ye konuştu.

Şehmus Seven, kendi adıyla kurduğu bir şirketin sahibi. İstanbul İkitelli OSB’de faaliyet gösteriyor. Şirketi 2 yıl kadar önce kurdu. Seven, 7 çalışanıyla birlikte yedek parça ticareti yapıyor. Seven’i sosyal medyada tartışma konusu yapan ise geçtiğimiz hafta yaşanan elektrik kesintileri oldu.Yoğun kış koşulları nedeni ile yaşanan kesintiler, Gebze, Dilovası, Çerkezköy gibi önemli sanayi bölgeleri yanı sıra, binlerce şirketin faaliyet gösterdiği İkitelli OSB’deki şirketleri de vurdu.

Sorunu bakana bildirdi

Şehmus Seven de, yaşadıkları sorunu gündeme getirmek için Twitter hesabında Enerji Bakanı Berat Albayrak’a yönelik bir tweet attı. Seven mesajında “Sayın Bakanım İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 gündür elektrik verilmiyor zararımız çok büyük yardımcı olur musunuz” dedi. Olanlar da bundan sonra oldu.

Bazı troll hesaplar Seven’e yönelik mesaj atmaya başladı. Kimi Seven’i İsrail ajanı olmakla kimi, üst aklın parçası olmakla suçladı.

Seven ise yaşadıklarına şaşırdığını belirterek şunları söyledi: “Ben öyle Twitter’a giren biri de değilim. Bu olaydan önce tek bir takipçim vardı. Kimse takip etmez ki beni. Şimdi artmış. Ben o gün basit bir sorunu dile getirdim. 5 gün üst üste elektrik yoktu ve birkaç gün daha gelmeseydi buradaki tüm esnaf çok ciddi zarar görürdü.

“Marksist-Leninist nedir bilmiyorum, ben milliyetçiyim”

Sayın Bakan’a yönelik yazdığım o mesajdan sonra kimi, İsrail ajanı olduğumu söyledi, kimi Marksist-Leninist olduğumu söyledi! Oysa Marksis-Leninist nedir onu da bilmiyorum. Biri bu Esad’ın ajanı diyor, biri İsrail ajanı mısın diyor.

Ben, elektrik yok diyorum adam diyor ki sen vatanı mı böleceksin.

Anlamıyorum ki!. Sadece elektrik istedim ben. Milliyetçi bir insanım. Yedi tane sigortalı çalışanım var. Vergimi, sigortamı günü gününe ödeyen biriyim.” CNN

Reina hesabına mesajları yazan ‘Woo George’ gözaltında

İstanbul Ortaköy’de 39 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının meydana geldiği ünlü gece kulübü Reina’nın sosyal paylaşım hesabına, ‘Sizi istiyorummm’ ve ‘Dövüşe 5 kalaa’ yazılı mesajları yazdığı iddia edilen ‘Woo George’ takma adını kullanan F.S.M., polis ekipleri tarafından Düzce’nin Cumayeri İlçesi’nde gözaltına alındı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

 

stanbul Ortaköy’de 39 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının meydana geldiği ünlü gece kulübü Reina’nın sosyal paylaşım hesabına, ‘Sizi istiyorummm’ ve ‘Dövüşe 5 kalaa’ yazılı mesajları yazdığı iddia edilen ‘Woo George’ takma adını kullanan F.S.M., polis ekipleri tarafından Düzce’nin Cumayeri İlçesi’nde gözaltına alındı.

Reina katliamının öncesinde eğlence merkezinin sosyal medya hesabına ‘Woo George’ adıyla ‘Sizi istiyorummm’ ve ‘Dövüşe 5 kalaa’ şeklindeki iki mesajı yazdığı iddia edilen F.S.M.’nin Düzce’nin Cumayeri İlçesi’nde ikamet ettiği tespit edildi. Mesajları yazdığı iddia edilen F.S.M., Düzce Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından evine yapılan baskında gözaltına alındı. Şüphelinin evinde Terörle Mücadele ekipleri tarafından arama yapılarak bilgisayar ve cep telefonlarına el konuldu.

Şüphelinin Emniyet’teki sorgusu sürüyor.

Kuzey Ormanları Savunması'ndan 'askeri alanlar' uyarısı

Kuzey Ormanları Savunması, İstanbul’daki askeri alanların yapılaşmaya açılması ve rekreasyon alanı olarak düzenlenmesine yönelik tehlikeye dikkat çekti.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

uzey Ormanları Savunması, İstanbul’daki askeri alanların yapılaşmaya açılması ve rekreasyon alanı olarak düzenlenmesine yönelik tehlikeye dikkat çekmek için basın toplantısı düzenledi. Yapılan açıklamada, "Aslında ormanın bir parçası olan bu alanların orman olarak tescili için her türlü mücadeleyi vermeye kararlıyız" denildi.

Çevre Mühendisleri Odası’nda düzenlenen toplantıda Kuzey Ormanları Savunması üyesi Prof.Dr. Zerrin Bayraktar ve Ayşe Yıkıcı söz aldı. Basın açıklamasında “Askeri alanlardaki ormanlar, İstanbul’un geleceği olan Kuzey Ormanları’nın doğal parçasıdır; her şartta korunmalı, ormana dahil edilmelidir” vurgusu yapıldı. İstanbul’daki orman alanlarının 2012 yılında 710 bin hektar iken, 2015 yılında 637 bin hektara düştüğü belirtildi.

“Ormanın bir parçası olan bu alanlar orman olarak kalmalı"

Kuzey Ormanları Savunması adına basın açıklaması yapan Prof. Dr. Zerrin Bayraktar, “İstanbul içinde yer alan 17 hektar askeri alanın 15,7 hektarı, orman alanları ile bir bütün oluşturmaktadır. Bugün çitlerle ayrılmış olmasına rağmen Kuzey Ormanları ekosisteminin doğal bir parçası olan bu alanların, çeşitli isimler altında doğal çevreden koparılmaması ve yapılaşmaya açılmaması gerektiğine inanıyoruz. Aslında ormanın bir parçası olan bu alanların orman olarak tescili için her türlü mücadeleyi vermeye kararlıyız” dedi.

“Askeri alanlar mesire amaçlı kullanılmamalıdır”

İstanbul’daki yeşil alanların kaybedildiğini, dev bir beton yığınına dönüştüğünü söyleyen Bayraktar, “Kuzey Ormanları’nın korunması ne kadar önemliyse kent içinde yeni yeşil alanlar yaratılması o derece önemlidir. Bu yüzden kent içinde kalan askeri alanlar, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen Validebağ Korusu, Aydost ‘’Ormanı’’ gibi mesire amaçlı kullanılmayan birer koru olarak değerlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

“İstanbul içinde 195 adet askeri alan tespit ettik”

Basın açıklamasında konuşan Ayşe Yıkıcı da, İstanbul’da 195 adet askeri alan tespit ettiklerini bu alanların büyüklüğünün 225 milyon metrekare olduğunu söyledi. Askeri alanların büyüklüğü açısından Esenler, Tuzla ve Başakşehir ilçelerinin ön plana çıktığını söyleyen Yıkıcı, “Kent içinde 172 adet ve 67 milyon 385 bin metrekare büyüklüğünde askeri alan yer alıyor. Orman içerisinde kalan askeri alanların sayısı ise 23. Bunların büyüklüğü ise 157 milyon metrekare” dedi.

Askeri alanların yapılaşma riski ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Yıkıcı, Hasdal ve Maltepe Kışlaları gibi hektaral ölçekli geniş arazilerinin yanı sıra, Kuleli Askeri Lisesi, Heybeliada Deniz Lisesi, Beşiktaş’taki Balmumcu Kışlası gibi askeri alanların da risk altında olduğunu söyledi. DHA 

Basın Konseyi’nden dünya medyasına: Teröre meydan okuyalım

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Yüksek Kurul Üyeleri Attila Gökçe, Doğan Satmış, Turgay Noyan, Misket Dikmen ve Başar Yaltı ile birlikte Reina’nın önüne gelerek terör kurbanları için karanfil bırakıp, saygı duruşunda bulundu.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

abancı gazetecilerin de bulunduğu kalabalık bir basın grubuna açıklamada bulunan Türenç, dünya medyasını teröre meydan okumaya çağırdı.

“KORKMAYACAĞIMIZI DÜNYAYA ANLATALIM”

” Uluslararası Medyaya sesleniyoruz” başlığıyla Basın Konseyi’nin açıklamasını okuyan Türenç,” Bugün yangın Türkiye’de. Ama yine de Türkiye yaşamaya devam ediyor. Biz Türk gazeteciler, korkmadan, yılmadan sizlere evsahipliği yapmaya hazırız. Konuk gazetecilere, Türkiye Basın Konseyi’nin Merkezi’ni, basın merkezi olarak açmaya hazırız. Gelin birlikte kalemlerimizle sayfalarımızdan, ekranlarımızdan teröre meydan okuyalım. Yılmayacağımızı, korkmayacağımızı, dünyaya anlatalım. Acımızı paylaşın, çağrımıza destek verin”dedi.

“TERÖRE MEYDAN OKUYALIM”

Terörün dünyada şehir, kimlik ve din ayırmadığınının hatırlatıldığı Basın Konseyi açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: Teröre karşı sessiz kalmak teröristlerin daha da cesaretlenmesine yol açıyor. Hele terörden ürküp, normal yaşamlarını sürdüremeyen milyonlarca insanın en doğal hakkı olan seyahate çıkamamaları hep terörün ekmeğine yağ sürüyor. Terör endişesi ve korkusuyla tatillerin ertelenmesi, ülkelerin turizmine de başka bir darbe indiriyor. Bir kısır döngü haline dönüşen yaşam şekli, aslında terörü başarılı kılıyor. Ve etkisi katlanarak sürüyor. Bu döngüyü yıkmak ve terörden etkilenenlerle dayanışma içine girmek için dünya medyasına çağrıda bulunuyoruz.

Gelin dünyadaki tüm kalem sahipleri, gazeteciler el ele verelim. Hepimiz birlik olalım. Kalemlerimize terör mağduru ülkeleri yalnız bırakmamak için, halklarının bu ülkelere korkmadan gitmeleri için yazılarımızla, haberlerimizle destek olalım. Bugün yangın Türkiye’de. Ama yine de Türkiye yaşamaya devam ediyor. Biz Türk gazeteciler, korkmadan yılmadan sizlere ev sahipliği yapmaya hazırız. Konuk gazetecilere Türkiye Basın Konseyinin Merkezi’ni, basın merkezi olarak açmaya hazırız. Gelin birlikte kalemlerimizde sayfalarımızdan, ekranlarımızdan teröre meydan okuyalım. Yılmayacağımızı, korkmayacağımızı, dünyaya anlatalım. Acımızı paylaşın, çağrımıza destek verin.”

Bakan Çelik: Din adına yasaklanmasını akıl dışı bulurum

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, laiklik ile toplum arasındaki organik bağın koparıldığını savunarak, “Bugün laikliğin erozyona uğramadığını, daha sağlıklı şekilde anlaşıldığını görüyorum. Dün laikliğe tepki gösteren toplum kesimlerin, bugün laikliğe daha çok referans verdiklerini, çok çeşitli kesimlerden görüyorum” dedi.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

akan Çelik, ayrıca satranç tartışmasıyla ilgili “Ben satranç oynarım. Herkese de oynamasını tavsiye ederim. Satrancın hele din adına yasaklanması gibi bir şeyi son derece akıl dışı bulurum” değerlendirmesinde bulundu.

AB Bakanı Ömer Çelik, CNN Türk’te Doğan TV Ankara Temsilcisi Hakan Çelik’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye’de laikliğin erozyona uğrayıp uğramadığı konusundaki düşünceleri sorulan Bakan Çelik, “Türkiye’de laikçilik ve cumhuriyetçilik adına, laiklik erozyona uğratıldı. Laiklik ile toplum arasındaki organik bağ koparıldı. Laikçilik dediğimiz şey, laiklik adına bir dayatma olarak önümüze geldi. Ben, bugün laikliğin erozyona uğramadığını daha sağlıklı şekilde anlaşıldığını görüyorum. Dün laikliğe tepki gösteren toplum kesimlerin, bugün laikliğe daha çok referans verdiklerini, Müslüman bir toplumsa seküler bir devlet yapısına sahip bir demokrasimizin olmasının aslında Türkiye’yi dünyada biricik yapan şey olduğuna daha çok vurgu yaptıklarını çok çeşitli kesimlerden görüyorum. Bu konuda aslında adı koyulmamış bir uzlaşma var” diye konuştu.

‘YILBAŞI’ AÇIKLAMASI: NOEL İLE İLGİSİ YOK

Yılbaşı kutlamaları üzerinden yapılan tartışmaları, Fransa ve Macaristan’da da aynı konuda yaşanan tartışmalar üzerinden değerlendiren Çelik, şöyle konuştu: “Buna kimsenin karışmaya hakkı yok. İnsanlar yılbaşına bütün dünyada ortak bir neşe ve umutla girmek istiyorlar. Herkesin birtakım kök değerleri ve kavramları vardır. Bütün hayatı kök kavramlar üzerinden dizayn edemeyiz. İnsanların bir de hayatın doğal seyri içerisinde uzlaşmaya vardığı kavramlar vardır. Yeni yıla hep beraber, umutla ve gülümseyerek girmek, bugün insanlık için ortak bir evrensel değer olmuştur. O yüzden hepimiz yeni yıl kutlama mesajları yayımlarız. Bunu Noel ile karıştırıyorlar. Noel ile bunun ilgisi yok. Hepimiz adına umudu pekiştirmek için. İnsanlığın elinden bu ortak değeri almamak lazım. Kutlamak istemeyen kutlamaz. Buna da son derece saygı duymak lazım. Kutlanmaması gerektiğini düşünen, bu görüşünü açıklar. Bunları şiddet olarak algılamamak lazım”

“SATRANÇ OYNASAYDI SATRANCIN YASAKLANMASI GİBİ YANLIŞ CÜMLE KURMAZDI”

Türkiye’de bir kimlik sorunu olduğunu dile getiren Bakan Çelik, kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün satranç oynanmasıyla ilgili açıklamasına atıfta bulundu. Çelik, şunları söyledi: “Bizde ağır kimlik problemleri var. Her meseleyi bir kimlik problemi haline getiriyoruz. En sonunda satrancı getirdik. Ben satranç oynarım. Herkese de oynamasını tavsiye ederim. Satrancın hele din adına yasaklanması gibi bir şeyi son derece akıl dışı bulurum. Keşke umut ederim ki Türkiye’de ilkokulu bitiren bütün çocuklar, satranç öğrenerek, ilkokulu bitirseler. Bu, aklın neşedir. Aklın meydan okumasıdır. Birisi satranç oynasaydı, satrancın yasaklanması gibi bir yanlış cümle kurmazdı”

CUMA HUTBESİ TARTIŞMASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA: LAİK DEVLET UYGULAMASI BAŞKADIR

AB Bakanı Çelik, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeni yıl öncesi camilerde okuttuğu ve yılbaşı kutlamalarıyla ilgili uyarı da yapılan Cuma hutbesini değerlendirdi. Diyanet’in hutbesinin, laikliğe aykırı olmadığını belirten Bakan Çelik, “Diyanet İşleri Başkanlığı, dini literatür içerisinde hükmünü açıklıyor; ama laik devlet düzeni içerisinde onun açıkladığı hükme ya da fetvaya göre bir uygulama ortaya konulmuyor. Dolayısıyla burada laik devlet uygulamasına halel getiren bir şey yok. Diyanet, ne diyecekti Noel ile ilgili? Söyleyeceği şey bellidir; ama laik devlet uygulaması başkadır. Diyanet İşleri Başkanı’nın konuşmasıyla bu terör eylemi arasında bağlantı kurmak, en basit şekilde illiyet rabıtasını yok saymak demektir. Böyle saçma sapan bir şey olmaz” diye konuştu.
DHA

CHP heyeti katliamın olduğu yerde…

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat’ın çağrısıyla bir araya gelen İstanbul’daki 14 CHP’li İlçe Belediye Başkanı terör saldırısına hedef olan Reina’yı ziyaret etti.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

HP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat’ın çağrısıyla bir araya gelen İstanbul’daki 14 CHP’li İlçe Belediye Başkanı terör saldırısına hedef olan Reina’yı ziyaret etti. Katliamın yaşandığı Reina’nın girişine çelenk bırakan CHP’liler hayatını kaybedenler için dua etti.

CHP Heyeti adına açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, saldırıda çok sayıda yabancının hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ” Onları koruyamadığımız için ülkemiz adına özür diliyorum” dedi.

CHP olarak hiç kimsenin inancına, etnik yapısına göre siyaset yapmadıklarını söyleyen Canpolat, ” Bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü sonuna kadar savunacağız. Bütün terör örgütlerine inat CHP olarak teröre karşı mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz”diye konuştu. Canpolat, CHP’nin yüzünün Batılı değerlere dönük olduğunu, aksi yöne dönülmesine müsade etmeyeceklerini de sözlerine ekledi.

ÖZEL HAREKAT POLİSLERİ DEVRİYE GEZİYOR

Bu arada Reina önünde polisin aldığı tedbirler sürüyor. Özel hareket polisleri Muallim Naci Caddesi üzerinde devriye gezerken, özellikle yabancı basın mensuplarının Reina önündeki yayınları sürüyor.

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Atila Kaya istifa etti!

MHP Genel Başkan Yardımcısı Atilla Kaya, genel başkan yardımcılığı görevinden istifa ettiğini açıkladı.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

HP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın partili cumhurbaşkanlığını öngören anayasa değişiklik teklifine hayır diyeceğini açıklayarak partideki görevinden istifa ettiği iddia ediliyordu.

O iddialara ilişkin bugün bir gelişme yaşandı. Ülkücü kökenli olan partinin önemli isimleri arasında gösterilen Atila Kaya MHP’deki genel başkan yardımcılığı görevinden istifa ettiğini açıkladı.

MHP’li Kaya’nın, anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ oyu vereceğini açıkladığı yazılı basın açıklaması şöyle:

“Ülkemizin gündemine neden ve nasıl girdiği ile amacının ne olduğu halen belirsizliğini korumakta ve tartışılmakta olan kabul edilmesi halinde hükümet sistemini değiştirecek anayasa değişikliği teklifi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin tercihini ilan etmesinin ardından çalışma arkadaşlarından farklı tercihlerde bulunacak olanların da bu tercihlerini açıklamalarını ahlaki bir gereklilik haline getirmiştir. Bütün hayatım uğrunda mücadele ile geçen ve ödediğim bedelleri göğsümde şeref madalyası olarak taşıdığım ülkücülüğe olan inancım ve Türk milliyetçiliği anlayışım aklıma ve vicdanıma anayasa değişikliği teklifine hayır, dememi emrederken iki yüzlü davranmaktan da men etmektedir. Bu şartların bir gereği olarak halen yürütmekte olduğum Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ediyorum. İstifama hiç kimse tarafından kişisel tavrım olmasının ötesinde bir anlam yüklenmemelidir. Saygılarımla”

DAHA ÖNCE DE 4 VEKİL ‘HAYIR’ DEMİŞTİ

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında da MHP Milletvekileri Ümit Özdağ, Yusuf Halaçoğlu, Nuri Okutan ve İsmail Ok Başkanlık sistemini getiren Anayasa değişikliğine ‘hayır’ oyu vereceklerini açıklamış bu açıklamanın da ardından Ümit Özdağ MHP’den ihraç edilmişti. MHP’nin şu anda Meclis’te 39 sandalyesi bulunuyor.

Üniversiteyi bırakıp hayatını sokak hayvanlarını adadı

Akdeniz Üniversitesi’nde (AÜ) bir grup öğrenci, sokak hayvanlarına bakmak için üniversite eğitimini yarıda bırakıp Kırklareli’nin Babaeski ilçesine giden arkadaşları 34 yaşındaki Gökçer Korkmaz’a destek amacıyla kampanya başlattı. Üniversite öğrencisi Görkem Barındık, kampanyayla satın alınan mamaları Babaeski ilçesinde Korkmaz’a teslim etti.

––––––––––––––––––––––––––––––––– 04.01.2017 –––––––––––––––––––––––––––––––––

ntalya’da AÜ Turizm Fakültesi’nde okurken hayvan sevgisi ağır bastığı için okulunu yarıda bırakıp memleketi Kırklareli’nin Babaeski ilçesine geri dönen Gökçer Korkmaz, annesiyle yaşadığı evinde, yaralı ve hasta 50 köpeğe bakıyor.

Bu hayvanlarla evini paylaşan Gökçer Korkmaz, motosikletiyle yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki ilçenin çöplüğüne gidiyor. Korkmaz, çöplükte yaklaşık 500 köpek ile tek tek ilgilenirken, yanında getirdiği mamayı köpeklere paylaştırıyor. Hayvanların sorunlarıyla ilgilenen Korkmaz’a, Türkiye’nin birçok bölgesinden destek geliyor.

‘OKUL ROBOT OLMAMIZI İSTİYOR’

Okul hayatını hayal ettiği gibi olmadığı için bıraktığını belirten Gökçer Korkmaz, “Okul, her şeyden önce bir çocuğun iyi kalpli bir insan olarak yetişmesini hedeflemeliydi. Oysa okullar savaşları öğretiyor, ama savaşın neden kötü bir şey olduğu hakkında herhangi bir şey öğretmiyor. Doğa hakkında tüm şeyleri öğretiyor ama gerçekten doğayı neden sevmemiz gerektiğini, onu neden korumamız gerektiği anlatmıyor. Bütün hayvanlar öğretiliyor ama hayvanları sevmemiz gerektiği, onlara yardım etmemiz gerektiği anlatılmıyor, öğretilmiyor. Bizleri iyi kalpli bir insan yapacak ilgili konular derslerde işlenmiyor. Okullar ezber bilgilerle doldurulmuş, bir nevi meslek sahibi robotlar olmamızı istiyor. İyi kalpli insanlar, iyi kalpli çocuklar olmamızı o kadar da umursamıyorlardı” diye konuştu.

MAMALARI BABAESKİ’DE TESLİM ETTİ

Gökçer Korkmaz’ın yarıda bıraktığı AÜ’nün öğrencileri de arkadaşlarına destek olmak için kampanya başlattı. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi Görkem Barındık öncülüğünde öğrenciler, ‘Gökçer Korkmaz Hayvanseverler Kumbarası’ kampanyasıyla para topladı. Görkem Barındık, kampanya ile topladığı parayla bir internet sitesinde mama ve hayvanlar için ilaç siparişi verdi.

Mamaları ve ilaçları Gökçer Korkmaz’ın yaşadığı ilçeye yönlendiren Barındık, siparişlerinin Korkmaz’a ulaştığı gün Babaeski ilçesine gitti. Topladığı paranın makbuzlarının yanı sıra sipariş ettiği mama ve ilaçların makbuzunu sosyal medyada paylaşan Barındık, bu yöntemle insanların kafasında soru işareti kalmamasını sağladı.