Kısa sürede en çok kalori yaktıran egzersizler

running10.10.2016

1 saatte en çok kalori yaktıran en iyi egzersizler Spora ayrılabilen süreyi daha verimli ve keyifli hale nasıl getirebiliriz? Farklı egzersiz çeşitleri deneyip kendinize en uygun olanlardan bir egzersiz programı hazırlayabilirsiniz.
 
Listenin ilk iki sırasında gayet temel sporlar yer alıyor. İp atlamak ve hızlı koşmak.

1. Hızlı koşmak (Saatte 12 – 13 km ile) = 1 saatte 1074 kalori

2. İp atlama = 1 saatte 1074 kalori

Tekvando ile ilgili görsel sonucu

3. Tekvando = 1 saatte 937 kalori

Tekvando listedeki en zorlu sporlardan biri ve 90 kiloluk birine 1 saatte 937 kalori yaktırabilir.

4. Yüksek tempolu yüzme = 1 saatte 892 kalori

running on stairs ile ilgili görsel sonucu

5. Koşarak merdiven çıkmak = 1 saatte 819 kalori

6. Koşu (saatte 8 km hızla) = 1 saatte 755 kalori

7. Tenis (tekli) = 1 saatte 728 kalori

football tackle ile ilgili görsel sonucu

8. Flamalı Amerikan Futbolu = 1 saatte 728 kalori

Amerikan futbolunun ve çeşidinde savunma yapan takım karşı takımın oyuncularını yere devirmek yerine rakip oyuncunun belinden sarkan flamayı almaya çalışır.

9. Basket maçı = 1 saatte 728 kalori

gracie gold ice skating ile ilgili görsel sonucu

10. Paten = 1 saatte 683 kalori

1 saatlik tempolu bir paten seansı ile 683 kalori yakabilirsiniz.

11. Yüksek etkili aerobik = 1 saatte 664 kalori

12. Duvar tenisi (Racquetball) = 1 saatte 637 kalori

13. Buz pateni = 1 saatte 637 kalori
Tabii artistik patinaj yapmanıza gerek yok.

14. Sırt çantası ile doğa yürüyüşü = 1 saatte 637 kalori

Doğa yürüyüşlerinizi ağır bir sırt çantası ile yapın.

Kros kayağı ile ilgili görsel sonucu

15. Kros kayağı = 1 saatte 619 kalori

Kayakla inişe göre daha zorlu olan kros kayak ile 1 saatte 619 kalori yakabilirsiniz.

16. Su kayağı = 1 saatte 546 kalori

17. Kürek çekme egzersiz aleti = 1 saatte 546 kalori

18. Doğa yürüyüşü = 1 saatte 546 kalori

SWİMMİNG ile ilgili görsel sonucu

19. Hafif ya da orta tempoda yüzme = 1 saatte 528 kalori

90 kiloluk biri hafif veya orta tempoda 1 saat havuzda tur atarak 528 kalori yakabilir.

20. Suda yapılan aerobik hareketleri = 1 saatte 501 kalori

baseball pitcher and batter ile ilgili görsel sonucu

21. Beyzbol / Softball = 1 saatte 455 kalori

22. Direnç egzersizi / ağırlık kaldırma = 1 saatte 455 kalori

23. Eliptik bisiklet = 1 saatte 455 kalori eliptik-bisikletTempolu yürüyüş ile ilgili görsel sonucu
24. Tempolu yürüyüş = 1 saatte 391 kalori yuruyus

Saatte 5 buçuk km hızla yapacağınız bir yürüyüş ile 1 saatte 391 kalori yakabilirsiniz.

25. Hafif bir yürüyüş = 1 saatte 255 Kalori

Saatte 3.2 km hızla yürüyen 90 kiloluk biri 255 kalori yakabilir.

Bowling ile ilgili görsel sonucu

 

26. Bowling = 1 saatte 273 Kalori

Gebelikte meyve yiyen annelerin çocukları daha zeki oluyor

140300141_wide10.10.2016

Düzenli meyve tüketiminin bebek bekleyen annelerde daha önceleri bilmediğimiz faydaları ortaya çıktı. Gebelikte meyve tüketimi bebeklerin zihinsel gelişimini artırıyor.

Kanada’daki Alberta Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan çalışmada gebelikleri boyunca meyve tüketen annelerin çocuklarının ilk bir yılda gösterdiği gelişimsel performansın yüksek olduğu ortaya kondu.

their children are smarter than the fruit-eating mothers during pregnancy ile ilgili görsel sonucu

GÜNDE 6-7 TANE

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, 3 bin 500’den fazla bebek ve ailesinin dahil edildiği bilimsel araştırmanın detayları hakkında şu bilgileri verdi:

“Çalışmanın amacı bebekteki zihinsel yaratıcı gelişimi hangi faktörlerin daha çok etkilediğini bulmaktı. Sonuçta gebelik boyunca meyve tüketiminin, bebeklerdeki zihinsel gelişim üzerinde en etkili faktör olduğu anlaşıldı.

Çalışma kapsamında 688 çocuk muayene edildi ve çocukların zihinsel gelişimini etkileyebilecek diğer faktörlerin (anne ve babanın eğitimi, doğumdaki gebelik haftası gibi) de kontrolü yapıldı. Gebelikleri boyunca günde 6-7 tane küçük meyve (tanelilerde bir avuç) tüketen annelerin bebeklerinin ilk bir yıl içinde diğer bebeklere göre 6-7 puan daha fazla zihinsel gelişim gösterdiği belirlendi.

their children are smarter than the fruit-eating mothers during pregnancy ile ilgili görsel sonucu

MEYVE SİNEKLERİ DE ZEKİ ÇIKTI

Çalışmanın ileri aşamasında meyve sinekleri de araştırıldı. Sinekler insanlardan çok farklı olmakla beraber, sürpriz bir şekilde insan beyin fonksiyonuna dahil olan genlerin %85’ine sahip. Bu da onları hafıza genetiği konusunda mükemmel bir model yapıyor. Meyve suyu tüketimini takiben doğan sineklerin daha iyi hafızaya sahip olduğu anlaşıldı. Bu sonuçlar bir yaşındaki bebeklerden elde edilenlerle benzer. Fazla meyve tüketimi, yeni doğan sineklerde beyin fonksiyonlarını etkilemekte ve bu olumlu etkiler korunarak sonraki nesillere de geçirilmekte.”

their children are smarter than the fruit-eating mothers during pregnancy ile ilgili görsel sonucu

FAZLASI ZARARLI

Fazla meyve tüketiminin neden olabileceği gebelik diabeti ve yüksek fetal ağırlık gibi olumsuzlukları da gözardı etmemek gerektiğine dikkati çeken Op. Dr. Betül Görgen, bu nedenle anne adaylarının meyve tüketirken kilo takibi konusunda dikkatli olup, doktorlarıyla iletişimde kalmaları gerektiğini söyledi.

Kanada’daki çalışma, ilerleyen zamanlarda da devam edecek olup, gebelikte meyve tüketiminin çocukluk dönemindeki etkileri de araştırılacak.

Okunduktan sonra ağaç olan kitap yayımlandı

zxz07.10.2016

Arjantin’de ağaçlardan elde edilen kitaplar yeniden ağaç olabilsin diye inanılmaz bir kitap yapıldı. “Mi Papá Estuvo en la Selva” (Babam Ormandaydı) adlı çocuk kitabı okunduktan sonra ekilebiliyor ve birkaç hafta içinde ağaç oluyor.

Ekilebilir kitap projesi 8-12 yaş arası çocuklara doğal kaynakların önemini anlatabilmek için tasarlanmış. Aynı zamanda, ekolojik mürekkep ve asitsiz kağıt kullanılarak hazırlanmış.

Projenin bir diğer amacı da kitapların da çocuklarla beraber büyüyebileceğini göstermek. Bir kitabı ekme işi, insanları çevre konusunda duyarlı olmak konusunda cesaretlendiren, olan duyarlılığı ve farkındalığı artıran bir eylem.

booksfromtrees-5

edebiyathaber.net 

10 pratik yolla bağışıklık sisteminizi kışa hazırlayın

Happy woman in a winter forest

07.10.2016

Değişen havayla birlikte yaşanan yoğun stres, uykusuzluk ve dengesiz beslenme bağışıklık sistemini direkt olarak zayıflatıyor. Peki bağışıklık sisteminiz kışa hazır mı?

Kışı hasta olmadan, sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini desteklemek şart! İç hastalıkları Uzmanı Dr. Alev Özsarı bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek 10 öneriyi anlattı…

winter healthy life ile ilgili görsel sonucu

1) Doğru beslenin

Tam tahıllı ürünler, karbonhidrat, protein ve yağı dengeli tüketin. Sigara, alkol, şekerden uzak durun. Antioksidan alın. Antioksidanlar hücreye zarar veren maddeleri, serbest radikalleri yakalar ve yok eder. Soğan, sarımsak, ıspanak, dereotu, maydanoz, turunçgiller, domates, brokoli antioksidan açısından zengindir. Taze ve mevsiminde sebze meyve yiyin.

healthy sleep ile ilgili görsel sonucu

2) Yeterli ve kaliteli uyuyun

Kaliteli uyku sağlığımız için en az su içmek kadar önemlidir. İyi bir uykunun başlıca ölçüsünün kişinin sabah dinç uyanması ve kendisini gün içinde zinde hissetmesidir. Kalitesiz bir uyku verimi düşürür, konsantrasyonu bozar, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.

walking at the nature for health ile ilgili görsel sonucu

3) Haftada en az 3 gün açık havada yürüyün

Yoğun trafik ve egzoz dumanından kurtulun ve yeşil alanlara yürüyüş yapın. Özellikle açık ve temiz havada zaman geçirilmesi sağlam bir vücut ve güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça yardımcıdır.

The inactivity: spend a lot of time at the computer and still the ile ilgili görsel sonucu

4) Hareketsiz kalmayın

Bilgisayar başında ve hareketsiz çok zaman geçirmeyin

Antibiyotik ile ilgili görsel sonucu

5) Gereksiz ilaç kullanımından, özellikle gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının.

Exercise regularly ile ilgili görsel sonucu

6) Düzenli egzersiz yapın

Hastalıktan korunmada ve engellemede egzersizin çok büyük bir önemi var. Düzenli egzersiz bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, virüslerle ve bakterilerle savaşmayı sağlıyor.

The extremely tiring yourself: Give yourself time to relax. ile ilgili görsel sonucu

7) Kendinizi aşırı derecede yormayın,  Dinlenmek için kendinize zaman tanıyın.

Stay away from stress, or trying to manage stress ile ilgili görsel sonucu

8) Stresten uzak durun ya da stresi yönetmeye çalışın

Stresliyken vücut stresi yok edebilmek için maddeler üretir ve dengesini şaşırır ve immün sistemde çöküş meydana gelir. Bu nedenle stres dönemlerinde hepimiz daha sık hasta oluruz. Mesela uçuk çıkar.

social ile ilgili görsel sonucu

9) Sevdiklerimizle bol vakit geçirin, güçlü sosyal bağlar kurun

Prepare your immune system for winter ile ilgili görsel sonucu

10) Pozitif düşünün, olumlu olmak insanı bedenen ve duygusal olarak rahatlatır.

‘Ruh halim neyse duvara o yansır’

031020161603108831117_203.10.2016

İzmir’in Çeşme ilçesindeki Türkiye’nin ilk ‘slow food’ köyü ilan edilen Germiyan’da çobanlık ve çiftçilik yapan 54 yaşındaki Nuran Erden, 1.5 yıldır köy evlerinin duvarlarına resim çiziyor.

Slow food ilan edilen köyde kafe işleten Erden, ilk resimlerini kafesinin tahta sandalyelerine çizdi. İlgi üzerine evlerin duvarlarını tuval haline getirdi. Sabah koyunlarını otlatan öğleden sonra duvarlara resim çizen Erden, “Evlerin içi köylülerin ama duvarları benim. Yaptıklarımın beğenilmesi beni mutlu ediyor” dedi.

Endüstriyel üretime karşı küçük üreticileri ve doğal gıdayı ön plana çıkaran slow food hareketinin Türkiye’deki ilk ‘slow food’ köyü seçtiği Çeşme Germiyan’da sokak sanatçısı Nuran Erden, çocukluğundan itibaren resme büyük tutkuyla bağlandı. Lise eğitiminden sonra meslek yüksekokulunda halı dokumacılığı eğitimi alan Erden, boş kağıtlara çizdiği resimlerini bu kez ilmek ilmek halılara dokudu. Çobanlık ve çiftçilik yapan Erden’in hayatı annesinin ölmesiyle değişti. Slow food ünvanı elde eden köyde evinin bahçesine kafe açmaya karar verdi. Ancak kafesinde sıradan plastik sandalyeler yerine tahtadan yaptırdığı sandalyeleri kullandı. Bu tahta sandalyelerin, üzerlerine doğada gördüğü çiçeklerini motiflerini çizen Nuran Erden, bunların büyük beğeni toplamasıyla ilk olarak kendi evinin duvarlarına çiçek motifleri ve içinden geldiği gibi resimler yaptı. Çocukluğundan bu yana içinde büyüttüğü resim tutkusuyla, fırça ve boyayla, büyük duvarlara hayat vermeye başladı. Kendi evinden sonra komşularının derken hemen köyün tamamındaki evlerin duvarlarına sahiplerinin isteği üzerine içinden geldiği gibi resim yaptı. Hem köylüler, hem de ziyarete gelenlerin hayran kaldığı manzaraları, sosyal medya hesaplarından paylaşması üzerine Nuran Erden, kısa sürede sokak sanatçısı olarak tanınmaya başladı.

ANKARA GARI’NDA ÖLENLERİ ÇİZDİĞİ AĞLAYAN ÇİÇEKLERLE ANLATTI

Nuran Erden, duvarına resim yapması istediği köylülerinden tek istediği ise kireçle tüm duvarın beyaza büründürülüp temizlenmesi oldu. İçinden geldiği gibi o günkü ruh haline göre çizimler yaptığını söyleyen Nuran Erden’in en dikkat çeken resimlerinden bir tanesi, 10 Ekim 2015 tarihinde 100’den fazla kişinini bombalı terör saldırısında hayatını kaybetmesini çizdiği ‘Ağlayan çiçekler’le anlattı. Saldırıda hayatını kaybedenleri çiçekten gözyaşı akıtarak betimledi.

“RUH HALİM NEYSE DUVARA O YANSIR”

Resimleri büyük ilgi gören Nuran Erden, kafe işletmeciliğinin yanı sıra hala çobanlık yapıyor her sabah koyunlarını kendi otlatıyor. 1.5 yıldır resimlerini doğaçlama yapan ve şablon kullanmayan Erden, şunları söyledi:

“Canım sıkılınca, vaktim olunca alıyorum boyamı, fırçamı geçiyorum duvarın başına. Resimlerimi doğaçlama, şablonsuz yapıyorum. Ruh halim neyse o duvardaki resimlerde ortaya çıkıyor. Küçüklükten beri defterlerin kenarına bile çiçek resmi yapardım. Çiftçilik, çobanlık hala yapıyorum. Gördüklerim, esinlendiklerim de hep doğaya dair. Köylülerimiz, görmediği şeyi hayal edemediler. Resimleri hayal edemediler. Önce olumlu değillerdi artık hemen herkes evlerinin duvarına resim yapmamı istiyor ama tek şartım duvarını badana etmeyene resim yapmam.”

Klasik Türk motiflerini de sevdiğini bunları da duvar resimlerinde kullandığını ifade eden Nuran Erden, “En çok mavi beyaz renklerini seviyorum. Çünkü mavi Akdeniz rengi. Akdeniz ülkelerinde de hakim olan renk mavi beyazdır. Artık köydeki evlerin içi sahiplerinin, duvarları benim. Resimlerimi gördükçe çok seviniyorum. Boş duvarlara bakmak yerine çiçeğe ağaca bakmak daha güzel. İnsana mutluluk veriyor. Eminim dışarıdaki insanlara da mutluluk veriyordur” dedi. Nuran Erden, köyü ziyarete gelen vatandaşların da kendisini sıklıkla ziyaret ettiğini ve nasıl resim yaptığını öğrenmeye çalıştığını da anlattı. Köylüler ise sokak sanatçılarının duvarlarını boyamasından büyük mutluluk duyduklarını evlerinin sokaklarının güzelleştiğini söyledi.

Tarihte yasaklanan beş kıyafet

16858727_304

Tarihte yasaklanan beş kıyafet

Avrupa ülkelerinde burka yasağı son dönemde sık sık gündeme geliyor. Ancak bu tür tartışmalar yeni değil. Tarih boyunca pek çok giysi yasaklandı.

Amerikan şirketinden Mars’ta şehir kurma planı

102503183228.09.2016

ABD’Lİ uzay keşif teknolojileri şirketi SpaceX’in CEO’su Elon Musk, 2018’de Mars’a yapacakları ilk yolculukla birlikte, kızıl gezegende kendi kendine yetebilen bir yerleşimin temellerini atmayı planladıklarını açıkladı.

SpaceX’in kurucusu ve elektrikli araç üreten Tesla Motors ile PayPal’ın kurucu ortaklarından olan, Güney Afrika doğumlu ünlü mucit ve girişimci Elon Musk, en erken 50 yıl içerisinde Mars’ta kendi kendine yetebilen bir koloni kurmayı planladıklarını açıkladı. Uluslararası Astronomi Kongresinde konuşan Musk, insanı ‘gezegenlerarası bir tür’ haline getirmek istediğini söyledi.

Mars biletinin kişi başı 200 bin dolar olacağını öngören Musk, maliyetin bu ücret seviyesine düşürülebilmesi için, halen üzerinde çalıştıkları ‘yeniden kullanılabilir roketler’ gibi bazı teknolojik gelişmelerin zorunlu olduğunu ifade etti.

SpaceX şirketi, hâlihazırda kullanılan Falcon roketlerinden çok daha güçlü olduğu ve farklı türde yakıt kullandığı ifade edilen Raptor roket motorunu kısa süre önce dünyaya tanıtmış, Mars seyahatinde kullanılacak bu gelişmiş roketin testleri, pazartesi günü başarılı bir şekilde gerçekleştirilmişti.

“MARS’TA ÇALIŞACAK ÇOK FAZLA KİŞİYE İHTİYAÇ VAR

Mars’a gidecek uzay gemisinin 42 adet Raptor motorunu aynı anda kullanacağını açıklayan Musk, bazı motorların devre dışı kalması durumunda da geminin görevi başarıyla sürdürebilecek şekilde tasarlanacağını söyledi. İlk aşamada 100 yolcuyu eşyalarıyla birlikte Mars’a taşıyacak bir uzay gemisi inşa etmeyi amaçladıklarını bildiren Elon Musk, başlangıçta çok fazla kişinin Mars’a gitmeye hevesli olmayabileceğini, fakat yeni kurulacak kolonide çok fazla istihdam ihtiyacı olacağını ifade etti. Mars’ta, sıkıştırılmış atmosfere sahip kapalı alanlarda tarım mahsulü yetiştirileceğini de anlatan Musk, uzay gemisi seferlerinin devam edebilmesi adına daha fazla roket yakıtı üretebilmek için kaynak çıkarılmasının önemine işaret etti.

İLK İNSANLI MARS YOLCULUĞU 2024’TE

Mars’a ilk insansız yolculuğu 2018’de yapmak istediklerini söyleyen ünlü girişimci, 2024’te ilk insanın kızıl gezegene gönderilmesinin, 2025’te ise uzay gemisinin kızıl gezegene ulaşmasının planlandığını kaydetti. Elon Musk ayrıca, Dünya ve Mars’ın yörüngelerinin uzay aracı göndermeye ancak her 26 ayda bir uygun konuma gelmesinden dolayı, kendi kendine yetebilen ve ortalama bir milyon kişinin yaşayacağı koloniyi kurmanın 40 ila 100 yıl sürebileceğine işaret etti.

Tıklayın: Mars’a tek yön bilet

Tıklayın: Mars toprağında yetişen ürünler sağlıklı

Tıklayın:Antarktika’da Mars’a yolculuğa nasıl hazırlanılıyor?

Tıklayın: Mars’ta yaşama dair çarpıcı teori: İki uygarlık yaşamış ve nükleer savaşla ölmüşler

Jüpiter’in uydusunda yaşam mümkün mü?

607694main_Kepler22bArtwork_full27.09.2016

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Jüpiter’in uydusu Europa’da muhtemel su buharlarına rastlandığını duyurdu. Su buharının varlığı doğrulanırsa, bu olası bir yaşam ihtimalini güçlendirebilir.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) Jüpiter’in uydusu Europa’da su buharlarına rastlandığını açıkladı.

Hubble Teleskopu tarafından çekilen görüntülerde, Europa’nın buzlarla kaplı güney kutbunda yaklaşık 200 kilometre yukarıda muhtemel su buharının olduğu belirlendi.

Yeni nesil teleskobun 2018’de Hubble’ın yerine geçmesiyle birlikte keşifle ilgili daha fazla detaylı bilgiye ulaşılabilmesi bekleniyor.

NASA ayrıca 2020’nin ortalarında bu uydu yüzeyine yapacağı 40’dan fazla yakın uçuşla buhar ve benzeri maddelerden örnek olmaya çalışılacağını duyurdu.

Daha önce de Cassini uzay mekiği, Satürn’ün uydusu Enceladus’ta yükselen su buharları olduğunu ortaya çıkarmıştı.

euronews

“3 yaşındaki kızlar bile zayıf olma düşüncesinde”

 

maxresdefault26.09.2016

Yeme bozukluğunun görüldüğü yaşlar giderek düşüyor. Diyetisyen Aysun Yurdakul, özellikle kız çocuklarının, şişman oyuncaklarla oynamayı reddedip, zayıflığı, güzelliği ve fit vücutlu bebeklerle oynamayı tercih ettiğini belirterek, “3 yaşındaki kızlar bile şimdiden zayıf olmak düşüncesinde” dedi.

Medical Park Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden diyetisyen Aysun Yurdakul, yeme bozukluklarının giderek artan bir sorun olduğunu belirtti. Ailelere çocukları için beslenme önerilerinde bulunan Yurdakul, çocukların medya araçlarından edindiği bilgiler çerçevesinde, kilolu olmanın aşağılanan, kötü bir durum olduğu fikrine kapıldığını söyledi. Yurdakul, “Bu durum bazı çocukları olumlu etkilerken, bazı çocukların yanlış radikal diyetlerle erken yaşta tanışmalarına sebep olmaktadır” dedi.

He refuses to play with girls' toys fat and fit bodied prefers to play with dolls ile ilgili görsel sonucu

“Kızlar, şişman oyuncaklarla oynamayı reddediyor”

Yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; özellikle kız çocuklarının şişman oyuncaklarla oynamayı reddedip, onun yerine zayıflığı, güzelliği ve fit vücutlu bebeklerle oynamayı tercih ettiğini kaydeden Yurdakul, “Bu çalışmaya göre 3 yaşındaki kızların bile şimdiden zayıf olmak düşüncesinde olduğu ortaya konulmuştur” dedi.

parents are mean ile ilgili görsel sonucu

“Doğru beslenmeyi örnek olarak öğretmeliyiz”

Zayıflık baskısının çocuklarda yeme bozukluklarına yol açtığını ve depresyona sürüklediğine vurgu yapan diyetisyen Aysun Yurdakul, “Çocuklar, kilolu insanların iyi olmadıklarını düşünmekte. Bu nedenle kilolu arkadaşlarıyla ‘alay etme’ durumu ortaya çıkabilmekte. Anne-baba olarak çocuklarımıza doğru beslenmeyi; kendimiz de doğru beslenerek ve davranışlarımızla öğretmek zorundayız” diye konuştu.

yemek seçme ile ilgili görsel sonucu

“Zararlarını anlatıp kendimiz yiyorsak inandırıcılığı kalmaz”

Çocukların erken yaşta kazandığı yeme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlardaki obezitenin yanı sıra tüm psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıkların kapısını daraltacağını belirten Yurdakul, “Çocuklarımız bizleri izleyerek öğrenir. Çocuğumuza bir yemeği sevdirmeyi istiyorsak, zorlayıcı davranmadan, faydalarından bahsederek ve o yemeği biz de yiyerek örnek olabiliriz. Fast- food ürünlerin, asitli içeceklerin zararlarından bahsediyor ve biz tüketiyorsak inandırıcılığı kalmaz” dedi.

yemek seçme ile ilgili görsel sonucu

“Yasaklar gizlice yemesine neden olabilir”

Doyduğunu söyleyen çocuğa ısrarcı olunmaması gerektiğinin altını çizen diyetisyen Yurdakul, “Zararlı yiyeceğe yasak koymak onların daha çok istemesine ve hatta bizden gizli yemesine neden olabilir. Bu yüzden sağlıklı bir beslenme programını basmakalıp bilgilerle değil, çocuğun kendisine özel programlamak gerekir. Gelişme çağında çocuğun kilo fazlalığı varsa zayıflama diyetleriyle değil doğru beslenme programıyla kilo vermesinin doğru olacağını bilmemiz gerekir” diye konuştu.

beslenme çantası ile ilgili görsel sonucu

“Beslenme çantasına sağlıklı atıştırmalıklar koyun”

Özellikle tatlıya eğilimi olan ve göbek çevresi yağlanma başlayan çocukların ebeveynler tarafından önemsenmesi gerektiğini ifade eden Aysun Yurdakul:

“Boyu uzayınca geçer demememiz gerekir. Beslenme çantasına koyduğumuz tam tahıllı küçük sandviçler, meyve, badem, ceviz, fındık, kuru meyvelerle yapılmış kurabiyeler gibi keyifli ve sağlıklı atıştırmalıklar çocuğunuzun büyümesini, gelişimini hatta dikkatini olumlu etkilediği gibi okuldan dönünce açlığı kontrol edebileceği için abur cubura saldırmasını önler.”

Akdeniz’in dibi çölleşiyor

240920161143451722381_224.09.2016

Akdeniz’de 5 bin yıldan fazla süredir varlığı bilinen ve adını mitolojideki ‘Deniz Tanrısı’ Poseidon’dan alan ‘Akdeniz’in Amazon Ormanları’ Posidonia Çayırları, teknelerin çıpa ve zincirleri nedeniyle yok oluyor.

Akdeniz’in akciğerleri, kileri, yavru hayvanlar için bakımevi, yüzlerce deniz canlısı türünün ürediği bir sığınak olan ve deniz dibi erozyonunu önleyen çayırlar yok oluyor. Deniz tabanında 30 metre derinliğe kadar inen ve kıyı ekosisteminde çok önemli yer tutan çayırlar, Antalya bölgesinde Sıçan Adası, Kemer Ayışığı Koyu ve Kekova’da büyük tahribata uğrarken, bilim adamları Akdeniz’in dibinde ‘çölleşme’ başladığı uyarısını yapıyor.

AKDENİZ’İN AKCİĞERLERİ

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç.Dr. Mehmet Gökoğlu, sadece Akdeniz’e özgü olan ve Akdeniz’in ‘Amazon Ormanları’ olarak bilinen 5 bin yaşından daha eski Posidonia Çayırları’nın can çekiştiğini belirtti. Posidonia Çayırları’nın deniz dibi erozyonu önleyen kök yapısına sahip olduğunu aktaran Doç.Dr. Gökoğlu, “Biyolojik olarak köklü bitki olduğu için deniz içine atılan atıkları kendine besin olarak kullanıp denizi temizliyor. Oksijen üretiyor. Amazon Ormanları’nın görevi neyse o da deniz dibinde aynı görevi yapıyor. Akdeniz’in akciğerleri konumunda” dedi.

TEKNELERİN ÇIPA VE ZİNCİRLERİ YOK EDİYOR

Boyu 1 metre civarında olan Posidonia Çayırları’nın deniz suyunu temizlediği gibi, diğer bazı canlıların besinini de oluşturduğunu vurgulayan Doç.Dr. Gökoğlu, şunları söyledi:

“Özellikle koylarımız bitmiş durumda. Kemer Ayışığı Koyu’na daldığımda vicdanım sızlıyor. Çıpa ve zincirler bu çayırları mahvetmiş. Kekova ve Sıçan Adası da aynı durumda. Bütün çıpa atılan yerlerde tahribat had safhada. Türkiye kıyılarında en çok görülen yer Akdeniz bölgesi. Bu tür nesli azalan veya tükenen, korunması gereken türlerden biri olarak kırmızı listede. Ülkemizde çıkarılması, alınması, yolunması yasak.”

ÇIPA ATILMADAN DA OLUR

Denize çıpa atılmadan tonozlama ya da kazıklama sistemi ile bu türün korunabileceğini vurgulayan Doç.Dr. Gökoğlu, “Bir beton blok yaparsınız, şamandırayı atarsınız ve tekne gelir oraya bağlanır. Ülkenin değerlerini kaybetmemek lazım. Ne yazık ki dalış yaptıran dalış tekneleri de buna dikkat etmiyor ve aşağıda ne tahribat yaptığını bilmiyor” dedi.

AKDENİZ DİBİNDE ÇÖLLEŞME BAŞLADI

Akdeniz’de 600’e yakın balık türü ve binlerce deniz canlısı bulunduğunu kaydeden Doç.Dr. Gökoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Posidonia Çayırları’nın yok olmasıyla Akdeniz’in dibinde çölleşme başladı. Balık türlerinde de azalma olacak. Çünkü bu çayırların arasında saklanıp, bunlarla beslenen balık türleri bu tahribattan etkilenecek. Ayrıca bu çayırlar erozyonu önlüyor. Eğer deniz dibinde bir erozyon olursa dipteki ana tabaka başka yöne kayacak.”