Poşete para vermek istemeyen vatandaştan yeni yöntem

Poşete para vermek istemeyen vatandaştan yeni yöntem

Marketlerde poşete para vermek istemeyen vatandaşlar, manav reyonlarında ücretsiz verilen ince poşetlerden çok sayıda alarak ürünlerini bu poşetlere koymaya başladı. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’dan (PAGEV) alınan bilgiye göre plastik poşet üreticilerinin, manav reyonlarında ücretsiz dağıtılan ince poşet satışları yılbaşından bu yana yüzde 100 oranında arttı.

–––––––––––––––––––––––––––––––––– 29. 7. 2019 ––––––––––––––––––––––––––––

lastik poşetler 1 Ocak tarihinden itibaren marketlerde para ile satılmaya başlandı. O dönem destek bulduğu kadar tepki de çeken ve çevre sağlığı için yapıldığı söylenen uygulamadan memnun olanlar kadar, bu poşetlere para ödemek istemeyenlerin sayısı da oldukça fazla. Bu durum müşterileri davranışlarına da yansıyor.

Vatandaşlar kasada para ile satılan poşetlerden almak yerine manav reyonlarında ücretsiz verilen ince poşetlerden çok sayıda alarak ürünlerini bu poşetlere koyuyor. Marketlere yapılan poşet satışları da bu durumu destekler nitelikte.

Sözcü’den Barış Özkan’ın haberine göre, Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu konu hakkında açıklamalarda bulundu. Yılbaşından itibaren geçerli olan ücretli plastik alışveriş poşeti uygulamasının mevzuattaki hatalar yüzünden amacına hizmet etmediğini söyleyen Eroğlu, “AB’de de “Hafif alışveriş poşetlerinin azaltılması” isimli benzer bir yönetmelik var. Amaç çok hafif olduğu için insanların büyük çoğunluğunun çöp olarak gördüğü ve sokağa bıraktıklarında uçuşarak çevre kirliliğine yol açan poşetlerin kullanımını azaltmak. Türkiye’de ise mevzuattaki eksiklik/hatadan dolayı kalın plastik poşetlerin kullanımı azaltılırken hafif poşetlerin kullanımı artırıldı. Plastik poşet üreticilerimiz, yılbaşından bu yana manav reyonlarında ücretsiz dağıtılan ince poşetlerin satışlarında yüzde 100’den fazla bir satış olduğunu belirtiyorlar. Bu çok ciddi bir rakamdır.” açıklamasında bulundu.

ÜCRETLİ POŞET YERİNE YENİ ÖNERİ

Poşetleri ücretli yapmak yerine marketlerde kullanılan poşetleri getirenlere ağırlığına göre belli bir ücret ya da alışveriş puanı verilmesi gerektiğini savunan Eroğlu, “Bunlar marketlerin dışında ayrılmış alandan toplanıp geri dönüşüme kazandırılsaydı herkesin memnun olduğu bir uygulama olurdu. Hem marketler müşterileri sayısını arttırır hem vatandaş geri getirdiği torba için alışveriş puanı kazanırdı. Ayrıca sokak toplayıcılarının şartları iyileştirilerek çevre de korunmuş olurdu. Ücretli poşet uygulamasının yükü altında kalan dar gelirli vatandaş böyle bir uygulamanın en büyük destekçisi olurdu.” dedi.

Vatandaştan alınan 25 kuruşun 10 kuruşunun marketlere bırakılmasının da uygulamadaki büyük bir yanlışlık olduğunu söyleyen Eroğlu, “Çevrenin korunması için hazırlanan böyle bir uygulamanın kimsenin gelir kapısı olmaması gerektiğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

BAKANLIĞA YENİ TALEPLER

Konu ile ilgili talep ve önerileri bakanlığa ilettiklerini belirten Başkan Eroğlu, yönetmelikte değişmesi istenen 6 temel başlığı şöyle sıraladı:

“MEVCUT YÖNETMELİK ZİNCİR MARKETLERE GÖRE HAZIRLANMIŞ”

1. Mevzuatta; meyve-sebze şarküteri reyonları ve eczanelerde verilen ince poşetler için çift kat 15 mikron kalınlığı aşmayacak denmiş. Oysa AB mevzuatında tek kat 15 çift kat yani poşetin tüm kalınlığı için 30 mikron sınırı getirilmiş. Zaten daha ince bir poşet üretilse bile kullanılması mümkün değil. Mevcut yönetmelik bu haliyle zincir marketlere göre hazırlanmıştır ve ülkemiz gerçeklerinden uzaktır. Örneğin yakın zamanda karpuz dönemi gelecek. Bizim mevzuatımızın talep ettiği gibi tek kat 7,5 mikron bir poşet ile değil karpuz, yarım kilo domates bile taşımak mümkün değildir.

Ayrıca en önemli nokta poşet film halinde üretilirken teknik olarak her alanda eşit kalınlıkta olamayabilir. Bakanlık denetçilerinin poşetlerin kalınlığını nasıl ölçeceği de bu noktada önemlidir. Hali hazırda elle ölçüm yapan mikrometre ile dijital mikrometre farklı sonuçlar verebilmektedir. Bu nedenle mevzuata mikron konusunda artı-eksi yüzde 10 tolerans getirilmelidir. Hali hazırda zincir marketlerin teknik şartnameleri de bu şekildedir. Bu haliyle mevzuatın bu maddesi AB’de olduğu gibi tek kat 15 mikron olacak şekilde değiştirilmeli, kavram karmaşası yaşamamak adına mikron hususunda bizim mevzuatımız da tek kat tanımını kullanmalıdır. Ayrıca mevzuatta kapsam dışında kalan yerlerin tarifi de detaylandırılmalıdır. 15 mikron altı poşetlere boyut sınırlaması getirilmemeli, ihtiyaçlara göre boyut ve ebatlarda üretim yapılabilmelidir.

“50 MİKRON ÜSTÜ KAPSAM DIŞINDA TUTULSUN”

2. Avrupa Birliği’nde tek katı 15-50 mikron arası kalınlıktaki plastik poşetler için ücret zorunluyken, 50 mikronun üzerindeki poşetler kapsam dışında tutulmaktadır. Buradaki amaç tek kullanımlık olmayan kalın çok kullanımlık poşetlerin kapsam dışı tutulması ve endüstriye zarar vermemektir. Düzenlemenin mantığı tüketimi azaltmaksa zaten 50 mikron üstü kalın poşetlerde gereksiz ve aşırı kullanım söz konusu değildir. Mağazalarda müşteriye ihtiyacı kadar poşet veriliyor. Hazır giyim, kişisel bakım, elektronik gibi sektörlerdeki zincir mağazalar müşterilerinden 25 kuruş poşet ücreti talep etmektense kağıt poşet kullanmaya yönelecek, bu da iki sektör arasında haksız rekabet yaratacaktır.

“DOĞAL MALZEMEDEN ÜRETİLENLER ÜCRETSİZ OLMALI”

3. Mevzuatta, biyobozunur özellikteki biyoplastiklerle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmaması da önemli bir diğer eksiklik. AB’deki mevzuat uygulamasında doğada altı ayda kendi kendine kaybolan biyoplastikler bu kapsamın dışında tutulmuştur. Türkiye’nin ihracat pazarı ve rakibi olan Avrupa ülkeleri biyoplastik kullanımını teşvik etmektedirler. Bu sebeple söz konusu malzemelerle üretilen poşetler de ücretsiz olmalıdır. Nitekim bu poşetlerin mısır nişastası ve kenevir gibi doğal malzemelerden üretilip, doğada kendiliğinden kaybolduğu göz önüne alınmalıdır. Mevzuata eklerken biyobozunur biyoplastik tanımına da dikkat edilmelidir. EN 13432 standardını sağlayan yüzde 100 doğal malzemeden üretilmiş poşetler bu mevzuat hükümleri dışında değerlendirilmeli ve ücretsiz olmalıdır.

“200 METREKAREDEN KÜÇÜK YERLER MEVZUAT DIŞINDA BIRAKILSIN”

4. Toplam satış alanı 200 metrekareden daha küçük satış noktaları bu mevzuat kapsamının dışında sayılmalıdır. Hem tüketiciyi, hem üreticiyi hem de küçük esnafı korumak adına bu maddenin koyulması önemlidir. Zaten 2018’de yayınlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nden önce yürürlükte olan yönetmelikte satış noktaları bu şekilde tanımlanmıştı.
Ayrıca bu mevzuatın amacı tüketimi azaltmaktır, bu tarz 200 metrekarenin altındaki bakkal, büfe, tuhafiye, pastane vb. yerlerde ihtiyaç kadar poşet satış görevlisi tarafından verilmekte süpermarketlerde olduğu gibi ihtiyaçtan fazla alınmamaktadır. Ayrıca bu maddenin koyulması denetlenemeyecek küçük yerlerde kayıt dışılığı ve ülkemizin vergi kaybını önlemek için gereklidir.

“GEÇİŞ SÜRECİ 2019 SENE SONA KADAR UZATILSIN”

5. Elinde stok olan üretici firma ve satış noktaları için bir geçiş süreci ve modeli kurgulanmalıdır. Şu an itibariyle perakendeciye satılmış poşetler için mevzuatta son kullanım tarihi olarak 31 Mart 2019 verilmiş olup perakendeciler bu tarihe kadar stoklarını eritemedi. Bu sebeple ellerinde kalan poşetleri üreticiye iade edeceklerini belirtmektedirler. Yine perakendecilerin satın aldığı veya kati sipariş verdikleri sebze meyve reyonunda kullanılan ince poşetler yeni mevzuattaki çift kat 15 mikron standardını sağlayamadıklarından bu poşetlerde perakendeciler tarafından iade edilmek istenmektedir. Üretimleri ciddi oranda düşecek olan firmalara bir de hali hazırda satmış olduğu poşetin iade yükü bindirilmemeli ve çözüm olarak 31 Mart tarihinde sona eren geçiş süresi 2019 sene sonuna ertelenmelidir.

LOGO MALİYETİ

6. Mevzuatta marka sahibi logolarının poşet yüzey alanının yüzde 20’sini geçmeyecek şekilde basılması zorunluluğu sektöre çok ciddi oranda klişe maliyeti getirecektir. Oysa 25 kuruşa satılan poşetin 10 kuruşu satış noktasına bırakılmadığında yüzde 20 kısıtlaması koymaya gerek kalmayacak poşet üreticileri de klişe maliyetinden kurtulacaktır. Böylece bu 10 kuruş Çevre Bakanlığına kalarak “Plastik Geri Dönüşümünü Destekleyen Projelerde” kullanılabilecektir. Ayrıca logo kullanımı sadece plastik poşetlere değil, kağıt, bez vs. tüm diğer alternatiflere getirilmelidir. Bu haliyle tüketicide diğer malzemeleri doğaya atabiliriz algısı oluşmakta çevreye ve geri dönüşme bir katkı sağlanmamaktadır. Buradaki temel görüşümüz baskılı ürün isteyen satış noktaları için sıfır atık logosunun kullanılması baskısız ürün alanlar için bu zorunluluğun kaldırılmasıdır.

YÜZDE 75 AZALDI

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 1 Ocak’tan itibaren başlatılan uygulanın ardından plastik poşet kullanımında yüzde 75 oranında azalma olduğunu söylemişti.